Bakan Soylu büyük harekatı açıkladı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, F-TÖ’ye yönelik büyük bir operasyon hazırlığı içerisinde olduklarını belirterek, “Ben, onların bu noktada olabileceğini, tekrar böyle bir noktaya gelebileceğini düşünüyor değildim ancak ortaya çıkardığımız operasyonu kamuoyu gördüğü zaman benimle aynı kanaate sahip olacaktır.” dedi.Soylu, Bakanlığının 2020 bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

DÜĞMEYE BASILACAK

Göç meselesinin 21. yüzyılın en yakıcı olaylarından biri olduğunu dile getiren Soylu, bugün ciddi bir göçle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Afganistan, Pakistan, Suriye, Irak, Libya, Fas ve Sudan’ın bugünkü geldiği durumda Türkiye’nin herhangi bir dahlinin olmadığını vurgulayan Soylu, şöyle devam etti: Afganistan, Pakistan, bunlar bizim kardeşlerimiz. Bunlar kurtuluş mücadelemizde bize yardım eden insanlar. Bu yıl 85 bin Afganlı kardeşimizi ülkelerine gönderdik. Türkiye’den deport ediyoruz. O insanların bize bakışları nasıl? Dün bize kolundaki bileziklerini gönderen insanlar, dün bizim özgürlüğümüz, bağımsızlığımız için dua eden insanları biz zor da olsa, içimiz de acısa geri gönderiyoruz.”

Bakan Soylu, Türkiye’nin tarihi boyunca zor durumda olan hiçbir etnik gruba sırtını dönmediğini, bunun üzerinden de eleştirildiklerini ifade etti.Bazı insanların, “Efendim gönderin bunları (göçmenleri)” ifadesini kullandığını aktaran Soylu, “Öl*me mi gönderelim, öl-me gönderilir mi insanlar? Yanımızdaki komşular, 30-40-50 yıl sonra Türkiye bizi öl*me gönderdiler’ diyecekler. Böyle bir şey mümkün mü? Bizim onları öl*me gönderecek halimiz yok.” diye konuştu.

Yabancı t-r-rist savaşçıların ülkelerine gönderildiğini anımsatan Soylu, şöyle konuştu:“Bizim ülkemiz sizin oteliniz mi? Böyle bir şey söz konusu mu? Ayağa kalktılar, vatandaşlıktan çıkarmaya çalıştılar. Nasıl kabul ettiler peki. Çünkü bizim elimizdeki insanlar ve kanıtlar, uluslararası belgeler o kadar kuvvetliydi ki birebir muhataplarımızla görüştük, bizatihi ben görüştüm. Birleşmiş Milletler kararları, Avrupa Birliği ile imzaladığımız geri kabul anlaşmaları, Avrupa Birliği İnsan Hakları Evrensel Bildirileri… Bütün bunların tamamında biz en sağlamdık. ‘Dünyaya rezil ederiz sizi.’ dedik. Sakın burada herhangi bir durum ortaya koymayın. Bunları almak zorundasınız, bunu nasıl alacağınızı derleyin tasarlayın. Göndermeye de başladık, göndereceğiz de. Türkiye’nin buradaki eli sağlamdır.”

“F-TÖ’YE BÜYÜK BİR OPERASYON HAZIRLIYORUZ”

F-tullahçı T-rör Ö-gütü (F-TÖ) üzerine kararlılıkla gittiklerini söyleyen Soylu, şu ifadeleri kullandı:“Şu anda F-TÖ’ye yönelik büyük bir operasyon hazırlıyoruz. Ben, onların bu noktada olabileceğini, tekrar böyle bir noktaya gelebileceğini düşünüyor değildim ancak ortaya çıkardığımız operasyonu kamuoyu gördüğü zaman benimle aynı kanaate sahip olacaktır. T-r-rist başı F-TÖ, orada durduğu sürece, Amerika tarafından muhafaza edildiği sürece, Amerika’nın etkisinde bulundurduğu ülkeler, Avrupa’nın bulundurduğu ülkeler, bu hali devam ettirdiği ve onları koruyup kolladığı sürece, ‘F-TÖ tehlikesi bitti’ demek zavallılıktır.”

“Alevi evlerinin işaretlendiği” iddiası üzerine Soylu, “Çocuklar tarafından yapıldığını, kamera kayıtları da var bizde, burada. Çocuklar gelmişler, oradaki müziğin fazla çalması sebebiyle evi o zannetmişler, işaretleyip geçmişler. 9-10 yaşında ufacık çocuklar.” cevabını verdi.

Pazartesi başlıyor

PAZARTESİ´DEN İTİBAREN BAŞLIYORUZ’ Türkiye´nin yakaladığı D-AŞ mensuplarının iadesine değinen Bakan Soylu, “Avrupa’ya diyoruz ki ‘Bunları size göndereceğiz, 3 tane, 5 tane, 10 tane göndereceğiz’. Bunlar bizim insanımız değil ki sizin kendi insanlarınız. Oradan paketlemiş göndermişsiniz.Şimdi biz ‘bunları size iade edeceğiz’ diyoruz, pazartesiden itibaren başlıyoruz. İade edeceğiz, ayağa kalkıyorlar.

VATANDAŞLIK HAKKI YANITI

‘Biz bunları vatandaşlıktan attık, siz ne yaparsanız yapın’. Yok öyle yağma. Çatlasanız da patlasanız da, silseniz de saklasanız da, vatandaşlıktan çıkarsanız da çıkarmasanız da, sizin ülkenize göndereceğiz” dedi.

‘TRAFİK KAZALARINDA YÜZDE 26 AZALMA’ Geçen yılın ilk 10 ayına göre ölümlü trafik kazalarında bu yıl yüzde 26 azalma söz konusu olduğunu vurgulayan Bakan Soylu, “Neredeyse bin 300, bin 400´e yakın insanı geçen yıldan bu yıla baktığımızda trafikte az kaybetmişiz.

Bizim için 1 rakamı da büyüktür.Ama bin 300 rakamı siz de takdir edersiniz ki neredeyse küçük bir kasaba merkezindeki insanların tamamını alır. Trafikte ölümlerimiz, yüz binde 14-15 civarındaydı. Bu yılı yüz binde 6,5 ile bitireceğiz. Avrupa´da ortalama yüz binde 5. İnşallah çok kısa bir zaman içinde Avrupa Birliği’nde trafik kazalarında nasıl örnek bir model oluşturulur, bunu gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı

Soylu ve Özdağ’ı karşı karşıya getirdi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ arasındaki ‘göçmen’ polemiği büyüyor. İçişleri Bakanı Soylu, halkı Suriyelilere karşı kışkırtmakla suçladığı İYİ Parti İstanbul Milletvekili Özdağ için “bulduğunuz doktorlara tedavi ettirin” dedi. Özdağ’dan ise jet yanıt geldi. Kişisel Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Özdağ, “Kendine güveniyorsan gel Suriyeli sığınmacıları konuşalım” ifadelerini kullandı.

BU ADAMI DOKTORLARA TEDAVİ ETTİRİN

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ile İYİ Partili Ümit Özdağ Suriyeli sorunu üzerinden kapıştı. Antalya’nın Kemer ilçesindeki bir otelde İl Göç İdaresi Müdürleri İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Soylu, Özdağ’ı kamuoyunu yanlış bilgilendirmek ve tahrik etmekle suçladı.

Özdağ’ı felaket senaryoları ortaya koymakla eleştiren Soylu, şu ifadeleri kullandı: “Profesör olması cahil olmasını engellemez ki. Yerleştirmeye çalıştıkları fikir ‘hepsi gidecek mi, gitmeyecek mi.’ Toplumu buna şartlamaya, bir cadı avına motive etmeye çalışıyorlar. Göç genel müdürlüğümüz twitter hesabından bunlara cevap veriyor, biz verilerle yalanlamaktan usandık, ne yazık ki bu kişiler bu tezviratlarından bıkmadılar. Bu iftiralardan yalanlardan bıkmadılar usanmadılar.

Biraz vicdanınız varsa bu adamı susturun. Bu adamın yalanlarını, biraz bu adama karşı dostluğunuz varsa yakın bulduğunuz doktorlara tedavi ettirin. Bu adamın tedaviye ihtiyacı var hasta. Mazlum insanların üzerine hakaret, tehdit bindiren bu adamın tedaviye ihtiyacı var. Eğer aynı siyasi partiye mensupsanız, başta genel başkana buradan çağrıda bulunuyorum ne olursunuz bu adamın başka işleri de var bunu sizler de biliyorsunuz. Bu adamın tedaviye ihtiyacı var. Bunu masum insanlarla uğraşmaktan alıkoyun.

Attığı tweetlerle sosyal medyadaki sapkın yaklaşımlarından uzaklaştırmaya çalışın. Bunu göçle ilgilenen birisi olarak söylüyorum. Bu adamı Türkiye’nin bu politikalarının yakasından ne olursunuz düşürün.” ÖZDAĞ’DAN JET YANIT: ÇIK TV’DE KARŞIMA! KORKMA BU KADAR Soylu’nun sert sözlerle eleştirdiği Özdağ’dan yanıt gecikmedi. Twitter hesabından açıklama yapan Özdağ, “Süleyman Soylu yalan söylüyorsun. Bir tane kışkırtma konuşmam,twıtım varsa mahkemeye suç duyurusunda bulun. Tekrar ediyorum. Korkak bir adam değilsen çık Tv’de karşıma konuşalim. Korkma bu kadar” ifadelerini kullandı.

Bakan soyludan özür açıklaması

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, görevden alınan belediye başkanları ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile arasındaki tartışmaya ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Fransa’da katıldığı bir konferansta Türkiye’ye ilgili sözlerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sert tepki göstermiş ve ‘ahmak’ demişti. İmamoğlu’ndan bu açıklamaya gelen yanıtla birlikte ikili arasında sert bir polemik başlamıştı.

SOYLU ARKASINDA DURDU

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dediği lafların arkasında durarak, İmamoğlu için şunları söyledi: “Doğruysa ben milletim ve İmamoğlu’dan özür dilerim” -Bizler bu mücadeleyi yapanlar baş koymuş durumdayız. Hep beraber görüyoruz.

Avrupa’da bir fırsatını bulup Türkiye’yi şikayet etmek. Türkiye’nin hukuk ihlali yaptığını söylemek…Ter*örden görevden alınan belediye başkanlarını savunmak doğruysa ben milletim ve İmamoğlu’dan özür dilerim. “Bu milletin beraberliğine ahdimizi koyduk” -Ama Allahınızı severseniz bu millet bizi okuttu, bize İstiklal Marşı okuttu. Bu milletin beraberliğine ahdimizi koyduk. Bu ülkenin birliği için yemin ettik. Bu milleti satmayacağız, vatanı satmayacağız diye yemin ettik. Türkiye’yi şikayet edenler nedeniyle kusurluysam kusurumu kabul ediyorum.

“Söylediğimiz her sözün arkasındayız” -Söylediğimiz her sözün arkasındayız. Bu ülkeyi şikayet edenler belli, P*KK’lılar, HDP’liler sabah akşam şikayet ederler. Türkiye’yi Avrupa’ya şikayet etmek akıl sağlığı işareti midir? Söylediğimiz sözün arkasındayız, bedelini ödemeye de hazırız.

“Beni ilgilendiren kısmı ter*örü övmesidir” -Beni ilgilendiren kısmı ter*örü övmesidir, bu kadar açık ve net. İki cümle arasında bir şey söyleyip, aman millet bir şey söyler diye kaçmak bizim sorumluluğumuz içerisinde değil. Söylemezsek sorumluluklarımızı yerine getirmemiş oluruz.

İmamoğlu-Soylu polemiği İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Strasburg’da yaptığı konuşma üzerinden Ekrem İmamoğlu için şunları söylemişti: -Avrupa Parlamentosu’na gidip, Türkiye’yi şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Ekrem İmamoğlu ise Soylu’yu şu yanıtı vermişti: -Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Yine ben onu devlet adamlığı yapmaya davet ediyorum ama yeter! Bıktım artık! Allah’a havale ediyorum.

İmamoğlundan bir açıklama daha geldi

CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Avrupa Parlamentosu’ndaki konuşmasında, yerlerine kayyım atanan ve ceza alan terör iltisaklı HDP’lileri savunarak Türkiye’yi şikayet etmişti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, söz konusu skandala sert tepki göstererek, “Terörist olmaktan ceza alanları bu ülkenin selameti ve o beldenin selameti için görevden aldığımızda, Avrupa’ya giderek Türkiye’yi şikâyet eden ahmağa söylüyorum demişti.

ASLA KABUL EDİLEMEZ

Buna cevap veren İmamoğlu, 31 Mar seçimlerinde, akıllarda soru işareti kalmasını istemeyen tüm AK Partililere hakaret etti.

AP’de skandal sözler CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yaptığı konuşmada şunları söylemişti: “Bazı seçmen kesimlerinin, bazı siyasi partilerin, bazı seçilmişlerin diğerlerinden ayrı tutmak ve farklı ölçütler ve farklı kurallar uygulamaya kalkmak asla ve asla kabul edilemez.

Belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanması ve bir kısmının tutuklanması özellikle hukuk devletinin ilkesini ihlal etmektir. Görevden alınmalar demokrasinin ilkelerine mevcut hukuksal düzenlemelere ve taraf olduğumuz hukuksal sözleşmelere de uygun değildir. Siyasi partiler ve onların seçilmiş yöneticileri, milletvekilleri ve belediye başkanları ya hukukun içindedirler ya da dışındadırlar.

Buna nihayi kararı verecek olan da yargıdır siyasi irade değildir. Anayasa’da bu açıkca belirtilmektedir. Kime yapılırsa yapılsın haksızlığa hukuksuzluğa, adaletsizliğe açıkca ve hepbirlikte hayır demek mecburiyetindeyiz.”

Süleyman Soylu’dan sert tepki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İmamoğlu’nun Avrupa’ta Türkiye’yi şikayet etmesine sert tepki göstererek, “Terörist olmaktan ceza alanları bu ülkenin selameti ve o beldenin selameti için görevden aldığımızda, Avrupa’ya giderek Türkiye’yi şikâyet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Yazıklar olsun.” demişti.

AK Partililere hakaret etti İmamoğlu’nun Soylu’ya verdiği cevap, Türkiye muhalifliğini bir kez daha gözler önüne serdi. İmamoğlu, ülkenin yarısını ahmak ilan etti!.. İmamoğlu, “31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır. Önce ona bir odaklansın. Ama çok tabii benim inmeyeceğim seviyede. Yine ben onu devlet adamlığı yapmaya davet ediyorum ama yeter. Bıktım artık.” dedi. Devlet adamlığı yaptığını ve iddia eden İmamoğlu, Türkiye’de devlet tarafından atanan bir Vali’ye “it” diyerek hakaret etmişti!..

Süleyman soylu harekete geçti

Show TV’de yayınlanan Çukur dizisindeki bir sahnede avukat rolündeki oyuncunun tartaklanmasına yönelik savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Avukat Funda Sadıkahmet Alp’in yaptığı suç duyurusunda avukatlık mesleğinin itibarsızlaştırıldığı ve gelecek nesillerin diziden olumsuz etkilendiği belirtildi. Özel bir televizyon dizisinde akşam saatlerinde yayınlanan Çukur’un son bölümündeki avukat sahnesi hakkında suç duyurusunda bulunuldu

YARIN O ADAM ÇIKACAK

Avukat Funda Sadıkahmet Alp tarafından yapılan suç duyurusunda dizinin 29 Ekim 2019 tarihinde yayınlanan bölümündeki bir sahnede avukat rolündeki kişiye yönelik şiddet eğilimi, baskı ve tehdit ile ‘yarın o adam çıkacak’ gibi sözler söylendiği ve kötü muamele edildiği kaydedildi.

“AVUKATLIK MESLEĞİNE HAKARET EDİLİYOR” “Avukat rolündeki kişinin ise hiçbir tepki vermeyerek ve susarak bu baskıya boyun eğdiği aktarılarak seyircinin gözünde normalleştirilen bu hususlar açıkça suç teşkil etmektedir” denen suç duyurusunda, “Özellikle genç izleyici kitlesine sahip Çukur isimli dizi gençlere kötü örnek olmakta ve maalesef şahsımın da dahil olduğu avukatlık mesleğinin bu sahne ile zedelenmesine ve itibarsızlaşmasına neden olmaktadır. Gelecek nesilleri olumsuz etkileyen bu dizide avukatlık mesleğine alenen hakaret edilmekte ve aşağılanmaktadır” ifadesi kullanıldı.

“KABUL EDİLEMEZ” Avukat Sadıkahmet Alp suç duyurusunda ayrıca bu sahne ile mesleğin onur ve şerefinin ayaklar altına alındığını belirterek “Maalesef akılarda kalan avukatlara istediğini yaptırabilecek bir güç gösterisi ve hatta hukuksuz işlere teşvik etmeye çalışma avukatın yakasından tutup tehdit etmek olmuştur. Hak arama mücadelemizi avukatlar olarak kanunlar çerçevesinde tüm zorluklara rağmen verirken bu denli itibarsızlaştırılmanın haklı bir açıklaması olamayacağı gibi kabul edilemez” dedi.

Birçok avukatın hakaret ve tehditlere maruz kaldığının ve öldürülen avukatların gazetelerin 3. sayfalarına konu olduğunun aktarıldığı suç duyurusunda şikayetçi olmanın zorunlu olduğu açıklandı. Avukat Sadıkahmet Alp bu sahne ile ilgili ‘hakaret’ ve ‘halkı kanunlara uymamaya tahrik etme’ suçlarından kamu davası açılması talebinde bulundu.

BAKAN SOYLU SERT SÖZLERLE ELEŞTİRMİŞTİ İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da bazı televizyon dizilerini eleştirmiş ve “Her kurumun kendi adına üretmesi gereken tedbirler, atması gereken adımlar söz konusudur. Lanet bir dizi var ‘Çukur’ diye. Onun kadar olamıyorsak yazıklar olsun. Bir de ‘Adana Sıfır Bir’ diye dizi var. İkisinin etki alanı kadar etki alanı oluşturamıyorsak yandık. Bu iki dizi çocuklarımızı zehirliyor. İnsanımızı kendi kültüründen uzaklaştırıyor. Ben de hayretle bakıyorum ‘Üniversite hocaları ne işe yarıyor?’ diye” ifadesini kullanmıştı.

Üç bakan adına başvurdu

Bir grup avukatın oluşturduğu Hukukçu Dayanışması, İzmir’de yaşanan orman yangınının söndürülmesi konusunda ihmalleri bulunduğu gerekçesiyle, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, “Yangının çıktığı/çıkarıldığı bölgenin, son günlerde Kaz Dağları’ndaki ağaç katliamıyla gündeme gelen, Kanadalı Altın ve Madencilik şirketi

Alamos Gold’un, maden sahası için izin başvurusu iddiası geldi.

Özellikle yanan orman alanlığı yerler içinde bulunulduğu öne sürüldü.

SOYLU PAKDEMİRLİ VE AKAR İÇİN S’U’Ç DUYURUSU

Bir grup avukat duyumlarımız, meselenin çok yönlü bir hukuki soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini ortaya koymaktadır” iddiasında bulunuldu.

Hukukçu Dayanışması üyeleri, suç duyurusunda bulunmadan önce Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı avukat Doğan Erkan okudu. Daha sonra suç duyurusu dilekçesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verildi. Dilekçede, üç bakan, “görevi kötüye kullanma ve kamu görevini ihmal” ile suçlandı.

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, Dilekçede, şöyle denildi: “Yangının çıktığı/çıkarıldığı bölgenin, son günlerde Kaz Dağları’ndaki ağaç katliamıyla gündeme gelen, Kanadalı Altın ve Madencilik şirketi Alamos Gold’un, maden sahası için izin başvurusu yaptığı yerler içinde bulunduğu yönündeki duyumlarımız ise meselenin çok yönlü bir hukuki soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini ortaya koymaktadır. Somut ve bilinen gerçekler

ise böylesi bir afeti büyümeden engellemesi, her türlü devlet olanağını, kurumlarını ve araçlarını kullanarak bertaraf etmesi gereken ilgililerin, bu kamusal görevlerini ihmal ettikleri ya da kötüye kullandıklarıdır.” ‘Görev ihmali var’ Bakan Pakdemirli’nin suçlandığı yangınla ilgili dilekçede, şu değerlendirme yapıldı: “Tarım, Orman ve Köy İşleri Bakanı, sebebini anlayamadığımız bir biçimde, asli görevlerinden biri orman yangınlarıyla mücadele etmek olan Türk Hava Kurumu’nu (THK), THK uçaklarını, gerçeğe aykırı biçimde yetersiz

göstererek hizmet dışı bırakmıştır. Her ne kadar Bakan Pakdemirli’nin söylemi, uçakların kullanıma hazır olmadığı yönünde olsa da bu söylem açıkça manipülasyon amacı gütmekte ve somut gerçeklikten beslenmemektedir. Bakanın açıklamasının ardından çeşitli kişi, kurum ve kuruluşların yaptığı açıklamalar, suçun vasfını ortaya koyar nitelikte olup, kamusal görev ihmalini ve görevi kötüye kullanma halini ortaya koyar niteliktedir.” Askerler görevlendirilmedi Dilekçede, yangının meydana geldiği bölgeye çok yakın olarak

konuşlanmış olan Ege Ordu Komutanlığı’nın, ilgili alay ve birimlerinin yangın bölgesine çok yakın olmasına rağmen, hiçbir yetkilisini yahut askerini yangın söndürme seferberliğinde göreve çağırmadığı belirtilerek “Milli Savunma Bakanı’nın da görevi ihmal ve kötüye kullanma suçunu işlediği bizce açıktır” denildi. Dilekçede, İçişleri Bakanlığı’na bağlanan AFAD’ın yangın söndürme çalışmalarında devreye sokulmadığı ifade edilirken, bu konuda İçişleri Bakanı suçlandı.

Görev rotasyonu olacak

Gündem resmen çalkalanıyor kulisler de dolaşan bilgiler çok konuşulacak cinsten. İddialar fena. Alınan ilk bilgilere göre değişiklik olacağı söylenen bakanlıklar şu şekildeAnayurt gazetesi yazarı Murat Polat, “Önümüzdeki günlerde kabine değişikliği olacağını söyleyen parti yetkilisi PİAR şirketinin yaptığı ankete de şaşırmadı. PİAR şirketinin yaptığı ankette bazı bakanlar başarılı olurken bazıları ise sınıfta kaldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak arasındaki fark AK Parti Koridorlarında konuşuluyor.

AK Parti Genel merkezinde ve milletvekillerinin cebinde dolaşan bu anket Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu mu bilmem ama AK Parti koridorlarında çalkalanıyor.” ifadelerini kullandı.Anayurt gazetesi yazarı Murat Polat, ‘PİAR araştırmasında Soylu başarılı bakan’ başlıklı yazısında şunları aktardı:

“AK Parti Genel merkezi bu anketi konuşuyor. Ali Babacan’ın ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun parti kurması AK Parti’de rahatsızlık yarattı AK Parti’nin kendisini toparlaması için baştan sona yenilemeye çalıştığı meclis kulislerinde konuşuluyor.AK Parti yetkilileri parti içerisinde büyük bir değişime gidilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın düğmeye bastığını söylediler.

Önümüzdeki günlerde kabine değişikliği olacağını söyleyen parti yetkilisi PİAR şirketinin yaptığı ankete de şaşırmadı.PİAR şirketinin yaptığı ankette bazı bakanlar başarılı olurken bazıları ise sınıfta kaldı.İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak arasındaki fark AK Parti Koridorlarında konuşuluyor.

PİAR araştırma şirketi geçenlerde bir anket yayımlamış ankette bakanların tanınırlığı ve başarısı sorulmuş.Ankette en Çok tanınan Bakan Berat Albayrak olurken en başarılı bakan da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu seçilmiş.Süleyman Soylu’nun ardından 2. sırada Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve 3.sırada da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca gösterilmiş. Kabinedeki diğer bakanlar ise ankette başarı sağlayamamış.

AK Parti Genel merkezinde ve milletvekillerinin cebinde dolaşan bu anket Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu mu bilmem ama AK Parti koridorlarında çalkalanıyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kurban bayramından önce kabinede bir değişiklik yapacağı artık Ak Parti tabanında bekleniyor.AK Parti seçmeni Erdoğan’ın sadece kabine de değil Parti Genel Merkezin de de komple bir değişiklik yapmasını istiyor.

31 Mart yerel seçimlerinde büyük illerin belediyelerini kaybeden AK Parti kabine ve parti teşkilatında büyük bir değişiklik yapacaktı ancak değişiklik olmadığı için AK Parti tabanı Parti’ye küstü ve tepki oyu verdi.Tabanın tepkisini dinleyen Erdoğan Genel başkan Yardımcılarını ve teşkilat başkan yardımcılarını da değiştirecek. AK Parti tabanı MKYK Üyelerinin de değişmesini istiyor.”Bakalım önümüzde ki günler neler getirecek. Bu konuda neler değişecek belirsizliğini şu an koruyor.

Soylu’dan suriyeliler açıklaması

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Son günlerde özellikle İstanbul üzerinden yürütülen konu, tamamen düzensiz ve kaçak göçle mücadeleyle ilgili bir konudur. Geçici koruma statüsündeki hiçbir Suriyelinin, ikamet izniyle ülkemizde bulunan bir kişinin sınır dışı edilmesi gibi bir durum asla söz konusu değildir” açıklamasını yaptı. İşte Süleyman Soylu’nun açıklamaları: Son günlerde özellikle İstanbul

üzerinden yürütülen konu, tamamen kaçak göçle ilgilidir.

Suriyelilerin bir kısmı hakkında tedbiren yapılacak muamaleyi açıkladı.

SOYLU AÇIKLIĞA KAVUŞTURDU

Geçici koruma statüsündeki hiçbir Suriyelinin, uluslararası koruma statüsüyle ülkemizde bulunan bir yabancının veya ikamet izniyle ülkemizde bulunan bir kişinin sınır dışı edilmesi gibi bir durum asla söz konusu değildir.

Bunu yapabilme kabiliyetine ve hakkına da sahip değiliz. Ne böyle bir istemimiz var ne böyle bir eylemimiz var ne böyle bir hakkımız var. Bu kadar açık ve net. Geçen yıl 268 bin kaçak göçmen yakalandı. Bu yıl, günümüz itibarıyla yakalanan düzensiz veya kaçak göçmen sayısı 165 bini geçmiş durumda. Bu şu demektir; bir operasyon yürütüyoruz, yıl sonu itibarıyla bu 300 bini aşar.

Soylu yaptırtmayız demesine karşın eyylem kararı aldılar

İstanbul Valiliği, düzensiz göçle mücadele için eylem planı açıkladı. 22 Temmuz günü Valilik tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Düzensiz göçle mücadele çalışmaları kapsamında ülkemize yasa dışı yollardan giren düzensiz göçmenlerin yakalanarak sınır dışı edilmelerine devam edilmektedir. Geçici koruma kapsamında olmayan (kayıtsız ve/veya kimliği bulunmayan) Suriye uyruklu yabancılar

İçişleri Bakanlığımızın talimatı ile belirlenen illere sevk edilmektedir.

İstanbul, geçici koruma kaydına kapalıdır.

VALİLİK KARARINA RAĞMEN BULUŞACAKLAR

İstanbul’da yaşayan Suriyeliler, İstanbul Valiliğinin 20 Ağustos’a kadar süre tanımasının ardından “Suriyeli muhacirlere yönelik sürgün politikalarını protesto ediyoruz” şiarıyla eylem yapma kararı aldı. Suriyeliler, 27 Temmuz’da Fatih’te protesto eylemi gerçekleştirecek.

EYLEM 27 TEMMUZ’DA SARAÇHANE’DE OLACAK

İstanbul’da yaşayan Suriyeliler Fatih’ten başlayarak geniş çaplı bir protesto eylemi yapmayı planlıyorlar. 27 Temmuz saat 17.00’de yapılacak eylem için sosyal medyadan geniş çaplı çalışma yürütülüyor. ÖZGÜRDER, Mülteci Hakları Derneği ve Hukukçular Derneği liderliğinde gerçekleştirilecek eylem hakkında dün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’da konuşmuştu.

SOYLU: KİMSEYE BİR ŞEY YAPTIRMAYIZ

NTV’ye konuşan İçişleri Bakanı Soylu, dün göçmen politikası ile ilgili bilgiler vermişti. İstanbul’da kayıtlı olmayan Suriyelilerin kayıtlı oldukları şehirlere gönderileceğini söyleyen Soylu, olası eyleme ilişkin “Kimseye bir şey yaptırmayız” demişti.