Erdoğan’dan 23 Haziran açıklaması: bizi jiletle kazır gibi kazırlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi hakkında flaş değerlendirmelerde bulundu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. Ankara Ticaret Odası’nın düzenlediği Ankara’nın Enleri ödül töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye ve dünya gündeminden 23 Haziran’da yenilenecek olan İstabul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine kadar pek çok konuda flaş açıklamalarda bulundu.

HİÇBİR TEHDİT VE AMBARGO BİZİ DURDURAMAZ

Ülkemizin üzerinde oluşturulmaya çalışılan kara bulutları birer birer dağıtıyoruz. Sanayide çarkların daha hızlı döndüğü, ticarette sirkülasyonun genişlediği üretim ve kazancın, bereketin arttığı döneme giriyoruz. Türkiye’yi başka türlü durduramayacağını görenler umudumuza saldırıyorlar. Döviz kurunu harakete geçirenler milletimizi atalete sürdürme peşindeler. Bu oyunu bozmakta kararlıyız. Türkiye’nin potansiyeli tüm bunların üstesinden gelmeye yetecektir. Hiçbir tehdit ve gizli ambargo bizi durduramaz. Bugün Türkiye dünyanın 222 ayrı ülke ve bölgesine ihracat yapabilen bir ülke haline gelmişse Allah’ın izniyle elimizden kaçıracak hiçbir şey kalmamış demektir.

“BİZİ JİLETLE KAZIR GİBİ KAZIRLAR”

Çanakkale’den İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs’tan terörle mücadeleye ve son olarak 15 Temmuz’da her fırsatta gösterdik. Şehit yakın ve gazilerimizin milletimizde ayrı bir yeri olmasının sebebi işte budur. Bu vatanın havasını soluyup, suyunu içtiğimiz müddetçe şehidimiz ve gazimiz eksik olmayacaktır. Her fırsatta tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz. Rabiamıza sıkı sıkıya sahip çıkmazsak bizi bu topraklardan geriye en küçük bir iz bırakmamacasına jiletle kazır gibi kazırlar. 82 milyon hep beraber, bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

“CEZAEVİNİN YOLUNU TUTTUĞUMUZDA MİLLET YANIMIZDAYDI”

Şehit yakınlarına sahip çıkmak yerine onları teröristlikle itham edenleri milletimizin vicdanına havale ediyoruz. Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. 1950 yılında geçilen çok partili hayata, darbelere, vesayet güçlerin tüm oyunlarına rağmen daima sahip çıkmıştır. İstanbul halkı bize büyükşehir belediye başkanı olarak şehri yönetme sorumluluğu verdiğinde eşi benzeri görülmemiş hizmetlere imza attık. Haksız bir şekilde görevden alınıp, cezaevinin yolunu tuttuğumuzda yanımızda milletimizin olması yaptığımız işin doğruluğunu gösteriyordu.

“ŞAİBENİN OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI”

31 Mart mahalli idareler seçimleri esasında yerel yönetimler ve muhtarlıkla ilgiliydi. Bu seçimlerde milletimiz bir kez daha yüzde 51,7 gibi bir oranla bizim yanımızda Cumhur İttifakı’nın yanında yer almıştır. Her seçim gibi 31 Mart’ta kazanılan kaybedilen yerler oldu. AK Parti olarak biz de daha önce başka partide olan illerden, ilçelerden, beldelerden belediye başkanlarını kazandık. Aynı şekilde bizim yönettiğimiz yerler başka partilerin adayları tarafından kazanıldı. İstanbul’da farklı bir durumla karşı karşıya kaldık. Seçimin ertesi gün netleşen sonuçlar, 39 ilçeden 25’ini almış olmamıza rağmen İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını ilk etapta 28 bin oyla kaybettiğimizi ilan etmişlerdi. Yapılan itirazlarla bu rakam en son 13 bin küsurata kadar geriledi. Şimdi bütün bunlar ortaya bir gerçeği, bir şaibenin olup olmadığını ortaya koymuyor mu?

“CHP ADAYI TEK OYLA KAZANSAYDI BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİ VARDI”

ABD’de Trump 3 milyonla kaybetti diye zannedilen bir seçimi kazanıyor. İstanbul’da rakamların böylesine değişmiş olması bizim meselenin üzerine daha fazla eğilmeye yöneltti. Bu milli iradenin ve bizlere destek verenin haklarının aranması ve savunulmasıydı. Biz bu süreci takip ederken alenen çalınmış olan oyların en azından bir kısmını bulmakla kalmadık. Başka usülsüzlükler, yolsuzluklar, hukuksuzluklar tespit ettik. Seçim kanunumuzda her konuyla ilgili süreler ve tahditler bulunduğu için birkaç ilçeye ulaşabildik. Adım adım ilçe ve il seçim kuruluna oradan da YSK’ya taşıdık.

Sonuçta YSK değerlendirmesini yaptı ve 23 Haziran’da seçimin yenilenmesine karar verdi. Burada yapılan iş bir başka adayın kazandığını bir başka adaya teslim etmek değildir. Yapılan iş tespit edilen yolsuzluklar, hukuksuzluklar sebebiyle şaibeli hale gelen bir seçimin yenilenmesidir. Sandık kurullarında memur yerine bankaların işçileri oralara bu şekilde verilirse, bunlar da ispatlanırsa, belirlenirse beklenen karar nedir, öncelikle burada yolsuzluk, usulsüzlük vardır, dolayısıyla bu işin yenilenmesi vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir