Dünyanın konuştuğu Türk bilim insanı

Dünya bilim dünyasını sarsacak doktora tezi,Türk bilim sistemi tarafından ‘çöpe atılacak bir tez’ olarak değerlendirilen Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu’nun hikayesi oldukça üzücü…İşte müthiş bir Türk! Dünya onu paylaşamıyor. İnanılmaz buluşları bilim dünyasını şaşkına döndürüyor. Ancak Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu’nun hikâyesi ülkemiz için hiç de iç açıcı değil! Üzücü ve düşündürücü! Nasıl oluyor da Türk bilim sistemi böyle bir değerin farkında olamıyor. Dünya bilim dünyasını sarsacak doktora tezi, “çöpe atılacak bir çalışma” olarak değerlendiriliyor.

Üniversitelerimizi genişletilmiş liseye döndüren zihniyetle mücadele etmeliyiz.İnternette dolaşan imzasız bir yazı ile Doç. Dr. Çiftçioğlu’nu tanıdım. Kısa bir inceleme ile bilgileri teyit ettim. İbretlik kariyer yolculuğunu sizlerle de paylaşmak istedim.Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu bizden, içimizden biri! Erzurum doğumlu gerçek bir Türk hanımefendisi. Sade bir memur çocuğu olarak ilköğretim ve lise eğitimini devlet okullarında tamamladı. Hacettepe üniversitesi biyoloji bölümünden mezun oldu. Vücuttaki tıkanıklar ve kireçlenmeye neden olan, “nanobakteri” adlı mikrobu buldu. Bu buluşu nedeniyle dünyanın her yerinden davetler, ödüller aldı.

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesinin (NASA) ilgisini çekti. NASA’da çalışan ilk Türk bilim kadını oldu!
Önümüzdeki yıllarda da kalp ve böbrek hastalıklarının teşhisine ilişkin, patenti yüzlerce milyon dolar değerinde olan önemli bir buluşu açıklanacak. Tıp dünyası nefesini tutmuş bu buluşu bekliyor… Ama Türkiye onu tanımıyor. Bilim dünyasında ona “Türklüğünden vazgeç, dünyanın bilim prensesi ol!” diye akıl verenlere o inatla, “asla” demeye devam ediyor. Türk olması büyük sorun olmuş. Finlandiya’da Türk olduğu hiç gündeme gelmemiş! Vatandaşlık başvurusu bile yapmamış ama onu hep Finli gibi tanıtmışlar dünyaya! Mesela NASA’ya gittiğinde, “NASA’ya giren ilk Finli” diye başlık atmış bir gazete!TÜRK OLMANDAN YORULDUK, AMERİKAN VATANDAŞLIĞINI SEÇ Finlandiya Hükümeti 1996 yılında buluşunu bilim dünyasına açıklamak üzere Neva Hoca’yı ABD’ye gönderir.

New York’ta bulunan dünyanın dört büyük laboratuvarından biri olan Cold Spring Harbor’a gider. Amerikalılar o dönemde aynı bakteriyi Mars’tan düşen bir taş üzerinde bulur. NASA, hocamıza birlikte çalışma teklifi yapar. Amerikalılarla birlikte Astrobiyoloji Enstitüsü’nü kurar. Bulduğu bakteriyle ilgili olarak ABD’de büyük bir firma kurulur. Neva Hoca firmaya ortak olur.Firmanın tepe yöneticileri, “Senin Türk olmandan yorulduk!” diyerek ABD vatandaşlığına geçmesini önerir. Sana hiç kimse sahip çıkmıyor, sen neden Türk olmakta ısrar ediyorsun? Neva Hoca’nın yanıtı kısa ve öz olur: Asla! İçinden şunlar geçer: “Ben milliyetçi olduğumu bilmezdim ama dışarıda kalınca insan ülkesinde kızdığı şeyleri bile özler hale geliyor.” Her Türk’ün ruhunun derinliklerinde milliyetçilik ve vatanseverlik duygusu bulunur. En kayıtsız Türk’ün bile içinde bu duygular vardır. Asla kaybolmaz. Çünkü Türkler asil ve soylu bir millettir.

Okuduğu fakültede asistan iken doktorasını bitirmek üzeredir. Astım hastalığı hakkında bir tez hazırlar ve hocalarına sunar. Bölüm başkanı olan hocası tezi herkesin gözü önünde çöpe atar! O çöpe atılan tez birkaç yıl sonra tıp dünyasının üç büyük bilimsel dergisinden birinde yayımlanır. Finlandiya, hocayı davet eder. Finlandiya’da doçentlik unvanı alan ilk yabancı olur. Neva Hoca Ankara’da tanınmış bir üniversiteye başvurur. ABD’deki teknolojiyi Türkiye’ye aktaralım. Pros-tat kanserlerinin teşhisinde kullanılan bir sistem var. Yaratan benim! Patentini bir Türk üniversitesi alsın. Patent Türkiye’nin olsun! Kısa süre içinde Türkiye’ye milyonlarca dolar girer. Aksi halde bizim paramız yabancılara gider. Gelen yazılı yanıt çok gariptir: “Siz galiba iş arıyorsunuz!” Ankara’daki başka bir üniversite ise “Bu bizi aşar!” diyerek teklifi reddeder.Hasrete dayanamayıp Türkiye’ye döner ve ünlü bir Ankara Üniversitesinde çalışmaya başlar.

Kendisine mikrobiyoloji kliniğinde dokuz ay boyunca dışkı tahlili yaptırılır. Sonunda Finlandiya’da onu tanıyanlar, “Sen orada ziyan oluyorsun” diyerek isyan eder. Türkiye’ye onu almaya gelirler. Hocanın şu sözleri yürekleri burkar: “Bana Everest’in tepesine bayrak diken kadın gözüyle bakıyorlar. Ama bugüne kadar hiçbir Türk yetkilisinden tebrik almadım. Sadece, İskandinav Tıp Ödülünü kazandığım zaman, eski Ziraat Bankası Genel Müdürü bir tebrik kartı gönderdi, hâlâ saklarım.”Beyin göçünü ancak kurumları Türkiye için yönetecek milli bir hükümetin kurulması ile durdurabiliriz. İyi yönetildiği takdirde Türkler içlerinden yüzlerce Neva Hocalar çıkarır. Şaha kalkan Türkiye’yi kimse durduramaz!

Abdullah Gül’den Binali Yıldırım Görüşmesi

Geçtiğimiz günlerde parti kuracak söylemleriyle kulislerde ismi oldukça gündem olan Abdullah Gül’den süpriz bir telefon geldi. İsmi sık sık Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile anılan Gül, Chp Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Oldukça tepki çeken Almanya ziyaretinin ardından basına kapalı bir görüşme Gerçekleştirmişlerdi. Ak Parti ile arasının çokda iyi olmadığı düşünülen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Binali Yıldırım’a açmış olduğu telefon bazı kesimleri oldukça şaşırtmış gibi görülüyor. Abdullah Gül siyasi hayatına nasıl devam edicek tartışmaları sürerken, eski danışmanlarından FETO davalarıyla isimleri anılıyor.

binali yıldırım abdullah gül ile ilgili görsel sonucu

Binali Yıldırım, cumartesi günü İstanbul’da düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak açıklanmıştı. Yıldırım konuşmasında, “İstanbul’a borcumu ödemeye geliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

binali yıldırım abdullah gül ile ilgili görsel sonucu

11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ı telefonla arayarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için tebrik etti ve başarılar diledi

Münbiç’te sıcak saatler

Kontrollü bir şekilde güncel stratejiyi tahmin ederek münbiç operasyonu için geri sayan tsk ve öso…

ÖSO birlikleri PYD bölgesine 400 metre mesafede

Suriye’nin Münbiç şehrine sevkiyatı devam eden Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) birlikleri, PYD bölgesine 400 metre mesafeye kadar geldi.

Israrla TÜRKİYE den emir vermesini istiyorlar.

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Münbiç’e harekât için hazırlıklarını neredeyse tamamladı. Harekat kapsamında ilerleyen Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) Sultan Murad Tümeni, PYD bölgesine 400 metre mesafeye kadar geldi.

“ESİRLERİ ÖLDÜRMEYİN, AĞAÇLARI KESMEYİN”

Türkmen Siyasetçi Salih Fadıl, ÖSO askerlerine yaptığı konuşmada, “Eğer hakka uyarsanız Allah size yardım eder, biz zulüm edenlere karşı çıkmak için gidiyoruz dolayısıyla kimseye zulüm etmeyin ki Allah sizin beraber olsun, zulme karşı çıkanın zalim olması mümkün değildir. Buna çok dikkat etmeliyiz. Batılılar ve gazeteciler bizim hatalarımızı arıyorlar onun için çok dikkatli olmamız gerekiyor, esirleri öldürmeyin, ağaçları kesmeyin, ihtiyaç dışında hiçbir hayvan boğazlamayın, ibadet yerindeki rahipleri öldürmeyin. Biz insanları öldürmek için değil aksine insanları zulümden kurtarmak için geldik.

“MÜNBİÇ’TEKİ HALKIMIZ ZULME MARUZ KALDI”

Münbiç’teki halkımız zulme maruz kaldı, biz Özgür Suriye Ordusu olarak zulmetmemeliyiz, öldürmemeliyiz, zarar vermemeliyiz. Münbiç’te yaşayan Kürt, Arap, Türkmen hepsi bizim halkımız ve kardeşimizdir, Allah Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor; ‘Müminler ancak kardeştir.’ Biz kendi toprağımızı ve halkımızı vahşi insanlardan kurtarmaya geldik onun için niyetimiz Allah rızası için olmalı. Biz zulme ve haksızlığa karşı mücadele ediyoruz, ne mal ne de mülk için savaşıyoruz, biz bize karşı savaşan İran’dan ve Hizbullah’tan militanla getiren PKK’ya karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Aramızda hiçbir fark yok. Tek fark takvadır, sizler haklı olanlarsınız onlar ise batıl olanlardır” ifadelerini kullandı.

 

Diriliş Ertuğrul’dan çıktı Payitaht Abdülhamid’e dahil oldu

Diriliş’ten ayrılıp Payitaht’a dahil oldu

Diriliş Ertuğrul’un fenomen kötüsü ‘Payitaht Abdülhamid’in kadrosuna ‘Edward Jorris’ karakteriyle dahil oluyor. TRT’nin üçüncü sezonunda da büyük ilgi gören Es Film imzalı Payitaht Abdülhamid dizisinin kadrosuna yeni bir oyuncu katılıyor.

Bülent İnal’ın Sultan Abdülhamid’i canlandırdığı diziye, ilerleyen bölümlerde ‘Edward Jorris’ karakteri dahil olacak.

Medyatava’nın haberine göre; Osmanlı tarihinde yaşanan ilk bombalı suikast girişimini gerçekleştiren Belçikalı Edward Jorris karakterine

Serdar Deniz hayat verecek. Deniz, daha önce yine TRT’de ekrana gelen ‘Diriliş Ertuğrul’ dizisinde oynadığı ‘Tapınakçı Titus’ adlı kötü karakterle adından söz ettirmişti.

Ünlü oyuncu bu kez ‘Payitaht Abdülhamid’de saatli bombayla suikast yapan ilk kişi olarak tarihe geçen Edward Jorris rolüyle seyirci karşısına çıkacak ve dizideki tansiyonu artıracak.

Almanya’dan Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan Açıklaması

Arkadaşlar bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü cümlesini duydunuz mu? Bu haber bu cümleyi önemli kılıyor. Almanya neden Türkiye için olumlu rüzgar estiriyor?

İyimser olunamaz çünkü bu Almanya! Yani bunu tek tek açıklamaya gerek yok! Pkk nı en büyük destekçisi ve diğer örgütlerinde göz bebeği.

Sİzi bilmiyorum! Aşağıda ki haberden ben kıllanıyorum. Almanya nın samimiyetine de güzel sözünede kanamam. ya siyasi çıkar. Ya da bir avantaj elde etmek için yakınlaştıklarını düşünüyorum bu açıklamalarla. Almanlar: Erdoğan en kilit adam haline dönüştü

Almanlar, Türkiye ve Erdoğan’ın Suriye’de attığı adımlara övgüde bulunan bir makale yayımladı. Makalede, Türkiye ve Erdoğan’ın başarılı askeri operasyonlar ve diplomasi ile sahada nasıl en kilit role sahip aktör haline geldiği irdelendi.
Alman haber ağı Tagesschau’da ARD’nin İstanbul muhabiri Karin Senz imzalı “Erdoğan ve Suriye: Havadaki tüm toplar” adlı makalede, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ısrarlı ve isabetli girişimleriyle Suriye sahasındaki artan önemli rolünü kaleme alındı.

Almanlar, Türkiye ve Erdoğan’ın Suriye’de attığı adımlara övgüde bulunan bir makale yayımladı. Makalede, Türkiye ve Erdoğan’ın başarılı askeri operasyonlar ve diplomasi ile sahada nasıl en kilit role sahip aktör haline geldiği irdelendi.
Alman haber ağı Tagesschau’da ARD’nin İstanbul muhabiri Karin Senz imzalı “Erdoğan ve Suriye: Havadaki tüm toplar” adlı makalede, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ısrarlı ve isabetli girişimleriyle Suriye sahasındaki artan önemli rolünü kaleme alındı.

“ERDOĞAN KİLİT OYUNCULARDAN BİRİ HALİNE GELDİ”

Muhabir, şu anki yıllara nazaran önceki dönemlerde daha pasif bir siyaset izlendiğini ve hiç kimsenin rol biçmediği Türkiye’nin sahadaki başarılı adımlarıyla masadaki en güçlü aktörlerden biri olduğunu vurguladı. Senz “Birçoğu Suriye savaşındaki rolünü küçümsemişti. Şimdi ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi çıkarlarına da hizmet eden çatışmadaki kilit oyunculardan biri haline geldi” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE SADECE MÜLTECİ ALAN BİR ÜLKEYDİ”

Erdoğan’ın Suriye’de kilit adam olduğunu belirten gazeteci “Uzun süredir hiç kimse Türkiye’yi Suriye’de büyük oyunculardan biri olarak görmedi. Rusya, ABD ve İran büyük oyunculardı. Türkiye ise sadece mülteci alan ülkeydi. Ancak Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu rolünden memnun kalmak istemedi. Türkiye bu bölgede daha geniş bir alanı kontrol altına almış durumda. Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan kilit oyunculardan biri haline geldi” dedi.

“Erdoğan önce Fırat Kalkanı’nı yaptı. Astana sürecini başlattı. İstanbul’da Putin, Macron, Merkel ile dörtlü zirveyi topladı. Pek çok kişiyi şaşırtacak şekilde Afrin’e girdi. Putin ile görüşüyor. Kendisine nüfuz kazandırıyor” diyen gazeteci Karin Senz, Türkiye ve Erdoğan’ın izlediği, başarılı olduğu ve kendisini Ortadoğu’da nasıl ön plana çıkardığını makalenin devamında şöyle açıklıyor: “Erdoğan, Suriye savaşında kendisini diplomatik düzeyde de konumlandırmış bulunuyor. Örneğin, Astana sürecinde, Türkiye, Rusya ve İran’la birlikte aynı masada oturuyor ve ayrıca İstanbul’da Ruya ve İran’la bir zirve yapıyor. Bu zirvenin devamında, Sadece

Rus mevkidaşı Vladimir Putin’i değil, aynı zamanda Şansölye Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u da davet ediyor. Türkiye ve Rusya son zamanlarda, Suriye’de aynı çıkarları paylaşmasalar bile, çok yakın çalışıyorlar. Örneğin, bu yılın başlarında Afrin’e yapılan harekat sırasında, Putin pek çok kişiyi şaşırtarak Erdoğan’ın bu operasyonu yapmasına onay verdi. İdlib’de iki ülke tampon bölge üzerinde anlaştılar. Böylece, Suriye rejiminin saldırısı önlendi. Çünkü bu bölgede yalnızca ülkenin kendi mültecilerinden hariç başka mülteciler de bulunuyor. Ve bu bölge aynı anda muhaliflerin bulunduğu bölge olarak tanınıyor. Erdoğan zekice davranıyor ve etki (nüfuz) kazanıyor.”

 

O Ülkeye Tehhdiitt-Türkiye İle İlişkilerini Kes

Sudan’a ‘Türkiye ile ilişkiyi kes’ şantajı! Reddedince isyan çıkardılar

Ulusal Kongre Partisi Lideri Muhammed Mustafa, adını vermediği bir ülkenin Sudan’dan maddi yardım karşılığında Türkiye, Katar ve İran ile ilişkilerini kesmesini istediği ama bu teklifi reddettiklerini söyledi. Oklar ise iki körfez ülkesini gösteriyor. Türkiye’nin Sevakin adasını ihya etme çabası BAE ve Suudileri rahatsız etmişti.

Sudan’da geçen hafta çarşamba günü başlayan ve Ömer el-Beşir yönetimini hedef alan gösterilerin ardındaki motivasyona ilişkin nedenler arasında iktisadi kriz birinci sırada sayılırken, krizi fırsata çevirmeye çalışan güçlerin kimler olduğu da merak ediliyor.

Sudan Milli Kongre Partisi Lideri ve Sudan Meclisi Dış İlişkiler Heyeti Başkanı Muhammed Mustafa’nın Sudan ve Katar basınında geniş yankı bulan açıklamaları, protestoları yönlendirmek isteyen güçlere ilişkin önemli ipucu verdi. Muhammed Mustafa, her ne kadar isim vermese de, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’ın gizli ortakları İsrail ile birlikte Sudan’daki protestoları yönlendirme peşindeki güçler olduğuna dair güçlü deliller sundu. Öte yandan Sudan’daki gösterilerin belirli bir liderinin olmaması, protestoların yönlendirilmesini de kolaylaştırıyor.

Önceki gün Sudan’ın başkenti Hartum’da göstericiler Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in görevinden istifa etmesi talebiyle başkanlık sarayına yürüdü.

İlişkileri kesin

Muhammed Mustafa, Sudan’ın Türkiye, İran ve Katar’la ilişkileri kesmesi karşılığında adını vermek istemediği bir ülkenin kendilerine yardım teklif ettiğini açıkladı. Katar ve Sudan basın-yayınlarında yer alan habere göre, ekmek ve yakıt zamlarının protesto edildiği Sudan’ın içinde bulunduğu iktisadi krizin aşılması karşılığında Sudan’dan adı geçen ülkelerle ilişiğini kesmesinin yanı sıra Müslüman Kardeşler Cemaati ile de irtibatlarının koparılması talep edildi.

Tereddütsüz ret

Milli Kongre Partisi Lideri Muhammed Mustafa, söz konusu teklifi tereddütsüz reddettiklerini açıklayarak Katar’ın ve Türkiye’nin Sudan’a yönelik yatırımları karşısında bu teklifin kabul edilmesini “nankörlük” olarak nitelendirdi. Son olarak, Katar Emiri Temim el Sani 22 Aralık Cumartesi günü, Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir’i arayarak Katar’ın, içinde bulunduğu ekonomik krize karşı Sudan’ın yanında olduklarını belirtti.

Kontrolsüz öfke

Önceki gün Sudan’ın başkenti Hartum’da göstericiler Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in görevinden istifa etmesi talebiyle başkanlık sarayına yürüdü. Göstericilere güvenlik güçleri gaz bombasıyla karşılık vererek dağıttı. Protestoların sürekliliğine ve ülke içinde hızla bölgeden bölgeye sıçradığına işaret eden uzmanlar gelişmeleri, “Bu durum, gösterilerin hükümet veya muhalefetin kontrolünün ötesinde gerçekleştiğini ortaya koyuyor” şeklinde değerlendiriyor. Kontrolsüz öfke, gösterilerin Sudan’ı karıştırmak isteyen güçler tarafından kullanılmasının ve yönlendirilmesinin de yolunu açıyor. Ülkede Batı merkezli darbe söylentileri karşısında ordunun hükümetin yanında olduğu belirtiliyor. Öte yandan Sudan’da devam eden hükümet karşıtı gösterilerde bir haftada en az 37 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.
Sevakin endişesi


Afrika boynuzunda Türkiye aleyhine faaliyetler yürüten BAE ve Suudi Arabistan’ın, Sudan’da Sevakin Adası’nın Ankara tarafından ihya edilmesinden rahatsızlık duyduğu biliniyor. Mekke’nin hemen karşısında bulunan ve Osmanlı’nın Kızıldeniz’i kontrol amaçlı kullandığı adayı Türkiye’nin yeniden ayağa kaldıracak olmasının, BAE ve Suud tarafında paniğe sebep olduğu değerlendirilmekte. Abu Dabi ve Riyad’ın da İsrail ile işbirliği yaparak, Sudan’ın mevcut politikasını etkileme hedefli bir strateji yürüttükleri düşünülüyor. Aralık ayı başında İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Sudan’ı ziyaret edebileceğine yönelik söylenti de, Hartum’u karıştırmaya yönelik bir psikolojik operasyon olarak değerlendiriliyor.

Yunanistan Haddini Çok Aştı; Oraya Sızdılar

Türk hackerler, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın mail sistemini ve ulusal strateji sitesinin internet adresini hackledi. Hackerler siteye, “Bir gece ansızın gelebiliriz! Sınırlarımız kırmızı çizgimizdir. Buradan haddini aşanları ikaz ediyoruz. Tarihin mutlaka bir gün tekerrür edebileceğini sizlere hatırlatıyoruz” mesajını yazdı.

Türk hackerler, Yunan Savunma Bakanı’nın Türkiye yönelik son günlerde yaptığı bir takım açıklamalara, Türk hackerler tarafından siber saldırıyla karşılık verildi. Cyber-Warrior Akıncılar Tim tarafından gerçekleştirilen saldırılarda, Yunan güvenlik kuvvetlerinin göçmenlere karşı tutumunun da etkili olduğu belirtildi.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN MAİL SİSTEMİNDE BİRÇOK BELGEYİ ELE GEÇİRDİLER

Yapılan siber saldırılarda ise Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın mail sistemini ve ulusal strateji sitesinin internet adresi hacklendi. Siteye giriş yapan kullanıcılar ise “Bir gece ansızın gelebiliriz! Sınırlarımız kırmızı çizgimizdir. Buradan haddini aşanları ikaz ediyoruz. Tarihin mutlaka bir gün tekerrür edebileceğini sizlere hatırlatıyoruz” yazısını gördü.

Hackerler tarafından yapılan açıklamada, “Yunanistan’a yapılan saldırılar devam etmektedir. Birçok medya kuruluşu da hedefimizdedir. Yunanistan hükümeti, bu şekilde siyaset yapmaya devam ettiği takdirde Yunanistan’a olan saldırılarımız devam edecektir” şeklinde ifadelere yer verildi.


Türkiye’nin son dönemde enerji koridorunda yaşadığı problemler nedeniyle bir iyi bir kötü olduğu Yunanistan, TSK’nın zırhlı birliklerinin ezici gücünü hayranlıkla takip ediyor.

Yunanistan’ın PRO News gazetesinde Yunanistan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın Türkiye raporu yayınlandı. Yayınlanan raporda Yunan ordusunun olası bir savaş durumunda Türkiye’ye karşı nasıl bir hezimete uğrayacağı ele alındı.

ZIRHLI BİRLİKLERDEN EZİCİ BAŞARI

Yunan Kara Kuvvetleri’nin raporunda yer alan temel madde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı zırhlı birliklerinin ezici bir üstünlük ile Yunan ordusuna karşı üstün gelmesi unsuru oldu.

Gerek teknolojik olarak gerek donanımsal açıdan Leopard tanklarının başarısının ele alındığı yazıda, Yunan anti tank ve zırh delici füzelerinin bir işe yarayamayacağı, zira son modernizasyonlar ile tankların oldukça sağlam bir yapı kazandığına değinildi.

MERİÇ’İ GÖREMEZLER

Yunan Kara Kuvvetleri komutanlığının raporundaki en dikkat çekici detay ise Türklerin ezici bir üstünlük ile savaşın galibi olacağı kısmı oldu. Bu kısımda Yunan ordusu için Meriç civarından pek çok Türk zırhlısının aktif koruma sistemleri sayesinde sıkıntısız galip geleceğini, antitank füzelerinin %70-80 oranında başarısız olacağını vurgulandı.

Haberde Türk zırhlı birliklerinin başarısı hakkında Suriye’de Afrin’deki faaliyetler örneklenirken Leopard ve M 60T tanklarının sağlamlığına dikkat çekti.

MTV’de Erdoğan Damgası Oranlar Değişti

Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, “30.11.2018 tarihli ve 30611 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 503 sıra no’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile edinilen yeniden değerlendirme oranı,

erdoğan ile ilgili görsel sonucu

18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmünün verildiği yetkiye dayanılarak, aynı kanunun 5’inci maddesinde yer alan (I) sayılı tarifi, 6 ncı maddesinde yer alan (II) ve (IV) sayılı tarifeler ve geçici 8 inci maddesinde yer alan (I/A) sayılı tarifesinde bulunan taşıtlar için 2019 yılında motorlu taşıtlar vergisi tutarlarına uygulanmak üzere %15.9 olarak yeniden belirlenmiştir” denildi.

mtv vergisi 2019 ile ilgili görsel sonucu

Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde  (MTV) Cumhurbaşkanlığı kararıyla indirim yetkisi kullanıldı  2019 yılı için yeniden değerleme oranı yüzde 15.9 olarak belirlendi. 2019 yılı için yeniden değerleme oranı yüzde 23.73 olarak açıklanmıştı. Trafik cezaları ise, özel yasayla artırılmadı.

Ä°lgili resim

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile; 2019 yılında Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde (MTV) uygulanacak artış oranı yüzde 15.9 olarak belirlendi. Böylece MTV artışı yeniden değerleme oranının altında tutuldu. 2019 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı yüzde 23.73’tü.

Bakan Soylu Açıkladı Trafik Cezaları 2019’dan sonra oraya ödenecek

Elmadağ Şehit Mustafa Büyükpoyraz Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü 22. Dönem POMEM Mezuniyet Töreni’ne katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, önemli açıklamalarda bulundu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mamak Belediyesi Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen “Elmadağ Şehit Mustafa Büyükpoyraz Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü 22. Dönem POMEM Mezuniyet Töreni”ne katıldı.Bakan Soylu, burada yaptığı açıklamada, ‘PKK ile mücadelede neredeyse sona yaklaştık.

Şehirden tamamen sildiğimiz PKK’yı kırsalda da mağaraların içine tıktık.’ ifadelerini kullandı.  10 BİN YENİ POLİS ALIYORUZ’İçişleri Bakanı Süleyman Soylu konuşmasında Bugün 6338 kardeşimiz POMEM’lerden mezun oluyor. geçen gün de 3200 kardeşimizi mezun ettik. Yaklaşık 10 bine yakın mezunu bu hafta verdik. Şimdi yeni bir 10 bin polis daha alıyoruz. Hemen hemen müracaatlarını tamamladık. 10 bin 500 bekçiyi daha inşallah Şubat ayının sonu itibariyle göreve başlatmış olacağız. Bizim kıymetli Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bana bir şey söyledi. Vatandaşımız yatarken bekçinin düdüğünü duysun rahat uyusun.

Memleketimizin sokaklarını mahallelerini bekçi düdükleriyle inşallah daha güzel hale getireceğiz. son dört yılda mezun ettiğimiz öğrenci sayısı 74.677 oldu. Aktif görevdeki polislerin üçte biri.’ dedi.  TRAFİK CEZALARINDAN GELEN PARA FAKİRE FUKARAYA DAĞITILIYOR’ Trafik cezaları ile ilgili de açıklamalarda bulunan Soylu, “Trafik cezalarından gelen paralar Maliye’ye gitmiyor. Birtakım tezviratlar yapıyorlar… Bu trafik cezalarından gelen paralar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sosyal bütçesine gidiyor ve oradan da fakir fukaraya dağılıyor.” dedi.

Metin Temel Paşa’nın neden görevden alındığı belli oldu

Dün gece saatlerinde bir kararname ile 15 Temmuz başta olmak üzere gönlümüze taht kuran Metin Temel paşa görevden alınmıştı.

Tüm kamu oyu bunun nedenini merak etmiş ve anlam verememişti.

Bugün bu konu ile alakalı resmi bir açıklama gelmese de yalanlanmayan bilgiler tüm haber ajanslarında yayınlandı.

Son Dakika! Muharrem İnce’nin “Apoletlerini Sökeceğim” Dediği Paşa’nın Neden Görevden Alındığı Ortaya Çıktı

Son dakika! CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin “Apoletlerini sökeceğim” dediği 2. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Metin Temel’in gelen emre uymadığı gerekçesiyle görevden alındığı iddia edildi.

24 Haziran seçimlerinde CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin “Apoletlerini sökeceğim” diyerek gündeme getirdiği 2. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Metin Temel, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Genelkurmay Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığına atandı. Temel’in gelen emre rağmen Yıl Sonu Faaliyet Toplantısı’na katılmadığı ve bu nedenle görevden alındığı iddia edildi.

İKİ DAVETE KATILMADI

NTV’de yer alan habere göre, Temel Paşa nezdinde bir süredir devam eden bazı sıkıntılar yıl sonu toplantısında ortaya çıktı.

Gelen emre ve davete rağmen Temel, 2017-2018 Yıl Sonu Faaliyet Toplantısı’na katılmadı. Yine aynı tarihte Temel, başarılı birliklerin ve komutanları ödüllendirildiği törende, bazı birliklerin ödüllendirilmemesine tepki göstererek törene katılmadı. Yaşanan bu gelişmelerin Temel’in görevden alınmasına yol açtığı iddia edildi.

ERDOĞAN İMZAYI ATTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayınlanan atama kararına göre; Malatya’da görev yapan 2. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Metin Temel Genelkurmay Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığına atandı.

APOLET TARTIŞMASI

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim mitingine katılan ve alkışlayan Temel’i sert bir dille eleştirerek “O generalin apoletlerini sökeceğim” demişti. Erdoğan ise bu açıklamaya, “Metin Temel paşamızla çok yakın bir hukukumuz var, millet İnce’ye apolet sökecek fırsatı vermez” yanıtını vermişti.