Babacanın partisi için tarih verildi

Ali Babacan’ın yeni kuracağı parti için hazırlıklar devam ediyor. Yola kimlerle çıkılacağı kısmen şekillense de kurucular kurulunun tam kadro netleşmesi için görüşmelerin tamamlanması bekleniyor. Ali Babacan’ın kuracağı partiye ilgi büyük. Öyle ki, Babacan’ın bire bir yaklaşık bin (1000) kişiyle görüştüğü, bir o kadar da bekleyen olduğu ifade ediliyor. Her bir görüşmenin yaklaşık bir, bir buçuk saat sürdüğü belirtiliyor.

ŞEKİLLENME SÜRECİ

Gazete Duvar’dan Özlem Akarsu Çelik’in aktardığı kulis şöyle: Barış Pınarı’na HDP hariç tüm partilerin desteği “birlik beraberlik” açıklamaları, siyasetinin nasıl şekilleneceğine ilişkin farklı yorumları da beraberinde getirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, CNN Türk’te yayınlanan Gece Görüşü programında Hande Fırat’ın Ali Babacan’ın kuracağı parti ile ilgili sorusuna şu yanıtı verdi, “Kamuoyu araştırmaları gösteriyor ki, Barış Pınarı Harekâtımıza destek şu anda yüzde 81… Eğer bir parti kurma niyetleri vardıysa bile bunu bir kez ertelemişlerdi geçmişte biliyorsunuz; 31 Mart seçimini beklediler.

31 Mart Seçiminde, Cumhur İttifakı’nın yüzde 52, AK Parti’nin yüzde 44 oy almış olması, siyasette bir boşluk olmadığını ortaya koydu. Bu yüzden bunlar ertelediler parti kurmayı. Şimdi oluşan havayla beraber görüyorum ki bunlar yine bir erteleme içindeler”.

PARTİ ARALIK AYINDA

Bugünlerde üzerinde harıl harıl çalıştıkları ise ekonomi, yargı, eğitim, sağlık vb. alanlarda oluşturulan çalışma masalarında kaleme alınan politika temel metinleri… Partinin yol haritasını belirleyecek bu metinler için konunun uzmanları ve siyasetçiler birlikte çalışıyor. Bir kez daha “Öngörülen tarih nedir?” diye sordum. Şu cevabı aldım: Parti aralık ayı sonunda, planlandığı gibi kurulacak.

Babacan ile hareket eden eski bakan akpartiyi bıraktı

Parti kurma hazırlıkları içerisinde bulunan eski 11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Ali Babacan ile eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu temaslarını hızlandırmayı sürdürüyor. Ayrı ayrı partileşme sürecini devam ettiren liderlerden transfer temasları yapılırken bir taraftan da Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde görev almış olan isimler kıskaca alınmış durumda. Kulislere yansıyan Babacan ile hareket eden eski bakanlardan biri daha istifa etti

E-DEVLET ÜZERİNDE DİLEKÇESİNİ VERDİ

Yeniçağ’dan Fatih Ergin’in haberine göre; Bilim, Sanayi ve Teknoloji eski bakanı Nihat Ergün’ün AK Parti’den istifa ettiği iddiası ikinci kez gündeme geldi.

Ergün’ün, AK Parti ile yollarını resmen ayırdığına dair sosyal medyada paylaşımlar yapılırken, konu ile ilgili bir yalanlama gelmedi. AK Parti’den istifa ederek yeni parti kurma hazırlığını başlatan Ali Babacan’ın çalışma ekibinde yer alan bir kaynak ise, Ergün’ün AK Parti’den istifa ettiğini ve yeni oluşumun Kocaeli yapılanmasını üstleneceğini aktardı.Babacan’a yakın kaynak, Ergün’ün öteden beri kendileri ile iletişim halinde olduğunu belirterek, “Kendisi Kocaeli’de bir süredir istişare toplantıları yapıyordu. Kocaeli’de yeni oluşumun lokomotifi Ergün’dür.” dedi.

ERDOĞAN’IN AVUKATI İLE DE GÖRÜŞTÜ

Ergün’ün, yeni oluşum ile ilgili AK Parti’nin Kocaeli’deki eski ve halen görevde bulunan üst düzey yöneticileri ile görüştüğü, bunlardan birinin de, AK Parti İl Teşkilat Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı olan Halil Çokan olduğu ifade edildi.

NİHAT ERGÜN’DEN AÇIKLAMA GELDİ:

Nihat Ergün istifasını şu sözlerle duyurdu: 13 Eylül 2019 tarihinde saat 06.15 itibariyle e- devlet üzerinden Adalet ve Kalkınma Partisi üyeliğinden ayrılmış bulunuyorum. Aile ve arkadaş çevremle yaptığım kapsamlı istişareler sonucunda bu kararı aldım. Şimdiye kadar Ak Partide birlikte siyaset yaptığımız, ülkemiz ve milletimiz için güzel hizmetler üretme çabası içinde olduğumuz bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Babacan asil listesi hazır

Gazeteci Ali Bayramoğlu, katıldığı bir programda Ali Babacan ve Abdullah Gül tarafından kurulacak yeni parti hakkındaki duyumlarını aktardı.Bayramoğlu şöyle konuştu:“2018 cumhurbaşkanlığı seçimi hazırlığında Abdullah Gül’ün muhalefetin ortak adayı olması ihtimali söz konusu olduğu zaman Erdoğan iki şeyden bahsetmişti.Bir: partimizi, ümmeti ya da seçmeni bölüyorsunuz.İki, CHP’lileşiyorsunuz

ya da CHP’nin değirmenine su taşıyorsunuz.

Bu iki şeyi yine yapacaktır çünkü elinde çok kuvvetli başka argümanlar yok.

A TAKIMI BELLİ OLDU

Şimdi bu (yeni parti) ekip kimden kuruluyor diye baktığımız zaman ilk akla gelenleri, yani ilk görünenleri söyleyelim; Öncelikle, ‘Çözüm süreci’ denen süreci sadece Kürt meselesi, değil ondan önce de Türkiye’nin demokratikleşmesi, demokratikleşme paketlerinin hazırlanmasını konusundaki en etkili isimlerden biri Beşir Atalay.

Adalet bakanlığında çok etkili olmuş demokrasi hukuk arasındaki ilişkilerle AK Parti’de anılmış Sadullah Ergin. Tabii Abdullah Gül. Artık onu tanımlamaya gerek yok. Eski Anayasa Mahkemesi başkanı ve otoriterleşmeye ilk ‘Dur’ diyen AK Parti muhiplerinden Haşim Kılıç.Nihat Ergün gibi ekonomik politikaları konusunda gayet rasyonel tutumu olan bir isim. Şimdi şu dört-beş ismi yan yana koyduğumuz zaman bu isimlerin ortaya koyacakları çerçevede Tayyip Erdoğan sıkışık bir ilişki kurar.

Üç isim iddiasını eski vekil duyurdu

Yeni partiye katılacak isimleri eski ak partili vekil duyurdu. İddialar mühim zira bu 3 isim çok konuşulacak cinsten isimler. Ayrıntıları aktardık.

Eski AK Parti İstanbul Milletvekili Emin Şirin katıldığı bir televizyon programında Abdullah Gül ile Ali Babacan’ın önderliğinde kurulacağı öne sürülen yeni parti hakkında açıklamalarda bulundu. Şirin, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve gazeteci Fehmi Koru’nun, Babacan hareketinde yer alacağını iddia etti.

Emin Şirin, TV5 televizyonunda yayınlanan Mehmet Ali Kayacı ile Buluşma Noktası programına katıldı. Şirin, Ali Babacan’ın önderliğinde kurulacağı iddia edilen yeni parti hakkında açıklamalarda bulundu.

SOHBETİ DUYURDU: İşte Şirin’in yeni parti ile ilgili açıklamalarından öne çıkan başlıklar: “Yeni parti girişiminde bulunan arkadaşların gidişatına baktığımda, Sayın Davutoğlu ile dün bir buçuk saatlik bir sohbet yaptık. Davutoğlu hakikaten partinin içinde hala bir değişim olabilir mi? ümidini azda olsa taşıyor. Ama konuşmaktan vazgeçmeyeceğini ve konuşmaya devam edeceğini söylüyor.

Sayın Erdoğan’lı mı Erdoğan’sız mı? Bunu zaman gösterecek. Bunun kararını kendi verecektir. Ama Davutoğlu’nda gördüğüm, hakikaten kararlılık doğru gördüklerini susmadan parti içinde düzelmesi gereken konuları hem Türkiye için hem Parti için söyleyecek. Bunun devam edeceği muhakkak.”

BULUNACAK İSİMLER PARTİDE: “Sayın Abdullah Gül, Ali Babacan ve orada Beşir Atalay’ın ismini unutuyoruz. Nihat Ergün de biraz kenarda benim anladığım kadarıyla bu işin esası Abdullah Gül, Beşir Atalay, Ali Babacan ve hatta Fehmi Koru. İçeride olanların anlattıkları sistem bu oluyor.”

ÖRNEKLE DUYURDU: Ama şöyle Davutoğlu 1998-1999’daki Abdullah Gül gibi Fazilet Partisi’nin içindeki yenilikçi hareket gibi değerlendirebiliriz. Buna mukabil Sayın Erdoğan ve diğer arkadaşlar da Fazilet kapatılmasında yeni partisi kuralım diye bekleyenler gibi değerlendirebiliriz. İkisi de makbuldür ikisi de doğrudur. Ben senelerce geç kalınmasına ve bugün gelinen noktada meşguliyet olmasına rağmen en büyük meşguliyet Abdullah Gül’dedir.

Kendilerinin bu çıkışlarını çok hayırlı buluyorum. Bu durum hayırlı ve doğru çıkışlardır. Bu insanların hiçbiri hakkında da bir hırsızlık şaibesi, para pul işlerine karıştığı şaibesi, hiçbiri hakkında da yoktur. Bu da müspet bir şeydir. Bu çerçevede yaptıklarından dolayı eleştiriler var. O konuda da ‘Biz hiç hata yapmadık’ diye çıkarlarsa çok ciddi bir problem olacaktır.”

GÜL ÇAĞRISI VAR: Abdullah Gül’ün konuşması gerektiğini söyleyen Şirin, “Ben çünkü Ali Babacan”ı takriben bir sene önce dinledim vali toplantısında çok takdir ettim. Konuşmasında o günkü şartlarda yapılan işlerin bugün için doğru olmadığını öncelikleri başka türlü değerlendirmesi gerektiğini bugünkü tecrübeyle başka türlü bakabileceğini çok açıklıkla anlattı.

“Ben kendisine yapısal reformlar ne olmalıdır diye sorduğum da herkes yapısal reform diyor 5 madde altında topladığı yapısal reformlar ki bir kısmını hakikaten geç kaldık hata ettim, ettik diyerek anlatması çok takdir edilecek bir şeydir. Şahsi düşüncem Ali Babacan’ın şekli ne olursa olsun ben Türkiye’ye çok iyi hizmet edebilecek bir kişi olduğunu düşünüyorum.” dedi.

EKSİKLİĞİ MEVCUT: Ahmet Davutoğlu’nun bazı konuları parti içi disiplin dolayısıyla yapmak mecburiyetinde kaldığını söylemeye çalıştığını belirten Şirin, “Ama onunda bazı muhasebeleri yapıp ben bu konularda doğru yapmadım diye çıkmasının faydası olacağı kanaatindeyim ancak Abdullah Bey’e geldiğim zaman çok daha ciddi bir tenkidim var. AK Parti’den çıkıp da yol alabilecek hangisi?

Bunu seçmen nezdinde oy alabilme potansiyeli olarak soruyorsanız tabi ki şu anda ‘Abdullahgiller’ diyelim ‘Babacangiller’ daha önde görünüyorlar, potansiyel itibari ile çünkü Sayın Davutoğlu’nun bir hem meziyeti hem de eksikliği var. Devlet adamı olarak ortada duruyor ama oy alabilme tecrübesi yok ve bununla da uğraşmamış bugüne kadar.” ifadelerini kullandı.

Bize yük olurlar

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, yeni parti kurma çalışmalarına devam eden eski Bakan Ali Babacan’la ilgili kulis bilgisi aktardı. Selvi, milletvekili transferine sıcak bakmadığını belirten Babacan’ın “Gelenler bagajıyla gelecek. Seçim döneminde bize yük olacaklar” dediğini iddia etti. Abdulkadir Selvi, Hürriyet’te “Siyasette yeni oyun planı” başlığıyla yayımlanan yazısında yeni parti hazırlıklarını

sürdüren Ali Babacan’la ilgili kulis bilgisi paylaştı.

Hangi isimlerin veto yediği ile ilgili tüyoları köşesinden aktardı.

KAPILARI ONLARA KAPATTI

“Yeni parti kurma çalışmalarını sürdüren Ali Babacan cephesinde de gelişmeler var. Babacan’ın milletvekili transferine sıcak bakmadığı biliniyordu.

Babacan’ın ‘Gelenler bagajıyla gelecek. Seçim döneminde bize yük olacaklar’ dediği ifade ediliyor. Milletvekili transferi peşinde değil ama bazı özel görüşmeler yaptığı biliniyor. Babacan’ın AK Parti’den ayrılanlar şeklinde bir parti kurmak yerine liberal, merkez sağ ve soldan yeni beyinleri siyasete taşımayı amaçladığı söyleniyor. Babacan’ın bir yandan da Erdoğan’ı kolladığı ifade ediliyor. Birlikte yola çıktıkları isimlere göre Babacan’ın Erdoğan faktörünü daha çok dikkate aldığı söyleniyor.”

Ali Babacan’ın partisinin adını açıkladı

AK Partinin kurucular kurulu ve parti üyeliğinden istifa eden Ali Babacan için önemli bir iddia ortaya koyuldu. Nagehan Alçı, yeni parti kuracağı belirtilen Ali Babacan’ın partisinin ismini açıkladı. Yazısından o bölüm şöyle:
Ali Babacan’ın yeni hareketiyle ilgili birçok kulis medyaya yansıdı ama bir kon u hiç yansımadı. Partisinin ismi ne olacak?

BABACAN’IN PARTİSİNİN İSMİ NE OLACAK?

Habertürk yazarı Nagehan Alçı, Ali Babacan’ın önderliğinde kurulması beklenen yeni partinin isminin Özgürlük ve Hukuk Partisi ya da Huzur Partisi olabileceğini iddia etti. Nagehan Alçı, “Ali Babacan hareketinde son durum…” başlıklı yazısında yeni partiyle ilgili kulis aktardı.

“İsim olarak Özgürlük ve Hukuk Partisi henüz kesin değil ama kuvvetli ihtimal.” diyen Alçı, “Öte yandan Huzur Partisi olması önerisi de var. Özellikle parti içindeki 60 yaş üstü kuşaktan geliyor bu öneri” ifadelerini kullandı

Babacan’ın partisine katılacaklar

Ali Babacan’ın ardından AK Parti’den başka istifaların da olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ali Babacan’ın kuracağı partiye AK Parti’de birçok önemli görevde yer alan bazı isimlerin katılacağı ifade ediliyor. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın adının anıldığı yeni partide hareketlilik hız kazandı. Babacan’ın AK Parti’den istifası ile yeni parti iddiaları resmiyet kazanırken

AK Parti’den başka istifaların olması kesin gözüyle bakılıyor.

Katılacak isimlerin bir kısmı kulislerden sızdı.

40’A YAKIN VEKİL

40’a yakın vekilin AK Parti’den istifa ederek yeni parti saflarında yer alacağı iddiaları kulislerde konuşulurken, yeni partide yer alacak ilk isimler de belli olmaya başladı.

İŞTE BABACAN’IN KURACAĞI PARTİYE KATILMASI BEKLENEN İSİMLER

Adalet eski Bakanı Sadullah Ergin, eski Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eski Başbakan Yardımcısı Prof. Beşir Atalay, Diyanet’ten sorumlu eski Devlet Bakanı Prof. Mehmet Aydın ve Sanayi ve Teknoloji eski Bakanı Nihat Ergün’ün aralarında bulunduğu isimlerin önümüzdeki günlerde AK Parti’den istifa edecekleri belirtildi. Öte yandan eski AK Parti MKYK üyesi ve eski Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can’ın da yeni parti çalışmaları içinde yer alacağı konuşuluyor.

Babacan’ın isstiffasına Ak Partiden ilk hamle

Ali Babacan, kurucularından olduğu Adalet ve Kalkınma Partisinden On Sekiz yıl sonra istifa etti. 14 Ağustos 2001’de kurulan AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan, AK Parti hükümetlerinde 13 yıl boyunca ekonomiden sorumlu Devlet Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlerini üstlenen Ali Babacan istifasını duyurduğu metinde yeni parti hazırlıklarına

ilişkin ilk resmi açıklamasını da kamuoyu ile paylaştı.

Dilekçesinde çok ağır eleştirilerde bulundu.

AK PARTİDEN İLK HAMLE

AK Parti’den istifa eden Ali Babacan’ın ismi AK Parti’nin internet sitesinde yer alan ‘Kurucu Üyeler’ arasından çıkartıldı. Babacan’ın biyografisi siteden silindi.

Ali Babacan’ın ismi AK Parti’nin internet sitesinde yer alan ‘Kurucu Üyeler’ arasından çıkarıldı. AK Parti’den bugün yaptığı açıklamayla istifa eden ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte yeni parti kurma hazırlıklarını sürdüren eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan, partinin internet sitesindeki “Kurucu Üyeler” sayfasından çıkarıldı.

T24’ün haberine göre Babacan, 14 Ağustos 2001’de kurulan AK Parti’nin kurucuları arasında yer alıyordu. AK Parti’nin internet sitesi www.akparti.org.tr adresinde yer alan “Ak kadro” altındaki “Kurucu Üyeler” sayfasında Babacan’ın da biyografisi ile bilgileri yazıyordu. Kurucu üyeler Ali Aydın Dumanoğlu ile Ali İhsan Arslan arasında yer alan Babacan’ın bilgilerinin yer aldığı sayfa kaldırıldı.

Ali Babacan Akpartiden ayrıldı

Eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan, kurucuları arasında yer aldığı AK Parti’den 18 yıl sonra istifa etti. 14 Ağustos 2001’de kurulan AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan, AK Parti hükümetlerinde 13 yıl boyunca ekonomiden sorumlu Devlet Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlerini üstlenen Ali Babacan istifasını duyurduğu metinde yeni parti hazırlıklarına

ilişkin ilk resmi açıklamasını da kamuoyu ile paylaştı.

Dilekçesinde çok ağır eleştirilerde bulundu.

KALBEN AYRIŞTIK

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ndeki yeni uygulamalar ile aklen ve kalben ayrışma yaşadığını vurguladı. Babacan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 14 Ağustos 2001 tarihinde kruucu üyesi olduğum Adalet ve Kalkınma Partisi’nde 14 yıl MKYK üyeliği yaptım. 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra 13 yıl Bakanlar Kurulu Üyesi oldum. Bu süre içerisinde ülkemizin elde ettiği büyük başarılara katkı vermekten onur duydum. Görevde olduğum dönemlerde partinin kuruluş ilke ve değerlerini hem ülkemizde hem de dünyada inanarak savundum.

Türkiye’nin tarihi dönüm noktalarında, doğrular için verilen byük mücadelenin bizzat içinde olmak benim için şeref oldu. Son yıllarda ise pek çok alanda yapılan uygulamalar ile inandığım ilke, değer ve fikirler arasında derin farklılıklar oluştu. Aklen ve kalben bir ayrışma yaşadım. Aynı süreçte Türkiye yeni sınamalarla karşı karşıya kaldı. Dünya hızla değişti. Ülkemizde ise parlak bir gelecek vaat eden, bambaşka beklentileri olan, dinamik, yeni nesillerimiz var artık. İçinde bulunduğumuz şartlarda, Türkiye için yepyeni bir gelecek vizyonuna ihtiyaç vardır.

Ülkemiz için her alanda doğru analizler, yeniden düşünülmüş stratejiler, planlar, programlar gerekmektedir. Çok çeşitli kesimlerle yaptığımız istişareler de bunu teyit etmektedir. Türkiye’nin bugünü ve geleceği için yeni bir çalışma başlatmak lkaçınılmaz hale gelmiştir. Ben ve pek çok arkadaşım, böyle bir çalışma için büyük ve tarihi bir sorumluluk hissetmekteyiz. Bu süreçte, aynı ahlaki ve toplumsal sorumluluğu hisseden çok sayıda insanla tnaışmış olmak da bizim için çok sevindirici olmuştur. İnanıyorum ki, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözümü, ancak, temsil gücü yüksek ve geniş bir kadro çalışmasıyla mümkün olacaktır.

Beraberce çalışmak ve ortak aklı hedeflemek zorundayız. Çalışmalarımızın bağımsız ve özgür bir şekilde yapılması büyük önem taşımaktadır. Her konuda beyaz sayfalarla işe başlamak gerekmektedir. Bu gerçekler dikkate alındığında, Adalet ve Kalkınma Partisi kurucu üyeliğimin devam etmesi maalesef mümkün görünmemektedir. Bugün ititbariyle istifa dilekçemi parti genel merkezine ulaştırdım.

Hepmizin amacı ülkemizin itibarını yükseltmek, halkımızın refah ve mutluluğunu artırmak, Türkiye’yi hak ettiği güzel bir geleceğe ulaştırmaktır. İnsan hakları, özgürlükler, ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğü vazgeçilmez ilkelerimizdir. Siyasete ilk girdiğim günden bu yana bunlar için canla başla çalıştım. Allah sağlık ve ömür verdiği sürece bundan sonra da çalışmaya devam edeceğim. Saygılarımla, Ali Babacan

babacandan şok itiraf

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, dikkat çeken iddialarda bulundu. İstanbul seçimleriyle birlikte Ankara kulislerinin hareketlendiğini belirten Selvi, gözlerin kabine değişikliğine çevrildiğini söyledi. Selvi, “Erdoğan’a tuzak kurulmak isteniyor” başlıklı yazısında, kabine değişikliği, AK Parti’nin ‘yeni genel başkanlı formülü’ iddiası ve Ali Babacan’ın yeni partisi hakkında çeşitli iddialarda bulundu.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Dışarıdan dayatmayla kabine değişikliği olmaz’ demişti. Erdoğan’ın dışarıdan dayatma olduğu sürece, kabine değişikliği yapacaksa da yapmadığı biliniyor. Erdoğan’ın bu soruya verdiği yanıtın bir önceki cümlesi de var. ‘Öyle bir şey yapılması gerekiyorsa onu biz yaparız’ diyor.” ifadelerini kullanan Abdulkadir Selvi, “Ankara’da bir takvimden söz ediliyor. 11 Temmuz’da AK Parti’nin MKYK toplantısı yapılacak. İstanbul seçimleri ele alınacak. Erdoğan’ın 15 Temmuz törenlerine katıldıktan sonra kısa bir süre tatil yapacağı söyleniyor. Erdoğan’ın temmuz sonu itibarıyla kabine ve parti yönetiminde değişikliğe gidebileceği konuşuluyor.” diye yazdı.

“Parti genel başkanlığıyla ilgili yeni çalışma” “Bu arada Cumhurbaşkanlığı’nda yeni sisteme ilişkin bir çalışma yürütülüyor.” diyen Selvi, şunları yazdı: “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi açıklanırken bir şema yayınlanmıştı. Merkezde Cumhurbaşkanlığı’nın yer aldığı, etrafında finans, insan kaynakları gibi ofislerin, kurul başkanlıklarının, en dışarıda ise kabinenin yer aldığı bir sistem kurulmuştu. Cumhurbaşkanlığı’nda sistemin işleyişine dönük bir çalışma yürütülürken, alttan alta başka bir proje sahneye sürülüyor. Cumhurbaşkanı ile parti genel başkanlığının ayrılması önerisinden söz ediyorum.

Başkanlık sistemi tartışmalarının geri plana düştüğü bir dönemde Cumhurbaşkanı’nın partiye üyeliğiyle yetinilmesi formülü gündeme gelmişti. Ancak sistem MHP’nin de katkısıyla Cumhurbaşkanı’nın parti genel başkanı olması esası üzerine kurulmuştu. 16 Nisan referandumundan sonra Erdoğan, 21 Mayıs’ta yapılan olağanüstü kongrede AK Parti Genel Başkanlığı görevini üstlenmişti. O zaman, ‘Efsane geri dönüyor’ sloganı eşliğinde Erdoğan’ın partisine kavuşması anons edilmişti.

23 Haziran’dan sonra Cumhurbaşkanı ile parti genel başkanının ayrılması yönünde tezler ileri sürülmeye başlandı. Sistem tartışmasına girme düşüncesinde değilim. Aktarmak istediğim farklı bir plan. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti Genel Başkanlığı’nı bırakması formülünden söz ediyorum. Erdoğan’ın AK Parti ile irtibatının sadece üyelik düzeyinde devam etmesi öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda ne düşündüğünü bilmiyorum. AK Parti’de böyle bir çalışma söz konusu değil. Bu tür formüller daha çok Erdoğan ve AK Parti dışında pişiriliyor. Hadi bir adım daha ileri gideyim. Bu modelin temelinde Erdoğan ile AK Parti’yi birbirinden ayırmak yatıyor. Erdoğan ile AK Parti’yi birbirinden koparma tuzağı gibi görünüyor. Modelin adı, Erdoğan’sız AK Parti ya da AK Parti’siz Erdoğan… Erdoğan’sız bir AK Parti’nin ömrü ne olur, ondan emin değilim. Özal’sız ANAP, Demirel’siz DYP yaşamamıştı.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’na seçilince AK Parti’yi uzaktan yönetmeye çalıştı. Ancak Davutoğlu ve Binali Yıldırım modelleri tutmadı. Erdoğan Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğunda karşısında Özal ile Demirel’in fotoğrafları duruyordu. Her ikisi de partisini istemediği isimlere kaptırmış iki liderdi. Cumhurbaşkanlığı’nı kazandılar ama partilerini kaybettiler. Erdoğan, siyasetten gelme bir lider olduğu için buna izin vermedi. Cumhurbaşkanlığı’nda onursal bir başkan konumuna düşmedi. Sonunda sistemi değiştirip partisinin başına geçti. Şimdi ‘Erdoğan genel başkanlığı bıraksın’ önerisiyle partisiyle bağı koparılmak isteniyor.

Şimdilik bu kadarla yetineceğim. Ama süreci takip edeceğimden emin olabilirsiniz.”“Babacan, ‘Yeni Parti kuruyorum’ dedi” Sonbaharda AK Parti cephesinin sıcak gelişmelere sahne olacağını öne süren Selvi Ali Babacan’ın bu hafta içinde AK Parti’nin kurucular kurulu üyeliğinden istifa etmesinin beklendiğini belirtti.Babacan’ın 30 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşmeye cebinde istifa mektubuyla gittiği ancak, “Seçimlere gidilirken istifa etmem doğru olmaz” dediğinin belirtildiğini aktaran yazar, şunları dile getirdi:

“Babacan birtakım eleştiriler getirince Erdoğan’ın ‘O zaman partide kal, bunları birlikte yapalım’ dediğinin söylendiğini, Babacan’ın ise ‘Ben artık helalleşme sürecine girdim. Size bilgi vermeye geldim. Ben AK Parti’den koptum, yakında istifa edeceğim’ dediği ifade ediliyor. Erdoğan’ın ‘Parti mi kuruyorsun?’ sorusuna Babacan’ın ‘Evet, parti kuruyorum’ karşılığını verdiği söyleniyor. İşin özü Abdullah Gül, Ali Babacan görünümlü bir parti kuruyor.”