Canan Karatay’ın sır gibi sakladığı eşi

Sağlık alanında yaptığı açıklamalarla gündem olan Türk hekim, Kalp ve İç Hastalıkları Profesörü Canan Karatay’ın sır gibi sağladığı eşi ve ailesi ile ilgili çok az bilinenleri sizler için araştırdık. Türk halkı Canan Karatay’ı ilginç sağlık açıklamaları ile tanıyor. Asıl adı Canan Efendigil Karatay’dır. Ailesi hakkında çok konuşmayan Karatay’ın ailesini sizler için derledik. Elazığlı olan Canan Karatay’ın eşinin adı Ali Başak Karatay’dır. Karatay, verdiği bir röportajda eşi ile evliliğini işte bu sözlerle anlattı.

Bana, ‘Evde kaldın!’ diyorlardı, 35’tim çünkü, umurumda bile değildi, deli gibi ders çalışıyordum. Annem bir gün, ‘Senin çalışmanı böleceğim diye korkuyorum ama emekli öğretmen arkadaşlarım bana yarın çaya gelmek istiyorlar!’ dedi. Ben de, ‘Gelsinler, gelsinler, ben size hizmet ederim’ dedim. Nasıl dedim ben de bilmiyorum, üzerime bir iyilik geldi. Annem de çok şaşırdı. Gerçekten de o gün elimden geleni yaptım. İşte o emekli öğretmenlerin arasında kaynanam da varmış, beni pek bir beğenmiş, oğluyla tanışmamızı sağladı.

Anlaştık, kaynaştık. 33 yıldır evliyiz. Çocuğu da düşünmüyorduk ama sonra trenin kaçacağını fark edince, 40 yaşında doğurdum.”

Canan Karatay, 2 Mart 1943 tarihinde Elazığ’da İzzetpaşa Mahallesi’ndeki Gazi Caddesi üzerindeki bahçeli evlerinde ikinci çocuk olarak doğmuştur. Evlenmeden önceki adı ve soyadı Canan Efendigil’dir. Aslen Harput’lu olan Annesi fizik öğretmeni Vasfiye Efendigil ve babası Avukat Ömer Naimi Efendigil’dir. 4 kız kardeştirler.Canan Karatay ilkokulu, Elazığ Atatürk İlkokulu’nda okudu. İlkokul bittikten sonra Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nde okumak için 11 yaşında İstanbul’a gönderildi ve yatılı olarak okudu. İstanbul Üsküdar Amerikan Kız Lisesinden 1961 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni ise 1967 yılında bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü kurucularından olan, öğretim üyesi Ali Başak KARATAY ile evlendi.

Dünyada sadece 3 ülke üretiyor! Türkler geliştirdi

Yerli ve Milli sanayi hamlesi geliştirmek için yıllardır özlemini duyduğumuz üretime dayalı projelerin gerçekleştirilmesi önemli bir adım daha atıldı. Samsun’dan göğsümüzü kabartan bir gelişme yansıdı. Türk Mühendislerin 4 yıl boyunca Ar-Ge çalışmaları yaptığı hafif raylı sistemler ile ilgili nihayet sonuç alındı. Mühendislerimizin çalışması sonucu milli sermayemiz ülkemizde kalacak ve yıllık yaklaşık 80 milyon dolar para dışarıya çıkmayacak. Samsun Büyükşehir Belediyesine bağlı Samsun Proje Ulaşım İmar İnşaat Yat. San. ve Tic. AŞ (SAMULAŞ) geliştirdikleri şehir içinde kullandığı tramvayların parçalarını tek tek yerlileştiriyor.

İtalyan ve Çin tramvaylarının 21 parçasını yerlileştirerek tasarruf sağlayan SAMULAŞ, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesindeki bilim insanları ile tramvayların ithal edilen teker bandajlarının üretilmesine yönelik proje geliştirdi. SAMULAŞ Genel Müdürü Kadir Gürkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de tramvay taşımacılığında çoğunlukla ithal araçların kullanıldığını söyledi. Tramvayların yedek parçasının pahalı olması nedeniyle yerli ve milli üretime yöneldiklerini vurgulayan Gürkan, şöyle devam etti: “İthal tramvaylarda yedek parçaları yerlileştirme ve millileştirme projelerini hayata geçiriyoruz. Bu araçlara ait 21 parçayı yerlileştirdik. Tramvay teker bandajı hem kendilerine hem de Türkiye’nin diğer illerinde kullanan belediyelere büyük bir külfet getiriyordu.

Biz de bunun önüne geçebilmek için 2014 yılında yerli ve milli üretim yapabilmek için çalışmaya başladık.” dedi. Gürkan, OMÜ Mühendislik Fakültesinin bilim insanları ile tekerleklerin yerlisinin üretimi için proje hazırladıklarını belirterek şunları söyledi: “Projeyi tamamladıktan sonra Türkiye’de bu parçanın üretimini yapabilecek firma aradık.

Ankara’da OSTİM’de her türlü büyüklükte halka dökme teknolojisine sahip işletmemizi bulduk ve çalışmalara başladık. Ardından üretilen teker bandajı üzerinde mikro yapı, kimyasal analiz, kesme, kopma ve mukavemet testlerini yaptık ve ürün bu testleri başarı ile geçti.

Ürünün ithal muadiline göre fazlası ile performans sağlayacağı yönünde bulgular söz konusu oldu. Bu yerli üretime teşvik edecek. Türkiye’deki tüm tramvay işletmesi yapan belediyelerin teker bandajını yurt dışından getirdiğini Bakanlık verilerine göre her yıl yaklaşık 80 milyon dolar civarında tramvay teker bandajı ithal ettiğimizi gördük. Bunun yerli ve milli üretimini yaparak bu paranın ülkemizde kalmasını sağlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Tramvay teker bandajı üreten firma yetkilileri ise Türkiye’deki tüm tramvayların teker bandaj üretimini yapabilecek teknolojiye sahip olduklarını kaydetti.

Her gün tüketiyoruz kimse faydasını bilmiyor

Son yıllarda özellikle bronzlaştırıcı kremlerin üzerinde sıkça görülen ve güneş kremlerinde de kullanılan kakao yağının cilde faydalarını biliyor musunuz? Detaylar haberimizin detaylarında…Kakao ağacının yemişlerinden elde edilen kakao yağı, çikolata yapımında kullanılıyor üstelik çikolatanın ağızda kolayca eriyen yapısını da sağlayan temel madde. Kozmetik sektöründe uzun süredir kullanılan kakao yağı, güzellik uzmanlarının da dikkatini çekti. Yapılan araştırmalara göre kakao yağının içerisinde bulunan antioksidan sayesinde elde edilen fayda sağlık için birebir.

Cildi onararak, lekelerin azalmasına yardımcı olur. Her türden oluşan lekeleri gidermeye yardımcı olan kakao aynı zaman da zarar görmüş dokuların yerine yeni cilt dokularının gelmesini sağlar. Cildi nemlendiren Kakao yağı maskesi: Elinize biraz kakao yağı alın ve elinizin ısısı ile eriyen bir yağ olduğu için hemen eriyecektir. Tüm cildinize eriyen bu yağı yedirin ve 1 gece boyunca bekletin. Uyandığınızda güzelce durulayın. Bu adımı düzenli bir şekilde uyguladığınızda farkı siz de göreceksiniz.

CİLT LEKELERİNİ YOK EDEN KAKAO YAĞI MASKESİ Cilt lekelerinizin üzerine 1 yemek kaşığı kadar kakao yağını sürün. Daha sonra dairesel hareketlerle masaj yapın.1 gece boyunca bekleterek uyandığınızda durulayın. Lekeler yok olana kadar her gün deneyebilirsiniz.

G-20 zirvesinde gerginlik Trump sinirlenip fırlattı

G-20 Zirvesi gergin başladı. ABD Başkanı Donald Trump ile Putin, Erdoğan ile Kral Selman arasında soğuk rüzgarlar eserken Trump’ın basın toplantısında yaptığı hareket olay oldu.ABD Başkanı Donald Trump, Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri ile birlikte düzenlediği basın toplantısında İspanyolca tercümeyi beğenmeyince sinirlenerek kulaklığını çıkarıp yere attı. Basın mensupları bu olay karşısında kısa sürede şaşkınlık yaşadı.

ABD Başkanı Donald Trump, Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri ile birlikte Cumhurbaşkanlığı konutu Casa Rosada’da düzenlediği basın toplantısında İspanyolca tercümeyi beğenmeyince kulaklığını çıkarıp yere attı. Trump kulaklığı çıkardığı sırada yapılan tercümeden duyduğu rahatsızlığı belirterek, “Senden daha iyi anlıyorum” ifadelerini kullandı.

Yaşanan bu olaydan sonra Trump, yıllardır tanıdığı ve beraber golf oynadığı Macri’ye övgüler yağdırarak, “Size yıllardır Mauricio’nun bir arkadaşı olduğumu söylemek isterim. O genç bir adamdı. Çok iyi bir adamdı. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Aslında babasıyla da mükemmel bir dostluğumuz var. Ailesiyle iş yaptım” dedi.

Türkiye’nin merakla beklediği F-35 haberi geldi

ABD’nin önde gelen gazetelerinden Washington Post, Pentagon’un geçtiğimiz günlerde kongreye sunulan Türkiye raporunu yayınladı. Raporda, “Türkiye’yi F-35 üretimi programından kesmek doğru olmaz” bilgisine ulaşıldı.ABD’nin Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemlerini bahane ederek Türkiye’yi tehdit ettiği F-35 savaş uçaklarında yeni bir gelişme yaşandı. Teslimatının Türkiye’ye yapılıp yapılmayacağı tartışılırken, geçtiğimiz günlerde kongreye Pentagon tarafından sunulan rapor ortaya çıktı.

ABD merkezli Washington Post gazetesinin Karen DeYoung imzalı haberinde, Pentagon’un Türkiye hakkında raporunda dikkat çeken detaylar mevcut. Gazeteye göre ABD Savunma Bakanı James Mattis raporda, Türkiye’ye karşı yapılan tüm tehditlere karşı daha önce yaptığı “F-35’lerin Türkiye’ye teslimatı durdurulmamalı. Eğer Türkiye üretim zincirinden çıkarsa üretim durur ve 50-75 jetin teslimi ertelenir. Yeni parçaları bulmak için yaklaşık 18-24 ay geride kalırız” itirazını tekrarladı.

TÜRKİYE ÜRETİMDEN ÇIKARTILIRSA BÜYÜK SORUNLAR OLUR

Mattis, Türkye’nin F-35 savaş uçağı için çok önemli parçaları ürettiğini hatırlatarak, Türkiye’yi programdan kesmenin yeni nesil savaş uçağının genel üretiminde büyük gecikmelere ve sorunlara neden olacağını söyledi.

ABD, S-400’LERİ BAHANE EDİYOR ABD, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemini almasına karşı çıkıyor ve Türkiye’yi Patriot hava savunma sistemini almaya ikna etmeye çalışıyor. TÜRKİYE’NİN F-35 ÜRETİMİNDEKİ KRİTİK ROLÜ Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı, geçtiğimiz aylarda Türkiye’nin F-35 projesine olan katkılarını ve Türk savunma sanayi firmalarının proje için yaptıkları üretime dair önemli bilgileri açıklamıştı. Aralarında TAI, ASELSAN, Havelsan gibi dev Türk firmalarının yer aldığı 7 Türk şirketi, uçağın gövdesinden motoruna kadar 19 ayrı noktasına parça üretimi yapıyor.

Uçağın orta gövdesinde birçok parça TAI tarafından üretiliyor. ASELSAN ise F-35’lerin komünikasyon, navigasyon ve tespit (CNI) sistemine ait, Aviyonik Arayüz Kontrol (CAIC) modülünü hazırlıyor. Gövde ve kanat parça üretimi Kale Aero tarafından, motor bölümündeki bazı parçaların üretimi ise Kale Pratt&Whitney tarafından üretiliyor. Havelsan F-35’ler için mühendislik desteği sağlarken iniş takımları, fren sistemi ve yakıt pompası gibi parçalar Alp Havacılık tarafından üretiliyor. Ayesaş ise uçakların kokpit camlarının kart üretimini üstleniyor. Türk firmaları F-35’ler için bugüne kadar toplam 700 milyon dolarlık fatura kesti.

Ukrayna’dan istek! Türkiye’nin kapısını çalacaklar!

Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutanı Yardımcısı Amiral İhor Voronchenko, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı saldırgan bir tavır içinde olduğunu belirtterek, “Montrö antlaşmasında geçen 19. madde gereği, Türkiye’den Boğazları kapatmasını isteyeceğiz, böylece Ruslar uluslararası hukuk kurallarını ihlal etmenin sonuçlarını görecekler.” ifadelerini kullandı. Voroçenko, Rusya’nın Kerç Boğazı’nı kapatması ve Ukraynalı askerleri tutuklamaları için de uluslararası hukuk çerçevesinde haklarını arayacaklarını da kaydetti.

Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Voroçenko, Montrö Antlaşması gereğince Türkiye’den boğazları Rus gemilerine kapatmasını talep edeceklerini açıkladı. Amiral Voroçenko, Ukrayna’nın Rus yayılmacılığına karşı Batıyı koruduğuna dikkat çekerken Rusya’nın hakimiyet alanını Baltık Denizi, Kuzey Kutbu, Orta ve Uzak Doğu’daki hakimiyetini kurmaya ve genişletmeye çalıştığını iddia ediyor. Diğer taraftan Ukrayna’nın stratejik konumuna dikkat çeken Voroçenko, Rusya’nın Ukrayna ile yaşadığı kriz sonrasında Avrupa-Atlantik dönüşümleriyle, Rusya’nın emperyal emelleri ve otoriter devlet makinelerinin çökmesine yol açacağını öngörüyor.

KERÇ BOĞAZI’NIN GÜNCEL DURUMU Sovyetler Birliği döneminde, Rus SFS Cumhuriyetine bağlı bir oblast olan Kırım, 1954’te Sovyetlere bağlı Ukrayna’ya verildi. 1991 yılı sonunda Sovyetler’in dağılması üzerine, Kerç Boğazının batı yakası Ukrayna, doğu yakası da Rusya Federasyonu sınırları içinde kaldı. 2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhakı sonucu boğazın kontrolü tekrar Rusya’ya geçti. Türkiye’nin nasıl bir tutum izleyeceği merak konusu. Rusya ile ilişkilerin iyi olduğu bir dönemde krizin Ankara’nın kapısına dayanması konusunda dışişlerinin nasıl bir tutum sergileyeceği, diplomatik yollardan sorunun çözüme kavuşması için nasıl bir plan yapılacağı siyaset çevrelerinin beklentisini arttırdı.

Milyonları etkileyecek değişiklik Meclise sunuldu

AK Parti, 71 maddelik kanun teklifini Meclis’e sundu. Kanun teklifiyle, bebek sütleri ve şalgamda ÖTV kaldırılıyor. İşsizlik maaşı alabilmek için son 120 gün prim ödeme şartı hizmet akdine tabi olma haline dönüşüyor. YAŞLILIK AYLIĞINDA ALT SINIR 1000 LİRA Teklifle yaşlılık, malüllük ve ölüm aylığında alt sınır 1000 lira olacak. İŞSİZLİK MAAŞI ALMAK KOLAYLAŞIYOR İşsizlik maaşı alabilmek için son 120 gün kesintisiz prim ödemiş olma şartı hizmet akdine tabi olma haline dönüşecek. ŞALGAMDA ÖTV KALKIYOR Kira bedellerinde TÜFE’nin artış oranının baz alınması ve bebek devam sütü ile şalgamda ÖTV’nin kaldırılması da düzenlemede yer alıyor.

Teklifin olduğu gibi yasalaşması getirilecek yeniliklerden dikkat çekenler şöyle: Hızlı tren ve demiryolu yatırımları için ödeneklerin kullanımı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınıp Hazine ve Maliye Bakanlığı’na geçiyor. Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi kurulacak. Hazine ve Maliye Bakanlığının farklı kira sertifikası türlerinden ihraç yapabilecek. KONUT HESABINDA DEVLET KATKISINA ARTIŞ Konut hesabına katılanlara devlet katkısı 20 bin liradan 25 bin liraya çıkarılacak. Sigortacılık sektöründe yaşanan teminat sorunlarına daha etkin çözüm getirilmesi için Türk Reasürans Anonim Şirketi kurulacak.

Hayvancılığın desteklanması amacıyla büyük ve küçükbaş hayvan satışından ve sütün satın alınma bedeli üzerinden alınan pay kaldırılacak. Türk Hava Kurumu ile sivil havacılıkta görevli pilotların maaşlarının yüzde 70’i gelir vergisinden muaf olacak. AK Parti’nin bazı kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasını içeren kanun teklifi Meclis Başkanlığı’na sunularak değişiklik yapılması için Türkiye Büyük Millet Meclisinin karar alması bekleniyor. Gözler siyasi partilerin temsilciliklerinde önümüzdeki günlerde yasa teklifinin onaylanması bekleniyor.

Trakya’da trilyonluk rezerv bulundu

Kanadalı enerji şirketi Valeura’nın Üst Yöneticisi Sean Guest, Valeura’nın Türkiye’de gerçekleştirdiği çalışmalara ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Türkiye’de 7 yıldan uzun bir süredir çalıştıklarını dile getiren Guest, tek odaklandıkları ve çalıştıkları ülkenin Türkiye olduğunu söyledi.Trakya çevresinde çalışmalarının sürdüğünü anlatan Guest, “Norveçli partnerimiz Equinor ile 2017’nin sonunda Trakya Havzası’nda Yamalık sahasında bir keşif yaptık. Buradaki rezerv rakamı trilyon kübik feetler civarında olabilir. Bu bizim için çaba gerektiren bir süreç olacak ancak sonunda Türkiye açısından yaşanabilecek gelişmeler heyecan verici.

Buradaki potansiyel, gaz rezervlerinin bulunması için oldukça yüksek. Tabii ki geliştirilmesi gerekiyor. Değerlendirme ve sondaj çalışmalarıyla ilerlememiz söz konusu. Biz de bunu yapacağız. Bu bölgedeki rezervleri test etmek için de 3 yeni kuyu kazarak bir çalışma başlatacağız. Daha da önemlisi ticari gaz akışı olacağını göstermek.” diye konuştu. REKLAMads by AdMatic Guest, bölgede doğal gaz olduğuna inandıklarını, bunun, Kuzey Amerika’daki arama teknolojilerinin Türkiye’de uygulanmasıyla ortaya çıkarılabileceğini bildirdi.Partner enerji şirketi Norveçli Equinor ile Türkiye’ye yatırım yapılması gerektiğine inandıklarının altını çizen Guest, “Yamalık sahası ve bölgedeki çalışmalarımız için 500 milyon lira civarında yatırım yapmayı planlıyoruz. Equinor’u buraya getirme ve buradaki potansiyele inandırmayı başardık.

Başarılı olursak bu durum Türkiye’ye kendi enerjisini tedarik etmede yardımcı olacak ve ithalatını da azaltacak. Bu oldukça heyecan verici bir fırsat.” ifadelerini kullandı.Guest, Türkiye’de çalışma ortamının çok iyi olduğunu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile düzenleyici otoritenin kendilerine iş birliği içinde yaklaştığını da sözlerine ekledi.5 SAHADA AKTİFValeura’nın daha önce açıklanan programına göre, Trakya’da çalışmaların aktif olarak devam ettiği 5 saha bulunuyor.Yamalık-1, İnanlı-1, Devepınar-1 ve Hayrabolu-10 sahalarının yanı sıra bir derin saha projesi de programda yer alıyor.Bu yıl bitmeden İnanlı-1 ve Devepınar-1 sahalarında sondaj çalışmalarını başlatmayı planlayan şirket, 2019’un ocak-eylül döneminde de diğer sahalarda test çalışmalarına başlayacak.İnanlı-1 sahası erken üretim gerçekleşebilecek bir alan olarak değerlendirilirken, sahalar için gelecek yıl değerleme tahminlerinin yapılacağı, 2020’den sonrası ise erken üretim fazı ve geliştirme çalışmalarına geçilmesi hedefleniyor.

Otobüs şoföründen inanılmaz intikam! Hemen görevden alındı

Çanakkale’de, halk otobüsü şoförü, trafikte tartıştığı ve kendisine küfür ettiğini iddia ettiği bisiklet sürücüsünden akılları durgunluk veren bir hareketle intikam aldı.Otobüsle bisikleti ezen ve metrelerce sürükleyen şoför, Çanakkale Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nce başlatılan idari soruşturma kapsamında görevden alındı.Dün saat 20.00 sıralarında, Demircioğlu Caddesi’nde ilerleyen Çanakkale Belediyesi’ne bağlı 17 FY 343 plakalı halk otobüsünün şoförü ile bisiklet sürücü arasında trafikte tartışma yaşandı. Kısa süreli tartışma sırasında bisiklet sürücüsünün kendisine küfür ettiğini öne süren şoför öyle bir hareket yaptı ki akıllara durgunluk verdi.

Bisikleti sağ tekerleğinin altına alıp, üzerinden geçti. Bir süre bisikleti sürükleyen otobüs şoförünün bu hareketini, vatandaşlar cep telefonu kameralarına saniye saniye kaydetti.Çanakkale Bisiklet Platformu olaydan sonra bir açıklama yaparak, “Çanakkale’de bisiklet kültürünün yerleşmesini, bisikletli ulaşımı yaygınlaştırmayı amaçlıyor bu doğrultuda çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Ancak trafikte gün geçtikçe yaşadığımız problemler hem hayatlarımızı tehlikeye atıyor, hem bisiklet kullanıcılarını tedirgin ediyor. Dün 20:00 sularında Çanakkale Belediyesine ait otobüs şoförünün bir bisikletliyi levye ile koşturması devamında bisikletinin üstünden otobüs ile geçmesi kabul edilemez bir durumdur. Çanakkale Bisiklet Platformu ve gönüllüleri olarak konuyu öğrendiğimiz andan itibaren gerekli tepki ve şikayetleri gerekli ve ilgili mercilere bildirerek konunun takipçisi olduk.

Çanakkale Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nden gelen açıklama doğrultusunda; şoför hakkında gerekli soruşturmanın başlatıldığı, kişinin artık toplu taşımada şoförlük yapamayacağı, bisikletli arkadaşımızın zararını tanzim etme ve özür dilemek adına kendisiyle iletişime geçmeye çalışmaktadırlar. Geri bildirim konusunda bizlere hızlı sonuç sağlayan ulaşım hizmetleri müdürlüğüne teşekkür ederiz. Bu tarz durumların her zaman takipçisi olacağımızı, gerekli şikayet ve tepkileri koyacağımızı tüm kamuoyuna bildiririz” denildi.Çanakkale Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü de idari soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında adı açıklanmayan şoföre işten el çektirildi.

CHP’de Sarıgül depremi. Dosyası Kılıçdaroğlu’na ulaştı

Yeniçağ Gazetesi yazarlarından Mehmet Faraç, “Kemal Bey’in elindeki dosyalar!..” başlıklı bir yazı kaleme aldı ve çok konuşulacak iddialarda bulundu.Faraç yazısında CHP’den Şişli Belediye Başkan Aday Adaylığını açıklayan Mustafa Sarıgül’ü ele aldı.Mehmet Faraç şu ifadeleri kullandı:“Mustafa Sarıgül ne zaman sıkışsa medyadaki arkadaşlarını devreye sokuyor ve başlıyor bir zavallıca pohpohlama…Oysa ‘Düğün evinin tefçisi, ölü evinin yasçısı’ kitabını okumayanların aklama çabaları havanda su dövmekten öteye gidemiyor… Neden mi peki?..Sarıgül, 2009’da DSP’den belediye başkanı olduğunda mecliste 9 CHP’li ve 8 AKP’li üye vardı.

Diğerlerinin tamamının DSP’li arkadaşları olması Sarıgül’ün elini kolaylaştırdı!..İşte o dönemde Sarıgül sinsi bir planı devreye soktu ve belediye meclisinin yetkilerini alarak, Şişli Vakfı’na bağlı Şişli Meslek Okulu’nu kurdu…‘Belediyenin işi midir okul kurmak’ demeyin, çünkü o okul neredeyse Türkiye’nin en zengin eğitim kurumu oldu!.. Nasıl mı?..”“18 KATLI BELEDİYE BİNASINI DA 30 YILLIĞINA VE ‘BİR LİRA BEDELLE’…”Faraç yazısında vakıfta olanlarla ilgili şunları kaydetti:“Kuruluş için bir gayrimenkulün olması gerekince Sarıgül, Şişli Belediyesi’ne ait Odesa Bulvarı’ndaki 6 katlı, 2450 metrekarelik bir binayı ‘bedelsiz’ olarak okula verdi!..Kuruluş izni, Şişli halkına ait milyonlarca dolar değerindeki binanın ‘usulsüz’ satışıyla alındı ama okulun mütevelli heyeti başkanı da olan Sarıgül durmadı.

Şişli’de 18 katlı belediye binasını da 30 yıllığına ve ‘bir lira bedelle’ Şişli MYO’ya veren Sarıgül bununla da yetinmedi.Sarıgül, Atatürk Oto Sanayi’de bulunan 11 katlı, 30 bin metrekarelik binanın yanısıra tamamı Şişli halkının malı olan çok sayıda arsa ve binayı da ‘bedelsiz’ olarak kendi kurduğu okulun malı yaptı ama kimse de, ‘kimin malını kime veriyorsun’ diye sormadı..Gelelim Sarıgül’ün yol açtığı skandalın sonrasına…” diyen Faraç yaşananları şu ifadelerle anlattı:“400 milyon TL bütçesi olan Şişli Belediyesi’ne ait çok sayıda bina Sarıgül’ün okuluna devredilince ne yazık ki çoğu çürümeye terk edildi!..En az ‘500 milyon dolarlık mal varlığı’nı meclis oyunlarıyla kaybeden Şişli Belediyesi kira kayıpları nedeniyle de kendi bütçesinin en az on katı zarara uğratıldı…Sonunda Şişli Belediyesi’yle birlikte yurttaşlar yargıya başvurdu ve Sarıgül, binaların iadesi için açılan davaları kaybetti…

İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki dava dosyalarında şok edici bilgiler var…Bilgi Üniversitesi’ne yine Sarıgül’ün verdiği binanın iadesi için açılan davayı da belediye kazanınca, konu Yargıtay’a taşındı…Ana muhalefetin ‘kurumsal’ oyunun yüzde 65’in altına düşmediği, yani herhangi bir partili aday yapılsa bile rahatlıkla kazanılacak bir ilçe için, ‘Sarıgül aday olmazsa CHP kaybeder’ gibi gülünç ötesi yazılar yazanlara sormak lazım;Sarıgül’ü aday yapma tuzağına düşülürse; AKP’liler Kemal Kılıçdaroğlu’nun elinde olan dosyaları CHP’yi sarsmak için kullanmaz mı, ileride belediyeye kayyum atanmaz mı?..En önemlisi de, adeta kurtarıcı (!) diye komik yazılarla pazarlanan Sarıgül neden Şişli’nin yakınındaki Kağıthane’den aday olmuyor acaba?.. Makyaj dökülür değil mi?..