CHP Trump’a destek verdi

Trump’ın yayınladığı mesaja böyle sahip çıkıldı.

Maalesef ülkecek kenetlenemiyoruz.

Trump’ın açıklamaları sonrası Erdoğan suçlu bulundu.

Vatansever CHP’lilerin nasıl bir tepki vereceği merak konusu oldu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın YPG’ye yönelik operasyon hazırlığındaki Türkiye’ye karşı “Kürtleri vurmaları halinde Türkiye’yi, ekonomik yönden mahvederiz.” tehdidine art arda tepkiler yükselirken qKK’nın siyasi kanadı HDP’den bile henüz açıklama gelmemişti.CHP, HDP’den de önce açıklama yaparak ABD’nin yanında durdu, hükümeti eleştirdi.
Trump’ın tehdidi hükümetin suçu CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulunurken ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik tehdidine işaret etti.

Trump’ın tehdidini ‘kabul etmediklerini’ söyleyen Öztrak bu konu üzerinden de hükümeti eleştirdi “Türkiye’yi böyle bir tehdide açık hale getirdiler.” dedi. CHP’li Öztrak şöyle konuştu:

“Türkiye’yi tehdide açık hale getirdiler” “TC tarihinde hiçbir devlet ülkemizi bu kadar açıktan tehdit etme cürretini göstermemişti. Bu ifadeyi kabul etmiyoruz. Bu tehditler bize sökmez, Türkiye’yi böyle bir tehdite açık hale kim getirmiştir? Bu tehdit bu iktidarın eline ekonomimizin Türkiye’nin zayıf karnı hale getirildiğinin göstergesidir.”

Annelere Devletten En Az 6 bin 367 TL İşte aranan şartlar

Asgari ücretin yükselmesi ile birlikte çalışan annelere 16 haftalık doğum izninde devletin verdiği parada yükseldi. Asgari ücretlinin doğum izni parası bin 317 TL artışla 6 bin 367 TL’ye ulaştı. İşte doğum izni parası ile ilgili detaylar… Çalışan anneler, doğum izninde oldukları dönemin parasını iş görememezlik ödeneği adı altında devletten alabiliyor. Doğum öncesi ve sonrası 16 hafta izin kullanan annelere çalışmadıkları sürenin parası devlet tarafından iş görememezlik ismi altında ödeniyor. 2019 yılının ocak ayında asgari ücretteki

artış, en düşük doğum izni parasını bin 317 lira artırdı. En düşük izin parası 2018 yılında 5 bin 50 TL iken, 2019 yılında bu rakam 6 bin 367 TL’ye çıktı. Yani asgari ücretli anneye, doğum iznindeyken devlet 6 bin 367 TL ödeyecek. Ayrıca devlet, annelere emzirme ödeneği ve doğum yardımı adı altında iki farklı ödeme daha yapıyor. Bu ödemelerden, çalışsın çalışmasın tüm anneler yararlanıyor. Doğum yardımı ile anneye ilk çocuk için 300, ikinci çocuk için 400, üçüncü ve sonraki çocuklarda 600 TL veriliyor. Emzirme ödeneği ise

geçen yıl 149 TL idi. Bu yıl tutar yükselecek. Emzirme Ödeneği Kimlere Verilir?: Emzirme ödeneği, doğum yapması halinde sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması halinde sigortalı erkeğe verilir. Ayrıca hizmet akdine tabi ya da kendi adına ve hesabına yaptıkları çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine emzirme ödeneği ödenir. Emzirme ödeneği hizmet akdine tabi çalışan (4/a’lı) sigortalılar ile kendi adına ve hesabına (4/b’li) çalışan sigortalının yararlanabildiği bir ödeme türü olup, kamu görevlisi olan sigortalılara 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu gereğince kendi kurumlarınca ödeme yapılmakta olup bu kişilere emzirme ödeneği ödenmez. Emzirme Ödeneğinin Şartları Nelerdir?: Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması halinde sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için; -Hizmet akdine tabi (4/a lı) çalışan sigortalılar için, doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması, -Kendi adına ve hesabına (4/b li) çalışan sigortalılar için, doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması, -Doğumun canlı gerçekleşmiş olması şarttır. Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalılardan

sigortalılığı sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere 300 gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya eşi analık sigortasından yararlanacak erkek, doğum tarihinden önceki 15 ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması şartıyla emzirme ödeneğinden yararlandırılır. 2018 yılı için emzirme ödeneği 149,00 TL olarak belirlenmiştir. Emzirme ödeneğinin talep edilmesinde hak düşürücü süre, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıldır.

Emzirme Ödeneği Almak İçin Nereye Başvurulur? Başvuru İçin Gerekli Belgeler Nelerdir? Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalıların ödeneklerini almaları için Kuruma talep dilekçesi verme şartı kaldırılmıştır. Emzirme ödeneği, sistemde görülen emzirme ödeneği raporuna istinaden otomatik olarak ödenmektedir.

KPSS’siz , Sınavsız , PTT 55 Bin Personel Alımı Genel Şartları Belli Oldu Detaylar

PTT Genel Müdürü Kenan Bozgeyik tarafından yapılan açıklamalara göre PTT 55 bin personel alımı yapacak. PTT personel alımlarında KPSS şartının aranmayacağı daha önceden belirtilmişti. PTT 55 bin KPSS şartı olmadan personel alımı genel şartlarını haberimizin devamında okurlarımızla paylaşıyoruz. PTT Genel Müdürü Kenan Bozgeyik bundan önceki yaptığı açıklamalarında 55 bin personel alımı yapılacağını ifade etmişti. PTT’nin 55 bin personel kapsamında peyderpey yapacağı 5 bin personel alımı önümüzdeki günlerde yapılacak. 55 BİN PERSONEL ALIMI: Bir önceki PTT personel

alımlarının tamamlanmasından sonra PTT tarafından yapılan personel alım planlaması çerçevesinde yeni personel alım ilanlarının yayımlanması bekleniyor. PTT Genel Müdürü Kenan Bozgeyik tarafından daha önce yapılan açıklamalarda “Hep birlikte önümüzdeki süreç içerisinde 40 bin kişi olan çalışanımızı Cumhuriyetimizin 100. yılında 100 bin kişiye çıkaracağız. Nasıl 40 bin kişilik çalışanımızı 100 bin kişiye çıkarıyorsak ekonomimizi de aynı şekilde büyüteceğiz.” ifadelerini kullanmıştı. PTT PERSONEL ALIMI NE ZAMAN YAPILACAK?: Adaylar personel alımlarına ilişkin genel şartlar hakkında çeşitli taleplerde bulunarak personel alım ilanının ne zaman yayımlanacağını araştırıyorlar. PTT Genel Müdürü Kenan Bozgeyik yaptığı açıklamalarında “Hep

birlikte önümüzdeki süreç içerisinde 40 bin kişi olan çalışanımızı Cumhuriyetimizin 100. yılında 100 bin kişiye çıkaracağız. Nasıl 40 bin kişilik çalışanımızı 100 bin kişiye çıkarıyorsak ekonomimizi de aynı şekilde büyüteceğiz.” ifadelerine yer vermişti. Bu açıklamalar kapsamında PTT 55 bin personel alımının 5 yıl içinde tamamlanması beklenmektedir. Ancak personel alımlarının ne kadar süre ile yayımlanacağı hakkında resmi bir açıklama bulunmuyor. Lise mezunları ve üniversite mezunlarının başvuru yapabileceği PTT personel alımı başvuru şartları ve tarihi belli olur olmaz haberimizden takip edebilirsiniz. PTT PERSONEL ALIMI GENEL ŞARTLAR NELERDİR?: Peki PTT

personel alımı genel şartları nasıl olacak? Bundan önceki personel alımına ilişkin genel koşulları okuyucularımızla paylaşmaya devam ediyoruz. Aşağıdaki şartları taşıyan adaylar PTT personel alımına başvuru yapabilecekler. ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. 18 yaşından büyük olmak ve 35 yaşından gün almamış olmak. Kamu haklarından yasaklı bulunmamak. Askerlikle ilişiği bulunmamak, askerlik çağına gelmemiş olmak veya askerlik çağına gelmiş ise

muvazzaf askerlik hizmetini yapmış veya erteletmiş olmak. Yurtiçinde ve yurtdışında devamlı görev yapmasına engel olabilecek beden veya akıl hastalığı bulunmadığını resmi sağlık kurulu raporu ile belgelemek. Başka kuruluşlara karşı mecburi hizmet yükümlülüğü bulunmamak. Atanacağı pozisyon için bu ilanda belirtilen öğrenim şartına sahip olmak. TÜM SEVDİKLERİMİZİN VE ÇEVREMİZİN FAYDALANMASINI ADINA BU DEĞERLİ HABERİ PayIaşaIım..

Türkiye Eğer Bunu Yapmazsa Sonumuz Olur

Türkiye Eğer Bunu Yapmazsa Sonumuz Olur. ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’yi tehdit eden açıklamalarına Ankara’dan oldukça sert yanıtlar gelmeye devam ederken, güvenlik uzmanları da yaşanan denklemin olası sonuçlarını değerlendiriyor.  Terör Uzmanı Abdullah Ağar’a göre Türkiye, ABD’nin tüm tehdit ve süslü tekliflerine rağmen mutlaka bir adım atmalı. “Bölgede önümüzdeki 100 yılı etkileyecek bir coğrafi plan uygulanmak isteniyor”

uyarısında bulunan Ağar, “Türkiye gerekli adımı atmazsa hem bu denklemin dışında kalacak hem de üniter yapısı bozulan Suriye’den sonraki hedefin bizzat Anadolu olduğu gerçeği daha da netlik kazanacak” ifadesini kullandı. ABD Başkanı Trump’ın tehditkar açıklamalarının ardından Türk ordusunun Suriye’de nasıl bir adım atacağı konusu merakla bekleniyor.ABD Başkanı Trump’ın tehditkar açıklamalarının ardından Türk ordusunun Suriye’de nasıl bir adım atacağı konusu merakla bekleniyor.

Son dönemlerde yaptığı hemen her açıklama diğerinin tam tersi olan ABD Başkanı Doland Trump’ın Türkiye’nin olası bir Suriye operasyonuna karşı kullandığı ifadeler Ankara’dan sert tepki görmeye devam ediyor. Trump’ın, “Türkiye, Kürtleri vurursa onları ekonomik yönden mahvederiz” açıklamasına Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Suriyeli Kürtleri PKK ile bir tutmak ölümcül bir hatadır” yanıtı verirken, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise “Türkiye Cumhuriyeti devleti Kürtlerin düşmanı değil, hamisidir” açıklamasında bulundu.

“Türkiye oraya gitme zorunda. Başka yolu yok” ABD ve Türkiye arasındaki karşılıklı açıklamaları değerlendiren Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, yenisafak.com’a yaptığı açıklamada, Türkiye’nin kendi ulusal çıkarları ve toprak bütünlüğü adına her ne pahasına olursa olsun adım atması gerektiğine dikkati çekti. Türkiye’nin herhangi bir adım atmaması durumunda kurulan denklemin dışında kalacağının altını çizen Ağar, “Bölgede 100 yıllık bir coğrafya dizaynı yapılıyor. Eğer adım atılmazsa bunun vereceği hasar çok büyük olur” dedi. Türkiye Suriye’de operasyon yapmazsa ne olur? Ağar, “Türkiye, Suriye’de operasyon yapmazsa ne olur?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Sonuçları çok ağır olur. Bir kere güneyinizde bir ‘garnizon devlet’ kurulmuş olacak. Sizin kapılarınızı açıp ağırladığınız yaklaşık 4 milyon Suriyeli var. Bu insanların da ülkelerine geri dönme şansı ortadan kalkar. Bu da Türkiye’yi siyasetten ekonomiye güvenlikten toplumsal yapıya kadar hemen her alanda çok ciddi şekilde etkiler. İçeride yaşanacak bu sorunun sadece ülke sınırlarıyla kısıtlı kalacağını düşünmek yersiz olur. Bu sorunlar sizi sınırlarınızın ötesinde de doğrudan etkileyecek. İstikrarsızlık aynı zamanda beka tehdidi halini alacak.

Suriye’nin üniter devlet yapısı bozulursa bir sonraki hedef Türkiye olur Türkiye’nin söz konusu gelişmelere müsaade etmesini ‘asla beklenemez’ olarak tanımlayan Ağar, “ABD bizi tehdit ediyor. Söyledikleri şeylerin hepsi uyutmaca” diyerek, şöyle devam etti: “Süreç aleyhimize işliyor. Bir adım mutlaka atılmalı. Bu adım sadece yaptığınız yığınak ile verdiğiniz bir mesajla da olabilir. Ancak bölgedeki planları bozacak bir şeyler yapılmalı.

Kağıt ithalatını bitirecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı. Birilerinin bu işi başlatması lazımdı” demesinin ardından, 2 bin iş adamı Kendir Enstitüsü’ne yatırım için telefon etti.İsrail’in 1960’dan beri, ABD’nin ve Almanya’nın uzun yıllardır sürdürdüğü, Rusya’nın ise 30 Aralık 2018’de üretimi için yasa çıkardığı yıllık 5 milyar dolarlık ticaretinin olduğu endüstriyel kenevir tarımı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, yaptığı açıklama sonrası binlerce yatırımcı harekete geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anacığım evde file dokurdu. File ile alışveriş yapar gelirdik. Bunun toprakla bir dostluğu var. O zamanlar bunlar kenevirden yapılırdı. Bize dost görünen düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı. Keneviri ithal ediyoruz. Birilerinin bu işi başlatması lazımdı. Şu anda bunun çalışmasını yapıyoruz” demişti. Açıklamanın ardından yatırımcılar harekete geçti.

Siyasi destek
Türkiye’de uyuşturucu etken maddesi olmayan kenevir üretilmesi için Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi çatısı altında kurulan Kendir (Kenevir) Enstitüsü Başkanı Erdem Ulaş’a, yatırımcılardan 2 bine yakın telefon ya da mesaj geldi.

Almanya’da tıbbi kenevir ürünlerinde talebe yetişilemediğini söyleyen Ulaş, “Cumhurbaşkanımızın açıklamasının ardından, TBMM’de komisyon üyelerine bilgi verdim. Tüm siyasi partiler projeyi destekliyor. Bazı vekillerimiz kenevirin sadece uyuşturucu ile ilgili olduğunu düşünüyor. Ama bu yanlış algıyı kırmaya başladık. Kenevirden esrar üretmek için THC maddesinin olması gerekiyor. Bunun olmadığı kenevir cinsleri var. Proje tam olarak memleket meselesi niteliğinde” dedi.

Kağıt ithalatı biter
Mucize Bitki Kenevir isimli bir de kitap yazan Ulaş, Türkiye’nin kağıt ithalatını tamamen bitirecek olan keneviri Türkiye’deki çiftçilerin hiç bilmediğini söyledi. Sabah’ta yer alan habere göre Ulaş, hedefin yerli tohum üretmek olduğunu belirterek, 10 yıl içerisinde yıllık 100 milyar dolarlık ihracatın mümkün olduğunu vurguladı. Ulaş, “Otomobillerin kaportaları kenevirden üretiliyor ve çelikten 10 kat daha dayanıklı. 50 bin çeşit ürün üretiliyor. Plastiğin kullanıldığı her alanda hammadde olarak kullanılabilir. Çok büyük bir kullanım alanı var” diye konuştu.

Kenevir’in faydaları neler?
– Kenevir yağı, mükemmel ve eşsiz yağ asitlerine sahip.

– İyi kurutulmuş kenevir tohumlarından soğuk sıkımla elde edilen yağ çok kıymetli.

– Kenevir yağının yapısında, Omega-3 ve Omega- 6 gibi esansiyel yağ asitleri mükemmel bir denge içerisinde.

– Çelikten 10 kat sağlam.

– Bir dönümlük kenevir, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretiyor.

– Bir dönümünden, dört dönüm ağaca eş kâğıt çıkar.

– Bir ağaç 20-50 yılda yetişir, kenevirse dört ayda.

– Kenevirler 8 kez kâğıda dönüştürülebilir, ağaç 3 kere.

– Kendisini böceklerden korumak için tarım ilacına ihtiyacı yoktur, dayanıklıdır.

– Tüm petrokimya ürünleri yenilenebilir olarak kenevirden daha ucuza üretilebilir.

– Kenevirin kullanıldığı sektörler: İlaç, kâğıt, bio yakıt, kumaş, otomotiv, petrol ve petrokimya, kozmetik ve sabun yapımı.

– AIDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyasyon etkisini, ayrıca ağrıyı azaltmada kullanılıyor.

– Glokom, artrit, romatizma, kalp, sara, astım, mide, uykusuzluk, omurga rahatsızlıkları gibi en az 250 hastalığın tedavisinde kullanılıyor.

Kanseri önleyici ürün için Ar-Ge yapılıyor
Kenevir, dünyada tamamlayıcı tıp ürünü olarak kullanılırken, Türkiye’de de bu alanda çalışmalar başladı. İbn-i Sina Ar-Ge Merkezi Müdürü Beril Koparal, merkezlerinde bütünleyici tıp adına TÜBİTAK ve AB ile ortak projeler yürüttüklerini ve özellikle kanser için hastalığın meydana gelmeden engellenmesi üzerine çalıştıklarını belirtti.

Türkiye’de yasal olarak sadece kenevir tohumunun saf yağını kullanabildiklerini belirten Koparal, “Yasal düzenlemeler yapılırsa bu tarz ürünler Türkiye’de üretilebilir. Biz bu nedenle ABD’de araştırma yapabiliyoruz. Keşke, Türkiye’de de yapabilsek” dedi.

Cübbeli’ye dronlu suuiskast

Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’ye drone suiikas.

IyŞİD trör örgütünün Ahmet Mahmut Ünlü’ye drone ile bombalı saldırı düzenlemeyi planladığı ortaya çıktı.

Kendilerini açığa verdiler

Savcılık soruşturması başladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, terör örgütü IŞiİD’e yönelik soruşturmalar kapsamında örgüte üye oldukları gerekçesiyle 12 kişi hakkında yakalama kararı çıkardı. Yakalama kararının ardından 12 kişi tutuklandı. Tutuklanan ŞİD terr örgütü üyeleri hakkında hazırlanan iddianamede örgütün sözde medya bakanı olan Ö.Y.’nin ifadesi dikkat çekti.

Ö.Y.’nin verdiği ifade de I-ŞİD trör örgütü şüphelisi S.S.’nin Türkiye’de eylem yapabileceğini söylediği, güvenlik güçleri tarafından yapılan araştırma neticesinde şüphelinin telefon, mesaj içeriklerinde terör örgütü IŞİD’e dair bir takım mesajların bulunduğu tespit edildi.Ö.Y.’nin S.S.’nin Cübbeli hakkında suikast planını kendisine anlattığını beyan ederek, “İki arkadaşı ile ‘Drone’ kullanarak örgüt tarafından belirlenecek bir hedefe eylem yapma arayışında olduklarını hatırlıyorum” dedi.

Cumhuriyet tarihinin en büyüğü 80 bin assker emir bekliyor

Münbiç ve Fırat’ın doğusuna yönelik harekât için 80 bin asker hazır bekliyor. Bu rakam, 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtı’na katılan 40 bin askerin iki katı demek. Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonu Şanlıurfa ve Kilis’ten yönetilecek. Birlikler 10’u aşkın noktadan aynı anda taarruza kalkacak. Münbiç ve Fırat’ın doğusuna yönelik harekât için hazırlıklar büyük ölçüde tamamlandı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar ve MİT Başkanı Hakan Fidan’ı önceki gün

cephe hattında buluşturan sürece ilişkin bazı ayrıntılar belli oldu. Buna göre, hudut bölgesinde 500 kilometrelik hat ve Münbiç’in güney aksında başlayacak harekâta 80 bin kişilik güç katılacak. Sözkonusu rakam, Türkiye’nin 1974 yılında 40 bin kişiyle gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan daha büyük bir operasyona çıkacağı anlamına geliyor. Hedef ise 30 bin kilometrekarelik alandaki terör örgütlerini tamamıyla imha edip tehdit koridorunu sona erdirmek. KARARGÂHLAR BELLİ OLDU Cumhuriyet tarihinin en büyük askeri

harekâtı Şanlıurfa ve Kilis-Elbeyli’de kurulan ana karargâhlardan yönetilecek. İstihbarat, izleme, lojistik ve ana yönetim bu merkezlerden sağlanacak. Terör işgalinin sürdüğü sınır hattında intikal 10’dan fazla noktadan başlayacak. 10’ar kilometrelik derinliğe inen birlikler ilk aşamayı başlatacak. Tüm giriş noktaları arasındaki bağlantılarının tamamlanmasının ardından ikinci 10 kilometrelik etap devreye sokulacak. TSK ayrıca Suriye içerisinde Körfez tarafından kışkırtılan aşiret mensuplarına yönelik de istihbarat ve emniyet merkezli tedbirler aldı. Operasyon sürecinde Mehmetçik ve ÖSO birliklerine yönelecek

sivil sabotajları önlemek amacıyla birçok girişimde bulunan yetkililer, PKK yanlısı olabilecek çeşitli grupları bu yöndeki niyetlerinden vazgeçmeleri yönünde net bir dille uyardı. İŞBİRLİKÇİLERİ KORKU SARDI Operasyonun artık an meselesi haline gelişi, sınır ötesinde terör örgütü PKK ile işbirlikçilerini

paniğe sevk etti. Bölgede Türkiye’ye karşı PKK ile işbirliği yapan kişiler ne yapacaklarını şaşırmış durumda. Başta Münbiç olmak üzere Tel Abyad, Kamışlı ve Resulayn’da Esed ve PKK ile ortak hareket eden grupları korku sardı. Türkiye karşıtı faaliyetlerde bulunduğu bilinen birçok iş adamı ve PKK’nın ‘sivil’ faaliyetlerinde görev yapan şahıslar, ailelerini bölgeden çıkarmaya başladı. Yeni Şafak, PKK’ya yakın kişilerin sermayelerini ve fabrikalarını ya Rakka’ya ya da Kuzey Irak’a taşıdığı bilgisine ulaştı.

Kripto Erhan Usta İYİ Parti yolunda

MHP’den bu hafta içinde ihraç edilecek olan Erhan Usta, Bankasya’ya Meclis kürsüsünden para yatırılmasını isteyen İYİ Partili Lütfü Türkkan ile ne görüştü?MHP Lideri Devlet Bahçeli tarafından önce Grup Başkan Vekilliği görevinden alınan ve ardından Samsun’da yaptığı Cumhur İttifakı’nın olmazsa olmaz olmadığı şeklinde açıklamaları nedeniyle kesin ihraç istemiyle disipline sevkedilen Samsun Milletvekili Erhan Usta’nın kaderi bu hafta belli olacak.Kesin ihraç istemiyle disipline sevkedilen MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta’nın gönderdiği 49 sayfalık savunmasına rağmen bu hafta partisinden ihraç edilmesi bekleniyor.

MHP kulislerinden yansıyan bilgilere göre Erhan Usta ile ilgili MHP Lideri Bahçeli’nin elinde çok önemli bilgiler bulunuyor. Erhan Usta’nın Cumhur İttifakı’na yönelik yaptığı eleştirlerinin temelinde Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak istemesine rağmen partisinden gerekli desteği bulamaması olduğu ifade ediliyor.Siyasi arzularına gem vuramayan Usta’nın beklentilerinin gerçekleşmeyeceğini ve MHP’de işinin bittiğini fark ettiği ve kendisine yeni bir siyasi yol arayışında olduğu söyleniyor.Bu çerçevede Usta’nın, zamanında Bankasya’ya para yatırılmasını Meclis Kürsüsünden isteyen İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ile görüştüğü iddia ediliyor.

Ali Babacan’a olan yakınlığıyla da bilinen Erhan Usta’nın yakın çevresiyle de sürekli görüşmeler yaptığı İYİ Parti’den siyaset yapmak için zemin yokladığı belirtilirken, olmazsa Samsun’dan bağımsız Belediye Başkan adaylığını bile düşündüğü konuşuluyor.FETÖ’NÜN HEDEFİNDEKİ SAMSUN MU VAR?AK Parti’nin Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak mevcut Belediye Başkanı Zihni Şahin’in yerine Bayındırlık eski Bakanı Mustafa Demir’i açıklaması Samsun’da AK Parti içerisinde önemli gelişmelere neden olmuştu.Bu gelişme sonrası, AK Parti Samsun İl Başkanı’nın MHP’ye yönelik eleştirel açıklamalarının ardından MHP İl Başkanı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta’dan tepki gelmişti.

MHP ile AK Parti arasında gerçekleşen Yerel Seçimlerde de Cumhur İttifakı’nın devamı kararının ardından Samsun’da yaşanan bu gelişmeler siyaset kulislerinde Cumhur İttifakı’nın bozulmasına yönelik dinamit olarak nitelendiriliyor.MHP Lideri Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, il başkanlarını görevden alarak ve Erhan Usta’yı da kesin ihraç talebiyle disipline sevk ederek neredeyse muhtemel bir krize anında müdahale etmişlerdi.

Beyaz Saray Pentagon’dan savaş planı istedi

Amerikan Wall Street Journal gazetesinin eski ve görevdeki yetkililerine dayandırdı

John Bolton ve ekibi pentagon’dan taarruz planı istedi.

ABD dış işlerini endişelendirdiği belirtildi.

Eylül ayında ABD’nin Bağdat Büyükelçiliğine yönelik saldırı sonrasında gelişti.

Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un idaresindeki Ulusal Güvenlik Konseyi’nin İran’ı vurma konusunu masaya yatırdığı, Pentagon’dan da bu konuda askeri seçenek talebinde bulunduğu öne sürüldü. Savaş ilanı Konseyin talebinin, Pentagon ve ABD Dışişleri Bakanlığını endişelendirdiği belirtilen haberde, eski Ulusal Güvenlik Konseyi Danışman Yardımcısı Mira Ricardel’in Amerikan elçiliğine yönelik saldırıyı “savaş ilanı” olarak nitelendirdiğini, ABD’nin buna uygun adımlar atması gerektiğini ifade etti.

Trump’ın bilip bilmediği belli değil Pentagon’un, Konseyin talebine yanıt verip İran’a yönelik saldırı planlarını gönderdiğine dikkat çekilen haberde, Beyaz Saray’ın bu konuda atılacak bir adımın üzerinde çalışıp çalışmadığı, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu konuda bilgi sahibi olup olmadığının bilinmediği belirtildi. Pentagon bu konuda açıklama yapmaktan kaçınırken Wall Street Journal Gazetesi, Konseyin, Irak ve Suriye’de eş zamanlı saldırı düzenlemek için bazı askeri planları istediğini iddia etti.

ABD Genelkurmay başkanı paylaştı

ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, Türkiye ziyaret etmişti.

ABD’li Orgeneral Joseph Dunford ile Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler’in ikili görüşme yaptı.

Dunford ile kırmızı çizgilerden bahsedildi

8 Ocak’ta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’i ziyaret etmişti.

Görüşme sonrası Dunford’dan beklenmedik bir hareket geldi

Amerika’ya döner dönmez kamuoyunda paylaşıldı.

ABD Genelkurmay başkanı Yaşar Güler’i twitter’da kapak fotoğrafı yaptı

Kişisel twitter hesabına girenler bu duruma şaşırdı.

Son dönemde ABD-Türkiye ilişkilerinin pamuk ipliğinde olması ile gündemin ilk sıralarına yerleşti. Bir Amerikan genelkurmay başkanınının Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay başkanını kapak fotoğrafı yapması askeri alandaki bakış açısının siyasi alana göre daha yakın olduğu ile ilgili yorumlara neden oldu.