Patronum musun sen benim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “S-400 için bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Neden? Kendimizi savunamayalım mı? Onlar atarlarsa kendimizin herhangi bir kalkanı olmasın, savunmasız olalım. Kendi gücümüzü ve bağımsızlığımızı ortaya koymayalım. Sen ver ‘ben vermem’, Rusya’dan alıyorum ‘alamazsın’. Patronum musun sen benim? Biz alırız siz de görürsünüz nasıl olacağını” dedi. Çarşıbaşı ilçe merkezinde parti otobüsünün üzerinden vatandaşlara hitap eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kendilerinin millete karşı olan samimiyetinde asla azalma olmadığını söyledi.

Türkiye’nin geçmişte zor ve güç dönemlerden geçtiğine işaret eden Bakan Soylu, Türkiye’nin güçlü bir geleceği olmasının istenmediğini vurguladı.“Kendimizi savunamayalım mı?” “Dünya uçak yapmaya çalışırken bize uçağımızı yaptırmadılar.” diyen Soylu, şöyle devam etti: “Bize otomobilimizi yaptırmadılar, dalga geçtiler. Bizim adım atmamızı istemediler. Şimdi S-400 için bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Neden?Kendimizi savunamayalım mı? Onlar atarlarsa kendimizin herhangi bir kalkanı olmasın, savunmasız olalım. Kendi gücümüzü ve bağımsızlığımızı ortaya koymayalım. Sen ver ‘ben vermem’, Rusya’dan alıyorum ‘alamazsın’. Patronum musun sen benim?

Biz alırız siz de görürsünüz nasıl olacağını. Ne yaparsan yap. Bu milleti yıllardır korkutarak, ürküterek, sindirerek, yoksulluğa mahkum etmeyle tehdit ederek bu milletin bağımsızlığını aldıklarını zannettiler. Ama Türk milletini tanımadılar, Türkiye’yi tanımadılar.”“Ülkemizin geleceği için büyük bir set kurduk” 31 Mart seçimlerinde milletten bir istekleri olduğunu söyleyen Bakan Soylu, “Bizim boynumuzu Kandil’in önünde eğik bırakmayın. Bizi şu Pensilvanya’daki adi adama güldürmeyin. Biz ne için bir araya geldik? Biz sadece

Çarşıbaşı Belediye Başkanlığını kazanmak için mi buraya geldik? Eğer böyleyse biz yazık ettik. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beye ve Sayın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Birileri 6-7 yıldır bu ülkenin bir adım atmaması için ellerinden geleni yapmaya çalıştılar. Şimdi onlara karşı biz ülkemizin geleceği için çok büyük bir set kurduk, güç ve kuvvet oluşturduk” ifadelerini kullandı.

“Neymiş ultimatom vereceklermiş” Soylu, daha sonra Akçaabat ilçe merkezinde halka hitap etti. Bakan Soylu, memleketin istikametini değiştirmeyerek adımlarını kuvvetli atmaya çalıştıklarını belirterek “Türkiye 3 bin dolardan 10 bin dolara geldi diye hesap sormaya çalışıyorlar bize. IMF’ye borcumuzu ödedik ve Türkiye’den gönderdik, bir vesayetten kurtardık diye bize hesap sormak istiyorlar. Gezi olaylarında faiz yüzde 3,5’tu. Türkiye 100 milyar dolarlık yatırım yapıyordu. Bugünden itibaren bir bakın yüzde 3,5 nedir? Türkiye tam başını dikmiş yukarı doğru giderken birden Gezi olaylarını musallat ettiler. Türkiye’yi bir musibetle karşı karşıya bıraktılar.

Neymiş ültimatom verecekler bize. ‘Avrasya tünelini yapamazsınız’, yaptık. ‘Şehir hastanelerini yapamazsınız’, yaptık. Ne oldu? Dünyanın en büyük havalimanını yaptık, ne oldu?” diye konuştu.“Türkiye kayyımlar konusunda sonuna kadar haklı” PKK’ya finansman sağladığı gerekçesiyle kayyım atanan belediye başkanlıklarına da değinen Soylu, şunları kaydetti:”Hatırlar mısınız, biz bunların belediyelerini görevden aldık. Sayın belediye başkan adayımız Murat Zorluoğlu da orada valiyken kayyum olarak belediye başkanlığı yaptı.

Avrupa’dan bir tek ses çıkmadı biliyor musunuz? Çünkü onlara öyle belgeler gönderdik ki PKK’nın hangi hainlikler yaptığını, o belediyelerin paralarını nasıl iç ettiğini, te-rör örgütlerine nasıl adam gönderdiğini, nasıl silah taşımacılığı yapıldığını. Gıklarını çıkaramadılar. Avrupa’ya gittiğimizde dedik ki, sizin belediyeniz hiçbir te-rör örgütüne yardım yapar mı? ‘Hayır ne münasebet’ dediler.Aileleri çağırıp, ‘Bir çocuğunuzu belediyeye alacağız, diğerini dağa göndereceğiz’ diye bir teklifte bulunabilir mi? ‘Hayır ne münasebet’. Madem bunlara, ‘ne münasebet’ de ‘Türkiye’de yıllardan beri te-röre finansman sağlayan, te-rörü ayakta tutmaya çalışan bu belediyeler sizin ülkenizde olsa müsaade eder misiniz.’ dedik, ‘hayır’ dediler. Hepsiyle tek tek konuştuk. Türkiye bu konuda sonuna kadar haklıdır, bu mücadelesini gerçekleştirecektir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir