Bel fıtığına taşköprü sarımsağıyla başa çıktı

Bel fıtığı olanara çok güzel haber. Taşköprü sarımsağından oluşturulan karışım ile güzel sonuçlar elde etmek mümkün oldu.Sarımsak çok eski yıllardır gerek baharat gerekse tıbbi açıdan kullanılmış, günümüzde ise dünyanın her yerinde bilinen ve kullanılan bir besindir. Sağlık açısından antiseptik özelliği sayesinde kanserle savaşmada, saç bakımında, zehirlenmelerde, metabolizmayı hızlandırmada ve bir çok hastalığın tedavisinde kullanım yeri vardır

TAŞKÖPRÜ SARIMSAĞI BOŞ DEĞİL

Taş köprü sarımsağı Kastamonu ilinin Taş Köprü ilçesinde meşhur hale gelmiş bir sarımsak türüdür. Adını bu ilçeden almıştır. Piyasada 1 kg taş köprü sarımsağının fiyatı 30 Tl den başlayarak 50 TL civarına kadar alıcı bulmaktadır.

Bel Fıtığına Karşı Taş Köprü Sarımsağı ve Zeytinyağı
Bel fıtığı yetişkin insanların %80’nde hayatlarının belli bir döneminde karşılaştıkları bir rahatsızlıktır.Hemen her yaşta görülebileceği gibi genellikle 30-60 yaş arasında sıklıkla karşılaşılır. Obezite, hareketsizlik, sigara tüketimi ve meslek hastalıkları gibi bir çok nedene bağlı olarak bel fıtığına yakalanmak mümkündür.

Bel fıtığından doğal yöntemler ile kurtulmak isterseniz taş köprü sarımsağı bel fıtığı için mucize bir besindir. Zeytinyağı ile birlikte karıştırıldığında bel fıtığına karşı tedavi amaçlı kullanılır.
Malzemeler:
– 250 gr taş köprü sarımsağı
– Zeytinyağı

Hazırlanışı: Taş köprü sarımsaklarını soyun. Ardından 20 dakika buharda bekletiniz. Buharda bekleyen sarımsaklar yumuşayacaktır. Yumuşayan sarımsakları ezin ve doğal hakiki zeytinyağı ile karıştırın. Temiz bir tülbentin içerisinde hazırladığını karışımı yayın.
Bel bölgesine bu tülbenti bağlayın. Üzerini streç film veya naylon ile iyice sarın. 1 hafta boyunca bu şekilde bekletmeniz gerekecektir. Bu sebeple hem kokunun rahatsız etmemesi için hemde karışımın dışarıya taşmaması için iyice sarın. 1 hafta sonra çıkarabilirsiniz. Şifa Olsun.

Sigortasıza 1603 tl aylık verilecek

Türkiye gazetesi yazarlarından İsa Karakaş bugün köşesinde ‘Sigortasız yaşlılara 1603 TL maaş’ başlıklı bir yazı kaleme aldı. Belirtilen Kanun teklifi TBMM’de yasalaşırsa 65 yaş aylığı, aylık 534 TL, üç aylık 1603 TL’ye çıkacak.İşte İsa Karakaş’ın ‘Sigortasız yaşlılara 1603 TL maaş’ başlıklı yazısı Türk vatandaşı olup Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekliliği bulunmayan 65 yaş ve üstü muhtaç yaşlı vatandaşlara devlet üç ayda bir maaş vermektedir

TÜRK VATANDAŞI OLMAK YETERLİ

Bu maaş için ikametgâhın bulunduğu Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’na başvurmak gerekmektedir.

Başvuruda nüfus cüzdanı dışında herhangi bir belge gerekli değildir. Belirtilen vakfa başvuru esnasında verilecek formu doldurup imzalamak yeterlidir. 65 yaş üstündekilere 2017/Aralık ayı itibarıyla aylık 251 TL, 3 aylık 754 TL olarak ödenmiştir. Geliri 534 TL’nin altında olan 65 yaş ve üstü yaşlılara 2018/Ocak ayında yapılacak memur maaşlarındaki artışa göre bu aylıklar artırılacaktır.

TBMM’DE YASALAŞIRSA 1603 TL OLACAK TBMM’de bulunan MHP’nin Kanun teklifinde hâlen verilmekte olan yaşlı, engelli ve korunmaya muhtaç vatandaşlarımıza yapılan bu ödemelerin memur aylık katsayısı esas alınarak hesaplanmasının bir yandan bu kesime yapılacak ödemelerin artışına ilişkin oranların düşük kalmasına yol açarken diğer yandan, yapılan ödemelerin güncel ekonomik gerçeklerden de uzak kalmasına yol açtığı gerekçesinden hareketle net asgari ücrete endekslenmesi önerilmektedir. Belirtilen Kanun teklifi TBMM’de yasalaşırsa 65 yaş aylığı, aylık 534 TL, üç aylık 1603 TL’ye çıkacaktır.

ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURUP SGK HAKKIMI ALABİLİR MİYİM? “İsa Ağabey, 1996-1997 döneminde vergi levhası olan birkaç iş yerinde sigortasız çalıştırılmıştım. Sigorta başlangıcımı geriye çekmek için mahkemede 10 yıl zaman aşımı olduğundan Anayasa Mahkemesine başvurup hakkımı alabilir miyim, bunun emsali oldu mu hiç?” Ömer Berk Sayın Berk, sigortasız çalıştırılmada, çalışmalarınızın geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık bir hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu süre hak düşürücü bir süre olduğundan hem iş mahkemesinde hem de Anayasa Mahkemesinde dava açma hakkınız düşmüştür.

Ancak çalıştığınız süreye ilişkin elinizde çalışmalarınızı belge ve kanıtlar varsa SGK’ya başvurabilirsiniz. Sadece şahitlerle SGK hizmeti elde edemezsiniz.ANNEM NASIL EMEKLİ OLUR? “İsa Ağabey, benim annem 24.12.1966 doğumlu. SGK girişi 01.03.2012. Annem işten ayrılacak. Erken emekli olabilmesi için isteğe bağlı Bağ-Kur’lu mu tekrar SGK’lı bir işe mi girmesi gerekiyor. Annem kaç yaşında emekli olur?” Murat Uçan Sayın Uçan, anneniz, SSK’lı çalışması hâlinde 58 yaş ve 7000 gün primle emekli olacaktır. Hiç çalışmayıp tamamen isteğe bağlı sigortaya prim yatırarak emekli olmak isterse yine 58 yaşında ancak 7000 gün prim yerine 9000 gün prim ödemesi gerekecektir. Buna göre tercihinizi yapınız.

DOĞUM YAPAN TAŞERON İŞÇİSİNİN KADRO HAKKI “İsa Bey, doğum iznindeyim. Taşeronumuzun sözleşmesi yıl sonu bitti. Benim kadro hakkım kaybolacak mı?” Ayşe Coşkun Sayın Coşkun, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan taşeron işçileri kadroya alınmaktadır. Siz de bu kapsamda çalışıyor iseniz doğum izninde bulunmanız kadroya geçmenize engel olmayacaktır. Doğum izninizin bitimini müteakip en geç 10 gün içinde çalıştığınız Kamu İdaresine yazılı bir şekilde başvuruda bulunmanız gerekmektedir.İŞ KAZASI DAVASINDAN FERAGAT EDEYİM Mİ? “İsa Ağabey, 21.03.2017 tarihinde iş kazası geçirdim. SGK teftişi hâlâ devam ediyor. Avukatım da tazminat davası açtı.

Bu davalardan feragat etmesem kadro hakkım kaybolur mu?” Mehmet Yücel Sayın Yücel, iş kazası geçirmenize bağlı olarak hak aramanız ve dava açmanız sizin en tabii yasal haklarınızdır. İş kazası davaları kadroya geçmeye engel teşkil etmemektedir. TAŞERONUN VERDİĞİ İBRANAMEYİ İMZALAYAYIM MI? “İsa Ağabey, 4 yıldan fazla kullanmadığım 104 gün senelik iznim var, ayrıca kıdem tazminatımı da ödemedi. Buna rağmen taşeron bana ibraname kâğıdını imzalatmaya çalışıyor. Ne yapayım?” H. Alkan, Sayın Alkan, almadığınız alacak ve tazminatlarınıza ilişkin ibranameleri imzalamayın. Kıdem tazminatınızı zaten taşeronunuzun çalıştığı kamu kurumu ödemek zorundadır.

Süleyman soylu harekete geçti

Show TV’de yayınlanan Çukur dizisindeki bir sahnede avukat rolündeki oyuncunun tartaklanmasına yönelik savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Avukat Funda Sadıkahmet Alp’in yaptığı suç duyurusunda avukatlık mesleğinin itibarsızlaştırıldığı ve gelecek nesillerin diziden olumsuz etkilendiği belirtildi. Özel bir televizyon dizisinde akşam saatlerinde yayınlanan Çukur’un son bölümündeki avukat sahnesi hakkında suç duyurusunda bulunuldu

YARIN O ADAM ÇIKACAK

Avukat Funda Sadıkahmet Alp tarafından yapılan suç duyurusunda dizinin 29 Ekim 2019 tarihinde yayınlanan bölümündeki bir sahnede avukat rolündeki kişiye yönelik şiddet eğilimi, baskı ve tehdit ile ‘yarın o adam çıkacak’ gibi sözler söylendiği ve kötü muamele edildiği kaydedildi.

“AVUKATLIK MESLEĞİNE HAKARET EDİLİYOR” “Avukat rolündeki kişinin ise hiçbir tepki vermeyerek ve susarak bu baskıya boyun eğdiği aktarılarak seyircinin gözünde normalleştirilen bu hususlar açıkça suç teşkil etmektedir” denen suç duyurusunda, “Özellikle genç izleyici kitlesine sahip Çukur isimli dizi gençlere kötü örnek olmakta ve maalesef şahsımın da dahil olduğu avukatlık mesleğinin bu sahne ile zedelenmesine ve itibarsızlaşmasına neden olmaktadır. Gelecek nesilleri olumsuz etkileyen bu dizide avukatlık mesleğine alenen hakaret edilmekte ve aşağılanmaktadır” ifadesi kullanıldı.

“KABUL EDİLEMEZ” Avukat Sadıkahmet Alp suç duyurusunda ayrıca bu sahne ile mesleğin onur ve şerefinin ayaklar altına alındığını belirterek “Maalesef akılarda kalan avukatlara istediğini yaptırabilecek bir güç gösterisi ve hatta hukuksuz işlere teşvik etmeye çalışma avukatın yakasından tutup tehdit etmek olmuştur. Hak arama mücadelemizi avukatlar olarak kanunlar çerçevesinde tüm zorluklara rağmen verirken bu denli itibarsızlaştırılmanın haklı bir açıklaması olamayacağı gibi kabul edilemez” dedi.

Birçok avukatın hakaret ve tehditlere maruz kaldığının ve öldürülen avukatların gazetelerin 3. sayfalarına konu olduğunun aktarıldığı suç duyurusunda şikayetçi olmanın zorunlu olduğu açıklandı. Avukat Sadıkahmet Alp bu sahne ile ilgili ‘hakaret’ ve ‘halkı kanunlara uymamaya tahrik etme’ suçlarından kamu davası açılması talebinde bulundu.

BAKAN SOYLU SERT SÖZLERLE ELEŞTİRMİŞTİ İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da bazı televizyon dizilerini eleştirmiş ve “Her kurumun kendi adına üretmesi gereken tedbirler, atması gereken adımlar söz konusudur. Lanet bir dizi var ‘Çukur’ diye. Onun kadar olamıyorsak yazıklar olsun. Bir de ‘Adana Sıfır Bir’ diye dizi var. İkisinin etki alanı kadar etki alanı oluşturamıyorsak yandık. Bu iki dizi çocuklarımızı zehirliyor. İnsanımızı kendi kültüründen uzaklaştırıyor. Ben de hayretle bakıyorum ‘Üniversite hocaları ne işe yarıyor?’ diye” ifadesini kullanmıştı.

Divan Kurulu’na Vefa Küçük damgası

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı’nda 25 senesini doldurduğu için Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Üyesi olma hakkı alan Cumhurbaşkanı Erdoğan katılım sağladı. Toplantı esnasında Fenerbahçe Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük’ün konuşmaları damgayı vurdu. Kalamış’ta, Kalamış Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantının önemli bir konuğu vardı.

ERDOĞAN’IN YÜZÜNE SÖLEDİ

25 senelik kongre üyelik dönemini geçiren ardından divan kurulu üyesi olma hakkını elde eden Cumhurbaşkanı Erdoğan da katılım sağladı.

Fenerbahçe Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük konuşmalarına başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kulüpleri adına çok değerli olduğunu aktardı ve görüşlerine devam etti: “Cumhurbaşkanımız 82 milyon insanımız için değerli, ama biz kulübümüz için çok daha değerli. Misafirimizi nerede olursa olsun güzel karşılamak lazım ancak eli dolu gelmişse daha güzel karşılamak lazım. Elinizde paketle gelmediniz ama gönlünüz, niyetiniz dolu geldiniz” diyerek görüşlerini sundu.

Divan Kurulu Başkanı Küçük esprileriyle salonu yıktı geçirdi adeta. 1998 senesinde Aziz Yıldırım ile başkanlık yarışında 1 oy ile kaybettiğini dile getirdi ve : “1998 yılında bir kongre oldu. O kongrede Aziz Yıldırım, benim rakibimdi. Aramızda 1 oy farkla aziz yıldırım kazandı. Benim kaybettiğim 1 oydan dolayı 21 senedir o 1 oyun sahibini arıyorum. Hatta ikimizle de konuştunuz. Ola ki o bir oy sizin olabilir Cumhurbaşkanım.

İnanın 1 oy sahibini 21 senedir arıyorum. Bulduğum zaman herhangi bir sitem kelam etmeyeceğim. Ama 500 kişiye teşekkür etsem olmayacak. Ben çekimser oy verdim demeyin Cumhurbaşkanım. Bizlerde çekimser oy yok. Birimizden birinin pusulasına oy verdiniz. Olayın gerçeğini söylemek istemeyebilirsiniz. Beni değil Aziz Yıldırım’ı tercih edenlere şunu söylemek istiyorum, Aziz Yıldırım bu kulübe çok büyük hizmetler etmiştir. İyi ki ben kazanmamışım, Aziz Yıldırım kazanmıştır dedim. Kulübe çağ atlattı, tesisler kazandırdı. Kulübümüz yönünden 1 oy çok hayırlı olmuştur” diye konuştu.

Müge Anlı geri adım atmadı

Müge Anlı Canlı Yayında Sert Çıktı

Müge Anlı’dan Canlı Yayında Sert Sözler

Programına katılan kadının zazaca konuşması sonrası yayından almıştı

Gelen tepkiler üzerine Müge Anlı geri adım atmadı sert çıktı.

Programına telefonla bağlanan bir kadını Zazaca konuştuğu için yayından alan Müge Anlı, sosyal medyadaki tepkiler üzerine açıklamada bulundu. Anlı, “Burası Birleşmiş Milletler değil. Biz Türkçe yayın yapıyoruz. Özür dilemem.” ifadesini kullandı.

Müge Anlı, Zazaca tartışmasını, bugün ATV’de yayınlanan programında yaptığı açıklamayla yeniden alevlendirdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz dahil çeşitli kesimlerden “Zazalardan özür dile” çağrısı gelirken, Müge Anlı “‘Özür dile’ diyorlar, ben özür dilemem! Neden dilemem biliyor musunuz, çünkü bir şey söylemedim” dedi.

Anlı kendisine gelen eleştirilere, canlı yayında şu yanıtı verdi:

“Keşke ben bu dili bilseydim ama bu durumun benimle de alakası yok, yukarıda rejinin bilmesi lazım ama burası Birleşmiş Milletler değil. Burada her dilden tercüman yok yani. Keşke böyle bir imkânımız olsaydı. Bu Zazacaya karşı yapılmış bir şey değil. Biz Türkçe yayın yapıyoruz. Önceden planlanmış bir şey olsaydı yine tercüman tutardık. Yarın bir gün bir şey söylese, kurumlarımız hakkında olumsuz konuşsa bu sefer de ‘Böyle konuşturttunuz’ diyeceksiniz. Ne yapabilirim? Siz kendinizi benim yerime koyun. Empati denilen şey budur yani. Şu insanlara yardım etmekten başka ne gibi bir gayemiz var?”

NE OLMUŞTU?

ATV’de geçen hafta yayınlanan Müge Anlı’nın programında, Siverek’ten canlı yayına bağlanan bir kadın Zazaca konuşmaya başladı. Stüdyodaki konuk yanıt verirken, konuşmaları çevirebileceğini söyledi. Ancak önce kadının sesi biplendi, sonra konuşma kesildi. Yapılan yayında, programa konuk olan kişi söylediklerini çevirmeden önce “Zazaca konuşabiliyor muyum?” sorusu ise dikkat çekti. Programda bulunan kişinin ‘söyleneni çevirebilirim’ demesinin üzerine Anlı, “Anlamadığımız bir şeyi yayına vermemizin bir anlamı yok” yanıtını verdi. Zazaca konuşan kadının söylediklerinin çevrilmesi üzerine telefon bağlantısı tamamen kesildi.

Okul formasıyla zeytin ağaçlarının arasındaydı

Okul Üniforması ile Yakalandı, Zeytin Ağaçlarının Arasında Gördüler…Gaziantep’te jandarma ekipleri zeytin ağaçlarının bulunduğu arazide Hint keneviri ele geçirdi. Arazide ormanı andıran bir manzara ile karşılaşan ekipler, Hint kenevirlerinin sulanabilmesi için su tesisatı kurulduğunu belirledi. Ekipler lise öğrencisi olduğu öğrenilen genç kız ile babasını gözaltına aldı.

LİSELİ OLDUĞU AÇIĞA ÇIKTI

Arazide ormanı andıran bir manzara ile karşılaşan ekipler, Hint kenevirlerinin sulanabilmesi için su tesisatı kurulduğunu belirledi. Ekipler lise öğrencisi olduğu öğrenilen genç kız ile babasını gözaltına aldı.

Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Yarımtepe Mahallesi’nde İ.Y.’ye ait arazide Hint keneviri ekildiği ihbarını alan

Nizip İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin desteği ile adrese baskın düzenledi.

Çok sayıda askerin yer aldığı operasyonda jandarma ekipleri, zeytin ağaçları ve sebze fidelerinin arasında bin 23 kök Hint keneviri ele geçirdi.

Boy abdesti almadan altı şeye elişmeyin

Müslümanlar olarak dikkat etmemiz gereken önemli konular olduğunu asla unutmayalım.Yaptığımız büyük yanlışlar olabiliyor.Cünüpken bu 6 şeyi yapmak kesinlikle haramCünüp olan kadın ve erkeğe veyahut hayız ve nifas hâlindeki kadınlara yapmaları haram olan dini vazifeler vardır. Bunları yapmak dinen kesinlikle haram kılınmıştır .
Gusletmesi farz olan birisi temizlik de yapar, bulaşık da yıkayabilir, yemek de yiyebilir.

ALTI ŞEYİ YAPMAKTAN KAÇININ

Ağzını ve ellerini yıkamadan yemek yemesi mekruh olmakla beraber haram değildir. Gusülsüzlüğü bu gibi işlerine engel ve mâni olmaz.

Ancak, guslü bir namaz vakti geçirecek kadar geciktirmemek gerektiğini de âlimlerimiz ikaz yollu ihtar etmişlerdir. Çünkü, namaz vakti geçtiği halde gusletmemek, namazı kazaya bırakmak demektir. Özürsüz namazı kazaya bırakmak ise câiz değildir.

Cünüp olan kadın ve erkeğe veyahut hayız ve nifas hâlindeki kadınlara yapmaları harâm olan dinî vazifeler şunlardır:
1 – Namaz kılmak. Cünüp olan kimse, oruç tutmakla beraber, hayız ve nifas hâlindeki kadın, oruç da tutamaz.
2 – Kur`an okumak. Ezberden veya Mushaf`a bakarak bir âyet dahi olsa Kur`an okumak (tilâvet) haramdır. Ancak Kur`an`daki dua ve sena âyetlerini tilâvet kasdı olmaksızın dua ve sena niyyetiyle ezberden okumak câiz görülmüştür.

Meselâ, cünüp bir kimsenin dua ve sena âyetlerini ihtiva eden Fâtiha sûresini tilâvet kasdıyla okuması haramdır. Dua ve sena niyyetiyle okuması ise câiz olur.

3 – Kelime-i şehadet getirmek, tesbih ve tekbir kelimelerini söylemek de câizdir.
Kur`an okumak caiz olmadığı gibi Kur`an-ı Kerîm`e el sürmek de caiz değildir. İsterse el sürülen bir âyet olsun, isterse yarım âyet. Ancak Kur`ân-ı Kerîm bir mahfaza içinde olduğu takdirde el sürmek caiz olur.

4 – Kâbe-i Muazzama`yı tavâf etmek.
Allah’ın haram kıldıklarından biride cünüp bir şekilde Kabeyi tavaf etmektir.
5. Mescide giremez. Camide iken ihtilâm olan kişi, hemen mescidi terketmelidir. Kapıların kapalı olması halinde zarurete binaen caizdir. Rasûlullah (asv) şöyle buyurdular:

“Şu evlerin (kapılarını) çeviriniz. Çünkü ben mescidi hayız ve cünüplere helâl görmüyorum.”(İbn Mâce, Tahare, 126).
6 – Üzerinde âyet-i kerime yazılı herhangi altın ve gümüş parayı ve kolyeyi veyahut levhayı elle tutmak da haramdır.

Ne olacak kolye demek doğru değil. Çünkü aslolan o yazıların bulunuyor olmasıdır. Yoksa kuranın yazıldığı kitabaada kağıt değilmi ne olacak cümlesini doğurur, insan böyle böyle haramları helal gibi görmeye başlar.
Cünüp olanların yaptığı bazı şeyler vardır ki, bunlar kendileri için mubahtır. Ancak en kısa zamanda gusül almak iyidir. Özellikle bir namaz vakti geçirmeden yıkanmak ise farzdır. Bununla beraber cünüp olarak yemek içmek, uyumak haram değildir. Konuyu haram ve helal noktasından değerlendirmek böyledir.
(sorularlaislamiyet)

Bakanlık bir ay uzatma sağladı

GSS yani, açılımı Genel Sağlık Sigortası ve SGK yani açılımı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun prim borçlarımı ödeme tarihlerinde sınır da ki 6 ilçe de son ödeme tarihleri değiştirildi.

Konuya ilişkin bilgiler ise Bakan tarafından bizzat sosyal medya hesabından aktarıldı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk Twitter hesabından duyurdu.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk attığı tweet ile sözlerini böyle duyurdu: ”Akçakale, Birecik, Ceylanpınar, Suruç, Kızıltepe ve Nusaybin ilçelerinde Bağ-Kur sigortalılarımız, genel sağlık sigortalılarımız, çiftçilerimiz ile tarım sigortalılarımızın son ödeme süresi 31.10.2019 olan prim ödemelerini 2.12.2019 tarihine uzattık. Biz, birlikte Türkiyeyiz.” diyerek sözlerini noktaladı.

Sarıeroğlu’da Yıldırım’ın izinden gitti

Daha önce bildiğiniz üzere Binali Yıldırım’ın telefonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı nasıl kaydettiği görüntülenmişti.

Şimdi ise Jülide Sarıeroğlu’nun telefonda nasıl kaydettiği televizyonlar önünde görüldü ve net olarak izlenildi.

Bugün, Kurban bayramı dolayısıyla AK Parti Genel Merkezi’nde parti teşkilatı ile bayramlaşma töreni düzenlendi.

Törene Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan telefon bağlantısıyla katıldı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, törene katılamayan Erdoğan’ı aradı ve telefon konuşmasına mikrofon tuttu.

Erdoğan’ın partililere seslendiği sırada bir ayrıntı dikkat çekti. Erdoğan’ı telefonla arayan Jülide Sarıeroğlu’nun, Erdoğan’ı telefonuna “Reis” diye kaydettiği görüldü.

DAHA ÖNCE İSE RTE DİYE KAYIT YAPILMIŞTI: Daha önce de AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’ın, Erdoğan’I telefonuna “RTE” diye kaydettiği gündeme gelmişti.

Erdoğan bilançoyu açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kabul Töreni’nde konuştu. Erdoğan, “İnsan olmanın, Müslüman ve Türk olmanın gereği olarak onurlu duruşumuzu sürdüreceğiz. Gerekirse bedel ödeyeceğiz. Ama asla çocuklarımızı mahcup edecek, onların yüzlerini kızartacak, ecdatlarından utanmalarına yol açacak bir yanlışa düşmeyeceğiz.”dedi.
Cumhurbaşkanı konuşmasında önemli bir bölümü mehmetçike ayırırken acı bilançoyu da açıkladı.

NET BELLİ DEĞİL

Barış Pınarı Harekatı’nda bizi arayan Batılı liderlerden neredeyse hiçbiri, t-r-r örg-tü tarafından alçakça ş-hit edilen 20 insanımız ve y-ralanan 184 kardeşimizle ilgili üzüntü beyanında bulunmamıştır.

Yurt dışındaki temsilciklerimize yapılan ve önemli bir kısmı da şidd-t içeren 700’e yakın s-ldırının önlenmesi konusunda hiçbir gayret sarf etmediler. Tam tersine tr-ristler, bu ülkelerin emniyet güçlerinin koruması altında eylemlerini gerçekleştirdi. Barış Pınarı Harekatı bir kez daha göstermiştir ki milletimizin içine fitne sokarak ülkemizi zafiyete uğratma çabaları beyhudedir.

Dünyada Avrupa’dan Kafkasya’ya kadar bizim milletimiz kadar büyük soykırıma uğramış, zulme maruz kalmış, adaletsizlik yaşamış başka bir millet yoktur. Buna rağmen biz, medeniyetimizin ve tarihimizin emrettiği sınırların dışına hiçbir zaman çıkmadık, çıkmıyoruz. Bu kadim devlet maziden atiye uzanan köprüyü güçlü bir şekilde muhafaza etmekte kararlıdır. Ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırmakla, aynı zamanda yeni nesillere 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirebilme imkanı da sağlamış olacağız.