binali yıldırım aradaki farkı açıkladı

Cumhuriyet Halk Partisi önce kazandığını söyleyip açıklama yaptı. Sonra bizde elimizdeki bilgilere göre açıklama yaptık. Ertesi gün Sadi Güven yaptığı açıklamada Ekrem İmamoğlu’nun önde olduğunu söyledi. seçim sonrasında çıkan anormallikler, yolsuzluklar olduğunu gördük. Bu olayı ikiye ayırmak gerekir: Bir yargısal süreç. İki seçim günü yaşananlar. Yargı süreci devam ediyor. Partiler çeşitli yerlerde itirazlarda bulundu. 2014 seçimlerinde AK Parti 84 itiraz yapmış. 77’si reddedilmiş 7’si kabul edilmiş.

CHP 44 itiraz dilekçesi vermiş 4’ü kabul edilmiş. 2019 seçimlerinde toplam 522 itiraz var. 13’ü kabul edilmiş. Burada kim var? Tüm partiler var. Herkes itiraz hakkını kullanmış. İlk itirazlar 1946’da olmuş. Bunu da ilk yapan CHP’dir. Bugün bu itiraza tahammülsüzlük anlaşılır değildir. CHP Ankara’da 2014’te itiraz etti. Sonrasında AİHM’e götürdü. İki aday birbirine yakın oy aldığı halde. Neden aradaki fark benim lehime artmaktadır? Yanlışlık varsa. Neden bir adayın oyları artıyor. Sandıklar seçimde iç edilmiş. Başlangıçta 27 bin açıklanan rakamlar bugün 12 bin 200 seviyesine gerilemiştir. Bir şeye İstanbullular’ın dikkatini çekmek isterim.

Bugüne kadar oyların sadece yüzde 10’u sayıldı. Hepsi sayılmadı. Karşı taraf buna izin verseydi. Durum lehimize değişecek. Seçimin bu şekilde dönüşmüş olması tatsız bir durum. İstanbul gibi bir ilin başkanının şaibeli şekilde kazanması pek hoş bir durum olmaz. Biz başından beri hukuk, adalet diyoruz. Dolaysıyla işleyen süreç bundan ibarettir. YSK bu işin patronudur. İşi tamamen YSK yönetmektedir. Bizim bir kısım taleplerimiz kabul, bir kısım taleplerimiz reddedilmiştir. Maltepe’deki süreç de tamamlanınca YSK bir karara varmış olacak. Ben bu noktada şunu anlamış değilim. Ortada bir tahammülsüzlük var. Seçimin kazanının kararını veren YSK’dır.

Belediye başkanıyım diye ortada dolaşırsan YSK’nın vereceği kararı baskı altına almaktan başka ne işe yararsın? Hakimler hukuka göre karar verir. Hepimize düşen sukunetle beklemektir. Dış ülkelerden medet beklemek insanımızın canını sıkmaktadır. Ben sayın İmamoğlu’nu, rakibime YSK’nın vereceği kararı sukunetle beklemeye davet ediyorum. Yapılan şaibeler sadece oy hırsızlığından ibaret değil. Büyükçemece’de yapılanlar ortadadır. Büyükçemece için herkes seçmen nakli yapılıyor deniyor. Siz sahtekarlık yapıyorsunuz. MHP ilçe başkanının evinde 6 seçmen yazılmış. Sahtekarlığın son kullanma tarihi olmaz.

Mansur Yavaş soyadı gibi hareket etmiş. Kendisine verilmiş hakkı aldı. Gerçekten kendisini tebrik ederim. Ama İmamoğlu sakin olarak beklemedi. Yok maça gidiyor. Hukuk devletinde bağıran çağıran galip çıkmaz. Parmak sallamakla hiçbir hukuk adamına karar verdiremezsiniz. Bu oy sayımında o kadar çok usulsüzlük gördük ki: Bu seçim mundar olmuş bir seçimdir. İstanbul’daki oyların iç edilmemesi için uğraşıyor. Oylarının istediği şekilde gidip gitmemesidir. Karar YSK verecektir.

YSK’nın verdiği karara da herkes uymak zorundadır. İmamoğlu YSK hakkında ‘Güvenilmez’ falan gibi laflar ediyor. Bunlar yanlış sözler. Bazıları da diyor ki ” Siz gözünüzü dört açsaydınız da bu işler olmasaydı” deniyor. Tamam, doğru da çalınan oylar ne olacaktı? Geçersiz oyları sayıyoruz. 5500 oydan 5 bin bana 500 ona çıkıyor. Bu bile organize bir kötülük yaşandığının kanıtıdır. Bizi yüzlerce kişi aradı. Sandıkta 3 pusula verilirken bu kişilere Büyükşehir pusulası verilmiyor. Onlarca delil var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir