Rusya İstemiyordu A B D ve Türkiye Anlaştı

A B D ve Türkiye Anlaştı Londra merkezli Arap gazetesi Şarkul el-Avsat’ın Batılı diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre Türkiye ve ABD, Suriye’nin kuzeyinde güvenli bir bölge oluşturulması konusunda ön anlaşmaya vardı. Habere göre Washington ve Ankara güvenli bölge planında birçok konu üzerinde anlaşmaya vardı ancak henüz çözüme kavuşmamış olan bazı kritik konular Salı günü Türk ve ABD heyetlerinin buluşmasıyla çözülebilir. Gazeteye konuşan kaynaklar, ABD ve Türkiye’nin bazı konularda ilerleyen günlerde karar

vereceğini iddia etti. Bunlar arasında TSK’nın bir operasyon yapmaması ve bölgedeki Kürtlerin güvenliği gibi konular yer alıyor Heyetlerin görüşmesi gelecek Salı günü Washington’da Pompeo ve Çavuşoğlu görüşmesinden önce gerçekleşecek. 6 Şubat Salı günü DAEŞ karşıtı Koalisyon ülkelerinin dışişleri bakanları Washington’da bir araya gelecekler. Pompeo ve Çavuşoğlu’nun burada heyetler arası bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor. Habere göre

Pompeo ve Çavuşoğlu yol haritasını belirlemek üzere bir araya gelecekler. Peki Washington ve Ankara şu ana kadar nelerin üzerinde anlaşmaya vardı? ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den sürpriz bir şekilde çekilme kararı aldıktan sonra ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton, ABD Suriye ve Koalisyon Temsilcisi James Jeffrey ve ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford Türkiye’ye gelerek çeşitli temaslarda bulunmuşlardı. Görüşmelerde ilk ortaya

çıkan sorunun Suriye’de oluşturulacak olan bir bölgenin adı. Haberdeki Batılı diplomat kaynağa göre bölgenin adı “”Türkiye’nin Ulusal Güvenliğini Koruma” olarak belirlenmiş. Bölgeye ne güvenli bölge ne de Kürtler ve Türkler arasında bir tampon bölge denilmeme kararı alınmış. Plana göre 2 noktada çok net bir şekilde anlaşmaya varılmış. İlk nokta bölgenin genişliğinin 20 mil olması. Yani yaklaşık olarak 30-32 kilometre olması konusunda kesin karara varılmış. İkinci nokta ise bölgenin tamamen silahlardan arındırılmış olması ve ABD’nin terk

ettiği üslere asla YPG veya PKK unsurlarının yerleşmemesi. Plana göre Ankara, bölgedeki 7.000 kadar SDG/PKK mensubunu bölgeden çıkartıp yerlerine Mesut Barzani’ye bağlı olan Peşmerge güçlerini koymak istiyor. Bölgeye aynı zamanda Suriye’nin büyük aşiretlerinden biri olan Şimr Aşireti’nin önde gelenlerinden biri ve Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu eski Başkanı olan Ahmed el-Cerba’ya bağlı Arap güçlerinin yerleştirilmesi de plana

dahil. Gazetenin haberine göre Ahmet el-Cerba sürekli olarak Ankara ve Erbil arasında seyehat edip plan hakkında konuşmalar gerçekleştiriyor. Plana göre bölgede asla Suriye rejimine bağlı güçler olmayacak. Bölgede yapılmak istenen plan ise bölgedeki yerel halktan oluşturulmuş olan ve seçimle gelmiş olan yerel konseylerin halkı temsil etmesi. Ankara Menbiç’te uygulanan yol haritasını tüm Kuzey Suriye’de uygulamak istiyor. (Ortak devriye,güvenlik, koordinasyon,yerel seçimle gelmiş konseyler) Avrupalılar Uyarıyor Washington bu planı Ankara ile

uygulamak istiyor. Peki diğer Avrupa başkentleri olan Paris ve Londra bu plana ne diyor? Bilindiği üzere Trump’ın ani çekilme kararı pek çok Avrupa ülkesinde özellikle de Fransa’da büyük tepkilere neden olmuştu. Bu tepkilerin hemen ardından Şarkul el-Avsat’a göre ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ve Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey Londra ve Paris’e bir ziyaret gerçekleştirdiler. Gazetenin haberine Jeffrey 2 gün önce Fransa’nın başkenti Paris’i ziyaret etti. Fransa

Cumhurbaşkanı Macron, Trump’a bir mektup yazmış. Mektupta Suriye’de Fransa’nın önceliğinin Kürtlerin korunması olduğunu yazmış. Amerika’nın Avrupalılara mesajı ise şu olmuş: ABD askerlerini en geç Nisan ayının sonuna kadar veya Mart ayının başına kadar bölgeden çekecek ve bu zamanda içerisinde DAEŞ’i tamamen ortadan kaldırmaya çalışacak. ABD ayrıca bölgedeki İran varlığını baskılamak adına tartışmalı al-Tanaf Üssünde askeri

varlık bulundurmaya devam edeceğini de söylemiş. Geçtiğimiz günlerde Wall Street Journal gazetesinin haberine göre ABD bazı Batılı müttefiklerinden Suriye’nin kuzeyindeki bazı askerlerini olası bir güvenli bölge planında bölgede tutmasını ve güvenliği sağlamasını talep etmişti. Avrupalılar ise bu konuda henüz net bir karar vermemişti. Şarkul el-Avsat’a göre ABD Batılı ülkelerden özel kuvvet ve istihbarat yetkililerini sahada tutması karşılığında ABD’nin

istihbari ve lojistik destek sağlayacağını belirrti. Bu detayların aynısı Wall Street Journal haberinde de geçiyordu. ABD Genelkurmay Başkanı Dunford geçtiğimiz haftalarda Brüksel’de gerçekleşen NATO toplantısına Batılı ülke temsilcilerine bu planı sunmuştu. Batılı ülkeler ise ABD’den bölgede hava ve istihbarat desteği verilmesi karşılığında bölgede kalabileceklerini belirttiler. Ancak Londra ve Paris Washington’un bu planına 3 maddeden oluşan bir

endişe mesajı gönderdi. Mesaja göre Londra ve Paris Trump yönetimi altında alınan bir kararın ne kadar güvenilebilir olduğu konusunda endişeli, ikinci olarak bölgedeki Rusya ve İran varlığı’nın bu olası planı engellemeye çalışabileceği belirtilmiş. Habere göre bazı Avrupalı ülkeler Amerikan askerleri bölgeden çıkmadan önce bölgeyi terk etmek istiyor. Rusya ve Şam Ne Diyor? Şarkul el-Avsat’a konuşan kaynaklara göre Rusya ve Suriye rejimi planı önlemeye çalışıyorlar. Rusya, medyayı kullanarak Ankara’ya İdlib konusunda sürekli

olarak tehdit mesajları gönderiyor. Esad rejimi ise Barzani’ye son haftalarda sürekli olarak heyetler gönderip Türkiye’nin planını kabul etmemeleri için ikna etmeye çalışıyor. Suriye Muhalefeti Müzakere Yüksek Komitesi lideri Nasr Hariri 2 gün önce Erbil’i ziyaret etmişti. Kürdistan Demokratik Partisi lideri Mesud Barzani ile bir araya geldiler. Hariri’nin bu ziyaretinin Türkiye destekli olduğu iddia ediliyor. Rusya ise aynı zamanda Ankara’ya bu plana alternatif olarak Adana Anlaşması’nı sunmaya çalışıyor. Bu anlaşmaya göre Türkiye

Suriye’nin kuzeyindeki PKK varlığını def etmek adına 5 kilometre kadar içeriye girme hakkına sahip. Ancak bu anlaşmanın kabul edilmesi, Türkiye’nin Suriye rejimini tanıması anlamına geliyor. Türkiye’nin ise ne yapacağı henüz belirsiz ancak Batılı bir diplomata göre Cumhurbaşkanı Erdoğan Mart ayındaki yerel seçimlerden önce henüz harekete geçmek istemiyor. Ankara bu iki seçenek arasındaki en uygun noktayı bulmaya çalışıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir