Asker kendisine ayran getiren aşiret kızına aşık olunca

Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde, Kayserili uzman çavuş,

görev esnasında, kendisine ayran verirken tanıştığı Kürt aşiret kızı ile dünya

evine girdi, düğünde birlik ve beraberlik mesajları verildi.

Yıllarca terör olaylarıyla gündeme gelen, geçen yıl Kato Dağı’nda.. Bu yıl ise

Faraşin bölgesinde gerçekleştirilen başarılı operasyonlarla terör örgütü PKK’ya büyük darbe vurulan Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde yine dillere destan bir düğün yapıldı ancak bu kez düğün de Türkiye’yi bölmek isteyenlere karşı birlik ve beraberlik mesajları verildi.. İlçede, Kayserili Uzman Çavuş Coşkun Korkmaz, görev esnasında, kendilerine ayran veren Jirki aşiretine mensup Zeynep Dereli’ye aşık oldu. Tanışan çift, kısa sürede evlendi. Çiftin düğününe, İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili İsmail Pendik, Cumhuriyet Başsavcısı Oğuz Yılmaz..

Alay Komutanı Tahsin Saruhan, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Serdar Atakan, İlçe Emniyet Müdürü Oğuz Olgun, Jirki Aşireti Lideri Tahir Adıyaman ve çok sayıda vatandaş katıldı. Düğünde, asker, polis ve vatandaşlar, Türkçe ve Kürtçe şarkılar eşliğinde uzun halay zincirleri oluşturdu, sık sık birlik ve beraberlik mesajları verildi.. DÜĞÜN KARDEŞLİĞİN EN GÜZEL GÖSTERGELİRİNDEN BİRİ” Kaymakam Pendik, Türk ve Kürtlerin kardeş olduğunu belirterek, “Ne ilk ne de son olacak bu güzel birliktelikler. Yeni çiftimiz de bu güzel kardeşliğin meyveleri olacaktır. Öncelikle çiftimize huzur, mutluluk

ve hayırlı bereketli yuvalar nasip etmesini yüce rabbimizden temenni ediyoruz. Bu evlilik aslında çok önemli. . adece bir kızımızla bir oğlumuzun evliliğinden ziyade, Kayserili hem de jandarma personelimiz olan bir gencimiz ile Beytüşşebaplı Kürt vatandaşımızın kızı evleniyorlar. Güzel bir yuva kuruyorlar. Bu Türk-Kürt kardeşliğinin ilk değil son da olmayacak en güzel göstergelerden birisidir. Bu yuvada doğacak

çocuklarımız da Türk-Kürt kardeşliğinin, bu güzel atmosferin meyvesi olacaktır. Rabbim devletimize milletimize zeval vermesin, huzurumuzu daim eylesin” dedi. AYRAN VERİRKEN TANIŞTIK” Uzman Çavuş Coşkun Korkmaz ise çok mutlu olduğunu belirterek, “Sağ olsun komutanlarımız da geldi. Aşiret liderimiz yalnız bırakmadı bizi. 2015’ten beri burada görev yapıyorum. Sürekli köylere gidiyoruz, yol emniyetine gidiyoruz. Burada tanıştım, bir bardak ayran verdiler içtik, sonra eşimi gördüm ve tanıştık şimdi evlendik” diye konuştu

Türk Profesör üretti yaranamadı

kayseri Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Abdullah Çoban, memleketi Sivas’ta kendirden knser illaci ve çelikten 10 kat güçlü zırh üretmek isteyince başına gelmeyen kalmadı. Bilimsel çalışmalarını evinin bahçesinde yürüten profesör, uyuşturucu yetiştirdiği için ceza aldı ve ardından nezarete atıldı. Uyuşturucu ve alkol kullanmadığı tespit edilen bilim adamı, emin olduğu yolda yürümeye devam edeceğini belirtti.Ağır ceza mahkemesinde yargılanmasına devam edilen bilim adamı, aldığı cezalar yüzünden üniversitedeki görevinden de kovuldu.

Yaşadıkları karşısında ne yapacağını şaşıran Çoban, yine de kendirin Türk tarımını kalkındıracak bir ürün olduğunu belirtti. Çoban, “Hint keneviri ile 3 bin çeşit ürün elde edilebilir. Türk tarımını kalkındırabilecek önemli bir üründür.” şeklinde konuştu. Çoban, kendir ile kanser ilacı ve çelikten 10 kat daha güçlü çelik yelek üretmek için bilimsel çalışmalar yürüttüğünü belirtip, “1940 yılında Henry Ford hint kenevirinden, çelikten 10 misli daha sert olan araba kaportası yaparken ben bugün ÇDN ekiminden dolayı, böyle bir faydalı ürünün ülkemize tanıtılması, ülkemiz insanlarının bu üründen yararlanmasına verdiğimiz katkıdan dolayı yargılanıyoruz.

Bundan yıllar önce ben, ÇDN’nin yani Hint Kenevirinin faydalarını gördüm.Evimin bahçesinde , yola 7 metre mesafede, 5 metre kare alan içerisinde saksılarda Hint Keneviri yetiştirmeye başladım. Jandama, Kaymakam severlerdi sayarlardı gelip burada otururduk. Neden yetiştirdiğimi de bilirlerdi. Benim yetiştirdiğim bu kendirlerden kanser ilacı yapmaya çalıştığımı, tekstil mühendisi olan oğlumun da kendirden kurşun geçirmeyen yelek üretimi üzerinde çalışmaları olduğunu anlatırdım” dedi. Bilimsel çalışmalarından dolayı uyuşturucu üretmekle suçlanıp nezarete atıldığını belirten Çoban, “Bir gün jandarmalar geldi.

Bunları sökeceğiz dediler. Sonra beni akşama kadar bekletip gözaltına aldılar. Sonra nezarete attılar. İki gün nezarette kaldım. Bilimsel araştırma yaptığımı söylememe rağmen bana gözetim verdiler, Sivas’ta götürdüler. Uyuşturucu ve alkol kullanmadığım tespit edildi. Buna rağmen kendi uyuşturucu ihtiyacını karşılamak için kendir üretmek ile suçlandım.”

Türkiye’de dahil olunca İsrail Yusufladı

Türkiye o arenaya da girdi

İsrail’i bastı bir endişe…

Gurulan Tükiye.

Hepsi titredi.

Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’ın uzay çalışmaları sonusunda bölgesel lider olmaya hazırlandığını söyleyen İsrail Hava ve Uzay Enstitüsü Araştırma Merkezi Başkanı Tal Inbar, ‘Türkiye, 10 yılda uzayda çok önemli bir güç olabilir’ dedi. İsrail Hava ve Uzay Enstitüsü Araştırma Merkezi Başkanı Tal Inbar, Join Jerusalem Post gazetesine Türkiye ve Ortadoğu’nun uzay konusunda attığı adımlara ilişkin dikkat çeken ve merak uyandıran açıklamalarda bulundu.

İsrail Hava ve Uzay Enstitüsü Araştırma Merkezi Başkanı Tal Inbar, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’ın uzay çalışmaları konusunda bölgesel lider olmaya hazırlandığını ifade etti. Bir uyduyu fırlatma yeteneğini geliştirmenin aşırı derecede zor ve pahalı oduğunu vurgulayan Tal Inbar, İsrail, 30 yıl önce kendi uydusunu başlatan ilk bölge ülkesiyken bu yarışa Türkiye, BAE ve Suudi Arabistan’ın da dahil olduğunu açıkladı. Inbar, Türkiye’nin uzay çalışmaları konusunda iz bırakabileceğine inandığını ifade etti. Başkan Erdoğan tarafından Türkiye’nin “Ulusal uzay ajansı”nın resmen açıkladığını söyleyen Inbar, “Ankara zaten uydu kurma yeteneğine sahip olduğundan, hükümetten ve bütçeden yeterli şekilde desteklenirse önümüzdeki on yılda uzayda çok önemli bir güç olabilir” dedi.

13 Türk devi düğmeye basıyor tam 3 trilyon dolar

Piyasa değeri yaklaşık 30 milyar dolar olan 13 Türk şirketi, varlık değeri 3 trilyon doları aşan ABD’li yatırım fonlarıyla yarın New York’ta bir araya gelecek.İST’te işlem gören ve piyasa değeri yaklaşık 30 milyar dolara ulaşan 5’i banka 13 Türk şirketi, toplam varlık değeri 3 trilyon doları aşan yaklaşık 30 ABD’li fonla “New York Turkey Day” isimli zirvede bir araya gelecek. Söz konusu zirveye, Akbank, Garanti Bankası, Yapı Kredi, Vakıfbank ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın yanı sıra Koç Holding, Şişecam Topluluğu, Anadolu Grubu Holding, MLP Care, Mavi Giyim, Yataş, Bizim Toptan ve Lokman Hekim gibi şirketler katılacak.

Raiffesein Centrobank Satış Direktörü Özgür Güyüldar, ABD’de uzun süredir Türkiye odaklı böyle büyük bir organizasyonun gerçekleşmediğine dikkati çekti. Güyüldar, “Organizasyonda 190 civarında birebir toplantı için güzel bir platform oluşacak. Toplantılarla birtakım olumsuzluklar sonucunda azalan yatırımcı ilgilisinin artmasını bekliyoruz” dedi. Güyüldar, artan ilgiyle hem Borsa İstanbul’un yabancı yatırımcı nezdinde önemli derecede destek bulabileceğine hem de Türk lirasındaki toparlanmanın süreklilik kazanabileceğine inandıklarını ifade etti. Türkiye’de stratejik iş birliği içinde oldukları Global Menkul Değerler’in katkısıyla böyle bir organizasyonu düzenlemekten gurur duyduklarını belirtti.

Memnuniyeti dile getiren Güyüldar, yatırımcı ilgisindeki artışın Türkiye ekonomisine duyulan güvene de anlamlı bir katkı sağlayabileceğini aktardı. Güyüldar, özellikle 2018’de yaşanan bazı makro gelişmeler ve artan küresel dalgalanmanın yatırımcıların algısını olumsuz etkilediğini belirterek, şöyle devam etti: “Ekonomideki normalleşme zaman alacağından, uluslararası yatırımcıların Türkiye algısındaki toparlanmanın biraz daha uzun süreye yayılabileceğini söylemek yanıltıcı olmaz. Pek tabii ki bu durum Türkiye’ye özel değil, kur şoklarına maruz kalan tüm gelişmekte olan ülkelerde bu tarz algı bozulmalarını görebiliyoruz. Türkiye’nin geçmişte gösterdiği başarılı deneyimler, bu tür piyasa dalgalanmalarını yönetme becerisine sahip olduğu konusunda yatırımcıları ikna etmiştir.

Son 16 yılda uygulanan yapıcı politikalar ve yapısal reformlarla ekonomisini güçlü temeller üzerine inşa eden Türkiye’nin bu tür geçici dalgalanmalarla başa çıkma yeteneğine bizimgüvencemiz tam. Düzenleyeceğimiz bu zirvenin, fikirlerimizin yatırımcılarla da paylaşılacağı bir platform oluşturup, algının toparlanması sürecine olumlu katkı yapacağına inanıyoruz. Lokman Hekim Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sarıoğlu, kendilerinin de katılacağı organizasyonun yılın ilk büyük yatırımcı toplantısı olması dolayısıyla önem taşıdığını belirtti.

Sarıoğlu, zirvede Türk sağlık sektörüne ilişkin değerlendirmelerini de paylaşacaklarını aktararak, “ABD’li yatırım fonlarıyla bir araya gelerek şirketimize ilişkin yatırım fırsatlarını anlatma imkanı bulacağız. Yabancı para cinsinden varlıklarını değerlendirmeyi düşünenler için özellikle Türk sağlık sektörü önemli fırsatlar sunuyor. ABD’deki temaslarımızda da bu fırsatları yüz yüze anlatma imkanı yakalayacağız. Ülkemiz ekonomisine ilişkin oluşturulmaya çalışılan olumsuz algıyı dağıtacağız.” ifadelerini kullandı.

Milli Savunma Bakanlığı çok sayıda sivil memur alımı yapacak

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan ilan yayınlandı.

Kuvvet Komutanlıklarına ve Genel Kurmay Başkanlığına memur alımı yapacağı duyuruldu.

İşte başvuru şartları ve diğer detaylar..

Yaklaşık 162 sivil memur alımı yapılacak.

Yayımlanan ilanda “Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında memur olarak istihdam edilmek üzere, “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu” ile “Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında İlk Defa Devlet Memurluğuna Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmelik” esaslarına göre açıktan atama yoluyla memur temini yapılacaktır.” ifadelerine yer verildi.

1. GENEL HUSUSLAR: a. Alım başvuruları personeltemin.msb-gov-tr Genel Ağ adreslerinden 28 Aralık 2018-15 Şubat 2019 tarihleri arasında yapılacaktır. Genel Ağ haricinde yapılan başvurular (Dilekçe, mektup vb. yöntemlerle) kabul edilmeyecek ve bu dilekçelere cevap verilmeyecektir. Ön başvurusu kabul edilen adayların isimleri 19 Mart 2019 tarihinden sonra personeltemin.msb-gov-tr  internet adresinden yayınlanacaktır.

b. İdare gerek gördüğü takdirde alım yapılacak unvanları, kadroları ve illeri değiştirebilecektir. Başvuru süresince adayların ilanda yapılacak güncellemeleri takip etmeleri gerekmektedir. c. Her adayın sadece bir tercih hakkı bulunmaktadır. ç. Adaylar başvuru şartlarında istenen; diploma, bonservis, ustalık-kalfalık belgesi, sertifika, ruhsat, ehliyet, İş Güvenliği Uzmanı belgesi ve Şehit/Gazi Yakınlık Belgesini sisteme yükleyeceklerdir. Belgelerini yüklemeyen adayların başvurusu kabul edilmeyecektir. d. Başvuru şartlarını taşımadıkları anlaşılan veya evraklarının eksik/yanlış olduğu tespit edilen adayların başvuruları hangi aşamada olursa olsun geçersiz sayılacaktır.

2. BAŞVURU: Başvuru Koşulları; (1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48’inci maddesinde belirtilen genel ve özel şartlara sahip olmak; (a) Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olmak, (b) 18 yaşını tamamlamış olmak, (c) Kamu haklarından mah-rum bulunmamak, (ç) Türk Ce-za Kanunu’nun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kas-ten iş-lenen bir su-çtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cez-asına ya da af-fa uğramış olsa bile devl-etin güvenliğine karşı s-uçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı su-ç-lar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edim-in ifa-sına fe-sat karıştırma, s-uç-tan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya ka-çak-çılık s-uçl-arından m-ah-kûm olmamak.

(d) Askerlik durumu bakımından; askerlikle ilgisi bulunmamak, askerlik çağına gelmemiş bulunmak veya askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak, (Bedelli askerliğe müracaat eden adaylar başvuru yapabilir.), (e) Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak, (f) Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak..

(2) Herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi görevlerde çalışıyor olmamak, (4B kapsamında sözleşmeli personel olarak çalışanlar hariç), (3) Sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş veya sözleşmeli er olarak sözleşmesi feshedilmiş veya halen çalışıyor olmamak, (4) 11 Kasım 2016 tarihli ve 29885 sayılı “Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği” Gereğince; Engelli Sağlık Kurulu Raporu Vermeye Yetkili Sağlık Kuruluşları listesinde yer alan Sağlık Bakanlığı bağlısı sağlık hizmet sunucularından “Memur Adayı Olur” kararlı sağlam raporu almış olmak,

(5) Bakanlar Kurulu Kararları ve mahkeme kararlarınca terör örgütü olarak kabul edilmiş tüm terör örgütleri ile herhangi bir irtibatı veya iltisakı bulunmamak, (6) Her bir kadro unvanı için belirlenen niteliklere sahip olmak (TABLO-2), (7) 2018 yılında yapılmış olan Kamu Personel Seçme Sınavlarından 2018-KPSS P-03 (Lisans), 2018-KPSS P-93 (Önlisans) ve 2018-KPSS P-94 (Ortaöğretim) birine girmiş ve ilgili KPSS puanını almış olmak.

NOT: Şehit, malul ve muharip gazi eş ve çocuklarının; anne, baba veya eşinin şehit/gazi olduğunu gösterir belge ile başvurularında, almış oldukları merkezi sınavnpuanına, aldığı puanın %10 fazlası eklenerek hesaplanmış puan dikkate alınır. (Anne/baba veya eşi TSK’ya mensup ise ilgili belgeyi bağlı olduğu Kuvvet komutanlıklarının Personel Başkanlığından, diğer kamu kurumlarına mensup ise, mensup oldukları Bakanlık ve Sosyal Güvenlik Kurumunun her ikisinden de belge alacaklardır.)

Başvuru kılavuzunun ilgili bölümlerinde, kimlerin başvuru yapabilecekleri, başvuruların nasıl ve ne zaman yapılacağı, seçim aşamaları, sağlık raporu işlemleri ve değerlendirme faaliyetleri ile aday bilgilendirmelerine ilişkin genel bilgilere yer verilmiştir. Millî Savunma Bakanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında devlet memuru olarak görev almak istiyorsanız, msb-gov-tr internet adresinde yayımlanan başvuru kılavuzunu dikkatli bir şekilde okuyarak başvuruda bulunabilirsiniz.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI: Millî Savunma Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savunma politikalarını ve Türk vatandaşlarının askerlik işlerini yürüten bakanlıktır. Milli Savunma Bakanı Milli Güvenlik Kurulu daimi üyesidir. Barışta ve savaşta asker alma hizmetlerini, Silah, araç, gereç ve her çeşit lojistik ihtiyaç maddelerinin tedariki hizmetlerini, Harb sanayii hizmetlerini, Sağlık ve veteriner hizmetlerini, İnşaat, Emlak, İskan ve Enmrastrüktür hizmetlerini, Mali ve mal hesap teftiş hizmetlerini, yürütmektir.

Paraşütü Açılmayan Bordo Bereli

Şanlı Türk Ordusunun en önemli, en seçkin askeri birimlerinden

biri olan Bordo Berelilerden birinin ağızdan ağza aktarılarak bizlere gelen

bu hikayesini sizlerle paylaşıyoruz.

Böyle askerlerimiz oldukça BİZİ ASLA BÖLEMEYECEKLER…

Kendisi Özel Kuvvetler’de Subay’dır. Uçakla havalanmışlardır. Bordo Berelilere paraşüt eğitimi verecektir. Herkes atlar. Sıra kendisine gelir o da atlar. Fakat bir terslik vardır. Çünkü paraşütü bir türlü açılmaz. Her şeyi dener ama ana paraşütü bir türlü açılmaz Başarır. Ama yine bir terslik vardır. Hızdan veya başka bir nedenden dolayı yedek paraşütle yere yaklaşık 400 metre mesafe kala hasar meydana gelmiştir. Hızı her ne kadar azalmış olsada yine de normalden

hızlıdır. Bu hızla da yere oldukça sert bir iniş yapar Herkes normal bir iniş olmadığını anlar ve anında yanına koşar. Yanına gelenler sağlığını merak ederken o herkesi şaşırtarak birden ayağa kalkar ve hemen uçağı yeniden havalandırın der. Arkadaşları şaşkın gözlerle bakarken kendilerini neden diye sormaktan alıkoyamazlar.. O ise, az önce korktum. Benim bu korkuyu yenmem

için bugün yeniden atlamam gerekiyor. Bugün yeniden atlamazsam ömür boyu bu korkuyla yaşarım der.. Ve uçağı yeniden havalandırır. Bir daha atlar.. İsmi her anıldığında Özel Kuvvetlerde ki subaylarca anlatılan bir efsane haline gelir.. Önemli Not: Gerçekliği hakkında herhangi bir bilgi veremiyoruz. Ancak kulaktan kulağa aktarılan bir efsane olduğu kesin..

Emeklilere çifte zam müjjdesi, Emekli zamlı maaşları yatmaya başlıyor, İşte detaylar

Emeklilerin merakla beklediği zam oranı açıklandı. Bu sene emekli memur aylıkları 10.7, SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıkları da 10.2 oranında zamlı ödenecek. SSK emeklilerinin zamlı maaşları 17 ile 26 Ocak, BAĞ-KUR emeklilerinin ise 25 ile 28 Ocak tarihleri arasında ödenecek. Ocak ayı itibarıyla milyonlarca emeklinin geliri artıyor. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk emekli, malul, vazife malulü, dul veya yetim aylığı alanların maaş farklarının 25 Ocak’ta ödeneceğini açıklamıştı. Buna göre SSK emeklilerine zamlı maaşları 17 – 26 Ocak arasında, Bağ-Kurlulara ise 25 -28

Ocak arasında yatacak. Zam oranı yüzde 10.73 Memur ve emeklisinin zam oranı iki yılda bir yapılan toplu sözleşmeye göre belirleniyor. Enflasyondan kaynaklı fark oluşursa bu da zamma ekleniyor. Sonuç olarak fark ve diğer sosyal haklar da eklenince memur ve emeklisinin ocak zammı yüzde 10.73’e ulaştı. Böylece aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 3512 liraya, en düşük memur emeklisi aylığı da 230 lira artışla 2149 liradan 2380 liraya yükseldi. Dul ve yetimler de faydalanacak Emeklinin vefatından sonra geride

kalan dul ve yetimlerine belli oranlarda maaş bağlanıyor. Maaş hak sahibi eş ve bir çocuksa; maaşın yüzde 50’si eşe, yüzde 25’i çocuğa bağlanır. Hak sahibi eş ve iki çocuksa; eşe maaşın yüzde 50’si, çocuklara da yüzde 25’şer ödenir. Hak sahibi eş ve 3 çocuk varsa maaşın yüzde 40’ı eşe bağlanır, çocuklara ise yüzde 20’şer hisse düşer. Ölen sigortalının anne babası ise muhtaçlık durumuna göre maaşın yüzde 25’i oranında hisse alır. zamlar da dosya başına yapılıp hisselere göre pay ediliyor. Örneğin; 2000 lira maaş alırken vefat eden SSK emeklisinin

eşine maaşın yüzde 50’si, yetim çocuğuna ise yüzde 25’i bağlanmışsa yüzde 10.19’luk zam da bu oranda yansıtılacak. yani dosyaya isabet eden zamla yeni maaş 2204 lira olurken, zamdan önce 1000 lira alan eşe bu aydan itibaren 1102 lira, 500 lira maaş alan yetim çocuğuna ise 551 lira ödenmeye başlanacak. 17 Ocak’ta başlıyor İlk zamlı maaş ödemesini alacak emekliler SSK’lılar. SSK’lı

emekliler 17 Ocak Perşembe gününden itibaren zamlı maaşlarını çekmeye başlayacak. İlk zamlı maaşı, emeklilik kartındaki tahsis numarasının son rakamı 9 olanlar alacak. Tahsis numarası 7 olanlara ayın 18’inde, 5 olanlara ayın 19’unda, 3 olanlara 20’sinde, 1 olanlara 21’inde, 8 olanlara 22’sinde, 6 olanlara 23’ünde, 4 olanlara ayın 24’ünde, 2 olanlara 25’inde, 0 (sıfır) olanlara da ayın 26’sında zamlı maaş ödemesi yapılacak. Bağ-kurlu emekli de 25 Ocak ile 28 Ocak’ta itibarıyla zamlı yeni maaşlarına kavuşacak.

Yüz binlerce kişiye Müjjde tam 1000 lira oldu

Yaşlılık aylığında milyonlarca kişinin beklediği düzenleme Meclis’ten geçti. 65

yaşlı ile ilgili görsel sonucu

yaş aylığının alt sınırı 1.000 liraya çıkaran düzenlemeyi de içeren Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edildi. İşte kabul edilen maddeler; Er ve erbaşların genel sağlık sigortalısı sayılmayan eş ve çocukları ile anne ve babaları, bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında sayılacak. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan sigortalılara ilişkin matrah, oran ve esaslar üzerinden, bankalar,

sigorta şirketleri, ticaret ve sanayi odaları ve borsaların sandık statülerine tabi personel için verilen teşvik uygulaması kaldırılacak. Malullük ve yaşlılık sigortasından ödenen aylıklar ile her ay itibarıyla yapılan ödemeler toplamı, dosya bazında yapılacak ek ödeme dahil bin liradan az olamayacak. Ölüm sigortasından yapılan ödemeler toplamı ise bu tutarın hak sahiplerinin hisseleri oranı esas alınarak tespit olunacak tutarından az olamayacak. Bu düzenleme kapsamında hesaplanan aylıklar, belirlenen tutardan düşükse aradaki fark

Hazineden tahsil edilecek. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmi aylıklar için bu hüküm uygulanmayacak. Teklifin 43. maddesinin kabul edilmesinin ardından verilen aradan sonra komisyonun yerinde olmaması üzerine TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birleşimi saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

Yok böyle zam Fiyatı 14 liraya çıktı

Türkiye’de son 1 ayda sebze-meyve fiyatlarında ekonomik ya da mevsimsel gerekçelerle açıklanamayacak fiyat artışları yaşandı. 1 kilo domatesin fiyatı 15, 1 kilo biberin fiyatı 13, 1 kilo fasulyenin fiyatı 20 liraya dayandı. Bu artışlar neden kaynaklanıyor, sorusunun peşine düştük, sebzelerin tarladan mutfağa kadar geçirdiği fiyat serüvenini araştırdık. KUMLUCA’DAN ÇIKINCA UÇUŞA GEÇİYOR Türkiye’nin sebze meyve merkezi olan Antalya’nın Kumluca’daki iki üreticiye ulaştık. Aldığımız bilgiye göre çiftçilerin ortalama 3,5 TL’ye sattığı

domates üretici halinden 4 TL’ye yola çıkıyor. Aynı şekilde üretici halinde alınan ve yüzde 10’u geçmeyen komisyon dahil salatalık 5,70 TL, fasulye 7 TL’den büyük şehirlere doğru yola çıkıyor. Fiyat artışları da bu 700 kilometrelik yolculukla birlikte başlıyor. Kumluca’dan ürünleri alan tüccar-komisyoncular ve zincir marketler İstanbul’da fahiş karlarla satışa sunuyor. Kaliteli domates İstanbul gibi büyükşehirlerdeki halde 10 TL, market ve pazarlarda ise 13 ile 15 lira arasında satılıyor. Üreticinin 5,70 TL’ye sattığı salatalık, İstanbul Sebze Hali’nde 8 TL, markette ise 14 TL’ye satılıyor. Yine üreticiden 7 TL’ye alınan

fasulye İstanbul Sebze Hali’nde 14 TL’ye mutfağa ise 18 TL’ye giriyor. Diğer sebzelerde de manzara değişmiyor. Antalya’dan çıkan sebzeler en az yüzde 200 zam yemeden mutfağa ulaşmıyor. ÜRETİCİYE KİLO BAŞI 80 KURUŞ KALIYOR Kumluca ilçesinde serada domates üretimi yapan çiftçi Hidayet Gökçe, fidan aşamasından hasada kadar 90 günlük bir üretim süresi olduğunu ifade etti. Gökçe tüketici kadar üreticinin de mağdur olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Tüm maliyetler hesaplandığında domatesin kilosu üreticiye 3 TL’ye mal edilir. Çiftçi topladığı ürünü, üretici haline belirlenen fiyat aralığına

göre satar. Son fiyat listesinde domatesin kilosu 3,80 TL olarak belirlendi. Bu demek oluyor ki 3 aylık emeğin ardından üreticiye 80 kuruş kalmıştır. Vatandaşlar sebzenin üretici hallerinden pahalıya çıktığını sanıyor. Burada iki tip hal vardır. Birincisi üretici hali, ikincisi ise tüketici hali. Üretici halleri belirlenen fiyatlarda çiftçiden ürünü alır. Üzerine hiçbir zam yapmadan, malı alıcıya satar. Asıl zam oranları da bundan sonra olur. Ürünler tüketici hallerinde büyük zam görür. Büyük marketler de aynı şekilde çalışır. Bugün markette domates 12 liraya satılıyor ama o ürünü buradan 4 liraya alıyor.”

KARABORSACI KAZANIYOR Kumlucalı seracı Murat Aygün de fahiş fiyatlardan dertli. Aygün “Üretici her türlü risk alarak ürün yetiştirmeye çalışıyor. En büyük sorun fiyat dengesizliğidir. Özellikle ürünlerin fiyatlarının arttığı dönemlerde aracının fiyat oyununun iyi takip etmesi gerekiyor. Sorun ürünün üretici halinden çıkmasının ardından başlar. Çünkü üreticin halinden aldıkları ürünleri yüzde 100’den yüzde 300’e kadar zam yaparak satıyorlar. Karaborsacılar da burada devreye giriyor. Bu tür meseleler rant meselesi haline geldi. Türkiye bir tarım ülkesidir. Biz üreteceğiz ki siz tüketebilesiniz. Biz üretemezsek siz de tüketemezsiniz” dedi.

Telefonuna el koyan babasını polise ihbar etti

16 yaşındaki bir genç kız cep telefonuna el koyduğu için babasını hırsızlıkla

telefon oynayan ile ilgili görsel sonucu

suçlayarak polise ihbar etti. polis,12 Ocak Cumartesi günü saat 13.30 civarında aldıkları bir hırsızlık ihbarı üzerine bir eve sevk edildi.”BABAM TELEFONUMU

ÇALDI” Polis olay yerine vardığında ise, 16 yaşındaki genç kızın cep telefonunu çaldığı gerekçesiyle babasını ihbar ettiği anlaşıldı. Genç kız bunun bir hırsızlık olduğu, telefonun kendisine ait olduğunu iddia etti. KIZIN BABASI: CEZALANDIRMAK İÇİN TELEFONA GEÇİCİ OLARAK EL KOYDUM Ancak babası, yetkililere kızını cezalandırmak üzere cep telefonuna geçici olarak el

koyduğunu açıkladı. POLİSTEN MÜTHİŞ CEVAP: BABANIN PARASIYLA SAHİP OLDUĞUN TELEFON BİR “HAK” DEĞİL, BİR “AYRICALIKTIR” Polis memurları da genç kıza, 16 yaşında ebeveynlerinin parasıyla bir cep telefonu sahibi olmasının bir ‘hak’ değil, ‘ayrıcalık’ olduğunu söyledi. “TELEFONU GERİ ALMAK İSTİYORSAN KURALLARA UYMAN GEREKİR” Polisler ayrıca telefonunu geri almak istiyorsa babasının kurallarına uyması gerektiği önerisinde de bulundu. Asılsız ihbarından dolayı kıza yaptırım uygulanmazken, babasına da dava açılmadı.