Ecrin hakkında son dakika haberi geldi

Minik Ecrin Kurnaz’ın cesedinin bulunmasından sonra son dakika haberi ortaya çıktı! Görgü tanığı komşu Muhammed Yahşi canlı yayında Müge Anlı ile Tatlı Sert programına konuk oldu. Muhammed Yahşi’nin iddiaları şu şekilde “Özkan kucağında Ecrin ile birlik

1.5 yaşındaki Ecrin hakkında son dakika haberi geldi! Görgü tanığı Ecrin hakkında Özkan’ı suçladı…

Minik Ecrin Kurnaz’ın cesedinin bulunmasından sonra son dakika haberi ortaya çıktı! Görgü tanığı komşu Muhammed Yahşi canlı yayında Müge Anlı ile Tatlı Sert programına konuk oldu. Muhammed Yahşi’nin iddiaları şu şekilde “Özkan kucağında Ecrin ile birlikte traktörle gidiyordu. O ara uzaktan acı bir fren sesi duydum, o esnada Ecrin traktörden düşmüş olabilir.” 1.5 yaşında kaybolan Ecrin Kurnaz’ın kayıp olan diğer ayakkabısı da bulundu. Ecrin’e ait kemikler bulunduktan sonra AFAD’a ait kadavra köpeği Abrek’in de katıldığı aramalarda Ecrin’i diğer ayakkabı teki de dere yatağında bulundu. Görgü tanığının ifadelerinde Ecrin’in ölümünde Özkan’ın parmağı olduğu iddia ediliyor! İşte son dakika haberinin detayları…

1.5 yaşındaki Ecrin’in üvey amcası Özkan Kurnaz’ın iddiasına göre muhtarlık seçimini kaybeden Muhammet Yahşi; “Özkan’a size öyle bir okuyup üfleyeceğim ki eviniz darma duman olacak dedi.” Özkan’ın bu konuşmaları Müge Anlı’yı adeta çileden çıkardı. Canlı yayına telefonla katılan üvey baba Deniz Kurnaz da, kardeşine “Özkan başka ihtimal yok her şey ortada ya camdan düştü ya sen ezdin” diyerek seslendi. Köy sakini Muhammed Yahşi de Müge Anlı ile Tatlı Sert programına konuk oldu. Özkan Kurnaz; Muhammed Yahşi bizim evimizi gözlüyor, bizim evimizdeki her şeyi görüyor, Ecrin’i kaçırmak için plan yapılması lazım bu planı o yapmış olabilir. ifadelerini kullandı.

Görgü tanığı Muhammed Bey; “Özkan’ın tarlaya 11:30’da gittim sözlerini de yalanlayarak Özkan tarlaya 13:30’da gitti” dedi. İşte görgü tanığının üvey amcayla ilgili son dakika iddiaları…

7 Mayıs 2019 günü Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Alancık Mahallesi’nde yaşayan Ecrin Kurnaz’ın kaybolmasından sonra yepyeni iddialar gündeme geldi. Komando timleri ve AFAD ekiplerinin de katıldığı çalışmalarda Ecrin’in ayakkabısının diğer teki de bulundu.

Ayakkabının diğer tekinin köy şartlarına göre oldukça temiz olması da katilin ayakkabıyı temizleyip köye bıraktığı şüphesini güçlendirdi.

Aile kendi imkânlarıyla aradığı Ecrin’e ulaşamayınca, jandarmaya haber verdi. Bunun üzerine bölgeye jandarma timleri ile AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Ekipler, bölgede arama çalışması başlattı. Bölge, helikopter ve drone ile havadan taranırken, güvenlik güçleri de mahalledeki evleri tek tek kontrol etti. Arama çalışmalarında canlı arama, iz takip ve kadavra köpekleri de kullanıldı.

Minik Ecrin’in Altınkaya Baraj Gölü’ne düşmüş olma ihtimaline karşı su yüzeyi de tarandı. İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli dalgıç polisler, baraj gölüne dalarak, dipte Ecrin’i aradı. Ancak bir sonuç alınamadı. 16 kilometrekarelik alanı tarayan ancak küçük kızdan bir iz bulamayan ekipler, arama çalışmalarını durdurdu.

KEMİK PARÇALARI BULUNDU

Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, 27 Mayıs günü Alancık Mahallesi’nde denetim yaptıkları ormanlık arazide, Ecrin’in kaybolduğu noktaya 6 kilometre uzaklıkta, dere yatağında ayakkabı ile kıyafet buldu. Orman muhafaza memurlarının ihbarı üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi. Ecrin’in ailesi de bulunan ayakkabı ve kıyafetlerin kızlarına ait olduğunu teşhis etti. Olay yerinde iz takip ve kadavra köpekleri ile yapılan aramalarda kafatası ve dağınık halde kemikler bulundu. Savcının olay yerinde yaptığı inceleme sonrası kemikler toplandı. Kemikler, Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

AYAKKABISININ DİĞER TEKİ DE BULUNDU

Ecrin Kurnaz’a ait olduğu değerlendirilen kemiklerin bulunması üzerine, Vezirköprü Cumhuriyet Savcılığı’nca ‘kişiyi hürriyetinden alıkoyma ve kasten adam öldürme’ suçundan yürütülen soruşturma kapsamında arama çalışmaları yeniden başlatıldı. Çalışmalara bugün de devam edildi. AFAD’a ait kadavra köpeği ‘Abrek’in de kullanıldığı aramalara, Ecrin’in ayakkabısının diğer teki de dere yatağında bulundu.

KRİMİNAL İNCELEME SÜRÜYOR

Öte yandan kayıp Ecrin Kurnaz’a ait olduğu değerlendirilen kafatası, kaburga ve kaval kemiklerinin Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemesi sürüyor. Yapılan inceleme sonunda kemik parçalarının Ecrin’e ait olup, olmadığı netlik kazanacak.

Ecrin Bebek İçin Yeni Gelen Açıklama

MİNİK ECRİN’İN AMCASI CANLI YAYINDA İTİRAF ETTİ…Özkan yayında itiraf etmiş ama kimse anlamamış!.Günlerdir konuşulan ecrin bebek ilee ilgili hergün yeni bir ayrıntı daha çıkmaya devam ediyor .konu ile ilgili bütün ayrıntılar çaıklamalarıyla en günmcel olarak haberimiz detayındadır.

Yapılan dudak okuma ile ilgili özkanın aslında herşeyi itiraf ettiği tartışmaya açılmıştır.

1.5 yaşındaki Ecrin hakkında son dakika haberi geldi! Görgü tanığı Ecrin hakkında Özkan’ı suçladı…

Minik Ecrin Kurnaz’ın cesedinin bulunmasından sonra son dakika haberi ortaya çıktı! Görgü tanığı komşu Muhammed Yahşi canlı yayında Müge Anlı ile Tatlı Sert programına konuk oldu. Muhammed Yahşi’nin iddiaları şu şekilde

“Özkan kucağında Ecrin ile birlikte traktörle gidiyordu. O ara uzaktan acı bir fren sesi duydum, o esnada Ecrin traktörden düşmüş olabilir.” 1.5 yaşında kaybolan Ecrin Kurnaz’ın kayıp olan diğer ayakkabısı da bulundu. Ecrin’e ait kemikler bulunduktan sonra AFAD’a ait kadavra köpeği Abrek’in de katıldığı aramalarda Ecrin’i diğer ayakkabı teki de dere yatağında bulundu. Görgü tanığının ifadelerinde Ecrin’in ölümünde Özkan’ın parmağı olduğu iddia ediliyor! İşte son dakika haberinin detayları…

1.5 yaşındaki Ecrin’in üvey amcası Özkan Kurnaz’ın iddiasına göre muhtarlık seçimini kaybeden Muhammet Yahşi; “Özkan’a size öyle bir okuyup üfleyeceğim ki eviniz darma duman olacak dedi.” Özkan’ın bu konuşmaları Müge Anlı’yı adeta çileden çıkardı.

Canlı yayına telefonla katılan üvey baba Deniz Kurnaz da, kardeşine “Özkan başka ihtimal yok her şey ortada ya camdan düştü ya sen ezdin” diyerek seslendi. Köy sakini Muhammed Yahşi de Müge Anlı ile Tatlı Sert programına konuk oldu. Özkan Kurnaz; Muhammed Yahşi bizim evimizi gözlüyor, bizim evimizdeki her şeyi görüyor, Ecrin’i kaçırmak için plan yapılması lazım bu planı o yapmış olabilir. ifadelerini kullandı.

Görgü tanığı Muhammed Bey; “Özkan’ın tarlaya 11:30’da gittim sözlerini de yalanlayarak Özkan tarlaya 13:30’da gitti” dedi. İşte görgü tanığının üvey amcayla ilgili son dakika iddiaları…

7 Mayıs 2019 günü Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Alancık Mahallesi’nde yaşayan Ecrin Kurnaz’ın kaybolmasından sonra yepyeni iddialar gündeme geldi. Komando timleri ve AFAD ekiplerinin de katıldığı çalışmalarda Ecrin’in ayakkabısının diğer teki de bulundu.

Ayakkabının diğer tekinin köy şartlarına göre oldukça temiz olması da ka-tilin ayakkabıyı temizleyip köye bıraktığı şüphesini güçlendirdi.

Aile kendi imkânlarıyla aradığı Ecrin’e ulaşamayınca, jandarmaya haber verdi. Bunun üzerine bölgeye jandarma timleri ile AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Ekipler, bölgede arama çalışması başlattı. Bölge, helikopter ve drone ile havadan taranırken, güvenlik güçleri de mahalledeki evleri tek tek kontrol etti. Arama çalışmalarında canlı arama, iz takip ve kadavra köpekleri de kullanıldı.

Minik Ecrin’in Altınkaya Baraj Gölü’ne düşmüş olma ihtimaline karşı su yüzeyi de tarandı. İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli dalgıç polisler, baraj gölüne dalarak, dipte Ecrin’i aradı. Ancak bir sonuç alınamadı. 16 kilometrekarelik alanı tarayan ancak küçük kızdan bir iz bulamayan ekipler, arama çalışmalarını durdurdu.

KEMİK PARÇALARI BULUNDU Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, 27 Mayıs günü Alancık Mahallesi’nde denetim yaptıkları ormanlık arazide, Ecrin’in kaybolduğu noktaya 6 kilometre uzaklıkta, dere yatağında ayakkabı ile kıyafet buldu. Orman muhafaza memurlarının ihbarı üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi. Ecrin’in ailesi de bulunan ayakkabı ve kıyafetlerin kızlarına ait olduğunu teşhis etti. Olay yerinde iz takip ve kadavra köpekleri ile yapılan aramalarda kafatası ve dağınık halde kemikler bulundu. Savcının olay yerinde yaptığı inceleme sonrası kemikler toplandı. Kemikler, Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

AYAKKABISININ DİĞER TEKİ DE BULUNDU Ecrin Kurnaz’a ait olduğu değerlendirilen kemiklerin bulunması üzerine, Vezirköprü Cumhuriyet Savcılığı’nca ‘kişiyi hürriyetinden alıkoyma ve kasten adam öldürme’ suçundan yürütülen soruşturma kapsamında arama çalışmaları yeniden başlatıldı. Çalışmalara bugün de devam edildi. AFAD’a ait kadavra köpeği ‘Abrek’in de kullanıldığı aramalara, Ecrin’in ayakkabısının diğer teki de dere yatağında bulundu.

KRİMİNAL İNCELEME SÜRÜYOR Öte yandan kayıp Ecrin Kurnaz’a ait olduğu değerlendirilen kafatası, kaburga ve kaval kemiklerinin Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemesi sürüyor. Yapılan inceleme sonunda kemik parçalarının Ecrin’e ait olup, olmadığı netlik kazanacak.

Fehmi Koru’dan açıklama

Fehmi Koru, kendisine ait olan makale sitesinde yayınlanan yazısında çok önemli bir konuya değindi Zamanında Ak Partide Görev alıp daha sonra partiden uzak tutulduğunu belirttiği bazı isimlere yeniden verilen önemli görevler hakkında değerlendirmeler de bulundu Bülent Arınç gibi Abdulkadir Aksu gibi İsimlere yeniden Görevler verilmeye başlanınca akıllara bazı sorular gelmeye başladı acaba Ak parti’ye Rakip olmaya çalışan bazı isimlere de görev teklif edilse ne cevap verirler

DAVUTOĞLU VE BABACAN AK PARTİYE DÖNERMİ

Bülent Arınç’ın yeni oluşturulan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu’na, Abdulkadir Aksu’nun ise Vakıflar Bankası yönetim kurulu başkanlığına getirilmesini yorumlarken iki “İki isim de partilerinden hiçbir zaman kopmadılar” dedi.

Koru, Ahmet Davutoğlu’nu da aynı durumda olduğunu söyledi.

Davutoğlu’nun AK Parti ya da Cumhurbaşkanlığı’ndan “gel” daveti alması durumunda, daveti kabul edeceğini savundu.

“Davutoğlu; davet edilir ve katılırsa o da Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu‘na ayrı bir değer katacaktır” dedi. Koru, bu davetin bir dizi yanlış anlaşılmayı da ortadan kaldıracağını ve fuzuli bir parti girişimine harcanabilecek emeklerin heba olmasını da engelleyeceğini öne sürdü.

Koru’nun yazısından bir bölüm şöyle:

Her iki isim de bir süredir yönetimin ve partinin uzağında tutuluyordu.

Hiç ayrılmamışlardı ki… Davutoğlu da öyle…

Oysa hem yapılan, hem de kendilerine uzatılan ele ellerini uzatarak mukabele eden Arınç ve Aksu‘nun tavrı doğrudur.

Arınç ve Aksu partilerinden hiçbir zaman kopmamışlardı. Rahatsızlıkları uzakta tutulmalarındandı. Onları ‘muhalif’ sayanların yaptığı, yanlış bir hesap.

Bu iki ismin kendilerini kendine özgü sebeplerle uzakta tutanın “Gelin” çağrısına tereddütsüz olumlu cevap vermelerinde şaşılacak bir durum yok.

Onlarla aynı durumda olan birkaç isim daha var. Kişiliklerine uygun konumlar teklif edilirse onların da benzer bir tepki vereceğini ve teklifi kabul edeceğini sanıyorum.

‘Manifesto’ yayınlayan ve Ramazan vesilesiyle bazı illerdeki iftarlara katılıp görüş açıklayan eski başbakan Ahmet Davutoğlu mesela. Sesinin duyulması ve görüşlerine ilgi gösterilmesini istediğini belli ediyor Davutoğlu; davet edilir ve katılırsa o da Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu‘na ayrı bir değer katacaktır.

Hükümetin izlediği pek çok politikada Davutoğlu‘nun imzası var. 2014’te başbakan olduktan sonra zaten her alanda politika belirleme mevkiindeydi; ondan önce de dışişleri bakanı olarak Türkiye’nin dış politikasını belirlemede birebir sorumluluk taşımaktaydı.

Bugün izlenenlerin çoğu onun başlattığı politikalar…

Ona yeniden AK Parti içerisinde veya Cumhurbaşkanlığı kadrolarında yer açılması bir dizi yanlış anlaşılmayı ortadan kaldıracak, fuzuli bir parti girişimine harcanabilecek emeklerin heba olmasını da engelleyecektir.

BORA’nın atışı Yunanları korkuttu..

Türkiye’nin Kuzey Irak’ta gerçekleştirdiği Pençe operasyonu Yunanistan’ı korkuttu. Korkunun sebebiyse Türkiye’nin ilk balistik füzesi olan Bora Türkiye terörle mücadele konusunda önemli adımlar atıyor. özellikle yurt içi ve yurt dışında sıkı bir şekilde sürdürülen operasyonlara bir yenisi dün eklendi. Resmi olarak duyurulan Pençe Operasyonu kapsamında BORA f’üzelerinin ateşlenmesi, Yunanistan’da korkuya neden oldu. Yubanlar tir tir titriyor

YUNAN TİR TİR TİTREDi ARTIK HEDEFTEYİZ

Yunan basını 280 kilometre menzilli f’üzelerin Yunanistan için bir t’ehdit olduğunu düşünüyor.

Tamamen yerli olarak ROKETSAN tarafından üretilen BORA’nın 280 kilometrelik menizli bulunduğuna dikkat çekilen haberde; İzmir ile Atina arasının 230, Selanik ile ise 270 kilometre mesafe olduğunu ve bu f’üzelerin Yunan egemenliğine açıkça bir t’ehdit unsuru oluşturduğu belirtildi.

Ben Türk’üm dedi! Ülke ayağa kalktı

DEB Partisi 26 Mayıs 2019 tarihinde yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Batı Trakya’da Müslüman Türk Azınlığın oylarının büyük bir bölümünü alarak, rakip siyasi partilere oldukça açık ara bir fark atarak Rodop ve İskeçe illerinde birinci parti olarak öne çıktı.

Seçim tablosunda Yunanistan haritasının mavi renginin bu iki ilde değişmesi sonucunu merak eden ve yakından görmek duymak isteyen Yunan basını DEB Partisi’nin genel merkezinin bulunduğu Gümülcine’ye geldi ve Genel Başkan Çiğdem Asafoğlu ile Parti binasında bir söyleşi gerçekleştirdi.

Seçimlerdeki başarıdan sonra yapılan bu özel röportaj Yunanistan çapında büyük ses getirmiş ki Yunan basınının büyük bölümü bu söyleşiyi “kesip- biçip” kendilerine göre uyarlayarak değişik başlıklar altında Yunan kamuoyuna aktardı. Böylece bir anda Yunan basını Başkan Çiğdem Asafoğlu’nu söyledikleriyle “hedef” haline getirmiş oldu.

Bazı gazeteler ve internet sayfaları DEB Partisi’nin başı çok derin bir cüret ve övünmeyle “Biz Türk’üz-Parti de Türk partisidir”başlığını attı.

Hakkında karar verildi

Merkez Osmangazi ilçesinde, internet üzerinden yayın yapan yerel kanalın muhabirine verdiği röportajda, Suriye uyruklu A.A.F.’nin ”Kafa keseceğim” demesi, tepki toplamıştı. Görüntünün sosyal medyada yayılması ve tepkilerin artması üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca A.A.F. için yakalama kararı çıkarıldı. Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince Çarşamba Mahallesi’nde yakalanan A.A.F., gözaltına alındı. Suriyeli A.A.F., emniyetteki sorgusunun ardından 29 Mayıs’ta adliyeye sevk edildi.

“SÖZLERİM ÇARPITILDI”

A.A.F.’nin, savcılık sorgusunda, ”Arkadaşlarımla sokakta gezerken, adamla kadın kavga ediyordu. Adamın, kadına vurduğu gördüm. Yanlarına giderek, kavgayı ayırdım. Daha sonra o adamla ben kavga etmeye başladım. Çevredekiler kavgayı ayırdı. O sırada elinde kamera ve mikrofon olan kişiler geldi. Ne olduğunu sordu. Ben de ‘Kadına vuruyor. O adamın k-afasını k-ese-rim’ dedim. Kadına vuran adam için o cümleyi söyledim. Benim sözlerim çarptırıldı. Suçsuzum” dediği öğrenildi.

MAHKEMEDEN İBRETLİK KARAR

Suriyeli A.A.F.’nin, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Göç İdaresi’nce Türkiye’den sınır dışı edilmesine karar verildi. Bugün yeniden evinde gözaltına alınan A.A.F., Bursa İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. A.A.F., yarın sınır dışı edilecek.

Akparti bu hatadan dönmeli. Yoksa Gül’ün hesabı tutacak

Belki duymayan vardır diye tekrar edeyim. Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçiş referandumunu yapmak üzereyken temeli sağlam olan bir iddiada bulunmuştum. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bir parti kurma ya da bir partinin başına geçme hazırlığı yaptığını, bu zemini oluşturmak için de Doğu ve Güneydoğu’daki Kürt aşiretler başta olmak üzere çeşitli kesimlerle gizli kapaklı görüşmeler yaptığını söylemiştim. Ancak o dönemde birileri “Zemin şimdi uygun değil” diyerek sabırlı olmasını istedi.

Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde Gül’ün ne yaptığını hepimiz gördük. Eğer “çatı aday” olarak kabul edilseydi, Erdoğan’ı indirmek için rakip olacaktı ama o da olmadı.
Geçtiğimiz haftalarda katıldığım bir televizyon programında,

“Abdullah Gül çalışmalarına hız verdi. Yerel seçimler sonrası ya bir parti kuracak, ya da bir partinin başına geçecek” dedim. Abdurrahman Dilipak Hoca da benim bu sözlerimi destekleyen ciddi bir kulis bilgisine yer verdi birkaç gün önce.. “AK Parti’nin İstanbul ya da Ankara’yı kaybetmesi ve oy oranı olarak gerilemesi Abdullah Gül için beklenen zeminin oluşması anlamına geliyor.

AK Parti içinden 50-55 milletvekilini de yanına alarak ya bir parti kuracak ya da Saadet Partisi’nin başına geçecek” diye yazdı. Ben bu iddiayı bir adım öne götüreyim: Abdullah Gül sadece birkaç milletvekili değil, seçilecek bazı belediye başkanlarını da başına geçeceği ya da kuracağı partiye çekerek AK Parti’yi bitirme oyunu oynayacak. Ve Türkiye şahit olsun… Benim haftalardır eleştirdiğim AK Partili bazı belediye başkan adayları, böyle bir ortamda AK Parti’den istifa ederek Abdullah Gül’ün başına geçtiği partiye katılacak. Daha altı ay önce yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’den milletvekili adayı olup, çıktığı televizyon ekranında Erdoğan’a, “Bu adam Kaddafi olmak istiyor” diyen ve şimdi AK Parti Belediye Başkan Adayı gösterilen birinin… Gittiği her ortamda,

“Süleyman Soylu Kürtleri katlediyor” diyerek İçişleri Bakanı’na kâğıda kaleme gelmez galiz küfürler savuran ama AK Parti’den aday gösterilen bir belediye başkan adayının… Ya da ByLock kullandığı kesinlik kazanmasına rağmen AK Parti’den aday gösterilen bir başka adayın bunları yapmayacağına garanti verebilen birileri varsa, buyursun öne çıksın.

Ve ben bunları yazdım diye günlerdir “AK Parti’yi niye eleştirip kötü gösteriyorsun” diyenlerin surat hâlini de o zaman göreceğim Allah izin verirse… Konuya dönelim. AK Parti’nin İstanbul ya da Ankara’yı kaybetmesi, Abdullah Gül’ün AK Parti’den koparacağı isimlerle birlikte siyaset sahnesine dönmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini tahmin edilemez boyutta zayıflatacak.

Meclis’te azınlık durumuna düşen AK Parti’nin, erken genel seçim isteğine cevap vermekten başka şansı olmayacak. Çünkü eğer erken seçime gidilmezse, Sarı Yelekliler benzeri ya da Gezi benzeri bir eylem planlanarak Türkiye bir ateş çemberinin içine çekilecek. Bundan sonrası Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce’nin de dediği gibi… CHP’nin iktidarı, Bay Tatanka’nın Cumhurbaşkanlığı dönemi başlayacak. Pardon… HDP ve dolaylı olarak PKK’nın iktidarı desek daha doğru olacaktı. Süleyman Özışık Türkiye Gazetesi lütfen sizde gönderinin daha fazla kişiye ulaşmasını ve daha fazla insanın bilinçlenmesini sağlamamız için beğenerek veya paylaşarak buna destek olabilirsiniz şimdiden çok teşekkürler Allah’a emanet olun

Didem Arslan ve Ahmet Hakan Arasındaki Açıklamalar

Didem Arslan ve Ahmet Hakan Arasındaki Tartışma Büyüyor..Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, adını anmadan Habertürk TV’de yayınlanan ‘Türkiye’nin Nabzı’ programının moderatörü Didem Arslan Yılmaz’ı eleştirmişti. Didem Arslan Yılmaz da sosyal medya hesabından

isim vermeden Ahmet Hakan’a yanıt verdi.Ahmet Hakan, “Al sen yap bacım” başlığıyla yayımlanan yazısında adını anmadan gazeteci Didem Arslan Yılmaz’ı eleştirmişti.

Yazısında, “Rakip televizyon kanalında bir ‘sunucu’ var. Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu’nun yapacakları tartışmanın kendi programında gerçekleşmesi için resmen ve alenen ayılıyor, bayılıyor, ölüyor, bitiyor. Öyle delice istiyor ki bunu… Ekrem Bey’e ayrı yalvarıyor, Binali Bey’e ayrı yalvarıyor.

Bununla da yetinmiyor. Böyle bir tartışmayı yönetme ihtimali olan kişilere de fırsatını bulunca bel altı, bel üstü falan dinlemeden… Sallıyor babam sallıyor” ifadelerini kullanan Ahmet Hakan’a Yılmaz’dan cevap geldi.

Yılmaz da sosyal medya hesabından Ahmet Hakan’ı adını anmadan yanıt verdi.

Yılmaz Twitter hesabından şunları yazdı: Sayın Binali Yıldırım, Sayın Ekrem İmamoğlu şu anda siyaset gündeminin en önemli iki ismi. Programıma iki değerli adayı davet etmek işimin gereği. Bu yayını çok istiyorum… BİR SAKINCASI MI VAR?

Bel altı vurmam çirkeflik yapmam. Bir örnek verim; tatildeki kanal patronunun ayağına kadar gidip bir sunucuyu kovdurmaya çalışsaydım, bu sadece ekmekle oynamak değil, çirkeflik olurdu. Ben böyle bir kötülük yapmam !!!

NE OLMUŞTU? Habertürk TV’de yayınlanan Türkiye’nin Nabzı programının moderatörü Didem Arslan Yılmaz, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçiminde yarışan CHP’li Ekrem İmamoğlu ve AKP’li Binali Yıldırım’a birçok kez ‘ortak program’ teklif etmişti.

Bu teklifi son olarak Ekrem İmamoğlu ile birlikte gerçekleştirdikleri yayında yineleyen Yılmaz, programın kendi moderatörlüğünde, Habertürk TV ekranlarında yapılması gerektiğini söyledi. Yılmaz bunun ‘tarafsız ve bağımsız yayıncılık’ adına önemli olduğunu söylemişti.

Kamuoyunun bilgisine sunuldu vatandaşlarımızı ilgilendiriyor

Milyonlarca vatandaşımızın bu haberle yüzü gülecek;

Bankalar bu kez vatandaşlarımızı sevindirecek,

Sevindirirken aynı zaman da büyük bir rekabetin de içerisindeler.

12 milyon emekliyi yakından ilgilendiriyor.

Öyle bir rekabete girildi ki bankalar ülkemizde ki yaklaşık 12 milyon emekli için maaşlarını ödemelerini kendi sistemlerince yapmanın yarışında. Promosyon ödemeleri için bankalar, SGK – Sosyal Güvenlik Kurumuyla yapılan anlaşma uyarınca müşterilerinin finansal ürün ile hizmet ihtiyaçlarına da yanıt vermenin yanısıra da sosyal hayatlarınada dokunmak istiyorlar. Emekli insanların yaşam koşullarını dikkate alan bankalar, şubeye veya ATM’ye gidip maaşını alamayanlara bildirdikleri adrese paralarını teslim etmeden, tüm bankacılık hizmetlerini ücret ödemeden yapmaya ve özel kampanyalarla indirimli alış veriş seçeneklerine kadar uzanan avantajlar sunuyorlar.. VAKIFBANK : KART AİDATSIZ: Vakıfbank, 3 yıl süre ile aylığını Vakıfbank’tan almayı taahhüt edenlere 3 yıllık peşin promosyon veriyor. Aylığı 1.000 TL’ye kadar olanlara 3 yıl için 300, 1.000-2.000 arasına 375 TL, 2.000 TL ve üzeri olanlara 3 yıl için toplam 450 TL ödüyor.

Emekliler, maaş hesabına bağlanacak olan HGS etiketini ücretsiz olarak alıyorlar. Vakıfbank kredi kartlarını kullanan emeklilerden kart aidatı alınmıyor. ŞEKERBANK AYLIKLARINIZ ADRESLERE TESLİM EDİLECEK: Şekerbank emeklilik maaşlarını bankaya taşıyan müşterilerine maaş tutarlarına göre 300 ile 450 TL arasında değişen aralıklarda promosyon veriyor. Buna ek olarak emekli maaşlarını Şekerbank’tan alanlara 2 adet otomatik ödeme talimatı vermeleri halinde ek olarak 150 TL daha promosyon veriyor. Bunun yanı sıra bankanın tüm şube ve ATM’lerinden masrafsız olarak maaşını çekebilen emekliler, tüm diğer banka ATM’lerinden de ücret ödemeden günlük çekim limitleri dahilinde maaşlarını alabiliyorlar. Emekli maaş müşterileri ayrıca internet, mobil şubemiz ve çağrı merkezi aracılığıyla yapacakları havale ve EFT işlemlerini ücretsiz gerçekleştirebiliyorlar. Şekerbank sağlık durumu emekli maaşını şubelerden almaya uygun olmayan emeklilere maaşını, bulundukları adreslerde teslim ediyor.

İŞ BANKASI – PROMOSYONLAR PEŞİN OLARAK ÖDENECEK: İş Bankası, Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan anlaşma doğrultusunda ilk maaş ödemesi için bankayı seçen veya emekli maaşını İş Bankası’na taşıyan SGK emeklisi müşterilerine, en az bir kez emekli maaş ödemesi yapılması ve 3 yıl süre ile emekli maaşını almayı taahhüt etmeleri şartıyla promosyon ödemesi yapıyor. Promosyon ödemelerini, 1 aya karşılık gelen gelir/aylık tutarı üzerinden (varsa haciz ve nafaka kesintisi düşülerek) ve ödemelerine aracılık edilen tüm emekli maaşlarının toplamını dikkate alarak 3 yıllık tutarı peşin olarak ödüyor. 1.000 TL’den düşük maaşlar için 300 TL, 1.000 – 2.000 TL arası maaşlar için 375 TL, 2.000 TL ve üzerinde maaşlar için 450 TL ödeme yapıyor.

ZİRAAT – MAAŞIN TÜMÜNÜ TEK SEFERDE ÇEKEBİLECEKSİNİZ: Ziraat Bankası, SGK (Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur) emekli maaş ödemelerini Ziraat’ten alan müşterilerine 1.000 TL altında emekli aylığı alanlara 300 TL, 1.000 TL ile 2.000 TL arasında emekli aylığı alanlara 375 TL, 2.000 TL üzerinde emekli aylığı alanlara 450 TL tutarında olmak üzere 3 yıllık peşin promosyon ödemesi yapıyor. Bunun için emekli aylıklarını 3 yıl boyunca Ziraat Bankası’ndan almaları yeterli. Ziraat Bankası, emeklilere özel ATM günlük para çekme limiti ile aynı günde tüm maaşını, ATM’den çekme hakkı veriyor. Banka emeklilere özel kredi faiz oranları ile ihtiyaçlarını karşılama seçenekleri sunuyor. Emekliler kredi taksitlerini, maaş dönemi / sıklığına göre ödeyebiliyorlar. Tüm bankacılık hizmetleri işlemlerinde özel masraf ve komisyon oranlarından faydalanıyorlar. Ziraat Bankası’nın emekliye özel sigorta ürünleri var.

AKBANK – MASRAF YOK DOSYA İÇİN: Akbank; emekli maaş müşterilerine 450 TL’ye varan promosyonun yanı sıra, şubelerinde öncelikli hizmet veriyor, maaş hesaplarından yapacakları tüm havalelerini ve dijital kanallarda EFT işlemlerini ücretsiz gerçekleştiriyor. Neo maaş kartlarıyla tüm bankaların ATM’lerinden ayda 2 kez ücretsiz para çekme olanağı sağlanıyor. Emeklilere, özel hesap işletim ücreti muafiyeti, dosya masrafsız ihtiyaç kredisi ve vadeli mevduatta özel oranlar veriyor. Emekli maaş müşterilerine ihtiyaç kredilerini kefilsiz alma olanağı sağlıyor. Maaşını 3 ayda 1 alanlara özel, 3 ayda 1 ödemeli kredi seçeneği veriyor. Promosyon almak için taahhütname imzalamak yeterli.

DENİZBANK – KREDİ FAİZLERİNİZ AVANTAJLI OLACAK: DenizBank, maaşını 3 yıl boyunca bankadan alma sözü veren emeklilere 450 TL’ye nakit veriyor. İlk defa kredi kartı alan ve harcama sözü veren emeklilere, 250 TL bonus imkanı sunuyor. Maaşını DenizBank’a transfer eden emeklilere % 1.49 avantajlı kredi faiz oranı, prim borcu olanların borcunu ödeyerek emeklilik hakkı imkanı sağlayan 3 ay ödeme ötelemeli kredi veriyor. Emekli tanıdıklarını DenizBank’a yönlendirenlere kişi başına 100 TL nakit ödeme yapıyor. Bankanın şubelerinden öncelikli hizmet alabilen emekliler, ATM’den ücretsiz nakit çekiyor. Denizbank’tan emeklilik maaşını alanlar, yurt içi ve yurtdışındaki tüm banka ve PTT ATM’lerinden ayda 3’er adet nakit çekme ve bakiye sorgulama işlemini ücretsiz yapabiliyorlar.

GARANTİ – NAKİT ÇEKERSENİZ LİMİT OLMAYACAK: Garanti Bankası, emeklilere maaşlarını taşımaları veya ilk maaş bankası olarak seçmeleri halinde 450 TL’ye varan promosyon veriyor. Emekliler, ATM, internet bankacılığı ve çağrı merkezi aracılığıyla maaşlarını şubeye gitmeye gerek kalmadan kolayca taşıyabiliyor. Kredi ve mevduat faizlerinde özel oranlardan yararlanabiliyor, bankanın şubelerinde öncelikli sıra alarak işlemlerini sıra beklemeden yapabiliyorlar. Garanti Bankası, emekli maaş hesabından 5.000 TL’ye kadar yapılacak nakit çekim işlemlerinde, nakit çekim limit aşım ücreti almıyor.

FİNANSBANK – PROMOSYONLARDA 700 TL’YE VARAN FIRSAT: QNB Finansbank, emekli maaşını üç yıl boyunca kendisinden alma sözü veren emeklilere 700 TL’ye varan nakit veriyor. Banka emekli tanıdıklarının maaşını QNB Finansbank’a taşıması için yönlendirenlere de 125 TL ödül veriyor. Ayrıca kampanya kapsamında toplamda 1.250 TL nakit kazanma fırsatı da sunuyor. Emeklilerin Türkiye’deki tüm QNB Finansbank şubelerinde öncelikli hizmet alabilmelerinin yanı sıra yurt içi tüm banka ve ATM’lerden ayda iki defa ücretsiz para çekme hakkına da sahipler. Bireysel internet bankacılığı kullanılarak yapılacak işlemlerden EFT ve havale işlemleri de ücretsiz. Ayrıca CardFinans Emekli kredi kartına sahip olan emekliler, ilk yıl yıllık üyelik ücreti tahsil edilmeyip eczane ve marketlerde QNB Finansbank POS’larından yapacakları 50 TL ve üzeri alışverişlerde yüzde 5 oranında, aylık 15 TL indirim ayrıcalığından da faydalanabilecekler.

TEB – EMEKLİLERİMİZE ÖZEL TELEFON: Türk Ekonomi Bankası (TEB), yeni emekli müşterilerine Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK – SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı) ile yapılan protokol kapsamında 450 TL’ye kadar promosyon veriyor. Banka müşterilerine de emekli müşteri önerirlerse, 100 TL’lik bonus hediye ediyor. Tüm TEB şubelerinde emekliye özel öncelikli sıra veriliyor. Bunun yanı sıra TEB’in emeklilere özel telefon bankacılığı hizmeti de bulunuyor.

YAPI KREDİ – HİZMET OLARAK AMBULANS KONUSU: Yapı Kredi’yi tercih edenler nakit TL kampanyasından yararlanabiliyor. 3 sene sözü verenler 450 TL nakit kazanıyor. 31 Mart 2019’a dek maaşını Yapı Kredi’ye taşıyan ve taahhüt verenler ek 200 TL puan kazanıyor. İlk maaşı ile birlikte ikramiyelerini de bankadan alanlara ikramiyelerini değerlendirebilmeleri için avantajlı mevduat faiz oranları veriliyor. Medline paketi ile doktorlu kara ambulansı ve telefonla tıbbi danışmanlık hizmetlerini de 1 yıl boyunca ücretsiz olarak sağlıyor.

Türkiye Irak sınırı değişmeli açıklaması

Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak’ın kuzeyinde PKK’nın en önemli geçiş güzergâhı olarak kullandığı Hakurk bölgesine kara ve hava operasyonu başlattı. Askeri uzmanlar, bölgede teröristlerin temizlenmesinden sonra alan hakimiyetinin sağlanmasının önemini vurguladı.

Türkiye Irak sınırı değişmeli

1990’lı yıllarda Irak’ın kuzeyinde birçok sınır ötesi operasyonu yöneten emekli Orgeneral Özgen, Türkiye’ye teröristlerin giriş çıkışını önlemenin yolunun sınırın ötesine yerleşmek olduğunu vurguladı ve ‘Bağdat’la görüşülüp sınır düzeltmesi yapılmalı’ dedi.

Pençe Operasyon Planı çerçevesinde, Irak’ın kuzeyine Hakurk bölgesine hava ve kara harekatı başladı. Harekatı Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kuvvet Komutanları, Silahlı Kuvvetler Komuta ve Harekat Merkezinden sevk ve idare ettiler. Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 27 Mayıs günü öğleden sonra aralarında Fırtına obüslerinin de bulunduğu Kara Kuvvetleri topçu bataryaları teröristlerin bulunduğu hedefleri vurdu. Top atışlarının ardından bölgeye Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait savaş uçakları sevk edildi.

Çeşitli ana jet üs komutanlıklarından kalkan savaş uçakları, belirlenen hedefleri ateş altına aldı. Hava harekatında tanker uçaklar da görev alırken, harekat SİHA ve İHA’larla da desteklendi. Arkasından aynı gün saat 20.00’de bölgeye komando tugayı tarafından harekat başlatıldı. Açıklamada, “Operasyon Atak helikopterlerimizin de desteğinde planlandığı şekilde devam etmektedir. Bu harekat ile Hakurk bölgesindeki terör örgütünce kullanılan mağara ve sığınakların imha edilmesi ve teröristlerin etkisiz hale getirilmesi amaçlanmaktadır” denildi.

ÜS KURULMALI

Hakurk’un Kandil-Türkiye arasında geçiş noktası olduğuna vurgu yapan güvenlik uzmanları, bölgede teröristlerin temizlenmesinden sonra alan hakimiyetinin sağlanmasının önemine işaret ettiler. 1990’lı yıllarda Irak’a yönelik sınır ötesi harekatlara katılmış ve yönetmiş komutanlardan emekli Orgeneral Necati Özgen gerçekleştirilen operasyonu, “Hakurk PKK’nın sürekli kullandığı bir bölge. Geçiş bölgesi. Buraya harekat zor bir harekattır. Önemli bir operasyon. İnşallah içeriye kadar girerler” şeklinde değerlendirdi.

PKK terörüne karşı başarılı olmanın yolunun Irak’ın kuzeyinde bir hakimiyet alanı kurulmasından geçtiğini vurgulayan Özgen, “Burada üs kurulmalı ve Türkiye’nin emniyeti sınır ötesinde sağlanmalıdır. Türkiye’ye teröristlerin giriş çıkışını önlemenin yolu sınırın ötesine yerleşmektir. Irak Cumhuriyeti kurulduğunda anayasasına Irak’ın kuzeyinden Türkiye’ye düşmanca tutum içine girilmeyeceğine ilişkin bir madde konmuştur. Bu da bizim güvencemizdir” diye konuştu.

SINIR YENİDEN ÇİZİLMELİ

Türkiye-Irak arasındaki sınırın düzeltilmesi ve yeniden çizilmesi gerektiğini de kaydeden Özgen şunları söyledi: “Bir diğer sorun da sınırın durumu. Sınırda çok girdi çıktılar var. Bunların düzeltilmesi lazım. Geçmişte İçişleri Bakanı Selahattin Çetiner bu konuyu Saddam Hüseyin’le görüşmüştü. Saddam Hüseyin kabul etmişti. Ama sonra işin üzerinde durulmadı. Şimdi de Bağdat’la görüşüp bu sorun çözülmeli. Güvenlik açısından gerekli. Irak’ın buna itiraz edeceğini sanmıyorum.”

‘Mehmetçiğe başarılar diliyorum’ Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Pençe Operasyon Planı çerçevesinde Irak’ın kuzeyine düzenlenen hava ve kara harekatına ilişkin, “Terör örgütü PKK’ya göz açtırmayan kahraman Mehmetçiklerimize sınır ötesindeki bu zorlu operasyonda başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. Irak’la konuşuldu Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi 15 Mayıs’ta Türkiye’yi ziyaret etti. Irak’a yönelik sınır ötesi harekatın bu ziyaret sonrasına rastlaması dikkat çekti. Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’nin ziyareti sonrasında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar gazete ve televizyonların Ankara temsilcileri ile iftarda buluşmuş ve sorularını yanıtlamıştı.

Akar, Aydınlık Ankara Temsilcisi İsmet Özçelik’in teröre karşı Irak ile işbirliği ile ilgili sorusuna verdiği yanıtta, Irak Başbakanının ziyaretinde yanında bulunan yetkililerle iki ülke arasındaki güvenlik konularının da ele alındığını kaydederek şunları söylemişti: “Biz başta Irak olmak üzere tüm komşularımızın toprak bütünlüğüne son derece saygılıyız. Kimsenin toprağında gözümüz yok. Fakat kimsenin de toprağından ülkemize, halkımıza karşı tehdit, tehlike gelmesine müsaade etmeyeceğimizi söylüyoruz.

Kandil, Karacok orada durduğu, Sincar’da teröristler olduğu sürece Iraklı dostlarımızın bize anlayış göstermesini bekliyoruz. Konuyla ilgili Iraklı muhatabımla verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Irak Başbakanının Türkiye ziyaretindeki heyetle de görüştük. Önümüzdeki günlerde bunun devamının gelmesini bekliyoruz. Biz onlara üç operasyon formülü önerdik. Birincisi ‘siz yapın’ dedik. İkincisi ‘birlikte yapalım, biz size destek verelim’ dedik. Üçüncüsü de ‘biz yapalım, bunu bir egemenlik konusu olarak görmeyin’ dedik. Türkiye olarak teröre karşı işbirliğine hazırız.”