Kılıçdaroğlu’na tokat gibi sözler

CHP zihniyeti hep yaptığı gibi geçtiğimiz hafta bir şehit cenazesinde yaşanan müessif bir hadiseyi yine çığrından çıkarmaya çalıştı. Sadece bununla kalmayıp, işi hem şehitlerimizin yakınlarına, hem milletimize hem de çalışma arkadaşlarımıza hakarete vardırdılar. Öncelikle tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları için gelin birer Fatiha okuyalım..

Şehit cenazesine katılmak elbette herkesin hakkıdır. Güzel de bir şeydir. Ancak seçim sürecinde kendini PKK’nın güdümünden kurtaramamış, PKK ile işbirliği yapmış ve bu konuda atması gereken adım daha dikkatli olması gerekenler, daha özenli hareket etmek zorunda olmaları gerekir. Acaba buraya gitmek ne getirir? Ne götürür? Çünkü bu şehit nereden geliyor? Senin işbirliği yaptığın o PKK’nın canavarlarının, alçaklarının evet siyasi görüntüsü olan HDP ile sen işbirliği yapmışsın.

Yani bunu söylemeyelim mi? Bunu yutalım mı? Benim Mehmedimi şehit edenlerin, siyasi görüntüleriyle işbirliği yapacaksın, güç birliği yapacaksın, bunları yutalım…. Yutmayacağız arkadaşlar bunları söyleyeceğiz. Dağ ile anlaşacaksın, dağ ile el tutacaksın, dağ sana talimat verecek, bunları TV’lerde hep izledik. İşte HDP Ankara, İstanbul, Antalya burada seçime girmeyecek… Ve sen onlarla dayanışma içinde olacaksın, ondan sonra da kalkıp Çubuk’a şehidimin cenazesine gideceksin. Siz o kardeşlerimi hiç düşünmüyor musunuz ya? Ben bir Cumhurbaşkanı olarak gittiğim zaman önce soruyorum, gidişim rahatsız eder mi, etmez mi? “Bir sıkıntı var” derlerse gitmiyorum. Niye? İkinci bir sıkıntıyı niye yaşatayım? Herkes benim gibi düşünmek zorunda değil, herkes beni sevmek zorunda da değil.

Sen siyasi istismar için oraya gidiyorsun, şehit için değil. Ve çıkıyor bunların bazı hokkabazları, diyorlar ki, hükümetten kimse orada yoktu. Yahu benim genel başkan yardımcılarımdan tut, savunma bakanıma kadar hepsi cenaze merasiminde bulundular. Kalkıyorsun o köyü terörist olarak ilan ediyorsun dolaylı yollardan. Gereken yerlere bilgi verilip yapılması gerekir. Sen bunu da yapmadın, gereken yerler bellidir. Kaldı ki aile zaten gelmenizi istemiyor, bir de o var. Buna rağmen oraya gidiyorsunuz. Hiç kimsenin biz şiddete maruz kalmasını tasvip etmeyiz. Bay Kemal, Hacı Bektaş’ta bizim bakanımız Bekir beye senin gözlerinin önünde nasıl saldırıldığını, darp edildiğini biliyoruz. Kalkıp da konuşmanda, bir orada özür veya geçmiş olsun temennisinde bulunmadın. Aynı şekilde Enerji Bakanımız Taner beye, yine CHP’liler tarafından yapılan saldırı… Ve sizin besleme medyanızın nasıl başlıklar attığı bunların hepsi bizim gündemimizde var. Nasıl başlıklar attığını biliyoruz.

‘NEFRET KAMPANYASINA ÇEVİRDİLER’ CHP’nin Çubuk’ta yaşanan hadiseyi mecrasından saptırarak, işi şehitlerimize, AK Parti’ye hükümete karşı nefret kampanyasına çevirmesi yanlıştır. Şişli’de belediyenin 100 metre ötesinde kız yurduna saldıranların, şehit cenazesinde tepki gösteren Çubuk halkını teröristler gibi çirkin ifadeyle yaftalamaya hakkı yoktur. Ondan sonra kızlar gençler şunlar bunlar deyip duruyorsun. Biz sizin cibilliyetinizi biliriz, geçmişini de biliriz. CHP bu davranışlarıyla dahi eline güç geçirmesi halinde, devletin kadrolarına, masum insanlara neler yapabileceğinin işaretlerini vermiştir.

‘CHP’Lİ BELEDİYELERDE İŞÇİ KIYIMLARI BAŞLAMIŞTIR’

Bakın şu anda CHP’li kabul edilebilecek belediyelerde hemen işçi kıyımları başlamıştır. Sen diyorsun ki, hangi partiden olursa olsun kimse bizim kazandığımız belediyelerde işlerinden atılmayacaktır diyorsun. E ne oldu? Şu anda atılıyor, kapıya konmaya başladılar. Hani nerede müdahalen? asgari ücret ilan ediyorsun. Ne asgari ücreti ya, biz ilan ettik. Kimi aldatıyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir