Cumhurbaşkanı imzaladı 15 gün geciken 250 bin lira ödeyecek

Erdoğan imzaladı! 15 gün süresi var cezası 250 bin TL SGK’ya verilmesi gereken bildirge, beyanname, belge veya defterlere istinaden sigortalıların ve çalışma gün sayılarının eksiksiz bildirilmesi şartıyla bildirilen prime esas kazanç tutarında, fiilin işlendiği tarihteki brüt asgari ücretin üçte birini geçmemek ve yüzde birini aşmayacak şekilde eksiklik tespit edilmesi durumunda, eksikliğin 15 gün içinde düzeltilmesi için ilgiliye ihtar verilecek.

Ayrıca Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanuna ek madde getirilerek, gerekli izin ve belgeyi almaksızın ticari faaliyette bulunanlar 50 bin ila 250 bin TL arasında bir ücret ödemekle cezalandırılacak.

SGK’ya verilmesi gereken bildirge, beyanname, belge veya defterlere istinaden sigortalıların ve çalışma gün sayılarının eksiksiz bildirilmesi şartıyla bildirilen prime esas kazanç tutarında, fiilin işlendiği tarihteki brüt asgari ücretin üçte birini geçmemek ve yüzde birini aşmayacak şekilde eksiklik tespit edilmesi durumunda, eksikliğin 15 gün içinde düzeltilmesi için ilgiliye ihtar verilecek. Ayrıca Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanuna ek madde getirilerek, gerekli izin ve belgeyi almaksızın ticari faaliyette bulunanlar 50 bin ila 250 bin TL arasında bir ücret ödemekle cezalandırılacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan “7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) verilmesi gereken bildirge, beyanname, belge veya defterlere istinaden sigortalıların ve çalışma gün sayılarının eksiksiz bildirilmesi şartıyla bildirilen prime esas kazanç tutarında, fiilin işlendiği tarihteki brüt asgari ücretin üçte birini geçmemek ve yüzde birini aşmayacak şekilde eksiklik tespit edilmesi durumunda, eksikliğin 15 gün içinde düzeltilmesi için ilgiliye ihtar verilecek.

Bu süre sonunda tespit edilen eksik tutarın SGK’ye bildirilmemesi halinde idari para cezası verilecek. Eksikliğin işverence tespit edilmesi durumunda ise bu süre; bildirge, beyanname, belge veya defterlerin SGK’ye verilmesinden itibaren 15 gün olacak.

İSKAN KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK VAR

İskan Kanunu kapsamında hak sahibi olan ailelerden, kendilerine verilen taşınmazlara ait ödemedikleri anapara taksit borçlarının her biri için, vadesinin bittiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar geçen süre için tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) değişim oranı ile güncellenmiş tutarını 1 yıl içinde defaten ödeyenlerden gecikme ve temerrüt faizi alınmayacak.

250 BİN LİRA CEZA VAR

Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanuna ek madde getirilerek, gerekli izin ve belgeyi almaksızın ticari faaliyette bulunanlar 50 bin ila 250 bin TL arasında bir ücret ödemekle cezalandırılacak. Yetkisiz faaliyetin gerçekleştiği iş yerlerindeki çalışmalar bir aydan altı aya kadar durdurulacak. Suçun devamı halinde ise sürekli olarak durdurulacak.

AOÇ, BELEDİYEYE TAHSİS EDİLECEK

Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazilerinin bazı kısımları, AOÇ Genel Müdürlüğü ve Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında yapılacak protokolle, hayvanat bahçesi, tema park, rekreasyon alanları ile ziyaretçilerin günübirlik ihtiyaçlarını karşılayacak yapıların inşaatını yapmak üzere 29 yıllığına bedelsiz olarak Belediye’ye tahsis edilecek.

Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununda yapılan değişiklikle, oda kuruluş yeter sayısına ulaşamayan yerlerdeki esnaf ve sanatkarların kayıtlarını birlik marifetiyle tutmalarının yolu açıldı. Esnaf ve sanatkarlara odalarca verilen hizmetler, ilçelerde şube açan birlikler tarafından da verilebilecek.

Yan gelir kapısı 12 bin TL maaşı var

Dünya genelinde 80 yaş ve üstündeki kişi sayısı 137 milyona ulaştı. Bu rakamın, 2050’de 425 milyon olması öngörülüyor. Türkiye’de ise 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus 6.8 milyona çıktı. Başta Amerika ve Avrupa ülkelerinde olmak üzere artan bu yaşlı nüfusun bakım ihtiyaçları yeni bir sektör doğuruyor. Yaşlılara evde bakım hizmeti… Ev temizliği, yemek, yaşlıların bakımı gibi pek çok hizmeti bir arada sunan profesyonel refakatçilerin çalıştırıldığı bu şirketler geniş kesimler tarafından tercih ediliyor.

Bakımı kurumsallaştırın Siz de bu fırsatı görüp kendi içinde organize olmuş bir ekip kurabilirseniz yurtiçi ve yurtdışından ciddi talep görebilirsiniz. Bu iş için yaşlıların psikolojik ve de fizyolojik hizmetlerini eksiksiz yerine getirecek doğru bakıcı adaylarını bulup sıkı bir denetimle güler yüzlü bir hizmet sunmak. Bu işte çalıştıracağınız kişilerin eğitimi için bir okul gibi kurumsallaşmak. Müşterilerin ihtiyaç duyduğu bakım düzeyine bağlı olarak, ilaçları yönetmek, rehabilite edici terapileri sunmak veya hemşire düzeyinde bakım sağlamak için lisanslı bir tıp uzmanıyla ortak hareket etmek gerekiyor.

Almanya’ya bakıcı ihraç ediliyor Türkiye’de bu işi profesyonel olarak yapanlardan biri EvdekiBakıcım’ın kurucu ortağı ve CEO’su Miraç Bal. Biri avukat diğeri pazarlama uzmanı 2 ortağıyla bu işi 2015 yılında kuran Bal, “Türkiye ve dünyada yaşlılara bakacak refakatçi ihtiyacı artıyor. Şirketimize şu anda Almanya, İngiltere, İtalya, Amsterdam, Dubai’den talep var. Bu ülkelere 1200-2000 euro maaşlarla refakatçi gönderiyoruz. Üstelik refakatçilerimizde aradığımız tek şart 20-45 yaş arasında olmaları ve daha önce yaşlı bakımı tecrübelerinin oluşu. Şu anda 3 bin bakıcı üyemiz var. Bunu 10 bine çıkaracağız” dedi.

Yaşlılarda bağımlılık % 12.6 oldu Türkiye’de çalışma çağındaki 100 kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2013 yılında yüzde 11,3 iken, geçen yıl yüzde 12,6’ya yükseldi. Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı bağımlılık oranının 2023 yılında yüzde 15,2 olacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde yaşlılara daha çok çocukları ve ya akrabalardan biri uygun bir ücret karşılığında bakıyor. Ancak iş gücüne katılımdaki artışla birlikte aile üyeleri de bir işte çalışmaya başladığı için son yıllarda Türkiye’de de profesyonel bakıcı talebinde ciddi bir artış yaşanmaya başladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da gerekli şartları sağlayan ve engellisine bakan aile üyelerine 2018 yılı için aylık 1179 TL ödeme gerçekleştiriyor.

Anar Başkanı Uslu MHP’nin adaylarını geri çekeceğini açıkladı

ANAR Genel Müdürü Uslu, RS FM’de yayınlanan Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle programına konuk oldu ve yerel seçimlere, adaylara ilişkin açıklamalarda bulundu.İbrahim Uslu, Ak Parti’nin 24 Haziran seçimlerine göre oylarında düşüş yaşandığını, bunun ise ekonomideki sıkıntılı süreçten kaynaklandığını ifade etti.RS FM’de önemli açıklamalar yapan Uslu, Bahçeli-Erdoğan görüşmesini de değerlendirdi. Uslu, “Bence dünkü toplantı süreci başlatma değil artık kapanış toplantısıydı. O buluşmayla ittifak resmen ilan edilmiştir” dedi.

Liderlerin açıklamalarından sonra da görüşmeler arka kapı diploması yöntemleriyle devam etti ve aslında görüşmeler hiç kesilmedi” diyen İbrahim Uslu şu açıklamalarda bulundu:‘İTTİFAK RESMEN İLAN EDİLDİ’”İki liderin de rest çekme gücü vardı. Fakat İYİ Parti ve CHP arasındaki görüşmeler olgunlaşınca sonunda yeniden süreç başlatıldı. Bence dünkü toplantı süreci başlatma değil artık kapanış toplantısıydı. O buluşmayla ittifak resmen ilan edilmiştir.MHP’nin tek başına Adana, Mersin ve Manisa’yı alması pek mümkün değil. MHP 30-40 yer açıkladı. Hepsi AK Partili iller. Şimdi muhtemelen onların çoğunu geri çekecek. Arkadaşlardan özür dileyip fedakarlık yapmaları istenir. Daha önce de böyle vakalar olmuştu.

”ANAR’ın yerel seçimlere ilişkin yaptığı çalışmaya da değinen Uslu, şöyle konuştu:’Genel seçim eğilimlerini ölçmek daha sağlıklı. AK Parti 24 Haziran seçimlerinin 1-2 puan altında. MHP de 1-1.5 puan yukarıda. İYİ Parti sabit. CHP’de 1-1.5 puanlık bir yükselme var. Bunlar küçük değişiklikler olduğu için hata payının içinde. O yüzden aşağı yukarı 24 Haziran seviyesinde fakat belli ki ekonomiden dolayı AK Parti’de biraz düşme var.”Uslu, CHP’nin durumuna ilişkin ise şunları söyledi: “CHP diğer partilere de sempatik gelecek isimler düşünüyor. Adı geçen kişileri değil farklı isimleri aday göstereceğini düşünüyorum. HDP’nin oylarına da ihtiyaçları var. Hem HDP, hem İYİ Parti hem de CHP tabanına hatta Binali Bey’e oy vermeyecek MHP’lilere de sempatik gelecek birilerini seçmeliler.’MHP’nin Ankara ve İstanbul’da hangi oranda fire vereceğinin seçim sonucunda etkili olacağını kaydeden Uslu, “AK Parti – MHP ittifakı avantajlı hale geldi.

MHP’nin İstanbul ve Ankara’da hangi oranda fire vereceği seçim sonuçlarında etkili olacak. Tabii gösterilecek adaylara da bağlı. Binali Bey çok etkili bir aday ve seçimin favorisi” diye konuştu.’31 Mart 2019’daki yerel seçimde yarışacak adayların Yüksek Seçim Kurulu’na bildirilmesi için henüz vakit olduğunu hatırlatan İbrahim Uslu, “Kampanyalar erken başlatılıyor ama bazen bu avantaj getirmeyebilir. Aday da yıpranıyor” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: ANAR Başkanı Uslu’dan flaş iddia! MHP adaylarını geri çekecek

Almanya Türk annenin yaptıkları gündemi salladı

Almanya bugün yüz kızartan bir r-e-zilliğe sahne oldu. Sevgilisiyle birlikte dokuz yaşındaki oğlunu üç yıl boyunca pedofillere pazarlayan 49 yaşındaki anne Berrin T.’nin davası Almanya’da görülmeye başladı.

Almanya Türk annenin r-e-zilliğini konuşuyor! 9 yaşındaki oğlunu pazarladı
Sanık Berrin T. ile 39 yaşındaki sevgilisi Chpristian L. pazartesi ilk kez hâkim karşısına çıktı.

Hürriyet’in özel haberine göre Freiburg Eyalet Mahkemesi’nde başlayan davanın ilk duruşmasına iki sanık da elleri kelepçeli olarak getirildi. Berrin T. bitkin bir halde olduğu gözlendi. Basın mensupları görüntü ve fotoğraf alırken ise iki sanık da yüzlerini kapatma gereği duymadı.

İ-S-TİSMAR 3 YIL BOYUNCA DEVAM ETTİ.Duruşma başlamadan önce savcı yaptığı açıklamada, Christian L.’nin küçük çocuğun pedofillere pazarlanmasıyla ilgili tüm detayları itiraf ettiğini ve onun verdiği bilgilerin soruşturmada çok yardımcı olduğunu söyledi. Mahkeme tutanaklarında i-s-tismarın 3 yıl boyunca sürdüğü belirtildi.

OĞLUNU PARA KARŞILIĞI PEDOFİLLERE PAZARLADI Savcı, küçük erkek çocuğunu para karşılığı sapıklara pazarlayan annenin mahkemede ifade verip vermeyeceğini ise bilemediklerini söyledi.

Christian L’nin itiraflarının da yer aldığı iddianamede tüyleri ürperten bilgiler var. Savcı duruşmada 108 sayfadan oluşan iddianameye okumaya başlayınca salonda bulunanların tüyleri ürperdi.

Basın mensupları dahil herkesi şok eden bilgilerden biri; iki caninin küçük çocuğu henüz dört yaşındayken pedofillere satma kararı alması.

Diğer bir bilgi de karar alındıktan bir yıl sonra yani 2015 yılında küçük çocuğu pedofilere satmaya başlamaları. Bu iğrenç olay ikilinin yakayı ele verdiği 2017 yılının eylül ayına kadar sürüyor.

AĞLAYANLAR OLDU İki kadın savcı sırayla iki saat boyunca iddianameyi okudu. İddianamede mide bulandıran bilgiler yer aldı. İddianamede annenin sevgilisi Christian L’nin de defalarca küçük çocuğa cinsel saldırıda bulunduğuna yer verildi. İddianameye göre iki cani, küçük çocuğu kız kıyafetleri ve iç çamaşırları giydirip saatlerce fotoğraflarını çekti ve videoya kaydetti. Çekimler sırasında da sürekli ‘sen fahişesin’ diye hakaret etti.

Bu görüntüleri de pedofilere gösterip çocuğu pazarladı. Yapılan eziyete ve muameleye küçük çocuk direndi. Ancak onun direnmesini iki sanık hiç dikkate almadı. Çocuk direndikçe annesi ve annesinin sevgilisi tehditler savurdu. Her cinsel saldırıdan sonra çocuğun yaşananları anlatmaması için de baskı altında tutuldu.

Nihayet motorindeki indirim pompaya yansıyacak

Sıcak Gelişme… EPGİS, araç sahiplerine müjdeli haberi verdi. Motorin fiyatlarında indirime gidildi. İşte ayrıntılar; ABD ile yaşanan krizlerin sona ermesinin ardından dolardaki düşüş devam ederken, benzin ve motorinde de indirime gidildi.Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası’ndan (EPGİS) yapılan açıklamaya göre, benzinin ardından motorinde de indirim kararı alındı. Buna göre pompada 13 kuruşluk indirim yapılacak.

EPGİS’ten edinilen ilk bilgiye göre, söz konusu indirim pompa fiyatlarına ortalama 13 kuruş olarak yansıyacak.Buna göre, Ankara’da ortalama 6,41 liradan satılan motorinin litre fiyatı 6,28 lira olacak. Motorinin litresi İstanbul’da 6,37 liradan 6,24 liraya, İzmir’de 6,41 liradan 6,29 liraya inecek.Dağıtım firmalarının belirlediği fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük değişiklikler gösterebiliyor.

Uzun zamandır devletin motorin üzerindeki ÖTV alacağı sebebiyle gelen indirimler pompaya yansıtılmıyordu. Devletin alacağı ortadan kalktından sonra son indirim pompya yansıtılacak. Dizel araç kullanıcıları rahat bir nefes alacak. Son gelen benzin inidirimi ile neredeyse dizel araçlarla benzinli motorun yakıt masarafı aynı seviyeye gelmişti. İkinci el araç satışında da dizel araç piyasası aktifken son mazot zamları ile birlikte satış hızı düşmüş, benzinli araçlara daha fazla rağbet gösterilmeye başlandı.

AK Parti İstanbul adayı belli oldu. Afiş ve sloganı ortaya çıktı

Son Dakika… Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İstanbul adayı resmen belli oldu. Adayın afiş ve sloganı da ortaya çıktı. İşte ayrıntılar; Ak Parti’nin İstanbul’dan kimi aday göstereceği merak konusu olurken, adayın afiş ve sloganı ortaya çıktı. 31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimler öncesi Ak Parti’de hareketli saatler yaşanıyor. Siyasi partilerin özellikle Ak Parti ve CHP’nin İstanbul, Ankara ve İzmir adayları merak konusu oldu.

iktidar partisinin adayının Meclis Başkanı ve son Başbakan Binali Yıldırım olduğu ortaya çıktı. Haberler.com’da yer alan habere göre; Binali Yıldırım, İstanbul’dan aday gösterilecek. Binali Yıldırım’ın seçim sloganı ve afişi bile belli oldu.

Seçim afişinde şu ifadelere yer verildi: “Bir şehir ol, mesela; İstanbul. Sonra de ki: Boğazım kuruyana kadar seveceğim seni. ”Ak Parti’nin böylece Ankara’da Mehmet Özhaseki’yi, İstanbul’da Binali Yıldırım’ı ve İzmir’de de Nihat Zeybekci’yi aday olarak göstermesine kesin gözüyle bakılıyor.

Binali Yıldırım Kimdir

AK Parti Genel Başkanı Binali Yıldırım, 20 Aralık 1955 tarihinde Erzincan ilinin Refahiye ilçesinde hayata gözlerini açtı. Üniversite eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Gemi İnşa ve Deniz Bilimleri Fakültesinde tamamlayarak mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini de yine aynı fakültede bitirmesinin akabinde uzmanlık eğitimini Dünya Denizcilik Üniversitesi (World Maritime University)’de gördü. Siyaset alanına yönelmeden önce çalışma hayatına, mezuniyetini ve yüksek lisans eğitimini tamamladığı İTÜ Gemi İnşa ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nde, Asistan ve Araştırma Görevlisi olarak atıldı. REKLAM powered by TagOn Yüksek düzeyde İngilizce ve Fransızca yabancı dil bilgisi bulunan Binali Yıldırım, 1999 tarihinde deniz toplu taşımacılığı ve turizm alanına sağladığı katkılarından ötürü Uluslararası ”SKAL” ödülünü almaya hak kazandı.

Dünya Denizcilik Üniversitesi (WMU) Yönetim Kurulu üyeliğine layık görülen Binali Yıldırım; Camialtı Tersanesi ve Gemi Sanayii Genel Müdürlüğünde mühendislik ve çeşitli kademelerde yöneticilik görevini üstlendi. İlerleyen zamanlarda İstanbul Deniz Otobüsleri Genel Müdürlüğü görevini icra etti. 58, 59 ve 60. Hükümet’te Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı görevinde yer alarak bu bölümde 11 yıl boyunca üst üste en uzun süreli görev alan kilit isimdir. İstanbul Milletvekili olarak parlamentoya giren Binali Yıldırım; 22 Temmuz 2007 Genel Seçimler’inde AK Parti Erzincan milletvekili, 12 Haziran 2011 Genel Seçimler’inde ise AK Parti İzmir milletvekili olarak seçildi. Ülkemizin 27.Başbakanı Binali Yıldırım; öğretmen Semiha Yıldırım ile evlidir ve Erkan Yıldırım, Semiha Yıldırım ve Büşra Yıldırım adında üç tane çocuğu bulunmaktadır. İstanbul’a kazandırdığı toplam 22 deniz otobüsü, 29 iskele/terminal ve 4 feribotla İDO’yu alanında dünyanın en büyük şirketleri arasına yerleştirdi. Binali Yıldırım 1976’da Semiha Yıldırım ile evlendi ve Erkam Yıldırım, Büşra Köylübay, Bülent Yıldırım adında 3 çocukları oldu.

Erdoğan’dan CHP’nin kalesi İzmir’e O’nu aday gösterecek

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kalesi İzmir’de gösterecekleri adayı belirledi. İşte ayrıntılar; AK Parti, bu kez, büyük illerde eski bakanlardan popüler isimlerle sahaya çıkmaya hazırlanıyor. Hürriyet’te yer alan habere göre; İstanbul için Binali Yıldırım ve Ankara için Mehmet Özhaseki gibi isimlere ilave olarak, Düzce’ye Faruk Özlü, Bursa’ya Mehmet Müezzinoğlu’nun isimleri öne çıktı. Van için Hüseyin Çelik’in adı geçti.

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçimlerde İzmir’den Nihat Zeybekci’yi aday göstereceği ileri sürüldü. Nihat Zeybekci, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Kurulu Başkanvekili görevinde bulunuyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki gece AK Parti genel merkezinde çalıştı. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, cumartesi günü açıklanacak 40 il ile ilgili son çalışmayı Erdoğan’a sundu.Erdoğan’a İstanbul’un ilçeleriyle ilgili yapılan çalışma da anlatıldı. AK Parti saha çalışmaları, SMS anketleri ve temayül yoklamasında öne çıkan isimler üzerinden yeni bir anket daha yaptı.

Bu son anket sonuçları da Erdoğan’a sunuldu.İZMİR SÜRPRİZİ: ZEYBEKCİİzmir için adı geçen Mahmut Özgener’in aday olmak istemediğine dair son yaptığı açıklamalar, bu konuda yeni bir arayışı gündeme getirdi. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Kurulu Başkanvekili Nihat Zeybekci’nin adı ön plana çıktı. Zeybekci de öneriye sıcak bakınca ismi kesinleşti. Zeybekci’nin İzmir’den sonuç alamaması durumunda eski görevine dönmesinin önünde engel yok. İzmir için eski milletvekili ve İzmir İl Başkanı Aydın Şengül’ün de adı geçiyordu.

AK Parti İstanbul adayları belli oldu

31 Mart 219 Yerel seçimleri öncesinde merakla beklenen AK Parti’nin İstanbul İlçe Belediye Başkan adayları belli oldu.AK Parti; gerçekleştirdiği temayül yoklamalarının ardından İstanbul’da yerel seçimlere hangi adaylarla gireceğini belirledi. Kesinleştiği iddia edilen ilçe belediye başkan adaylarının isimleri şöyle:

Adalar: Özlem Öztekin Vural Ataşehir: Mustafa Kara Silivri: Hüseyin Turan Çatalca: Bülen Durgun Esenyurt: M.Mehdi Eker Avcılar: İbrahim Ulusoy Başakşehir: Yasin Kartoğlu Sultangazi: Cahit Altunay Küçükçekmece: Mevlüt Uysal Büyükçekmece: Muhammet Alparslan, Beylikdüzü: İbrahim Bülbüllü Bağcılar: Lokman Çağırıcı Esenler: M.Tevfik Göksu Güngören: Bünyamin Demir Bahçelievler: Hakan Bahadır Bayrampaşa: Hüseyin Bürge Gaziosmanpaşa: H.Tahsin Usta Eyüp: Seçkin Turan Fatih: Hasan Suver Kağıthane: Temel Başalan

Zeytinburnu: Zafer Alsaç Sarıyer: Salih Bayraktar Üsküdar: İsmet Yıldırım Sancaktepe: Sabri Balaman Ümraniye: Yücel Aydın Çekmeköy: Ahmet Poyraz Sultanbeyli: Ömer Özkartal Maltepe: Mehmet Erikçi Pendik: Ahmet Cin, Tuzla: Şadi Yazıcı Beykoz: Metin Külünk Kartal: Ebubekir Taşyürek Arnavutköy: Abdullah Demirhan Bakırköy: T.Mazlumoğlu Kestane Beşiktaş: Ferşat Yıldırım Beyoğlu: A.Misbah Demircan Kadıköy: İnci Akbulak Şile: İlhan Ocaklı Şişli: Hasan Danalıoğlu

Temayül sonuçlarına göre beirlenen isimlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayında beklediği belirtildi. Adayların çok kısa bir süre sonra kamuoyuna Ak Parti Genel Merkezi tarafından açıklanacağı öne sürüldü. Açıklamanın hemen ardından İstanbul’da öcelikle Haliç Kongre merkezinde sonrasında ise İlçe İlçe aday tanıtım konferansları organize edilerek kampanyanın startı verilmiş olacağı ifade edildi.

Japonlar mimarlar görünce şaştı kaldı

1950–60 arası bir tarihte inşaat mühendisi, mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir Japon heyeti Türkiye’ye gelmiş. Heyet İmar ve İskân Bakanlığı’ndan izin alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış. Ayasofya’yı, Yerebatan Sarnıcını filan gezdikten sonra sıra Sinan’ın kalfalık eseri Süleymaniye Camisi´yle Sinan’ın öğrencisi Mimar Davut Ağa’nın eseri Sultanahmet Camisi’ne gelmiş.Japonlar bu camiler üzerinde günlerce inceleme yapmışlar. Her geçen gün şaşkınlıkları daha da artıyormuş. Çünkü Japonlar daha ilk incelemede camilerin gevşek bir zemin üzerine inşa edildiğini anlamışlar. Ama bunca yıl, bu camilerde bir çatlak dahi olmamasına akıl sır erdirememişler. Bunun üzerine Türkiye programının gerisini tamamen iptal edip, bu iki cami üzerine yoğunlaşmışlar.

Araştırmalarının sonucunda herhangi bir sarsıntı sırasında bu iki caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yıkılmaktan kurtulabildiği ortaya çıkmış. Minareleri incelediklerinde ise şaşkınlıkları ikiye katlanmış. Minarelerin çok daha gelişmiş bir raylı sistem mekanizması üzerine oturtulduğunu ve her yöne yaklaşık 5 derece yatabildiğini görmüşler.

Daha derin araştırma yapmak için Edirne´ye, Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi´ne gitmişler. Oradaki olağanüstü sistemleri görünce iyice şaşırmışlar. Selimiye´nin tüm sırlarını aylarını harcayarak çözmüşler. Japonya´ya döndüklerinde ise Sinan’ın sırlarını uygulamaya sokarak şehirlerini Sinan’ın kullandığı sistemlerle kurup muazzam gökdelenler dikmişler. Yani şu an gelişmiş ülkelerin gökdelen yapımında kullanıldıkları çoğu sistem, yüzyıllar önce Sinan’ın geliştirdiği mekanizmalarmış.

Bir gün Selimiye Camii´ne girenler, kubbenin altlında bir Japon´un ayaklarını kıbleye doğru uzatmış sırtüstü yattığını görmüşler. Tabii hemen Japon´u, “Burası kutsal bir yer. Bu şekilde yatmak bizim inançlarımıza göre saygısızlıktır. Lütfen oturun veya ayakta durun” diyerek uyarmışlar. Ancak, Japon trans vaziyetteymiş, gözlerini kubbeden ayırmadan şöyle sayıklıyormuş: “Bu imkânsız. Ben yılların mühendisiyim. Bu kubbe var olamaz. Hayal görüyorum. Bu kubbenin orada o şekilde durması fizik ve matematik kurallarına aykırı. Bu imkânsız, orada hiçbir şey yok, orada hiçbir şey yok…”

Selimiye camisisinin zemini gevşek toprakmış. Bu nedenle minarelerinin yakın zamanda yıkılacağı fark edilmiş. Uluslararası bir grup bilim adamı toplanmışlar. Nasıl kurtarırız bu tarihi minareleri diye kafa kafaya vermişler. Sonuçta en son teknoloji olan metal kelepçelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi çözüm olduğuna karar vermişler. Minarelerin temellerini açınca, koymayı düşündükleri kelepçelerin aynısıyla karşılaşmışlar. Mimar Sinan kaç yüzyıl önce ayni şeyi düşünmüş meğerse.

Mimar Sinan’ın Selimiye Camii´nin kubbesini o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı beşinci bir işlem bularak çözdüğü söylenir. Ayrıca minarelerin şerefelerine çıkanların yolda birbirlerini görmemeleri ise büyük bir dehanın ürünüdür. Almanlar ayni sistemi meclislerinin önündeki dev kürede kullanmışlar. Mimar Sinan bu sistemi 2 metre çapındaki minarelere yüzyıllar önce monte edebilecek bir dehadır.

Son 1261 gününüz emekliliğinizi belirleyecek

Emeklilik çalışanların statülerine göre, yani SSK’lı (4-a), Bağ-Kur’lu (4-b) veya devlet memuru (4-c) olmalarına göre farklılık gösterir. Her bir statü içerisinde bulunanların belirli koşulları yerine getirmesi beklenir. Ayrıca, kadın çalışanla erkek çalışan arasında da emeklilik koşullarının tamamlanması bakımından farklılıklar vardır. EMEKLİLİK İÇİN 3 ŞART VAR Genel olarak bir veya birden fazla işverene bağlı olarak hizmet sözleşmesiyle çalışanlar için 4-a, yani eski adıyla SSK koşulları geçerlidir. Bu sigortalılar için emeklilikte üç koşulun bir arada yerine getirilmesi şarttır.

Hem emeklilik için gerekli yaşı tamamlayacaksınız, hem prim ödemeniz dolmuş olacak hem de başlangıçta erkek ve kadın için farklı olan sigortalılık süreniz tamamlanacak. İşte bu üç koşul tamamlanınca emekli aylığına hak kazanabilirsiniz..SSK’lı olanlar için emekli olma şartlarını sigorta başlangıç tarihi belirliyor. Sigortaya giriş tarihinize göre emeklilik yaşınız ve ne kadar prim ödeyeceğiniz ortaya çıkıyor. Sigortalıların emeklilik koşullarında zaman içerisinde yapılan yasal değişiklikler ise farklı emeklilik tarihlerinin ortaya çıkmasına neden oluyor.8 Eylül 1999 VE 30 Nisan 2008 Kritik Tarihler 1999’da emeklilik şartları yeniden düzenlendi ve ilk kez 8 Eylül 1999’dan sonra sigortalı olanlar için emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde 60 oldu.

Daha sonra yeniden bir düzenleme yapıldı ve bu sefer 30 Nisan 2008’den sonra ilk kez sigortalı olanlar için, kademeli bir geçişle emeklilik yaşı 2036’dan sonra her yıl bir yaş artırılarak, erkeklerde 2044 ve sonrasında kadınlarda ise 2048 ve sonrasında 65’e çıkarıldı. Emeklilik için gerekli prim ödeme gün sayısı da artırıldı. Yani, emekli olabilmek için yaş ve prim ödeme gün sayısı şartı zaman içerisinde yükselmiş oldu.Bu tarihlerden önce ve sonra sigortalılık girişi olanlar için emeklilik koşullarını ciddi bir şekilde değiştiriyor. Örneğin, 9 Eylül 1999’da ilk kez sigortalı olan bir kişi emekli olabilmek için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmak ve 7000 gün prim ödemek zorunda. Buna karşılık, 7 Eylül 1999’da ilk kez sigortalı olan kişi, kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurduğunda ve 5975 gün prim ödediğinde emekli olabiliyor. Bir gün erken sigortalılık 2 yıl erken emeklilik anlamına gelebilir.

18 YAŞ ÖNCESİ SİGORTALILIK ÖNEMLİ Mİ? Sigortaya başlangıç yaşı tüm sigortalılar bakımından önemlidir. 18 yaş öncesi çalışmaların emekliliği nasıl etkilediği hep tartışılmıştır. Konu çalışanlar bakımından iyi bilinmediği için emeklilik tarihi hesaplamalarında yanlışlıklar yapılmaktadır. Bu bakımdan, 1 Nisan 1981 tarihi önemlidir. Bu tarihten itibaren, 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul ediliyor.Ancak bu tarihten önceki süreler için malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dâhil ediliyor. Daha açık bir anlatımla, sadece 18 yaşından önce ödenen primler işinize yarıyor ve bunlar toplam prim gününüze ekleniyor.Sigortalılık süreniz ise her halükârda 18 yaşında başlıyor. Ancak emeklilikte kademeli geçiş sonrası yaş şartı yükseldiği için sigortalılık süresinin 18 yaşından sonra başlaması problem olmaktan çıktı. Yalnızca malullük ve ölüm aylığında bu sorun yaşanabiliyor.

EMEKLİLİKTE SON 7 YILA DİKKAT EDİN Emeklilikte, aylığı bağlayıp ödeyecek kurumun belirlenmesinde, sigortalıların emeklilik tarihinden geriye doğru prim veya kesenek ödenerek geçen son 7 yıllık fiili hizmet (360 x 7 = 2520 gün) süresi esas alınıyor. Bu kural sadece SSK’lı çalışanları değil, tüm çalışanları ilgilendiriyor.Sigortalının son 7 yıllık fiili hizmet süresi içerisinde en fazla hangi statüde hizmeti varsa, yani sigortalının son 7 yıllık fiili hizmet süresinin yarısından bir gün fazlası olan 1261 prim ödeme günü hangi statüde geçmişse, o statü şartlarıyla emekli olunuyor. Son 7 yıl hizmet süresi eşitse en son tabi olunan statüye göre emeklilik aylığı bağlanıyor. Örneğin, sigortalının hem SSK, hem Bağ-Kur prim ödemesi varsa, son 7 yıllık fiili prim ödeme süresi içinde en fazla SSK statüsünden prim ödemişse SSK’dan, en fazla Bağ-Kur statüsünden prim ödemesi varsa Bağ-Kur’dan emekli aylığı bağlanıyor. Primler eşitse son sigortalılığı hangi statüde ise o statüden emekli aylığı bağlanıyor.Son 7 yıl, sigortalılık süresi veya yaş şartının yerine getirildiği tarihten geriye doğru 7 yıl değil, son prim ödeme tarihinden geriye doğru prim ödenen 7 yılı ifade ediyor. Yani, toplam prim gün sayısının son 2520 günü. Bu konu bilinmediği için, kötü sürprizlerle karşılaşanlar olabiliyor.

1 EKİM 2008 SONRASI FARKLI Hemen ifade etmekte fayda var, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra, yani yeni sosyal güvenlik uygulamalarının başladığı tarihten sonra bu kuralda değişiklik oldu. Buna göre, 1 Ekim 2008 sonrasında ilk kez sigortalı olanlar için son yedi yıl sigorta primleri değil, çalışma hayatının tümünde ödenen sigorta primlerine bakılarak en fazla hangi statüye göre prim ödenmiş ise o statüye göre emeklilik şartları belirleniyor.

Paylaş