Büyük Operasyona Hazırlanıyoruz

FETÖ’ye yönelik büyük.

Bir operasyon hazırlığı olduğunu açıklayan.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu.

“Bunları kazıyıp bitireceğiz bu .

Ülkede” ifadelerini kullandı.çişleri Bakanı Süleyman Soylu yaptığı açıklamada ” FETÖ’ye bir büyük operasyona daha hazırlanıyoruz. Bunları kazıyıp bitireceğiz bu ülkede.” dedi. ‘SİZİ YÜRÜTEN ADAM DEĞİLDİR’ Öte yandan, “HDP, bal gibi zillet ve illet ittifakına dahildir, dolayısıyla PKK da dahildir.” diyen İçişleri Bakanı Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü: Şimdi ‘Apo’ içeride diye, güya milletvekilleri yürüyüş yapacaklarmış sağda solda. Sizi yürüten adam değildir.

Erdoğan’dan Açıklama Haldekilerin İşinin bitireceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti seçim .

Toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

SANDIKLARDA EN UFAK BİR SU SIZMASINA YOL VERMEYİZ .

Tüm sandıkların kontrol altında tutulması.

Sandıkların tam hakim olmak için bu toplantıyı yapıyoruz. Sandıklarda en ufak bir su sızmasına, kaçağa yol vermeyiz. Ortalama bir sandıkta 300-350 seçmen var. Bunları paylaşacağız. Gençler gençlere, kadınlar kadınlara, ana kademe ana kademeye ulaşacak, bunların üzerinde çalışacağız. Bugün Atatürk Kültür Merkezi’nin yeni binasının temelini attık. Muhteşem bir opera binası yapıyoruz. İstanbul’da inşallah Binali Yıldırım kardeşimizle bu yola devam edeceğiz. Yiğit yattığı yerden belli olur. HALDE TERÖR ESTİRENLERİN İŞİNİ BİTİRECEĞİZ

CHP’yi üç şeyle tarif edeceksiniz: Çöp, çamur, çukur. Domates, patates, patlıcan diyorlar, bunların hepsi yutturmaca. Bir çete öyle türedi. Biz de tanzim satış yerleri açıyoruz. Halde terör estirenlerin işini biz en kısa zamanda bitiririz. Yarından itibaren bütün buralar kuruluyor. Buralarda maliyetine bunu vatandaşımıza satacağız. Ticaret Bakanlığı’ndan müfettişler hale gitmişler, bu müfettişlerimizi dövmeye kalktılar. Kovana çomak sokulduğu için… Kendini devletten güçlü zanneden varsa, devlet nasıl teröristlere Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te mağaralarda işini bitirdiyse, halde terör estirenlerin işini bitiririz. El ele vereceğiz bu sömürüyü bitireceğiz.

Meteoroloji’den uyyarı Kar geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden.

meteoroloji kar ile ilgili görsel sonucu

Yapılan duyuruya göre, yarın ülke genelinin parçalı ve çok bulutlu.

Akdeniz, İç Anadolu (Eskişehir hariç).

meteoroloji kar ile ilgili görsel sonucu

Orta ve Doğu Karadeniz.

Doğu Anadolu’nun batısı ve güneyi ve Güneydoğu Anadolu ile Kocaeli, Denizli, Kastamonu, Sinop, Erzurum, Bingöl ve Muş çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, İç Anadolu’nun doğusu, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu ile Diyarbakır çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı öngörülüyor. Doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı ile gece ve sabah saatlerinde Marmara’nın güneyi ve İç Ege ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor.

Yeni şartlarlar belli oluyor, Herkese bedelli askerlik

Yeni askerlik sisteminde.

Temel askerlik süresinin üç ay olacağı iddia ediliyor.

Ancak kulislerde ‘Bedellide 21 gün süreye bile eleştiri geldi.

21 gün askerliği fazla bulanlar, üç ay zorunlu askerliği nasıl yapacak’ yorumlarında bulunulduğu ileri sürülüyor.

Bu nedenle yeni sistemde temel askerlik süresinin iki aydan daha az olması bekleniyor. Yeni askerlik sistemiyle ilgili düzenlemenin 31 Mart yerel seçimlerinden sonra Meclis’e gelmesi bekleniyor.Milliyet’ten Seyfettin Ersöz’ün haberine göre, yeni askerlik sistemiyle ilgili çalışmalar sürüyor. Geçen haftaki kabine toplantısında Milli Savunma Bakanlığı, taslak çalışmayı kabineye sundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki kabine, öngörülen askerlik süresinin uzun olduğunu belirterek, çalışmayı MSB’ye gönderdi. BAKANLIĞIN

KRİTERİSisteminin sürdürülebilir olması ve TSK’nın ihtiyaçlarında eksiklik yaşanmaması için yeni askerlik taslağında titizlikle çalışılıyor. Bakanlığın en önemli kriteri, güvenlik ve terörle mücadelenin sekteye uğratılmaması. Yurt içindeki terörle mücadele, Kuzey Irak’taki PKK varlığı, Suriye sınırı ve Fırat’ın doğusunda yaşananlar, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler göz önüne alındığında zorunlu askerliğin sürmesine kesin gözüyle bakılıyor. TSK’nın yıllık 500 bin civarında erbaş ve ere ihtiyacı göz önüne alınarak temel askerlik eğitiminden

vazgeçilmeyecek.Yeni askerlik sisteminde 6-9-12 ay gibi farklı askerlik süreleri üzerinde duruluyor. Kulislere yansıyan iddialara göre, temel askerlik süresinin üç ay olacağı, kalan aylar içinse belli bir bedel ödenebileceği değerlendiriliyor. Bu süreyle ilgili hazırlığa ‘Bedelli askerlik süresi 21 gün olmasına rağmen yükümlülerden eleştiri geldi. 21 gün askerliği fazla bulanlar, 3 ay askerliği nasıl yapacak’ gibi eleştiriler geliyor. Bu nedenle yeni sistemde temel askerlik süresinin iki aydan daha az olması bekleniyor.MESLEKLERE GÖRE AYARMevcut askerlik sisteminde yükümlülerin en çok sorun yaşadığı alan ise, askerlik süresinin uzun olması ve iş hayatını olumsuz yönde etkilemesi. Milli

Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın da, ‘Herkesin en uygun zamanda askerlik yapmasını sağlayan bir sistemi umuyorum’ sözleriyle bahsettiği çalışmaya göre, nitelikli mesleğe sahip olanlar, askerlik yaparken kendi meslek gruplarına uygun görevlerde askerliğini tamamlayacak. Meslek gruplarının hangi dönemlerde askerlik yapacağını belirlemek için de MSB, ilgili bakanlıklarla istişarelerini sürdürüyor.Bakanlık, bunun ilk adımını da bedelliyle atmıştı. Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucu, bedelliden yararlanan

öğretmenler yaz tatili ve yarı yıl tatilinde askerlik yapabiliyor. Buradaki çalışmanın yeni askerlik sistemine ışık olması planlanıyor. Doktor, öğretmen, hâkim, sporcu gibi meslek sahiplerine hangi dönemde askerlik yapacakları konusunda tercih hakkı getirilmesi öngörülüyor.NE ZAMAN YASALAŞACAK?MSB, ilgili bakanlıklarla yapacağı istişarenin ardından çalışmaları tamamlayarak Cumhurbaşkanlığı’na sunacak ardından çalışma yasalaşması için Meclis’e gelecek. Çalışmanın tamamlanması ve TBMM’nin takvimi göz önüne alındığında, yeni askerlik sisteminin 31 Mart yerel seçimlerinden sonra Meclis’e gelmesi bekleniyor.

E-rdoğan talimatı verdi Ucuz elektrik gelişmesi

Enerji Bakanı Fatih Dönmez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla elektrikte.

Tarımsal sulama” isimli tarifenin .

Tarımsal faaliyetler” olarak değiştirileceğini açıkladı.

EPDK’nın ve bakanlığın bu konuda çalıştığını ve yakında müjdesinin verileceğini de belirten Bakan Dönmez, böylelikle tarımsal faaliyetlere yönelik elektrik tarifesinin içinde, hayvancılık başta olmak üzere bununla ilişkili konuların da yer alacağını söyledi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Bilecik’in Osmaneli ilçesinde “AK Parti İlçe Başkanlığı İstişare Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, Bilecik Kanatlı Hayvan Eti Üreticileri Birliği Başkanı Samet Kavakoğlu’nun kendisine enerji giderlerinin fazla olduğunu ilettiğini aktardı.

Kavakoğlu’nun bu konuya bir çözüm bulunup bulunamayacağını sorduğunu dile getiren Dönmez, şöyle devam etti:TALİMATI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VERDİ “Bir müjdemiz var o zaman. En son Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde (TOBB) bu tarımsal faaliyeti yapan girişimcilerden elektrik tarife grubunun değiştirilmesi önerisi geldi. Sayın Cumhurbaşkanımız ve 4-5 bakan da oradaydı. Beni çağırdı ve ‘Bu konuda bir şey yapabilir miyiz?’ dedi. Hemen gerekli arkadaşlarla koordinasyon yaptık. ‘Eğer siz talimat verirseniz yapabiliriz efendim’ dedim. ‘Yapın’ dedi, yaptık. Şu anda konu, bir yönetmelik

değişikliği kısmına kalmış oldu.” EN KISA ZAMANDA MÜJDELİ HABER AÇIKLANACAK Bakan Dönmez, eskiden tarımsal sulama grubu sanayicilerinin, ticarethaneye göre daha düşük elektrik tarifesinden yaralandığını hatırlatarak, “Bu konuda bir çalışma yürüttük. Tarımsal sulama tarife grubunun adını ‘tarımsal faaliyetler’ olarak değiştiriyoruz. Tarımsal sulama da onun içinde. Tarımsal faaliyetler elektrik tarifesinin içinde, hayvancılık başta olmak üzere bununla ilişkili konular yer alıyor. EPDK ve bakanlığımız bu konuda çalışıyor. En kısa sürede bu müjdeyi somut olarak size vermiş olacağız. Hayırlı ve uğurlu olsun.” dedi.

Erdoğan’dan Bahçeli’ye 50. Yıl dönümü hediyesi

Başkan Erdoğan’dan.

Bahçeli’ye MHP’nin .

50. Yıl dönümü ile muhteşem bir hediye.

Gelerek bir üniversitenin adını.

Alparslan Türkeş olarak değiştirildiği bildirildi. İşte Erdoğan’ın da dediği gibi bu iş pazara kadar değil mezara kadarını birliktelik örnekligi. İşte o açıklama. Bahçeli: “Sayın Cumhurbaşkanı şahsımı telefonla arayarak Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin ismini Alparslan Türkeş Üniversitesi olarak değiştirmeyi düşündüklerini ifade etmiştir. Partimizin 50. kuruluş yıl dönümünü kutladığımız bu günde, böylesi heyecan verici bir düşünce, MHP mensuplarını ve dava arkadaşlarımızı ziyadesiyle memnun etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı’nın böyle bir düşünce ve tasarrufu 50. kuruluş yıl dönümümüz için müstesna ve muazzez bir armağan olmuştur”

Venezuela sadece muz üretseydi ABD

Venezula Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ülkesine ABD ve bölgedeki ülkelerce yöneltilen askeri tehditlere ilişkin, “Eğer Venezuela patates ya da muz üretseydi, emperyalist kasırganın içinde olmazdı” açıklamasında bulundu.Venezula Devlet Başkanı Nicolas Maduro, başkent Caracas’taki devlet başkanlığı sarayı Miraflores’te düzenlenen basın toplantısında, ülkesindeki siyasi krize, ABD ve bölge ülkelerinin askeri tehditlerine, insani kriz iddialarına ve ekonomik yaptırımlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

ABD ve bazı bölge ülkelerinin, Venezuela’ya yönelik askeri tehditlerinin, ülkesinin petrol, maden ve diğer zenginliklerini kontrol etme isteğinden kaynaklandığını anlatan Maduro, şunları kaydetti: “Eğer Venezuela patates ya da muz üretseydi, emperyalist kasırganın içinde olmazdı. Şunu kabul edelim ki bir ABD imparatorluğu var ve gözlerini Venezuela halkının zenginliklerine dikmiş durumda. Bizi aşağıda, arka bahçesi olarak görüyor ve bizim zenginliklerimizi istiyor. Venezuela’da güç sahibi olmak için de bütün bu baskıyı oluşturuyor. Bu yüzden onlar seçim değil, darbe istiyorlar.”

“Paralel hükümet” Maduro,Venezuela’nın içinden geçtiği süreçte “Demokrasi, halkın özgürlüğü, egemenlik, toprak bütünlüğü ve barışın tehdit altında” olduğunun altını çizdi. Kendini geçici devlet başkanı ilan eden Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido ve etrafındaki muhalifleri eleştiren Maduro, “Anayasanın hiçbir yerinde yazmayan paralel ve sanal bir hükümet kendini demokrasinin üzerine koyuyor.” dedi.

“Barış, Trump tehdidi altında” Venezuela Devlet Başkanı Maduro, şöyle devam etti: Venezuela’nın ulusal egemenliğine, ‘insani yardım’ adı altındaki bir şovla zayıf gösterilerek saldırmak isteniyor. Barış, Venezuela’yı askeri işgalle tehdit eden ABD Başkanı Donald Trump’un tehditleri altındadır. Dünyanın en büyük ve en agresif askeri gücünün başındaki Trump’ın ‘Venezuela için askeri seçenek’ kullanmaktan bahsetmesi çok tehlikelidir.”

İlk tanzim satış çadırı kuruldu İşte böyle olacak

Sebze ve meyve satışı yapılacak olan tanzim satış çadırları kurulmaya başlandı. İlki Ankara’da kurulan çadır Pazartesi gününden itibaren hizmete başlayacak.Ankara Büyükşehir Belediyesi sebze, meyve satışı yapacağı tanzim satış çadırlarını kurmaya başlandı. Satışlar pazartesi gününden itibaren 7 gün boyunca vatandaşa hizmet verecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Pazardaki fiyatlar için gerekirse ayar çekeceğiz. Belediyelerimiz vasıtasıyla tanzim satış yapabiliriz” açıklamasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri harekete geçerek 30 bölgede tanzim satış çadırlarını kurmaya başladı. İlk olarak Sihhiye’de bulunan Abdi İpekçi Parkı girişine kurulan 2 çadırda sadece sebze satışı yapılacak. “Halk Sebze Üreticiden Tüketiciye”, “Enflasyonla Topyekün Mücadele” logoları çadırlara asıldı. Çadırlarda kredi kartı ile satış mümkün olurken, sebze başı kilo kotası konulacak.

Ankara’daki tanzim satış bölgelerine ürünler; Antalya, Kütahya, İzmir, Mersin ve Ankara’daki Tarım Kredi Kooperatifleri’nden tedarik edilecek. Ankara’da ilk önce 15 satış çadırı ve mobil olarak açılacak ve bu sayı 30’a yükseltilecek.

İlk etapta, Sıhhiye, Kızılay Meydanı, Kurtuluş, Ulus metro çıkışı, Mamak İtfaiye Meydanı’nda tanzim satış noktaları olacak.

 

7 ülke Türkiye’ye karşı birleşti

Türkiye, Münbiç ve Fırat’ın doğusundaki terör örgütlenmesine müdahaleye hazırlanırken, 7 ülke kendi güçlerini bölgeye yerleştirmek için harekete geçti. ABD, Mısır, Fransa, Almanya, Ürdün, S. Arabistan ve İngiltere dışişleri bakanları ortak deklarasyon yayınlayarak, Türkiye’nin “bölgeyi istikrarsızlaştıran güç” olduğunu iddia etti. Türkiye’nin Fırat’ın doğusundaki PKK/YPG yapılanmasını temizlemeye ve bölgeyi gerçek sahiplerine vermeye yönelik iradesini kıramayan ülkeler Washington’da bir araya gelerek te-röre destek deklarasyonu yayınladı.

Washington’da DEAŞ karşıtı koalisyonun 79 üyesinin bir araya geldiği toplantıya paralel olarak yedi ülke ayrı bir toplantı yaptı ve Türkiye’nin Suriye ve te-rörle mücadele politikasını dolaylı yoldan hedef aldı. ABD, Mısır, Fransa, Almanya, Ürdün, Suudi Arabistan ve İngiltere Dışişleri Bakanları’nın bir araya gelerek Suriye meselesini ele aldıkları görüşme sonrası, ABD Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile ortak bir açıklama yayımladı.

OPERASYON KARŞITI ÇIKIŞ

Türkiye’nin Münbiç ve Fırat’ın doğusunda PKK/YPG te-rör yapılanmasına yönelik düzenleyeceği geniş kapsamlı operasyonu engellemeye dönük açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 numaralı kararı ve diplomasi ve uluslararası kararlar doğrultusunda BM çabalarına destek verileceği belirtildi. 7 ülkenin ortak açıklamasında “Bölgeyi istikrarsızlaştırmak ya da askeri bir çözüm aramak isteyenlerin yalnızca bölgedeki gerilimi tırmandıracağı ve çatışma riskini artıracağına en güçlü şekilde inanıyoruz” sözleriyle Türkiye’nin te-rörle mücadeleye yönelik olası operasyonu hedef alındı. Deklarasyon ile adeta Türkiye’ye “bölgeyi istikrarsızlaştıran güç” iftirası atılmak istendi ve te-rör örgütünün kontrolündeki bölgeyi koruma altına alma niyeti beyan edildi. Ayrıca, BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’in çabalarına da destek verildiği kaydedilen açıklamada, Suriye’deki tüm taraflara savaşı bitirme çağrısı yapılması dikkat çekti.

Amerikan Wall Street Journal gazetesi geçen hafta yayınladığı haberinde ABD’nin Suriye’de Batılı müttefiklerinden oluşan yeni bir güç oluşturarak, Fırat’ın doğusunda Türkiye sınırına paralel kurulması planlanan tampon bölgeyi bu güce devretmeyi planladığını yazmıştı. Habere göre Trump yönetimi, te-rör örgütü PKK/YPG’yi korumak için devreye soktuğu tampon bölge fikrinin, yeni oluşturulacak bir Batılı güç tarafından korunmasını istiyordu. Gazetenin aktardığı planda Washington’ın kendi askerlerini çekip yerine Fransa, İngiltere ve Avustralya’dan gelecek askerleri, bölgeye yerleştirmesi öngörülüyor.

Türkiye’den Katar’a dev satış

Bir zamanlar özellikle te-rörle mücadele kapsamında parasını verdiği savunma sistemlerini başka ülkelerden alamayan ve bu nedenle çok ciddi sıkıntılarla karşılaşan Türkiye son yıllarda attığı adımlarla yerli ve milli savunma sanayinde önemli bir yol kat etti. Aselsan’ın tasarım ve üretim faaliyet alanlarında çalıştığı yan sanayi ve üretici firmaların temsilcilerinin bir araya geldiği ‘Güç Birliği Zirvesi 2019’da masaya gelen konular sağlanan ilerlemeyi de gözler önüne serdi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “Bugün Pakistan ile ‘Milgem’, Katar’la ‘Fırtına’, Ukrayna ile ‘İnsansız Hava Aracı’ ihraç sözleşmelerini imzalar duruma geldik” ifadesi Türk savunma sanayi için yeni bir kilometretaşının daha geride bırakılması anlamına geliyor.

Türkiye ve Etki Alanındaki Bölgeler Savunma Analisti Turan Oğuz, Türkiye’nin Katar’a Fırtına OBÜS’ü satmasına yönelik süreci değerlendirdi ve bu anlaşmanın imzalamasının ne anlama geldiğine dair görüşlerini paylaştı.

TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDE 3 FARKLI YOL VAR

Katar ile yapılan sözleşme kapsamında satılacak T-155 “Fırtına” kundağı motorlu obüsleri için Türkiye’nin önünde 3 farklı alternatif olduğunun altını çizen Oğuz, 2018 yılının Ekim ayında medyaya yansıyan “Türkiye, Ukrayna’dan 20 adet OBÜS motoru sipariş etti” haberlerinin Katar ile imzalanan ihracat anlaşması kapsamında olabileceğini hatırlattı.

“Seçeneklerden biri Ukrayna’dan gelen motor ve transmisyonları kullanmak ve bu şekilde üretilen OBÜS’leri Katar’a ihraç etmek” diyen Oğuz, “Katar’ın daha önce Almanya’dan 24 tane PZH 2000 obüsü aldığını biliyoruz. Bizden de aşağı yukarı bu sayıda bir alımları olacağını değerlendiriyoruz. Ukrayna’ya verilen 20 motor siparişi de Katar’ın bizden kaç OBÜS istemiş olabileceğine dair fikir yürütebilmemiz adına önemli bir detay” şeklinde konuştu.

KATAR’A GÖNDERİLECEK OBÜS’LERİN MOTORU ‘MADE İN TURKEY’ OLABİLİR

Bir diğer alternatif olarak, Katar’ın mevcut şartlarda ‘çok acil’ bir OBÜS siparişi olmayabileceğine dikkati çeken Oğuz, “Eğer bizden talepleri 2022 ve sonrası içinse, o zaman oraya ihraç edeceğiz OBÜS’ler Türk malı güç grubu da kullanabilir. BMC’nin 1000 beygir gücünde motor ve ona uygun bir transmisyon üzerine çalıştığını biliyoruz. Üç yıl içinde teslim noktasında bir anlaşma varsa belki o zaman yerli güç grubu OBÜS’lerde kullanılabilir” dedi.

Oğuz, Katar’a satışın kesinleşmesi halinde Türkiye’de üretilen OBÜS’lerin ilk kez yurtdışına da ihraç edilmiş olacağına da değinerek, “O zaman ilk ihraç ettiğimiz ülke Katar olur. Bunun nasıl bir anlamı var? Biliyorsunuz OBÜS’ler Milli Savunma Bakanlığı 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde üretiliyor ve Cumhurbaşkanımızın açıklamasına istinaden söz konusu fabrikanın işletme hakkının belirli bir süre için BMC’ye verileceği anlaşılmakta. BMC’nin yüzde 50 eksi 1 adet hissesi de Katar Silahlı Kuvvetler Endüstri Komitesi’nin. Yani Katar da üretim yapan grubun içinde yer alacak, burada üretilen motorların kullanıldığı OBÜS’ler de ihraç edecek” ifadesini kullandı.

DAHA ÖNCE DE BÜYÜK SATIŞLARI ENGELLENMİŞTİ​

Türkiye’nin önündeki üçüncü seçeneğin Almanya’dan hazır olarak alınan MTU motorların OBÜS’lere takılarak Katar’a ihraç edilmesi olduğun vurgu yapan Oğuz, şöyle devam etti:

“Almanlar daha önce Türkiye’nin ihracatlarını engellemişti. Suudi Arabistan ile aramızın iyi olduğu dönemlerde ‘Suudi Arabistan, Yemen Koalisyonu’nun parçası olduğu için bu motoru kullanamazsınız’ demişti ve biz Suudi Arabistan’a OBÜS satamamıştık.

Yine aynı şekilde 2010’da Azerbaycan da Türkiye’den OBÜS almak istemiş ancak yine Almanlar ‘Ermenistan ve Yukarı Karabağ’ sorunu nedeniyle 36 OBÜS’ün satışını engellemişti. Bu engellemeler Türkiye için büyük kayıplar anlamına gelmişti.

Almanya bugün gelinen noktada ‘Hayır benden motor alıp Katar’a OBÜS satamazsın der mi? Bence bu ihtimal oldukça düşük çünkü Almanya’nın kendisi de Katar’a ciddi satışlar yapan bir ülke ve Katar’ın önünü kesen bir pozisyona düşmek istemeyecektir.”

BU İŞİN GERİ DÖNÜŞÜ OLMAZ

Her üç seçenekte de Türkiye’nin mutlaka Katar’a OBÜS satışı gerçekleştireceğini belirten Oğuz, “Türkiye bu ihracattan ne kadarlık bir kazanç sağlayabilir?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“2010 yılında teslimatı tamamlanan 281 adet Fırtına kundağı motorlu obüsün tanesinin Türkiye’ye maliyeti 4,2 milyon dolardı. Kaldı ki yeni üretilecek Fırtına 2 OBÜS’leri çok daha gelişmiş ve etkili olacak.

Elektrikli kule, tam otomatik mermi doldurma fonksiyonu, yeni atış kontrol sistemi, SARP uzaktan komutalı silah sistemi ve klima gibi önemli artıları bulunacak, Bu nedenle Katar’ın bizden talep edeceği OBÜSler daha pahalı olacaktır.

Rakiplerine de bakınca, sadece araç bedeli olarak, Güney Kore malı K9’un 5-6 milyon dolar, Alman malı PZH 2000’inin ise 7-8 milyon dolar civarında olduğunu görüyoruz. Tabi ki toplam tutar ancak sayının ve alınacak ürün ile hizmetlerin netleşmesinin ardından ortaya çıkacaktır.