Umuyoruz Türkiye öyle birşey yapmaz

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminde, Türkiye ile ilişkilerin zor dönemden geçtiğini dile getiren ABD’li bakan Pompeo, “Ama gerçek başarı elde ettiğimiz alanlar da var” diyerek Suriye’deki ortak çalışmalara dikkat çekti. Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD’nin İran’dan çok daha iyi bir partner olduğunu anlayacağı umudunu dile getiren Pompeo, Erdoğan’ın ABD, Avrupa ve NATO ile

daha derin ilişkiler kurması gerektiğini savundu.

Erdoğan’ın Amerika’nın İran’dan daha iyi bir partner olduğunu bilmesi gerekir.

TÜRKİYE BÖYLE BİRŞEY YAPMAMALI

Tony Katz Today radyo programına konuk olan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye’nin NATO’daki geleceğinin risk altında olup olmadığı sorusuna şu yanıtını verdi: “Umarım değil. Bu NATO ve ABD için üzücü olur ve sanırım Türk halkı için daha da üzücü olur” yanıtı verdi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye’nin NATO’dan çıkması durumunda bunun ittifak, ABD ve Türk halkı üzücü olacağını belirtti.Erdoğan ile İran rejiminin İslam dünyasının merkezini farklı tarihi güçlerle temsil ettiğini söyleyen Pompeo, Suudi Arabistan ile diğer Arap uluslarının İsrail ile ‘yeni bir arkadaşlık’ adımı attıklarında, Türkiye ve İran’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya karşı Filistinlilere dava arkadaşlığı desteği verdiğini söyledi.

Çekirdek kadro belli

Karar gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu, Prof. Emre Bağce ile TV5’te sunduğu “Serbest Görüş” programında, Ali Babacan ve Abdullah Gül tarafından kurulacak yeni parti hakkındaki duyumlarını aktardı. Bayramoğlu şöyle konuştu: “2018 cumhurbaşkanlığı seçimi hazırlığında Abdullah Gül’ün muhalefetin ortak adayı olması ihtimali söz konusu olduğu zaman Erdoğan iki şeyden bahsetmişti. Bir: partimizi,

ümmeti ya da seçmeni bölüyorsunuz.

İki, CHP’lileşiyorsunuz ya da CHP’nin değirmenine su taşıyorsunuz.

YENİ EKİP: GÜL, ATALAY, ERGİN, KILIÇ VE ERGÜN

Şimdi bu (yeni parti) ekip kimden kuruluyor diye baktığımız zaman ilk akla gelenleri, yani ilk görünenleri söyleyelim; Öncelikle, ‘Çözüm süreci’ denen süreci sadece Kürt meselesi, değil ondan önce de Türkiye’nin demokratikleşmesi, demokratikleşme paketlerinin hazırlanmasını konusundaki en etkili isimlerden biri Beşir Atalay.

Adalet bakanlığında çok etkili olmuş demokrasi hukuk arasındaki ilişkilerle AK Parti’de anılmış Sadullah Ergin. Tabii Abdullah Gül. Artık onu tanımlamaya gerek yok. Eski Anayasa Mahkemesi başkanı ve otoriterleşmeye ilk ‘Dur’ diyen AK Parti muhiplerinden Haşim Kılıç. Nihat Ergün gibi ekonomik politikaları konusunda gayet rasyonel tutumu olan bir isim. Şimdi şu dört-beş ismi yan yana koyduğumuz zaman bu isimlerin ortaya koyacakları çerçevede Tayyip Erdoğan sıkışık bir ilişki kurar.

AK PARTİ BİR SENTEZ PARTİSİ DEĞİLDİ

Ben üç tane şey görüyorum. Duyuyorum da bu parti ile ilgili. 1) AK Parti bir sentez partisi değildi. AK Parti muhafazakar, dini hassasiyetleri yüksek olduğu kişilerin yoğun olduğu bir siyasi partiydi ama sentez parti politikaları izledi. Bu parti, bir sentez partisi olmak iddiasında. Yani bu parti kendi arasına solcuları da, Kürtleri de alarak bir kadroyla çıkacak gibi görünüyor. Böyle bir parti, bir kere AK Parti’den biraz daha farklı bir parti olur.

2)Proje partisi olarak çıkma ihtimalleri çok büyük. Biraz Turgut Özal’ı akla getiren, ekonomi, mülteciler, Kürt meselesi, siyasal sistem, belki anayasa konularında somut çözüm önerileri iyice hazırlamış, masaya getirecek politik teknokrat bir bakışa sahip ama sosyolojik kökleri de olan bir politik dille karşımıza çıkma ihtimallerini çok yüksek görüyorum. Önemli özelliği Ali Babacan’dan kaynaklanıyor.

3) Bunun bir lider partisi olmayacağı ortada. Çünkü bunun gerideki asıl patronu, asıl Celal Bayar’ı Abdullah Gül. Bu çok da tabii. Yani bunların bir çoğunu siyasete sokan insan Abdullah Gül. Yaşça da büyük, cumhurbaşkanlığı yapmış, doğrudan sahaya inmek istemiyor. Arkalarında duruyor ama temel olarak sanıyorum her şey, Fehmi Koru da yazdı geçen gün, onun önüne gidiyor, ona soruluyor. Dolayısıyla burada Abdullah Gül lider olmayacak ama bir başka liderde keskin olarak ortaya çıkmayacak. Belki de Davutoğlu bunun için bu grupta yok, belki de bunun için Davutoğlu’nu bu grupta istemediler.

Diğer taraftan Ali Babacan, hitabet açısından çok lider fonksiyonuna uygun gözükmüyor. Yani tanıdığımız Babacan. Onun için bir paylaşım olabilir. Yani siyasi konularda biri, ekonomik konularda diğerinin öne çıkacağı ama büyük taşıyıcılığı da Ali Babacan’ın yapacağı yani daha kolektif bir yönetim. Bunun şöyle bir avantajı olabilir, olumsuz da olabilir, millet bunu sevmeyebilir Bunu bilmiyoruz ama olumlu avantajın girdisi şu olabilir: Nasıl İmamoğlu yeni bir söylemle çıktı ve insanları hiç aklımıza gelmeyen bir yere davet ettiyse, böyle bir yöntem de liderlik krizlerinden, lider hegemonyasından yorulmuş bir kitleyi de kendisine çekebilir.”

Masadaki anket parti koridorlarına yansıdı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak arasındaki rekabet AK Parti koridorlarında devam ediyor.AK Parti içindeki rüzgar, yerel seçimlerden sonra hız kesmeden devam ediyor. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski Bakan Ali Babacan’ın parti kurma çalışmaları AK Parti’yi nasıl etkileyeceği konuşuluyor. Diğer

tarafta ise parti içindeki hesaplaşma sürüyor.

Anket AK Parti genel merkezi koridorlarında büyük yankı uyandırdı.

ALBAYRAK’A BÜYÜK Ş’OK

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak arasındaki rekabet AK Parti koridorlarında devam ediyor. Parti yönetiminde ve bakanlıklar değişim yaşanmasının beklendiği günlerde, AK Parti koridorlarında bir anket sonucu elden ele geziyor.

PİAR Araştırma, geçen günlerde yeni bir anket sonucunu açıkladı. Ankette, bakanların tanınırlığı ve başarısı da soruldu. Berat Albayrak en çok tanınan bakan olurken, ankete katılanların yüzde 88.2’si tarafından başarısız bulundu. Anket sonuçlarına göre en başarısız bulunan bakan Albayrak oldu. Albayrak yüzde 2.1 oranında başarılı bulunurken, ankete katılanların yüzde 9.3 fikrinin olmadığını beyan etti.

SOYLU “EN BAŞARILI”

Albayrak’tan sonra en çok tanınan bakan ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu oldu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun tanınma oranı yüzde 72.5 olarak ölçüldü. Soylu’yu başarılı bulanların oranı yüzde 45.2, başarısız bulanların oranı ise yüzde 45 oldu. Anket, en başarılı bulunan bakanın Süleyman Soylu olduğunu gösteriyor. İşte AK Parti koridorlarında cep telefonlarında paylaşılan bu anket gösterilerek iki bakan karşılaştırılıyor.

İşte o anket;

Cumhurbaşkanı yüzleri güldürecek

Reisi Cumhur Recep Tayyip Erdoğan çok önemli bir konuşma yaptı işte o konuşmalarından satır başları şöyle TOBB’un 75’inci genel kurulunun ülkemiz ve iş dünyamız için hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum. Burası üretimin ticaretin, istihdamın, Türkiye ekonomisinin tamamının temsil edildiği bir çatı. Ekonomi başta olmak üzere ülkemizin geleceğine ilişkin hemen her konuda

iş dünyamızla istişare etmeye özen gösterdik.

Erdoğan ekonomik alanda bir dizi müjdeyi de sıraladı.

SÜREKLİ İSTİŞARE YAPTIK

Aldığımız tüm kararların; ortak aklın, vicdanın ürünü olması için gayret gösterdik. Ankara ve tüm şehitlerimizde iş dünyamızın çatısının genel kurullarına, ödül törenlerine ve diğer etkinliğine katılarak yol arkadaşlığımızı güçlendirdik. Her vesileyle ülkemizin sorunlarını, taleplerini konuştuk, tartıştık.

“ALLAH’IN İZNİYLE BU ÜLKENİN VE MİLLETİN ÖNÜNDE KİMSE DURAMAZ”

Türkiye’yi 2023 hedeflerine yine birlikte ulaştıracağız. İş dünyamız kendini geleceğe ne kadar hızlı hazırlarsa, biz de o hedeflerimize o derece çabuk varırız. Sizlerin azmi, çalışkanlığı dirayeti ve kabiliyetiyle önümüze çıkartılan engelleri birer birer aşarak hedeflerimize doğru yürümeye devam ediyoruz. Sizler ürettiğiniz, istihdamı artırdığınız, ihracatı yükselttiğiniz, yatırımlarınıza devam ettirdiğiniz sürece Allah’ın izniyle bu ülkenin ve milletin önünde kimse duramaz.

Türk Malı ibaresi artık dünyanın dört bir yanında kalitenin sembolü haline gelmişse, bu başarının altında sizlerin imzası vardır.

Bir kez daha Türkiye’nin büyümesi, güçlenmesi, zenginleşmesi mücadelesine katkı veren her bir kardeşime teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz 17 yıldaki istikrar ve güven ikliminde gerçekleştirdiğimiz bu başarılar bize önümüzdeki dönemde çok daha büyük başarılara imza atabileceğimize işaret ediyor. Türkiye’yi 2003’ten 2018’e kadar yılda 5,6 büyütme başarısını birlikte gösterdik. Her ne kadar döviz kurundaki dalgalanma sebebiyle biraz gerilemiş de olsa milli gelirimizi üç kattan fazla arttırmayı birlikte başardık. İhracatımızı 169 milyar doların üzerine beraberce çıkardık. Turizmde 46 milyon turist sayısına birlikte ulaştık. Birileri borçlanma rakamları üzerinden fırtına koparmaya çalışıyor. Bunun farkındayız. Kamu borç stokumuzun milli gelirimize oranı yüzde 13,7 düzeyindedir. Göreve geldiğimizde yüzde 60’ın üzerindedir. Mayıs 2013’te IMF’ye olan borcu herhalde sıfırlamayı bir kenara koymak mümkün değildir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hububat alım fiyatlarını açıklayarak müjdeyi verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TMO tarafından geçen yıl ton başına 1050 liradan alınan sert ekmeklik buğdayın fiyatının bu yıl yüzde 29 artışla ton başına 1350 lira olduğunu açıkladı.

Türkiyenin hamlesi boşa çıkardı

1 ay önceki haber ama Türkiye’nin bölgede ki etkinliğini daha net anlamak için tekrar tekrar okunmalıİran ile Türkiye’nin PKK’ya karşı ortak operasyon başlatmasının ardından gözler bir kez daha sınır bölgesine çevrildi. İki ülke arasındaki bu görüş birliğinin yakında Kandil ve Suriye’ye yansıması da kaçınılmaz görünüyor. Kısacası Türkiye’nin dik duruşu hem İran’ı bu operasyona

itti hem de Pkk’ya darbe vurdu.

İran’ın böylesine bir operasyona karşı çıkmasına rağmen neden karar değiştirdi.

UZMANLAR AÇIKLADI

irdeleyen uzmanlar, “Türkiye’nin neredeyse Kandil eteklerine ulaşması ve operasyon noktasında kararlığı İran’ı böyle bir hamleye itmiş olabilir” derken, iki ülkenin Kandil’e ortak operasyon yapmasının da önümüzdeki günlerde masaya gelebileceğine vurgu yaptı.

Bu da Türkiye’nin bölgede yetkin olmadığına inanan kafalara gelsin. Türkiye’nin gücü o kadar etkin olmaya başladı ki İran gibi bir gücü bile operasyona itebiliyor. halbuki bundan önce birçok sefer karşı çıkmıştı fakat şimdi iki gün önce operasyon yapılması ise Türkiye’nin bölgedeki

etkinliğinin ne kadar ileri olduğunu gösteriyor.

Yayın sürerken ünlü isimden Portakal yorumu

Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın katıldığı ortak yayını sosyal medyanın gündeminden düşmüyor. Televizyon yapımcısı Armağan Çağlayan gazeteci Fatih Portakal hakkında ilginç bir iddia ortaya attı.Gazeteci Fatih Portakal, Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın katıldığı ortak yayın sürerken, sosyal medya hesabından moderatör İsmail Küçükkaya’ya ilişkin yaptığı yorumla dikkat çekti. Portakal “İsmail Küçükkaya’nın

işini iyi yaptığını adil şekilde davrandığını düşünenlerdenim.

Umarım gelecek seçimlerde liderleri yine bu şekilde bir arada görebiliriz.

FATİH PORTAKAL YORUMU

Tam bu sıralarda Televizyon yapımcısı Armağan Çağlayan da zaman zaman FOX yayınlarında ortak program yapan İsmail Küçükkaya ve Fatih Portakal hakkındaki ilginç bir dedikodudan bahsetti.

Çağlayan ikili hakkında şu yorumda bulundu: “Yayına dair ilk gözlem ve dedikodu: Fox tv’deki tartışmadan önceki yayında, Fatih Portakal moderatör olarak yok. Fox TV Ankara temsilcisi ve genel yayın yönetmeni var. Sanıyorum Fatih Portakal demiş ki, “ben kanalın anchormaniyim, kimsenin uvertürü olamam.”

Kılıç Oğlundan hamle geldi

İmamoğlunun yıldızı parlayınca Kılıçdaroğlundan koltuğu kurtarmak için çok önemli bir hamle geldi tehlikenin farkına varan Kılıçdar Oğlunun kurmayları harekete geçti ortadaki başarıyı Kemal Kılıçdaroğlun başarısı gibi göstermek için bakın nasıl bir algı yapmaya başladılar yavaş yavaş sorgulanmaya başlanan Kılıçdaroğlu galibiyeti kendine maletmek için harekete geçti Kılıçdaroğlunun yakın çevresi ve danışmanları galibiyetin sebebini açıkladı

ASIL MİMAR KILIÇDAROĞLU ÇÜNKÜ… Millet İttifakı adına girdiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini resmi olmayan sonuçlara göre kazanan Ekrem İmamoğlu’nun galibiyeti sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun koltuğu da sorgulanmaya başlandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini resmi olmayan sonuçlara göre kazanan Ekrem İmamoğlu’nun galibiyeti sonrası Kemal Kılıçdaroğlu hemen bir açıklama yaparak İstanbul’un kazanılmasında asıl mimarın kendisi olduğunu işaret etti.

“HER ŞEYİ BEN BAŞLATTIM” DİYEREK ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERDİ

Kılıçdaroğlu konuşmasında şunlara değindi ” Her şey neyle başladı biliyor musunuz? Her şey Adalet Yürüyüşü’yle başladı. Adalet istedik, huzur istedik. ‘Hak, hukuk ve adalet.’ dedik. Bütün dünyaya sesimizi duyurduk, herkese sesimizi duyurduk. Mısır’daki sağır sultana bile sesimizi duyurduk. Hakkı, hukuku ve adaleti istedik. Getirmek istemediler, engellemek istediler. Bütün engelleri hep birlikte aştık. En son İstanbul seçimlerini de aştık. Bizler hep birlikte, emin olun bir demokrasi destanı yazdık.” dedi.

Bu konuşmanın ardından bazı partililer de bu minvalde sosyal medyadan destek tweeti attılar. Daha ilk günden yaşanan bu durum CHP’de koltuk kavgasının ilk fitili olarak değerlendirdi.

Son zamanlarda ülkemizde de görülmeye başladı

Son zamanlarda ülkemizde ve özellikle İstanbul’da oldukça fazla oran da sivri sineklere bağlı olarak değişik vi’rüsler görülmeye başladı.

Yu’nanistan’da geçen ay ortaya çıkan Batı Ni’l vir’üsü nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 18’e ulaştığı bildirildi. Yerel basında yer alan haberlerde, Batı N’il Vi’rüsünün bulaştığı tespit edilenlerin sayısının 177 olduğu, has’tanelerde 9 ha’stanın yoğun bakım ünitelerinde tutulduğu açıklandı.

Özellikle Yu’nanistan’ın kuzeyinde görülen vakalarda hayatını kaybedenlerin büyük bö’lümünü 70 yaş üstü ha’stalar oluşturuyor. Son zamanlarda Manisa’da ortaya çıkan vi’ral enf’eksiyonunun Batı N’il At’eşi olduğu düşünülüyor. Peki Batı N’il Has’talığı nedir ve nereden geldi?

Yaygın olarak a’teş, baş ve kas ağrıları, iş’tah kaybı, bu’lantı, ku’sma, is’hal, ciltte kızarıklık, lenf bezlerinin şişmesi gibi belirtiler gösteren Batı Ni’l vi’rüsü, sivrisinekler aracılığıyla memelilere bulaşıyor. Kan yoluyla, organ ve doku nakliyle de bulaşan vir’üs, normal koşullarda kendini göstermiyor ve çoğu zaman farkına varılmadan atlatılıyor.

Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve AI’DS ha’staları gibi bağışıklık sistemi zayıf olanlarda beyin iltihaplanmasına ya da beyni ve omuriliği çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya yol açabiliyor. Batı Ni’l Vir’üsü; insanlar, atlar, kuşlar ve vahşi hayvanlarda çeşitli nörolojik semptomlara neden olan ve artropotlarla bulaşan bir flavivirustur.

Vir’üs; Amerika, Asya, Afrika ve Avrupa’da, özellikle Akdeniz’e sınırı olan ülkelerde insanlar ve köpek, at, kuşlar gibi çeşitli hayvanlarda hafif ateşli ha’stalıklar, me’ninjit, en’sefalit ya da ö’lümlerin nedenidir.İs’rail’de 1951, 1954 ve 1957 Güney Afrika’da 1974 yılında BNV epidemileri görülmüştür.

1974-1994 yılları arasında rastlanmayan vir’üs, 1994 yılında Cezayir’de, 1996 yılında Fas ve Romanya’da, 1997 yılında Çek Cumhuriyeti ve Tunus’ta, 1998 yılında İtalya’da, 1999 yılında Rusya, ABD, ve İsrail’de; 2000 yılında da Fransa, İsrail ve ABD’de insanlarda ve atlarda ani sal’gınlar şeklinde ortaya çıkmıştır.

Ayrıca meydana gelen salgınlarla birlikte özellikle A.B.D ve İsrail’ de çok sayıda kanatlı hayvan ö’lümleri de görülmüştür. Daha çok nörolojik semptomlarla karakterize bir en’feksiyon oluşturan vir’üs, ilk olarak 1937 yılında, Orta Afrika ülkelerinden Uganda’da Ni’l Nehri’nin batı kısımlarında infekte bir kadından izole edilmiştir.

Vi’rüsün ilk tespit edildiği tarihden günümüze kadar çeşitli dönemlerde epidemilerine rastlanmıştır. Bulaşma Yolu Kaynağı özellikle kargalar olan rezervuarlardan Culex türü sivrisinekler aracılığı ile insanlara, atlara ve diğer memelilere bulaşır. Bulaşma çoğunlukla sivrisinek popülasyonunun aktif olduğu sıcak havalarda meydana gelir.

Bunların dışında kan yoluyla, organ ve doku nakilleriyle, anneden bebeğe anne karnında ve emzirme sırasında bulaşma yolları da söz konusudur.Risk Altında Olan Yaş Grubu Vakalar izlendiğinde 50 yaş ve çok üzeri yaş grubu dağılımı mevcut. Manisa’da genç değilde orta yaş üstü insanların ha’stalanması dikkat çekicidir. Yine de tüm yaş grubu insanlar dikkat etmelidir.

Örneğin Amerika’da farklı yaş grubunda (örneğin 6 yaş) nadirde olsa vakalar vardır. Hast’alığın Seyri Vir’üsün bulaştığı kişilerde çoğu kez hiçbir belirti ve bulgu olmaz. Genellikle kişiler farkına bile varmazlar. Yaklaşık %20 oranında ise Batı N’il at’eşi adı verilen, hafif bir en’feksiyon gelişir ve tam iyileşme gerçekleşir. Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve HI’V/AI’DS ha’staları gibi bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde Batı N’il vir’üsü çok ciddi olabilir ve beyin iltihaplanmasına ya da beyni ve omuriliğini çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya yol açabilir.

Vir’üse yakalananların yaklaşık %1’inden daha azında şiddetli has’talık görülmektedir ve az sayıda vakada Batı N’il vi’rüsü ö’lümcül olabilir.Korunma Batı N’il Vir’üsü’ne karşı insanlar için geliştirilmiş bir aşı henüz bulunmamaktadır. H’astalığın yaygın olduğu yerlerdeki insanlar için özellikle de yüksek riskli gruplar için (50 yaşından büyükler ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler) en’feksiyon riskini düşürmeye yönelik eğitim çok önemlidir. özücüler veya deterjan içeren deze’nfektanlara karşı dirençsizdir.

Vi’rüs, doğal vektör olarak sivrisinek, kene gibi arthropotlar ile kanatlı hayvanları kullanır. Genel olarak Culex Aedes cinsi sivrisineklerle yabani ve evcil kuşlar arasındaki sirkulasyon en’feksiyonu yaymaktadır. Argus ve Hyolemma cinsi keneler de virus ile infekte olmaktadır. İnfeksiyon spektrumunda insanlar başta olmak üzere özellikle atlar, köpekler, vahşi ve evcil kanatlı hayvanlar, koyunlar, develer ile deney hayvanları yer almaktadır.

İşlemlerde hız kazanma söz konusu

Gelişmeler kamuoyunun gündemine düştü zira Su-riyeli sığ-ınmacılarla ilgili kritik gelişmeler yaşanıyor alınan ilk bilgiler ise.

Yerel seçimlerin ardından Türkiye’nin büyük şehirlerinde yaşayan sı-ğınmacılara yönelik denetimlerin arttırılmasıyla birlikte sınır dışı etme işlemleri de hız kazandı.

Artan denetimlerin ardından ilk kafilede 400 sığ-ınmacı İd-lib’e geri gönderildi, denetimler daha da sıklaşacak.

Yerel seçimlerin ardından Türkiye’nin büyük şehirlerinde yaşayan sığ-ınmacılara yönelik denetimlerin arttırılmasıyla birlikte sınır dışı etme işlemleri de hız kazandı.

Göç İdaresi yetkilileri, su-ça karışanlar ve kaydı olmayanların sınır dışı edildiğini, ikamet izinlerini farklı şehirlerde alıp da başka şehirlere gelen sığ-ınmacıların ise hangi şehirlere kayıtlıysa oraya gönderildiğini söyledi.

DENETİMLE TÜRKİYE GENELİNE YAYILACAK: Sı-ğınmacılar için çalışma izni alabilmek çok zor şartlara bağlı. Son aylarda çalışma izni alabilen sı-ğınmacı sayısı yok denecek kadar az. Kaçak olarak çalışan Su-riyelilerin tespiti için çalışmalar yoğunlaşmış durumda.

Bu durum su-ç olarak kabul edildiği için yasal oturum hakkı varsa bile çalışma izni olmadan bir işte çalıştığı için sınır dışı edilen sığ-ınmacılar bulunuyor. Özellikle yerel seçimlerin ardından başlayan denetimler ülke geneline yayılacak. İlk etapta, uygulanacak cezalarla işverenin, çalışma izni olmayan sı-ğınmacıları istihdam etmemesi sağlanacak.

Bu durumun geri dönüşleri arttıracağı düşünülüyor. ON BİNLERCE SIĞ-INMACI GERİ GÖNDERİLECEK: Su-ça karışan Su-riyelilerin sınır dışı işlemleri zaten bir süredir devam ediyor. Denetimlerin arttırılması talimatını bizzat İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun verdiği iddia edildi. Belirlenen ilçelerin giriş ve çıkışlarında polis kontrollerinin de arttırılacağı öğrenildi.

İlerleyen aylarda bu yöntemlerle on binlerce sığ-ınmacının geri gönderilmesi planlanıyor. Yetkililer, sınır dışı edilen kişilerin Af-rin gibi “güvenli bölgelere” gönderildiğini söylese de İd-lib gibi aktif sa-vaş bölgesine gönderilen sığ-ınmacılar da bulunuyor.

Çok sayıda etkisiz oldu gece açıklandı

Bugün bereketli geçti son 24 saat içerisinde 8 pk-klı vatan ha-ini etkisiz hale getirildi! Bingöl, Ağrı ve Diyarbakır’da gerçekleşti. Detaylar haberimizde.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “İç güvenlik opera-syonları kapsamında, Bingöl-Yedisu ilçe kırsalında, İl Jandarma Komutanlığınca bugün gerçekleştirilen opera-syonda, 4 ter-örist sil-ahları ile birlikte etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, son 2 günde Bingöl’de etkisiz hale getirilen ter-örist sayısı 8 olmuştur. Bölgede opera-syonlar devam etmektedir.” denildi.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İç güvenlik opera-syonları kapsamında; Ağrı-Doğubayazıt ilçesi kırsalında, İl Jandarma Komutanlığı’nca bugün gerçekleştirilen hava destekli opera-syonda, 2 ter-örist sil-ahları ile birlikte etkisiz hale getirilmiştir. Bölgede opera-syonlar devam etmektedir.” Denildi.

Diyarbakır’ın Merkez Bağlar ilçesinde pol-isin teslim ol çağrılarına ate-şle karşılık veren 2 PK-K’lı ter-örist çıkan ça-tışmada etkisiz hale getirildi.

Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesine bağlı Sento Caddesi eski havalimanı kavşağı civarında ter-ör örgü-tü PK-K mensubunun bir apartmanın en üst katında bulunan evde saklandığı ihbarını değerlendiren Ter-örle Mü-cadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile Özel Hareket polislerince eve opera-syon düzenlendi.

Opera-syonda, kırsal alandan gelerek şehirde ter-ör örgü-tünün faaliyetini yürüttüğü tespit edilen böl-ücü ter-ör örgü-tü (BTÖ) mensubu Mü-cahit Yıl-maz etkisiz hale getirildi, iki kişi gözaltına alındı.

Ça-tışmada bir po-lis yaralandı: Olay sırasında bir özel harekat po-lisi yaralandı. Yaralanan po-lis hastaneye kaldırıldı.

Etkisiz hale getirilen ter-öristin kaldığı yerde yapılan aramada, başkası adına düzenlenmiş sahte kimlik, sil-ah, mü-himmat ve çok sayıda örgü-tsel doküman ele geçirildi. Allah askerimizin ve polisimizin yardımcısı olsun.