tabipler birliği oruca dilini uzattı

Türk Tabipler Birliği üyesi Dr. Eftal Yıldırım, İslam aleminin ibadetine dil uzattı. Yıldırım tüm tıp dünyasının aksine oruç tutmanın sağlığa zararlı olduğunu söyledi. Orucun sağlığa olan yararlarıyla ilgili, çok sayıda yerli ve yabancı tıp insanının akademik çalışmaları ve açıklamaları mevcutken Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Dr. Eftal Yıldırım, bunun aksini iddia etti. Etfal Yıldırım, konuyla ilgili olarak

Sol Haber’in sorularını yanıtladı. TTB’li Eftal Yıldırım’a, oruç tutmanın yararı olup olmadığı, bu konuda çıkan haberlerin doğruluğu soruldu. ”Oruç beslenme döngüsünü bozar” Eftal Yıldırım, “Benim açımdan hekimler, doğru bildikleri bilimsel bilgileri aktarmak dışında bir tutum almamalıdır. Orucun, normal biyoritmi ve sağlıklı beslenme döngüsünü bozacağı, ancak bunun kişilerin kendi tercihleri olacağı ve sonuçlarına katlanacakları vurgulanabilir.” ifadesini kullandı. Algı yaratılmaya çalışılıyor.

Oruç ile ilgili akademik camiada bir tartışma olup olmadığı sorusu üzerine Eftal Yıldırım, “Akademik olarak bazıları kendi inançlarını pekiştirmek amacıyla tezler ileri sürüyor ancak tartışmalar sürüyor, kesin olarak kanıtlanamadığı için… Tersi görüşleri yayınlama olanağı verilmiyor Bu tür tek yanlı medya yayınları, dincilere kendi propagandalarını destekleme olanağı veriyor. Zaten günümüzde yaratılan ‘Bilimsel bilgi ve kanıta dayalı tıp karşıtlığı’ ortamında, buna benzer algı yaratılmaya çalışılıyor ancak tersi görüşleri yayınlama olanağı verilmiyor.”

Kaftancıoğlu’nun Akşener’e sözleri yenilir yutulur değil

CHP’nin bir çok milli ve dini değerlere hakaret ve küfürlerinin ortaya çıktığı ve tartışılan İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İstanbul seçimlerinde HDP’den sonra en önemli tampon olarak görülen İYİ Parti’nin Genel Başkanı Meral Akşener’i “geçmişin kirli siyasetçisi” olarak niteleyen Kaftancıoğlu, “Kişisel olarak ben, Meral Akşener’in geçmişte namussuz ve aktif siyaset yaptığı dönemlerdeki duruşunu unutmayanlardanım” demecinde bulunmuş.

MERKEZ SAĞ BOŞLUĞUNU DOLDURAMAZ

Röportajda Türkiye’de merkez sağ siyasette bir boşluğun oluştuğu ve Akşener ve ekibinin buraya oynadığı şeklindeki değerlendirmelere katılmadığını belirten Kaftancıoğlu, “Merkez sağ siyasetteki boşluğun ya da bu alanın boşaltılmasının AKP’nin siyasal İslamcı çizgisinin güçlenerek artmasının sonucu olduğunu düşünüyorum. Ancak ‘Meral Akşener liderliğinde kurulacak parti bu boşluğu doldurur mu’ sorusuna ise ‘evet doldurur’ demenin çok erken bir yorum olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Meral Akşener’in 90’lı yıllardaki siyasetin önemli figürlerinden biri olduğunu hatırlatan Kaftancıoğlu, “Kişisel olarak ben, Meral Akşener’in geçmişte namussuz ve aktif siyaset yaptığı, devlet yöneticiliği yaptığı dönemlerdeki duruşunu unutmayanlardanım” dedi.

MERAL AKŞENER’İN GEÇMİŞİ KİRLİ

İYİ Parti’nin kurulma sürecini de değerlendiren Kaftancıoğlu, “Meral Akşener gibi geçmişin kirli siyasetçilerinden Türkiye’nin merkez sağını dolduracak gibi çok umut vaat eden cümleler kurmayı da siyasetçi olarak her şeyden önce kendime yakıştıramıyorum” diye konuştu.

AKŞENERDEN MEDET UMAR HALE GELİNDİ

Her şeye rağmen toplumda Akşener konusunda bir “beklentinin” de oluştuğunu ifade eden Kaftancıoğlu, “Siyasi dengeler ne yazık ki toplumu Meral Akşenerlerden medet umar hale getirdi. Merkez sağ siyasetteki boşluğu doldurur mu sorusuna yine dönecek olursam, umarım doldurur diyorum, yani böyle bir ihtiyaç olduğunu görüyorum” diyerek MHP ile sağda bir bölünmenin gerçekleşmesini temenni etti.

YANLIŞ KİŞİLERDEN DOĞRU SONUÇ ÇIKMAZ

Meral Akşener’in yeni parti girişimiyle CHP’nin tabanında oy alabileceği yönündeki değerlendirmelere değinen Kaftancıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Çoğunlukta olmayan bir kesimin, Meral Akşener’in AKP-MHP tabanına ve belki de en az onun kadar CHP tabanına ya da sol-sosyal demokrat tabana hitap edip oradan da oy alacağı şeklinde ifade ettiği bir durum var. Tüm bu söylediklerimden hareketle umarım böyle bir sonuç olmaz, umarım Türkiye siyaseti adına önemli gelişmelere vesile olur diyorum. Çünkü yanlış kişilerden, yanlış işlerden doğru sonuçlar çıkmayacağına inananlardanım.”

Avucundaki yazının kaynağı çözülemedi

Yaşlı teyze bir rüya görür. Rüyasından sonra Umreye gider. Ayrıca gördüğü rüyadan itibaren Eskişehir’de Medine Camii’nin yapılmasını da sağladı. Gelelim olayımıza Umre’de bulunurken ikindi namazı kılar o sırada nefesinin bir anda kesildiğini ve akabinde Allah’ın kendisine öbür tarafı gösterdiğini söyledi Aynur Eken. Sözlerine ise devam etti:

Umre’deyim yaklaşık Kabe’yle aramda on metre var idi. Tavaf edip çıktım. İkindi namazını kılarken, sadece nefesimin gittiğini hissettim. ÖIdü demişler bana. Orada ne kadar kaldım, nasıl çıktım henüz bilmiyorum. Ama ben öbür tarafa gittim, Rabbim bana gösterdi. Orada çok güzel yerler gördüm, neyin ne olduğunu gördüm. Toprağın, mezarın altını bile gördüm. Orada bir şeyler gördükten sonra kalkayım derken sıçradım. ÖImemiş dediler. ÖImemiş diye yanımdaki arkadaşım ağlamış. Elimi yüzümü yıkadılar, kapıya da götürdüler.

Beni hastaneye götürdüler. Ben gittim geri geldim, Allah beni orada isteseydi bir hikmeti var götürmüştü. Ne kadar zamanda geri getirdi onu Rabbim biliyor. ‘Götürmeyin’ dedim, beni önce Türk hastanesine, sonra bizde makine yok, ilaç yok, belki kalp krizi olabilir diye Arapların hastanesine götürdüler. Orada 3-4 saat yattım. ‘Beni çıkarın’ dedim çıktım. Aynur Eken, ertesi gün yine ikindi vaktinde uzun boylu, elini ve yüzünü görmediği, başkalarının ise hiç fark etmediği birisinin yanına gelerek, elini öptüğünü söyledi.

Yanına gelen kişinin elini öptükten sonra, “Allah adını senin eline yazdı teyze” dediğini iddia eden Eken, sözlerine şöyle devam etti: “Ertesi gün ikindi vakti, aynı zamanda; böyle ince, uzun boylu, kapalı hiçbir yeri gözükmüyor biri geldi. Türkler ve yanımda birkaç kişi vardı onlar görmemiş. Geldi yanıma, önüme dikildi. ‘Hacı anne bu elini bir öpebilir miyim?’ dedi. Bende ‘Niye kızım?’ dedim. ‘Öpeyim de söylerim’ dedi. Elimi kaldırdı, öptü, kokladı, başına koydu, sonra aldı kalbine koydu.

‘Allah’ım, hamd-ı şükürler olsun, sübhanallah elhamdülillah. Sen sevdiğin kutsal kulunu götürdün. Eline adını yazdın. Ben de görevimi yerine getirdim’ dedi. Sonra, ‘teyze Allah adını senin eline yazdı. Buraya Allah yazdı. Bunu Allah’ın sevdiği kulları görsün. Sevmediği görmesin’ deyip oradan kayboldu.” Elinde beliren Allah yazısını gördükten sonra duygulanıp ağlamaya başladığını anlatan Eken, şöyle devam etti: “Ben, o gittikten sonra elime baktım Allah yazıyor. Gördüm, ağlamaya başladım. Tabii Araplar da gördü. Onlar da öpmek için sübhanallah diyerek hücum etti. Çiğneneceğim diye oradan arkadaşlarla ayrıldık başka bir kısma gittik.”

Güzide şehrimiz Eskişehir’de hayatını sürdüren “Türkiye’nin ilk kadın cami dernek başkanı” Aynur Eken, rüyasında gördüğü camiyi şehre kazandırdı- Eken: – “Camimizin kubbelerinde Medine’nin toprağı var. Çocukluğumdan beri hayır işleriyle uğraşıyorum, hayatım bunlarla geçti. Burası Allah’ın evi. Allah bana güç kuvvet verdi, Medine’nin şubesini buraya getirdim, çok mutluyum” dedi.

YSK’da ret oyu kullanan 4 üye direniyor

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), 7 oya karşın 4 oyla alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptali ve yenilenmiş ve kısa bir açıklama yapılmıştı. Karara sonrası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu parti meclis toplantısında 7 ret oyu veren YSK üyelerine çete diyerek çok ağır bir şekilde hakaret ve suçlamalarda bulunmuştu.

YSK dün yaptığı bir açıklama ile İstanbul kararının gerekçeli kararının bugğn için açıklanacağı bildirilmişti. İstanbul kararında iptal ve yenileme istemi oyu kullanan 7 YSK üyesi gerekçelerini tamamlarken oylamada ret oy kullanan 4 üye ise henüz şerh yazılarını tamamlamadı. Bugün verilmesi gereken karar gene ertelendi.

4 RETÇİ YSK ÜYESİ DİRENİYOR

YSK’nın iptal ve yenileme kararı 7 üyenin tamamımın gerekçe yazılarının içerdiği 200 sayfanın üzerinde olduğu belirtilen gerekçenin açıklanması için 4 muhalif üyenin şerhlerini yazmalarının beklendiği belirtiliyor…

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin gerekçeli kararın yazımını tamamladığı bildirildi.Ancak karara muhalif olan üyelerin muhalefet şerhlerini yazmadıkları ve bunlarında da tamamlandıktan sonra gerekçeli kararın kamuoyu ile paylaşılacağı ifade edildi.

İstanbul gerekçeli kararın 200 sayfanın üzerinde olduğu öğrenilirken, muhalefet şerhlerinin yazımı ise bir iki gün daha sürebileceği belirtiliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin yenilenmesi kararı 4’e karşı 7 üyenin oyu ile alındı. Karar sonrası CHP, HDP, İYİ Parti, SP seçimin yenilenme lehine oy kullanan 7 Yüksek Seçim Kurulu üyesini suçlamışlardı. CHP söz konusu 7 üye için çete kelimesini kullanmıştı.

Kılıçdaroğlunun çağrısına HDP’li Buldan’ın yanıtı saşşırttı

Dün Samsun’da 19 Mayıs’ın 100. Yıl Törenleri vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bütün parti liderlerini davet etti. Erdoğan, Kılıçdaroğlu, Bahçeli, Karamollaoğlu, Destici ve Perinçek birlikte poz vererek birlik mesajı verdi. Törene sadece HDP liderleri davet edilmedi. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan liderlerin fotoğrafını paylaşıp tepki gösterdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise törenlere davet edilmeyen Pervin Buldan’ı aradığı öğrenildi. Kılıçdaroğlu, davet edilmeyen parti liderlerini aradı; bayramlarını kutladı. Bu isimlerden biri, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’dı. Kılıçdaroğlu: Burada herkes olmalıydı Edinilen bilgiye göre Kılıçdaroğlu, bazı genel başkanların davet edilmemesinin doğru olmadığını belirterek, “Burada herkes olmalıydı” dedi.

Davet etselerdi Samsun’da olmak isterdik

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın ise, “Davet etselerdi, Samsun’da olmak isterdik” dediği belirtildi. Kılıçdaroğlu’nun da bu sözler üzerine, “Hep birlikte kutlanacak bayramları özledik, milli bayramları birlikte kutlamak gerekir. Bunu hep birlikte başaracağız” ifadelerini kullandığı öğrenildi.

Pervin Buldan: Hiç güzel değil

Buldan sosyal medya hesabından liderlerin birlikte çektiği kareyi paylaşıp şu Twiti attı:

Emeklinin bayram ikramiyesi kapsamı genişletildi

Emeklinin Bayram İkramiyesi Kapsamı Genişletildi..Hükümetten vatandaşı sevimdiren bir karar daha çıktı 200 bin kişi daha ikramiye alacak bayrama Daha mutlu şekilde girecek Milyonlarca emeklinin yüzünü güldüren hükümet, aileleriyle beraber 200 bine yakın iş

göremezlik geliri alan vatandaşa da bayram ikramiyesi verecek. Sabah’tan Hazal Ateş’in haberine göre hükümet, bu yılın başından itibaren Ekim 2008’den önce sürekli iş göremezlik geliri alırken yaşamını yitirenlerin eş ve çocuklarına da gelir bağlamaya başladı.

SGK’DAM ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

İş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri alanlara, gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi oranında bayram ikramiyesi ödeniyor. Meslekte kazanma gücü kayıp oranı yüzde 25 olanlara 250 lira, yüzde 45 olanlara 450 lira ikramiye ödenecek. Yaklaşık 12.3 milyon emekli bu yıl çift ikramiye alacak. Emekli ikramiyeleri 27-31 Mayıs tarihleri arasında Ramazan Bayramı’ndan önce hesaplarda olacak. Sosyal Güvenlik Kurumu, ikramiye ödemeleri ile ilgili merak edilen sorulara yanıt verdi.

Birden fazla dosyadan gelir veya aylık alan emekli, hak sahiplerine en fazla ödemeye imkân veren dosya üzerinden ödeme yapılıyor. Emekli veya hak sahibinin vefatı durumunda hak edildiği halde ödenemeyen bayram ikramiyesi varislerine ödeniyor. Vefat eden sigortalılardan gelir ve aylık alan hak sahiplerinin bayram ikramiyesi ödemesi hak sahiplerinin hisseleri oranında veriliyor. Eşinin vefatı nedeniyle yüzde 50 oranı ile eşe, yüzde 25 oranı ile yetim çocuğa ölüm aylığı ödenmesi halinde; bin liralık ikramiye hak sahiplerine hissesi oranında ödeniyor. Eşe 500 lira, yetim çocuğa ise 250 lira bayram ikramiyesi yatırılıyor.

AİLESİ DE ALABİLECEK İş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sürekli iş göremezlik geliri almakta olanlara, iş göremezlik derecesi oranında bayram ikramiyesi ödenecek. Örneğin; meslekte kazanma gücü kayıp oranı yüzde 25 olması nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri almakta olanlara, bin liranın yüzde 25’i oranında yani 250 lira tutarında bayram ikramiyesi ödenecek. İş göremezlik aylığı alan kişinin vefatı durumunda ailesi bayram ikramiyesi alabiliyor.

İKRAMİYE GELİR SAYILMIYOR Yılda iki kez verilen ikramiyeler, bakım yardımında hane içinde kişi başına düşen gelir şartı hesaplamasına dâhil edilmiyor. Bu kapsamda bakım desteği kesilenlere yeniden hizmet verilecek, ödenmeyen yardım tutarı ödenecek. İkramiye alanlar arasında şehit yakını ve gaziler, vazife ve harp malullüğü aylığı alan er ve erbaşlar, geçici köy korucuları, şeref aylığı alanlar, şampiyon sporcular, Kore, Kıbrıs ve İstiklal Savaşı gazileri, terörden zarar görmesi nedeniyle aylık bağlanan siviller de bulunuyor.

İstanbul’da 150 Bin Refakatçi Seçmen Suprizi

K Parti, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) yenileme kararı aldığı İstanbul seçimlerini kazanmak için kılı kırk yaran bir çalışma yürütüyor. 31 Mart’ta yapılan hatalardan yola çıkan AK Parti yönetimi, seçimi yönetecek ekipten, sandığa gitmeyen seçmene, küskün partililerden, parti politikalarına aykırı olan söylemlere kadar her konuda tedbirini aldı.AK Parti, ilk aşamada çalışmalara İstanbul’daki seçim karargâhına deneyimli isimleri getirerek başladı. Ayrıca her seçim döneminde oluşturulan strateji ekibine de bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlık edecek.

VEFA BULUŞMALARI

31 Mart seçimlerinde herhangi bir sebeple sandığa gitmeyen seçmenin ikna edilmesi için AK Parti’nin kuruluşundan bu yana İstanbul’da görev yapmış teşkilat yöneticileri de devreye sokuluyor. Bu amaçla, İstanbul milletvekilleri ve parti yönetimi ‘Vefa buluşmaları’ adı altında eski partililerle bir araya gelmeye başladı. İstanbul’daki partilileri çok yakından tanıyan Erol Kaya, Aziz Babuşçu ve Mustafa Ataş gibi isimlerin katıldığı bu toplantılarda, teşkilatlarda emeği geçmiş ama şu anda aktif görevi bulunmayanları da sürece dâhil ederek, seçim çalışmalarına katılmalarını isteniyor.

‘SÖYLEM BİRLİĞİ’ UYARISI

31 Mart seçim kampanyası sırasında ‘söylem birliği’ konusunda da sıkıntı yaşayan AK Parti, bu defa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın net uyarısı ile daha dikkatli bir yol izliyor. Özellikle YSK kararı ile ilgili tartışmalarda partiyi zor duruma düşürecek söylemlerden uzak durulmasını isteyen Erdoğan’ın “Farklı açıklamalar partimize zarar veriyor. Özellikle sosyal medyada bu farklı görüşleri başka yerlere çekenler var. Dikkatli olmalıyız. Uyarımıza rağmen, bu konuda farklı davranan olursa gereğini yaparız” dediği belirtildi.

ANNE-BABALARINI GÖTÜRDÜLER

AK Parti milletvekillerinin ve teşkilatlarının çalışmaları sırasında, sandığa gitmeyenler seçmenlerle ilgili ilginç bir tespit de yapıldı. AK Parti kurmayları, “Muhtar adaylarının yoğun baskısı nedeniyle zaten binlerce kişi seçmen kütüğünü İstanbul’dan taşımıştı. Bir de bizzat kendi seçmenimiz olduğunu bildiğimiz ama sandığa gitmediğini tespit ettiğimiz isimlerle yaptığımız temaslarda, bize anne veya babasını muhtarlık seçiminde oy kullanması için köye götürdüğünü söyleyenler oldu.

Yani kendisi İstanbul’da seçmen görünüyor, ama anne-babası memleketinde kayıtlı. Yaşlı anne babası yalnız gitmesin diye onlara refakat ettiğini, bu nedenle İstanbul’da oy kullanamadığını söyleyen çok seçmen tespit ettik” dedi. AK Parti kaynakları, İstanbul’da çocuklarının yanında yaşayan yaşlı anne-babalarını seçimler için memlekete götüren 100-150 bin civarında İstanbullu seçmen olduğunu tahmin ettiklerini, bu seçmenlerin 23 Haziran’da sandığa gitmelerini beklediklerini dile getirdi.

900 BİNİ, BİLİNÇLİ SANDIĞA GİTMEDİ

AK Parti kurmayları, İstanbul’da 1,7 milyonun üzerinde sandığa gitmeyen seçmen üzerinde yapılan analizlerde, bu seçmenlerin 900 bine yakınının ‘bilinçli olarak’ oy kullanmadığını gördüklerini söylüyor. AK Parti kaynakları, bu durumdaki kişilerin ‘Belediye başkanına veya milletvekilline kızgınlık, hizmetleri yeterli bulmama, parti politikalarına yönelik tepkiler ve ekonomi-hayat pahalılığı’ gibi nedenlerle sandığa gitmediklerini dile getirdi.

Türkiye Gazetesi

Evkadınlarına iş imkanı sunuldu

İŞKUR’dan proje geldi yeni bir proje. Kadınların çalışma sayılarını arttırmak için istihdamı yükseltmek için yeni bir proje üretildi. Projenin kapsamınca evde oturan kadınlar sadece günde 3-4 saatlerini ayırığ çalışarak 600 ila 800 TL arasında gelir sahibi olabilecek. Ne iş yapacakları da netlik kazandı. Detaylar haberimizde.

Kadınların da çalışması için, çalışan kadın sayısının artırılması ve kadınların istihdam edilmesine destek olan İŞKUR, yeni bir projeyle ev kadınlarının evde gelir elde etmesini sağlayacak. Yeni uygulamayla, kadınlar ‘evde’ iş yaparak aile bütçesine katkı sağlayacak. Ev kadınları günlük ortalama 3-4 saat çalışmayla, 600 ile 800 lira arasında gelir elde edebilecektir.

SİSTEM SMS İLE İLETİLİP ÇALIŞACAK: İŞKUR tarafından sunulan bu imkandan yararlanmak isteyen kadınlar, kuruma giderek iş ve meslek danışmanları aracılığıyla kayıt yaptırarak, sisteme kaydedilecek. Kadınların eğitim sertifika ve belgeleri dikkate alınarak, evde yapmalarına uygun olan işler, SMS’le iletilecek.

PEKİ KADINLAR NE TARZ İŞLERİ GERÇEKLEŞTİRECEK: Söz konusu proje kapsamında ev kadınları, nikah şekeri, bitki çayı paketleme, sabun, tel toka kutulama, kulak çubuğu ambalajlama, poşet katlama, cetvel seti hazırlama, küpe arkası takma, takı tasarımı, tırnak kutulama, mandal montajı, gömlek yakası dikme, peçete halkası yapma, gibi işler yapacak.

İŞKUR NEDİR: İşkur, genel amacı işsizliği engellemek olan iş-kur işe alım sürecinde de etkili rol oynar. İş bulamayan ve personel açığı olan üyelerinin taleplerine karşılık verir. İş-kur istihdamın yaygınlaştırılması, iyileştirilmesi ve korunması amacı ile görev yapan ve en temel amacı işsizliği önlemek olan bir kuruluştur.İş ve İşçi bulma kurumunun 4 Ekim 2000 yılında kapatılması ile İş-Kur kurulmuştur. Son zamanlarda pek çok personel bulma ve yerleştirmede etkin rol alan iş-kur binlerce kişiye iş olanağı sunar.

Katar lideri kesesinin ağzını açtı

katar’ın ihtiyaç sahibi aileler için yaptığı nakdi yardımdan istifade etmek isteyen yüzlerce Filistinli, Gazze’nin çeşitli kentlerindeki bankaların önünde toplandı.

Katar Gazze’yi Yeniden İmar Komitesince dün yapılan yazılı açıklamada, nakdi yardımların Gazzelilere bankalar aracılığıyla ulaştırılacağı bildirilmişti. Açıklamada yardımlardan, her aileye 100 dolar düşecek şekilde toplam 55 bin ailenin istifade edeceği aktarılmıştı.

Katar, Ekim 2018’de abluka altındaki Gazze Şeridi’ne 150 milyon dolarlık acil insani yardım kararı almıştı. Söz konusu karar doğrultusunda daha önce Gazze’ye 3 kez nakdi yardım gönderilmişti.

Katar ayrıca 28 Ocak’ta Gazze’de insani projelerde kullanılması amacıyla Birleşmiş Milletler’e (BM) 20 milyon dolarlık yardımda bulunmuştu.

Gazze’de 6 binden fazla kişinin ilerleyen günlerde istihdam edileceği duyuruldu. 6 bin 400 kişiye geçici iş imkanını Katar finanse ediyor!..

Gazze’deki UNRWA sözcüsü Adnan Ebu Hasene AA muhabirine yaptığı açıklamada, Katar’ın 13 milyon dolar finansman sağladığı geçici istihdam projesi kapsamında 6 bin 400 kişiye iş imkanı sunulması için hazırlıkların sürdüğünü belirtti.

İstihdam edilecek kişilerin üniversite mezunları ile vasıflı işçilerden oluşacağını aktaran Hasene, projenin mart ayı bitmeden başlayacağını ifade etti.

Geçici istihdamın, uzmanlık alanlarına göre değişeceğini vurgulayan Hasene, bazı alanlarda 3, bazılarında da 6 ila 9 aylık istihdam sağlanacağını bildirdi.

Hasene, UNRWA’nın geçici istihdam projesi için yaklaşık 260 bin kişinin başvuruda bulunduğunu sözlerine ekledi.

Katar’ın Gazze’yi Yeniden İmar Komitesi ile UNRWA 27 Şubat’ta, Gazze’de binlerce kişiye geçici iş imkanı sağlamak amacıyla “İş Karşılığı Ücret” isimli bir projenin uygulanması için anlaşma imzalamıştı.

Son seçimi bilen adil gür açıkladı işte son anket sonucu

31 Mart öncesi İnternethaber’e konuşan Adil Gür’ün İstanbul seçimleriyle ilgili söylediği her şey neredeyse aynen çıktı. Seçim sonuçlarını Hadi Özışık’a değerlendiren Gür, İstanbul’da seçim tekrarlanır mı? Tekrarlanırsa sonuç ne olur? sorusuna cevap verdi.
A&G Araştırma’nın sahibi Adil Gür, nefes kesen bir yarışa sahne olan İstanbul seçimlerini analiz etti.

Adil Gür, nefes kesen bir yarışa sahne olan İstanbul seçimlerini analiz etti. Herkesin yanıtını merak ettiği sorulara da cevap veren Adil Gür, seçimlerin yenilenme ihtimalinin güçlü olduğunu söyledi.

31 Mart’tan önce İstanbul için söylediği sözü hatırlatan Adil Gür, “Seçimden iki gün önce ‘İstanbul’ karakolda biter dedim. Karakolda değil de mahkemede bitti. Kısa sürede de biteceğini sanmıyorum.” dedi.

Peki yeni seçimde sonuç değişir mi?

Adil Gür bu soruya “Sandığa gitmeyen yüzde 3-4’lük bir kesim var. Seçime gidip kimin lehine oy kullanırsa seçimi o kazanır” yanıtını verdi.

YOUTUBE KANALI

Hadi Özışık’ın Adil Gür ile yaptığı çarpıcı röportajın devamı da var. Youtube kanalına üye olup izleyebilirsiniz.

İşte Adil Gür’ün açıklamalarından flaş bölümler şöyle:

-Seçimden iki gün önce İstanbul karakolda biter dedim. Karakolda değil de mahkemede bitti. Kısa sürede de biteceğini sanmıyorum. Herkes bu gece bitecek diye bekliyor. Oysa YSK diyor ki; “Sayılan oyun iptaline gerek yok, kaldığın yerden devam et” diyor. YSK’ya bugün bir itiraz daha yapılabilir. Yarın yeniden bir gün maltepe oylarını yeniden sayabiliriz.

YSK, İmamoğlu 1 oyla bile kazansa mazbatayı vermelidir”

-“YSK, mazbatayı verir mi? Vermeli mi? Bu hukukçuların yapacağı bir iştir. Bana göre İmamoğlu, 1 oyla bile kazansa, YSK geçmiş taaammüllere göre mazbatayı vermelidir. Belki YSK şunu söyleyebilir. Herhangi bir kaosa neden olmamak için bekleyebilir”.

Tekrar seçim olur mu?

-“2014’te Ağrı ve Yalova seçimlerinin yenilendiğini biliyoruz. Seçim sonuçları değişmedi. YSK karar verecek, sonucunu beklemek lazım.

Yenilenen İstanbul seçiminde sonuç nasıl çıkar?

-“Bir şekilde sonuçlanır aynı çıkmaz merak etmeyin. Siz İstanbul’da 10 hafta seçim yapsanız bir seçimin diğerinden farkı bir elin parmaklarını kadar olamaz. Çünkü kamplaştık, kutuplaştık”

“Yüzde 3-4’lük bir kesim var. Kime verirse o kazanır”

-Bir tarafta “İmamoğlu kazandı vermemek için bakın ne yaptılar” bu sefer İmamoğlu’na oy vereceğim diyen seçmen olur. Tersi olur mu? olur. AK Parti’ye, “Az daha kaybediyordu, şaibe varmış… Gidip Binali Yıldırm’a oy vereyim” diyenler olabilir. Sandığa gitmeyen yüzde 3-4’lük bir kesim var. Seçime gidip kimin lehine oy kullanırsa seçimi o kazanır.

Saadet Partisi’nin oyları

-Saadet Partisi ittifakın dışında kaldı. AK Parti’ye kızgın seçmenlerin bir kısmı Saadet’e verdi. “Saadet aday çıkarmazsa yüzde yüz İmamoğlu’na oylar gider” diye bir şey yok. AK Parti’ye de gidebilir ihtimal dahilinde.

Yüzde 1 seçimi belirleyecek kısım”

-Beyaza siyah diyen beyaz demiyor. Siyaha beyaz diyen siyah demiyor. CHP’ye oy verenler; “Adam kazandı elinden almak için sayımları uzatıyorlar” ya da diğer tarafta AK Parti’ye oy verenler “Bak kardeşim şaibe var vs.” diye düşünüyor. Yüzde 88-89’un böyle düşündüğü kanaatindeyim. İşte o yüzde 1 seçimi belirleyecek kısım. Yani her şey fifti fifti.

CHP seçmeni tatile giderse…

-CHP seçmeni eğitimli, sandığa daha duyarlı. Ev geçiminde kaygısı olan insanlar köyüne gider. Bodrum’da tatile giden gelir oyunu kullanır. Gelip oy kullanmazlar söylemine kesinlikle katılmam mümkün değil, bu tez doğru değil. CHP’li dostlarımızı tanıyoruz. Tatilde seçim olur diye biletini alanlar var.

Seçmen hiçbir seçimde bilinçsiz hareket etmiyor”

-“Seçmen feraset sahibi, hiçbir seçimde bilinçsiz hareket etmiyor. Dünyanın en önemli siyaset mühendislerini bir araya toplasak Türkiye’de bir siyaset mühendisliği yapın desek bu kadar bir dizaynı siyaset mühendisleri yapamaz”.

Seçmenin mesajı neydi?

-Seçmen birden çok mesaj verdi; Suriye’de porblem var, yurtiçinde terör, yurtdışında AB ile ABD ile sorunlarımız var. Çözerse yine mevcut iktidar ve Erdoğan çözer dedi. Yüzde 1 dahi düşmeden “AK Parti sorunları çözer devam et” dedi. Net bir mağlubiyet olsaydı Cumhur İttifakı meşruiyet tartışmaları çıkardı. Sana ben 24 Haziran’da mühlet verdim arkasındayım devam et dedi.

“Hem CHP hem AK Parti kazandı”

-“Ekonomik gidişattan memnun değilim ve iktidara uyarıda bulunmak istiyorum” diyenler bazı yerlerde belediye başkanlarını değiştirerek uyarı verdi. Bir diğer önemli nokta ise “CHP ne yüzde 20’den düşer ne de yüzde 30’dan yukarı çıkar” kanısını yıktı. Önümüzdeki 5 yıl sana mühlet! verilenleri yapabilirsen belki seni ileride iktidar yaparım dendi. Hem CHP hem AK Parti kazandı. Özellikle Kılıçdaroğlu kazandı.

“Ben kazandım” tartışması

-Seçim gecesi “Ben kazandım” açıklaması normal bir şeydir. Orada bir yanlışlık yoktu. Bu süreçte iki yanlışlık vardı. “Gönül belediyeciliği kazandı Teşekkürler” bilboardları afişleri yanlıştı.

Ekrem İmamoğlu’nun Anıtkabir defterine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı imzası atması ve İBB kartviziti ile gezmesi yanlış.

“2 ay sonra seçimler olursa su yatağını bulur”

Hem Binali Yıldırım’dan hem Ekrem İmamoğlu’ndan vatandaş olarak istirhamım; Dünya’nın en güvenli seçimlerini yapıyoruz. Sandıklara sahip çıksanız bu sayımlara gerek olmazdı. Türkiye’de seçim tartışmaları yüzünden dünyada itibarmız ve demokrasi zarar görüyor, kayboluyor. Su akar yatağını bulur. 3 gün sonra 13 gün sonra 2 ay sonra seçimler olursa su yatağını bulur.