istanbulda suriyeliler kararı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nce İstanbul’da düzenlenen Göç Değerlendirme Toplantısı’ndaki konuştu. Soylu, “Bugün ülkemizde 3,6 milyonu geçici koruma kapsamında Suriyeli olmak üzere yaklaşık 4,9 milyon yabancı insan bulunmaktadır. İstanbul’daki kayıtlı Suriyeli sayısı 546 bin 296’dır. Bunlar elbette ki büyük rakamlardır ancak Türkiye

devlet olarak bunu yönetme kabiliyetine sahiptir.

Türkiye buna ilişkin önemli bir gayretin içindedir.

SURİYELİ KARARI

Burada asıl sorun, düzensiz göçün önlenmesidir. Gerek Orta Doğu’dan gerekse Afrika üzerinden gelip Avrupa’ya geçmek için çok ciddi bir düzensiz göç baskısı var ve bu giderek artmaktadır” dedi. Bakan Soylu, 2013-2018 arasında yıllık yakalanan düzensiz göçmen sayısının yüzde 572 oranında arttığını, 2018 sonunda 268 bin olduğunu belirterek, özellikle bölgede terör örgütü P-K-K ve D-E-A-Ş’ın bu insan ticaretine aracılık etmesi, rant elde etmelerinin, kaçak göçmen sayısındaki artışı tetiklediğini belirtti. Bu sadece bir kesimin meselesi değil, toplumsal meseledir.

Öncelikli hedefimiz, özellikle büyükşehirlerimizde, İstanbul’da düzensiz göçmenler konusuna eğilmek olacaktır” diyen Soylu, “Yani hiç kimse kayıtsız kuyutsuz ortalıkta gezinemeyecektir. Kaçak göçmen çalıştırma, kaçak işportacılık gibi faaliyetlere müsaade edilmeyecektir. Keza gettolaşmanın da önüne geçilmeye çalışılacaktır. Kaçak göçmen olarak gelip de mahallelerde dükkan kiralayıp 20 kişinin bir dükkanda gecelediği durumlar kamu düzeni açısından kabul edilemez. Özellikle iş yeri, fabrika sahiplerine sesleniyorum. Kaçak adam çalıştırıyorsunuz, onları fabrikalarda yatırıyorsunuz, sonra da yangında bedeli de yanarak, o kaçak göçmenler ödüyor. Buna da müsaade etmemiz mümkün değildir.

Kamu düzeninin ortadan kaldıran, huzursuzluk getiren hiçbir anlayışa, haksızlığa, bir dükkanı 20 kişiye 12 saat, diğer 20 kişiye 12 saat yatırmak için kiralayan ve bundan para elde eden, gayriinsani bir şekilde kiralayanların vicdanlarının sorgulanmaya açılmasını istiyorum. Bu sadece bir kesimin meselesi değil, toplumsal meseledir” diye konuştu. Suriyeli kaydına İstanbul kapalıdır Bakan Soylu, 2018’de İstanbul’da yakalanan 28 bin 364 yabancıdan 11 bin 292’sinin ülkesine geri gönderildiğini, 2019’un ilk 6 ayında ise 25 bin düzensiz göçmen yakalandığını ve bunların 12 bin 704’ünün sınır dışı edildiğini belirtti.

Soylu, Suriyelilerin mobilitesini sınırlamak ve burada bir istismar alanı oluşmasının önüne geçmek amacıyla yol izin belgesi ve ikamet zorunluluğu getirildiğini kaydetti. Bakan Soylu, “İstisnaların dışında İstanbul’da Suriyeli kaydı almıyoruz. Suriyeli kaydına İstanbul kapalıdır” şeklinde konuştu. Soylu, “Hiç kimsenin kendi anlayışını başkasına dayatmasına, yerleşik düzeni bozmasına müsaade etmemiz mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Yabancı tabelaların kaldırılması İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, suça karışan yabancılarla ilgili olarak geri gönderme işlemlerine ağırlık verildiğini belirterek, “Tabelalar konusunda bazı basın ve yayın organlarında birtakım değerlendirmeler, olumsuz yaklaşımlar söz konusu. Biz akşam yatıp, sabah kalkıp tabelaları şöyle böyle yapalım demiyoruz. Hukuk devletiyiz, kanunlarımız var, ilkelerimiz var, kurallarımız var, onu uygulamakta mükellefiz. Tabelaların yüzde 75’i Tükçe olacak. Kural bunu getirmiş. Yüzde 25’i de ilgili dilde olacak. Bizim görevimiz kamu düzeninin sağlamak ve hukuku, nizamı gerçekleştirmektir” şeklinde konuştu.

Bekir Bozdan sebebini açıkladı

Geçtiğimiz yıllarda çok önemli görevler üstlenmiş Adalet Bakanlığı Baş bakan yardımcılığı gibi görevler yapmış 15 temmuz’dada önemli bir çıkış Yapmış olan Bekir Bozdağ 23 Haziran’da büyük farkla kaybedilen seçimle ilgili açıklamalarda bulundu AK Parti Yozgat Millet vekili ve Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ, İstanbul’da seçim sonuçlarının belli olmasının ardından sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu.

AK PARTİ’NİN NE YAPMASI LAZIM
istanbul’da gerçekleştirilen seçimden sonra AK Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. Bozdağ, “Hoşumuza gitmese de olanda hayır vardır” diyerek öz eleştiride bulundu.

İşte Bozdağ’ın yapmış olduğu açıklamadan satır başları; “1) Hoşumuza gitmese de olanda hayır vardır Ak Partililer olarak bize düşen, İstanbullu seçmenin tekrarladığı dersi; 1 doğru dinlemek, 2 doğru okumak, 3 doğru anlamak, gereğini doğru yapmak ve Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan etrafında daha da kenetlenerek yolumuza devam etmektir

2) İstanbullu seçmenin verdiği mesajı Ak Parti olarak; 1 doğru dinler, 2 doğru okur, 3 doğru anlar, gereğini doğru yapar ve seçim sonuçlarını da bunları yapmak için bir imkan/fırsat olarak değerlendirebilirsek 2023’ün de 2028’in de en başarılı partisi olarak yolumuza devam ederiz

BOZDAĞ HAKKINDA BİLGİ

2. 23. 24. ve 26. Dönemlerde Yozgat Milletvekili seçildi. Adalet Komisyonu üyeliği (2002-2007), Ak Parti Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Başkanvekilliği (2007-2011), 61. Hükümette Başbakan Yardımcılığı (2011-2013), 61. Ve 62. Hükümetlerde Adalet Bakanlığı yaptı.(2013-2015). AK Parti Genel Merkezinde değişik illerde İl Teşkilat Koordinatörlüğü, 12.Bölge Teşkilat Koordinatörlüğü, MKYK üyeliği Yaptı

İstanbul yeniden sandık başında:Yine zarf karmaşası

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri için kent genelinde saat 08:00 itibarıyla oy kullanma işlemi başladı.

Çok tartışılan 31 Mart seçimlerinin ardından YSK eliyle yenilenmesine hükmedilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için oy verme işlemi başladı.

Saat 08.00 itibariyle başlayan oy verme işleminde 10 milyon 560 bin 963 seçmen, 31 bin 124 sandıkta oy kullanacak. Sandıklar saat 17:00’de kapanacak.

Bir sandıkta, çuvalın üzerinde bulunan seri numarası ile içindeki belgelerin seri numarası farklılık gösterdiği belirlendi.

İleri Haber’in haberine göre, Üsküdar’da bazı sandıklarda YSK tarafından hazırlanan zarflarda Milletvekili Genel Seçimleri mührü bulunmasının sandık başkanları tarafından tutanakla kayıt altına alındığı iddia edildi.

CHP milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya hesabından söz konusu zarfları paylaştı.

Dokuz 8’in haberine göre, Kağıthane Günebakan İlkokulu 1430 numaralı sandıkta CHP’li üye sandık kuruluna alınmadığı için oy verme işlemi başlayamadı. YSK 14:00’de karar için toplanacak

ibrahim tatlı ses açıkladı

İş ve siyaset dünyasının tanınmış simaları Tatlıses Kebap Seyrantepe’de bir araya geldi. Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses ve oğlu Ahmet Tatlıses’in ev sahipliğinde gerçekleşen akşam yemeğinde gündem İstanbul seçimleri oldu. 
Kağıthane Müftü Yardımcısı Mele İmran’ın duasıyla başlayan yemeğe; Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nurettin Nebati, AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Bahattin Yıldız, AK Parti MKYK üyesi Vildan Polat, Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, Viranşehir Belediye Başkanı Salih Ekinci, AK Parti Haliliye İlçe Başkanı Süleyman Aksu, AK Parti 26. Dönem Şanlıurfa Milletvekili Kemalettin Yılmaztekin, Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli ve iş adamları katıldı.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, burada bir konuşma yaptı. Şanlıurfalı hemşehrilerini buluşturduğu için toplantıyı organize eden Ahmet Tatlıses’e teşekkür eden Beyazgül, “Sağ olsun Ahmet bey her bir Urfalıyı aradı ayrı ayrı davet etti. Burada İmparatordan bahsetmemek olmaz. Şanlıurfa’mızın tanıtımına çok önemli katkılarda bulunmuş, çok değerli bir isimdir kendisi. Yıllar önce ‘Ayağında kundura’ dedi ve o gün bugündür o ses durmadı’’ dedi.

İBRAHİM TATLISES’TEN ‘İSTANBUL’ MESAJI

Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses ise tüm konuklarına katılımlarından dolayı teşekkür etti.
Tatlıses konuşmasında, “Urfalı ciğerci Ahmet’nin oğluyum ötesi yok. Memleketim için ölürüm, Tayyip Erdoğan için ölürüm. Oğluma bu organizasyonu yaptığı için teşekkür ediyorum. Bana göre İstanbul sadece İstanbul değil, dünyanın başkentidir. Gelin İstanbul’a kötü gözle bakan herkesin gözünü kör edelim. Bu seçimde desteğimizi başkan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın partisi ve adayından yana kullanalım’’ ifadelerine yer verdi.

YSK’dan İstanbul için seçim propaganda yasağı

YSK’nın kararı ile 23 Haziran’da İstanbul’da yenilenecek büyükşehir belediye başkanlığı seçimi öncesi afiş kararı çıktı.

YSK’nın kararı ile 23 Haziran’da İstanbul’da yenilenecek büyükşehir belediye başkanlığı seçimi öncesi afiş kararı çıktı. CHP’nin itirazını değerlendiren YSK, toplu taşıma araçlarında yer alan reklam yerlerinde siyasi propaganda yapılamayacağı vurgulandı.

İstanbul’da 23 Haziran’da tekrar edilecek büyükşehir belediye başkanlığı seçimi öncesinde YSK’dan afiş kararı çıktı. CHP’nin Kadıköy İskelesi’ne asılan AKP afişine yaptığı itirazı değerlendiren YSK, afişin kaldırılmasına karar verdi.

SİYASİ PROPAGANDA YAPILAMAZ
YSK’nın kararında Buna göre YSK kararında “toplu taşıma amacıyla kamu hizmetlerinde kullanılan hava, kara, deniz ve raylı sistem taşıtlarında yer alan reklam yerleri ve araçlarında siyasi propaganda içeren yayın yapılamayacağı” ifadeleri yer aldı.

YSK’nın kararı ile ilgili Twitter hesabından bir paylaşım yapan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Kampanya süresince kamu binaları ve kanunen görsel kullanımının yasak olduğu yerleri fütursuzca kullananlar hakkında şikayetlerimiz sonucu kararlar alınıyor. Uygulanıp uygulanmadığının da takipçisi olacağız” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, YSK’nın afiş kararını Twitter hesabından duyurdu. YSK kararında, “Toplu taşıma amacıyla kamu hizmetlerinde kullanılan hava, kara, deniz ve raylı sistem taşıtlarında yer alan reklam yerleri ve araçlarında siyasi propaganda içeren yayın yapılamayacağı, Kadıköy-Eminönü vapur iskelesi önündeki ilan ve reklam yerlerinde asılı bulunan siyasi parti afiş ve pankartların kaldırılmasına karar verildi” ifadelerine yer verildi.

Kaynak: Yeniçağ

Yeni anket sonuçları

23 Haziran’da yapılacak İstanbul seçimleri öncesi son açıklanan anket sonuçlarına göre; AK Parti adayı Binali Yıldırım, yarışı CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun önünde tamamlıyor. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptal ederek 23 Haziran’da yeniden sandığa gidileceğinin açıklamasının ardından anket şirketleri, yeniden halkın nabzını yoklamaya başladı.

Son ankette Yıldırım önde ORC araştırma şirketi, 23 Haziran’da yapılacak seçimlerle ilgili yaptığı son ankette AK Parti adayı Binali Yıldırım’ın yüzde 47 ile CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun 0,3 puan önünde olduğunu ortaya koydu.

Kararsızlar yüzde 5,5 “31 Mart Yerel Seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’na oy verdim, tercihimde değişiklik yok” diyenlerin sayısı yüzde 96,7 olurken,yüzde 3,3 kararsız olduğunu söyledi.Aynı soruya Binali Yıldırım için şöyle cevap verildi: Yüzde 97,4 kararım değişmedi derken, yüzde 2,6 kararsız olduklarını ifade etti.

Beş araştırma şirketinden İstanbul açıklaması

YSK tarafından iptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yenileme seçimi 23 Haziran Pazar günü yapılacak. Seçimde Cumhur İttifakı adayı Ak Partili Binali Yıldırım ile Millet ittifakı adayı CHP’li Ekrem İmamoğlu isimleri ön plana çıkıyor. Bugün açıklanan beş farklı İstanbul seçimi anket sonuçları ile İstanbul’da son durum ortaya çıktı. Peki adayların oy oranları nedir? Hangi aday önde görünüyor?

İSTANBUL SEÇİM ANKETİ SONUÇLARI

GENAR, ANAR, Optimar, Pollmark ve Konsensus firmaları 23 Haziran’da yapılacak İstanbul yenileme seçimine yönelik görüşlerini paylaştılar. Anket sonuçları, firmaların araştırmayı yaptıkları bölgelere göre farklı sonuçlar vermektedir. En son seçim anketi sonuçları şöyle;

POLLMARK SEÇİM ANKETİ

Pollmark’tan Ertan Aydın, Ramazan Bayramı’ndan sonra seçmenlerin tavrının daha netleşeceği görüşünde. Bu yüzden Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasında oy kaymalarını yansıtması ve seçimlere ilişkin bir fikir vermesi açısından bu değerlendirmeleri ileride paylaşacağınız söyledi.

GENAR SEÇİM ANKETİ

AK Parti ile çalışan GENAR Araştırma Başkanı İhsan Aktaş, seçimlerin iptaliyle ilk başlarda Ekrem İmamoğlu lehine bir havanın oluştuğunu söylüyor. ‘Ama o hava dağılmaya başladı. AK Parti ailesi harekete geçti. AK Parti’nin dip dalgası başladı’ görüşünde. İhsan Aktaş, AK Parti’nin Kürt sorununda değişen diline dikkat çekiyor. ‘Seçimlerin sonucunu sandığa gitmeyen 300 bin Kürt seçmen ile kırgın AK Partililer belirleyecek’ diyor. Aktaş’a göre İstanbul konuşuldukça AK Parti’ye yarayacak. O nedenle mağduriyetin bir an önce gündemden düşürülmesi gerekiyor. İhsan Aktaş, seçim sonuçlarına ilişkin araştırmayı bayramdan sonra yapacaklarını söylüyor.

OPTİMAR SEÇİM ANKETİ

Optimar Araştırma seçimlerin iptal edildiği 6 Mayıs’tan birkaç gün sonra anket çalışmalarına başladı. Hilmi Daşdemir, İstanbul seçimlerindeki iniş çıkışı ise şöyle anlatıyor: ‘YSK’nın iptal kararı üzerine İmamoğlu lehine bir mağduriyet algısı vardı. Bu onu öne çıkardı. Binali Yıldırım’ın ‘Çaldılar’ demesiyle birlikte İmamoğlu gerilemeye, AK Parti oyları toparlanmaya başladı. YSK’nın gerekçeli kararından sonra ise farkın azaldığını tespit ettik. Bu seçimlerin kaderini 31 Mart’ta sandığa gitmemiş olan yüzde 4’lük seçmen kitlesi belirleyecek.’

ANAR SEÇİM ANKETİ

ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, anket sonuçlarına aşağıdaki soruların etkisi olacağı görüşünde.

1- 31 Mart seçimlerinde sandığa gitmeyen AK Parti seçmeni ne yapacak, AK Parti kırgın seçmenin ne kadarını sandığa taşıyacak?

2- Adaylarını çeken DSP, DP ve BTP ile aday olmayan bağımsızların oyları 100 binlik yeni bir oy havuzu oluşturuyor. Bunların ne kadarı Ekrem İmamoğlu’na oy verecek?

3- Saadet Partisi seçmeni blok halinde partisinin adayına mı oy verecek, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerindeki değişimde de gördüğümüz gibi AK Parti’yi mi tercih edecek?

4- Mevsimsel etki nedeniyle memleketine giden seçmen, oy vermek için İstanbul’a dönecek mi?

5- YSK’nın iptal kararı ne denli belirleyici olacak? İbrahim Uslu, oy tahmininden ziyade seçmen eğilimlerinin iyi izlenmesi gerektiği görüşünde.

KONSENSUS SEÇİM ANKETİ

Konsensus Araştırma Genel Müdürü Murat Sarı’ya göre iki aday arasındaki kıl payı durum devam ediyor. Mağduriyet algısının Ekrem İmamoğlu’na, hizmet propagandasının ise Binali Yıldırım’a yarayacağı görüşünde. Konsensus’un YSK’nın iptal kararından önce yaptığı araştırmada, 31 Mart seçimlerinde sandığa gitmeyen 1 milyon 700 bin seçmenin varlığı ön plana çıkmıştı. Araştırmalarına göre oy kullanmayanların büyük bir çoğunluğu yine oy kullanmayacak. Bir önceki seçimde oy kullanmayıp da 23 Haziran’da oy verecek olanların seçimin sonucunu belirleyeceği görüşü ağır basıyor.

Erdoğan’ın Yaptırdığı Anket

23 Haziran’da İstanbul halkı seçime gidiyor. Seçim öncesi ise tüm gözler anket şirketleri üzerinde olacak. MAK araştırma şirketi yaptığı son araştırmada kritik verilere imza attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sundukları seçim değerlendirmesinde, “Seçimin kader

23 Haziran’da İstanbul halkı seçime gidiyor. Seçim öncesi ise tüm gözler anket şirketleri üzerinde olacak. MAK araştırma şirketi yaptığı son araştırmada kritik verilere imza attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sundukları seçim değerlendirmesinde, “Seçimin kaderinde muhafazakar Kürt seçmenin etkili olacağını düşünüyorum” ifadesini kullanırken, Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım arasında geçmesi beklenen yarışta aradaki oy farklarına da değindi. Detaylar aşağıda yer almaktadır.

23 Haziran İstanbul seçimlerine sayılı günler kalırken, gözler araştırma şirketlerinin son anket sonuçlarına çevrildi. Türkiye’nin önemil araştırma şirketi MAK ise İstanbul’a ilişkin kritik analizlerde bulundu.

SEÇİMİN KADERİNİ ONLAR BELİRLEYECEK

İstanbul’da yenilenecek seçim için zaman daralırken, İmamoğlu ile Yıldırım arasındaki oy farkının az olması küçük partilerin önemini artırdı. Partiler ayrıca sandığa gitmeyenleri de kazanmaya yönelik strateji kuruyor. Sandığa gitmeyenlerde yüzde 6-7’lik bir artış olduğunu belirten MAK Araştırma Başkanı Kulat, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sundukları seçim değerlendirmesinde, “Seçimin kaderinde muhafazakar Kürt seçmenin etkili olacağını düşünüyorum” ifadesini kullandı.

SANDIĞA GİTMEYENLER İKNA EDİLMEYE ÇALIŞILACAK

İstanbul’da 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın oyları arasındaki farkın çok az olması ittifak dışında kalan küçük partilerin oylarının önemini artırırken, 23 Haziran’da yenilenecek seçimde her iki tarafın da bu partilerin seçmenlerinin yanı sıra sandığa gitmeyen kesimleri ikna etmeye çalışacağı tahmin ediliyor.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yenilenmesine karar verdiği 31 Mart seçiminde İstanbul’da oyların yeniden sayılmasıyla İmamoğlu ile Yıldırım arasındaki oy farkı 13 bin 729 olarak açıklanmıştı. Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı dışında kalan partilerin ve bağımsız adayların toplam oyu ise yaklaşık 210 bini buluyor.

23 HAZİRAN’DA DİĞER ADAYLAR NE KADAR OY ALDI?

24’ü bağımsız toplam 32 adayın yarıştığı 31 Mart seçiminde İmamoğlu ve Yıldırım dışındaki adaylar arasında Saadet Partisi’nden Necdet Gökçınar 103 bin 364, Bağımsız Türkiye Partisi’nden Selim Kotil 27 bin 87, Türkiye Komünist Partisi’nden Zehra Güner Karaoğlu 10 bin 349, Vatan Partisi’nden Mustafa İlker Yücel 15 bin 428, Demokrat Parti’den Ersan Gökgöz 22 bin 268, Demokratik Sol Parti’den Muammer Aydın da 30 bin 884 oy almıştı.

KÜÇÜK PARTİLER İMAMOĞLU’NU DESTEKLEYECEK

AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat’a göre arada yüzde 2-3 farkın olduğu bir seçimde bu partilerin oyları çok da fazla bir anlam ifade etmezken, 31 Mart’ta iki adayın sonuçlarının birbirine bu kadar yakın bitmesi nedeniyle küçük partilerin oyları çok daha önemli hale geldi. DW Türkçe’ye konuşan Kulat, sahada yaptıkları son araştırmalar çerçevesinde küçük partilerin oylarının genel olarak İmamoğlu lehine olacağını öngörüyor.

SAADET’İN KARARI İMAMOĞLU LEHİNE Mİ?

Bu partilerden en göze çarpanı olan Saadet Partisi 23 Haziran’da seçimlere kendi adayı ile katılacağını açıkladı.

Saadet Partili bir yetkili “AK Parti Saadet’in adayını çekmesini neden bu kadar istiyordu? Bunun bir nedeni var. Saadet ile AK Parti’nin tabanları aynı yerden gelir aslında” derken, Saadet Partisi adayını çekseydi seçmenlerinin oylarının bir bölümünün AK Parti’ye kayabileceği noktasına dikkat çekiyor.

MAK Araştırma Başkanı Kulat, Saadet Partisi’nin kendi adayını çıkarmasına karşılık parti yetkililerinin AKP hakkındaki sert üslubu ve İmamoğlu lehine açıklamalarının parti tabanının önemli kısmını İmamoğlu’na yönlendirebileceğini belirterek, “Herkesin tahmin ettiğinin ötesinde Saadet Partililerin aslında en uzak olduğu parti AK Parti’dir. İnsanlarda genellikle ayrıldıkları eşleri onlar için en uzak kişilerdir. Siyasette de bu böyledir aslında” değerlendirmesinde bulunuyor.

Saadet Partisi’nin yeniden kendi adayı ile seçime girme kararı siyasi kulislerde her ne kadar Millet İttifakı içinde olmasa da İmamoğlu lehine stratejik bir tutum olarak değerlendiriliyor.

Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz bu tutumu “Mevcut durumda Saadet hem kendi seçmenini AK Parti’ye kaptırmayacak hem de kendi tabanını korumuş olacak. Mağduriyet algısı sebebiyle CHP’ye oy verecek seçmenleri ise İmamoglu’na oy verecek. Yani Saadet’in seçime katılması muhalefet için avantaj” sözleriyle yorumluyor.

DSP’NİN ADAYI ÇEKİLDİ

Öte yandan DSP’nin adayı Muammer Aydın, 12 Mayıs günü adaylıktan çekildiğini açıklarken, parti kurulları Aydın’ın yerine yeni bir aday çıkarmama kararı aldıklarını açıkladı. MAK Araştırma Başkanı Kulat, taban olarak yakınlığı dolayısıyla DSP seçmenlerinin de büyük bir bölümünün CHP’ye kaymasını bekliyor.

Türkiye Komünist Partisi de YSK’nın 31 Mart seçimini iptal etme kararını eleştirerek, 23 Haziran’da yenilenecek seçime adaylarının girmeyeceğini belirtmişti.

KULAT: MUHAFAZAKAR KÜRTLERİN OYU KİLİT

23 Haziran seçimlerinde küçük partilerin oylarının yanı sıra sandığa gitmeyen kesimlerin oyları da odak noktası olmuş durumda. İstanbul’da 31 Mart seçimlerine katılım oranı yüzde 83.88’di.

Kulat, son yaptıkları ve rapor olarak Cumhurbaşkanlığı ile AK Parti’ye de sundukları bir değerlendirmeyi DW Türkçe ile paylaştı. Buna göre son seçimde İstanbul’da sandığa gitmeyen seçmen oranı yüzde 17 ve diğer seçimlerle kıyaslandığında bu oranda yüzde 6-7 oranında bir artış görülüyor

Sandığa gitmeyen yüzde 6-7 oranındaki seçmenin kimler olduğunu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamları ile analiz ettiklerini ifade eden Kulat, tespitlerini şöyle aktarıyor:

“Eskiden beri AK Parti’ye oy veren muhafazakar Kürt seçmenin önemli bir kısmının bu kez sandığa gitmediğini gördük. Bu sonucu da Esenyurt, Pendik, Küçükçekmece, Bağcılar ve Sultanbeyli gibi muhafazakar Kürt seçmenin yoğun olduğu bölgelerde sandığa gitme oranı düşüklüğünden çıkardık. Seçimin kaderinde muhafazakar Kürt seçmenin etkili olacağını düşünüyorum.”

Avrasya Araştırma Başkanı Özkiraz ise seçim sonuçlarını belirleyecek olan kitlenin AK Parti seçmenleri içerisinden muhalefete geçecek veya oy kullanmayacak olan seçmenler olduğunu düşünüyor. Diğer araştırmacıların aksine seçime katılım oranının oldukça düşük olacağını belirten Özkiraz, yeni protestocu seçmenin Cumhur İttifakı bileşenlerinden olacağını düşündüğünü aktarıyor.

İstanbul’daki yeni seçim için zaman daralırken, sahada yapılan anketler ve siyasi analizler ışığında gerek Millet gerekse Cumhur İttifakı’nın bir yandan kendi tabanlarını korumaya çalışırken, diğer yandan küçük partilerin seçmenlerini ve sandığa gitmeyen kesimleri kazanmaya yönelik strateji kurdukları belirtiliyor.”İMAMOĞLU-YILDIRIM FARKI EN AZ 500 BİN OLACAK”

İttifak dışında kalan küçük partilerin oy potansiyellerini DW Türkçe’ye değerlendiren veri analisti Polimetre’nin kurucusu Mehmet Günal Ölçer de bu partilerin seçmenlerinin tercihlerinin İmamoğlu lehine kayacağını düşünüyor.

Ölçer, yaptıkları son veri analizine göre, HDP’nin duruşunu değiştirmemesi durumunda İmamoğlu ile Yıldırım arasında şu anda 13 bindeki oy farkının en az 500 bine çıkabileceğini belirterek, “Bu farkın İmamoğlu lehine en az 500 bin olacağını, hatta bir milyona kadar çıkabileceğini öngörüyoruz” diyor.

İmamoğlu’na kayacak yeni oyların ittifak dışında Saadet, DSP, TKP gibi küçük partilerin yanı sıra oy kullanmayan ama AK Parti’ye kızgın olan kesimden de geleceğini söyleyen Ölçer, “Çok net olarak gördüğümüz kimsenin oyu İmamoğlu’nun aleyhine değişmiyor. Değişen bütün oyların ve kullanılmayan oyların en az yüzde 90’ının İmamoğlu lehine kullanılacağını düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.

Mak Açıkladı: İstanbul’da durum

Kimse Beklemiyordu..Mak Açıkladı: İstanbul’da Durum.MAK Danışmanlık’ın yaptığı kamuoyu araştırması, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi adayı Ekrem İmamoğlu’nu AKP adayı Binali Yıldırım’ın yaklaşık iki puan önünde gösterdi.Ayrıntılar Haberimiz detayında..

İMAMOĞLU %50,3, YILDIRIM %48,2 İstanbul’da yaşayan 11 bin kişiyle 15-20 Mayıs tarihleri arasında görüşülerek yapılan ankete katılanlara, 23 Haziran’da’daki seçimde hangi adaya oy vereceği soruldu.Katılımcıların yüzde 47’si İmamoğlu’na, yüzde 45’i Yıldırım’a, yüzde 0,5’i Saadet Partisi adayı Necdet Gökçınar’a, yüzde 0,5’i de diğer adaylara oy vereceğini söyledi. Ankete katılanların yüzde 7’si ise kararsız olduğunu ya da herhangi bir görüşü bulunmadığını ifade etti.

Kararsızların matematiksel dağılımı sonrasıysa İmamoğlu’nun oylarının 50,3’e, Yıldırım’ın oylarının ise 48,2’e yükseldiği görüldü.

OYLAR İMAMOĞLU’NUN ŞAHSINA Ankete katılanlara, 31 Mart seçimlerinde oy verirken İBB Başkan adayları arasında yaptıkları tercihlerde hangi faktörün etkili olduğu da soruldu.

Araştırmaya göre, İmamoğlu’na oy verenlerin yüzde 72’si adaydan dolayı, yani İmamoğlu’nun şahsına oy verdiğini söyledi. Yıldırım’a oy verenlerin yüzde 80’i ise adaydan ziyade parti ya da Cumhurbaşkanı için oy verdiğini ifade etti.

Kararsızların matematiksel dağılımı sonrasıysa İmamoğlu’nun oylarının 50,3’e, Yıldırım’ın oylarının ise 48,2’e yükseldiği görüldü.

OYLAR İMAMOĞLU’NUN ŞAHSINA Ankete katılanlara, 31 Mart seçimlerinde oy verirken İBB Başkan adayları arasında yaptıkları tercihlerde hangi faktörün etkili olduğu da soruldu.

Araştırmaya göre, İmamoğlu’na oy verenlerin yüzde 72’si adaydan dolayı, yani İmamoğlu’nun şahsına oy verdiğini söyledi. Yıldırım’a oy verenlerin yüzde 80’i ise adaydan ziyade parti ya da Cumhurbaşkanı için oy verdiğini ifade etti.

Saadetlilere anlamlı mesaj

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu “Saadet Partili avukatlar, bu yasakçıyı hatırlar mısınız?” adlı köşe yazısı kaleme aldı. Karahasanoğlu, DSP adayı Muammer Aydın’ın, İstanbul yarışından CHP adayı Ekrem İmamoğlu lehine çekilmesini ve bu ismin adliyelerde başörtüsü zulmünün uygulandığı yıllarda İstanbul Barosu başkanı olmasını hatırlatatak, Saadet Parti seçmenine anlamlı bir çağrı yaptı.

İşte Ali Karahasanoğlu’nun o köşe yazısı;Saadet Partili avukatlar..Üzüntüsünü daha çok onlar çektikleri için, “Saadet Partili bayan avukatlar” diyeyim..Sorayım: “Muammer Aydın’ı hatırlar mısınız?”Mutlaka hatırlıyor olmalısınız..Başörtü yasağının sürdüğü yıllardı..Bayan avukatların duruşmaya başörtülü girmesini boşverin.. Çünkü duruşmaya başörtülü olarak girmeye, hemen hemen hiç kimse cesaret bile edemiyordu..Duruşmada tahkir etmeler.. Karşı tarafın avukatını boşverdik, duruşma bekleyen ve orada tesadüfen bulunan avukatların bile.. Meslektaşlarının bile.. Başörtülü avukatı kolundan tutup, duruşmadan dışarı çıkartmaya teşebbüs ettikleri… Hakimin, zabıt kâtibine, “Dışarı çıkartın bu kadını” diyerek, başörtülü avukatların linç edilmesi talimatı verdiği günleri geçtik..

Daha fazlasını söyleyeceğim..Adliye içinde, vatandaşın başörtülü dolaşma imkanı olduğu günlerde bile..Herhangi bir davada menfaati çatışan karşı tarafın avukatı olan kişilerin, başörtülü avukatları adım adım takip edip.“Şu bayan avukat, adliye binası içinde başörtü ile dolaşıyor” diye ihbarda bulunduğu günleri hatırlatacağım..İhbar yapılır, İstanbul Barosu da, anında disiplin soruşturması açardı:

“Adliye binası içinde, başörtülü olarak bulunduğunuz ihbar edilmiş olup ….”diye başlar, “Savunmanızı hazırlamanız” diye devam ederdi..Bizim kadar, Saadet Partili bayan avukatlarımız da bu yaşanılanları çok iyi hatırlıyorlardır.. Sadece bayan avukatlarımız değil, bay avukatlarımız da hatırlıyorlardır..

O acıları Saadet Partisi’ne gönül veren avukatlar, erkeği ile bayanı ile yaşadılar..Sadece Saadet Partililer de değil.Her partiye gönül vermiş insanlar, AK Partilisi, MHP’lisi, BBP’lisi, hatta belki CHP’lisi.. O dramı yaşadılar..Ama..Benim Saadet Partililere bir mesajım olduğu için “Saadet partililer” vurgusunu yapıyorum..Ve Muammer Aydın’a dönüyorum..O tarihte bu ülkenin dindar insanlarına bu üzüntüleri yaşatanlardan birisi.. İstanbul Barosu’nun o tarihteki başkanı Muammer Aydın, şimdi DSP’nin İstanbul Büyükşehir belediye başkan adayı.. Daha doğrusu, adayı idi..

Önceki gün itibari ile “Ben çekiliyorum” dedi..Çekilsin, sorun yok.“Her şey güzel olacak” diye de devam etti..İşte orada durup, düşünmeli, Saadet Partili bayan avukatlar..Onların aileleri..Biz kimlerle beraberiz?Kimlerle iş kotarıyoruz.Katillerimizle aynı safa nasıl geliverdik?Dirsek temaslarını kimlerle yapıyoruz..Başörtülü duruşmalara girme imkanını geç de olsa, iktidarının 13. yılında gerçekleştirmiş olan AK Parti’ye, kısmen de haklı olarak, binbir hakareti yaparken, bu başörtü yasakçılarına verdiğimiz sınırsız kredinin gerekçesi ne?Sormalı… Soruşturmalı.. Ve en azından kendi vicdanlarında, cevabını verebilmeliler..

İstanbul tek örnek değil.Baro başkanları tek örnek değil..Ankara’da bir hakim..Mustafa Karadağ..Ak Partili bir milletvekilinin falan değil..Saadet Partisi’nin o tarihteki genel başkanı Prof. Mustafa Kamalak’ın eşi olan Av. Zübeyde Kamalak’ı..Danıştay, başörtülü olarak avukatların mesleklerini icra edebileceklerine dair karar verdikten sonra bile..Düşmanlığını belli etmek için..“Ben gerekirse meslek hayatımı bu uğurda sonlandırabilirim. Kafamdaki yasakçı bakış açısını gerçekleştirmek için, kanunu da takmam, Danıştay kararını da dinlemem.. Kim, beni nereye şikayet ederse etsin” dedi..

Duruşmada, Av. Zübeyde Kamalak’a “Başörtülü olarak devam edemeyiz” dedi ve duruşmayı bitirdi.Duruşma zabtına da, “Başörtülü avukatı duruşmalara giremeyeceğinden, müvekkiline durumun tebliğine” dedi..Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak’ın eşi olan Av. Zübeyde hanımın müvekkiline, “Başka bir avukat tut” ihtarı yolladı.O tarihlerde, Saadet Partili kardeşlerimiz, haklı olarak, “AK Parti, bir başörtü yasağını bile kaldıramadı” eleştirisi yapıyordu..Biz de kendilerine katılıyorduk..Hatta. O hakim hakkında yaptığımız haberler sebebi ile, ceza ve tazminat davalarına muhatap olduk..O başörtü yasakçısı Mustafa Karadağ şimdi ne yapıyor?“Danıştay kararını bile takmam. Ben başörtü yasağını devam ettiririm” diyen Mustafa Karadağ şimdi ne yapıyor?HSK başka sebeplerden (Fransa’da, Hz. Peygambere hakaret eden dergi çizerlerine yönelik saldırı sonrasında, o karikatürleri Türkiye’de yayınlayan Cumhuriyet gazetesine soruşturma açıldığında, Cumhuriyet’in binasının önüne gidip, destek açıklaması yapmıştı) ceza verdi..

Yasakçı hakim, baktı ki borusunu öttüremiyor..Emekli oldu..Şimdi ne yapıyor?..Yakın tarihteki paylaşımlarından birisini vereyim:“İstanbul Havalimanında alkollü içki satan yer yok. Tesadüf sanırım. Öyle bir işletme talip olmadı zahir.”Kafaya bakın..Havalimanına gelmiş, Ramazan günü on dakika duracağı havalimanında alkol arıyor..Ve bu bir hakim.. Bir hukukçu!Yetinmiyor..“YSK’nın kararı yanlıştır, Ekrem’in etrafında birleşelim” mesajları ile.Gayler lezbiyenler, homoseksüeller için özel büro açan Ankara Barosu’nun, YSK kararına karşı, kamu parası ile yaptırdığı afişteki “Hukuksuzluğun tam da karşısındayız” cümlesini sosyal medya hesabına aktarıp “Tebrikler Ankara Barosu” diyor..

31 Mart seçim akşamı, Ankara, Antalya, Adana sonuçları açıklandığında, şöyle diyor:“Dün güzellik her yere yazıldı, sefa geldin, hoş geldin. Tam da ihtiyacımız olduğunda geldin.”Şimdi..Başörtü yasakçısı Muammer Aydın’ın, adaylığını bile geri çekip..“Benim yerime Ekrem İmamoğlu seçilsin” dediği bir ortamda..SP eski Genel Başkanının eşini, duruşmadan atan bir hakimin, Ekrem İmamoğlu’na destek verdiği bir ortamda..23 Haziran seçimlerine gidiyoruz..Acaba bu seçimde, gerçekler görülecek mi?Oynanan oyunun farkına varılacak mı?Bekleyelim, görelim..Bana soracak olursanız..SP’liler..Oy kullanmadan önce.. Zübeyde hanıma bir sorsunlar: “Neler yaşadınız?”Bize inanmayabilirler.. SP eski genel başkanının eşine, herhalde inanırlar.