Büyükanıt bu sırrı saklayacağım dedi ve gitti

Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt vefat etti. Vefatıyla beraberinde sırlarını kendisiyle götürdü. Soru işaretleri kaldı.25. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yaşamını yitirmesinden çok beraberinde götürdüğü sırlarla anılacağa benziyor. “27 Nisan Muhtırası ve Dolmabahçe Görüşmesi”yle tarihin hafızasına kaydolan Büyükanıt Ergenekon ve Balyoz Kumpaslarından hemen önce emekliye ayrılmıştı

SIRRIYLA TOPRAĞA GÖMÜLDÜ

27 Nisan 2007 tarihinde 23.20’de tarihe elektronik darbe diye geçen “e-muhtıra” ile laiklik vurgusu ile hükümet cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi uyarılıyordu.

Büyükanıt, 2012 yılında TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’na: “Muhtıra değildi. Bu, laiklik hassasiyetini ortaya koyan bir metindir.” demişti. 5 Mayıs 2007 tarihinde Dolmabahçe’de yüz otuz beş dakika süren Erdoğan-Büyükanıt görüşmesi içinde büyük sırlar barındırma iddiası olarak tarihteki yerini aldı. Tanıkların biri vefat ederken bu iddialara tek cevap verebilecek Cumhurbaşkanı Erdoğan kaldı.

Erdoğan: “Büyükanıt açıklarsa ben de açıklarım,” demişti. Büyükanıt da: “Benimle mezara gidecek,” diye cevaplamış ve iddialar rafa kaldırılmıştı. Gazeteci Fikret Bila’ya 2009’da röportaj veren Büyükanıt: “Bu konuda ilk ve son kez konuşuyorum. Ben bulunduğum görevler itibariyle dönemin başbakanları rahmetli Bülent Ecevit ile de Mesut Yılmaz ile de bu tür görüşmeler yaptım. Bunlar devlet işidir. Dolmabahçe görüşmesi de öyledir,” cevabını vermişti.

İddialar rafa kaldırılınca siyasiler ve gazeteciler çeşitli tahminlerde bulundu. Bu iddiaların en önemli ve değerlisini dönemin Başbakan Başdanışmanı Abdülkadir Özkan’dan geldi: “Çok enteresan bir şey söyleyeceğim. Hatırlarsanız Sayın Erdoğan Başbakan olduğu dönemde Dolmabahçe’deki ofisinde dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile özel bir görüşme yapmıştı. İçeriği açıklanmadı ve Büyükanıt ‘Benimle mezara girecek’ dedi. O görüşmeden tam bir ay sonra Ümraniye’de bir gecekonduda mühimmatlar bulundu. Sonra Poyrazköy baskını oldu ve Ergenekon süreci başladı.

Bence Sayın Büyükanıt o gün bu cemaatin devlet, emniyet, istihbarat ve ordu içinde ulaşmış oldukları tehlikeli noktayı Sayın Erdoğan’a haber verdi ve ikna etti. 2007’de Erdoğan bu örgütün devlet içerisinden tasfiye edilme operasyonunu başlatacaktı. Ama bir ay sonra orduya ait mühimmatların bulunduğu, darbe günlüklerinin ele geçirildiği haberleri üzerinden bir kamuoyu oluşturdular. Ordunun darbe hazırlığı içerisinde olduğunu ve kendilerinin bu darbeyi deşifre ettiğini söylediler.

Süreci manipüle ettiler. Böylece Ergenekon sürecine toplumsal bir destek kazandılar. Fakat kuvvet komutanları yavaş yavaş içeri alınmaya başlayınca ve İlker Başbuğ hapse atılınca Sayın Erdoğan bir şeylerin yanlış gittiğini fark etti. Ergenekon süreci ve Taraf Gazetesi aleyhine konuşmalar yapmaya başladı. 2011 sonrasında da dershaneler tartışmasını açarak örgütün tasfiye sürecini başlattı.”Büyükanıt’tan kalan bir önemli hatıra da: “Tanırım iyi çocuktur,” dediği 2005 Şemdinli Umut Kitapevi’ne yönelik bombalı saldırı olayı sanığı Astsubay Ali Kaya savunmasıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir