yarısı sizden yarısı bizden

15 Temmuz tarihimizde ak koyun ile kara koyunun belli olduğu, safların netleştiği bir gündür. 15 Temmuz bu ülkede gerçek demokratlar ile demokrasiden geçinenler arasındaki farkın ortaya çıktığı bir test günüdür. Hamdolsun, milletimiz bu sınavdan da alnının akıyla çıkmıştır. Çiftçilerimiz, demokrasinin varlık yokluk mücadelesi verdiği o meşum gecede gerçekten asil bir duruş sergilediler.

Birileri darbecilerle anlaşıp, tankların arasından kaçarken bizim çiftçimiz nasırlı elleriyle o gece tanklara meydan okudu. Birileri üç kuruşluk menfaatleri için ATM’lere koşarken bizim çiftçimiz meydanlara, kışlalara koştu. Birileri hainleri meşrulaştırma yarışına girişirken bizi çiftçimiz istikbal ve istiklaline sahip çıktı. Bunun için çiftçilerimizin hakkını ödeyemeyiz. Rabbim o gece Pensilvanya’nın gözü dönmüş militanlarıyla mücadele eden milletimizden, özellikle de çiftçilerimizden razı olsun. Böyle bir milletin evladı olduğu için daima gurur duydum, gurur duyuyorum.

“HIRSLARI İÇİN TÜRKİYE GEMİSİNİN ALTINI OYANLARA İNAT!”

Cumhur ile başkanının aynı yöne baktığı, aynı hedefe kilitlendiği hedefin evelallah üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk yoktur. Sizler dik durduğunuz sürece bir daha asla bu ülkenin ufku darbelerle karartılamayacaktır. Sizler birlik ve beraberliğinizi yükselttiğiniz müddetçe Türkiye büyümeye ve itibarını arttırmaya devam edecektir. Bunun için 82 milyonun her bir ferdini kucaklaştırmanın, Türkiye ortak paydasında buluşturmanın mücadelesini veriyoruz. Hırsları için Türkiye gemisinin altını oyanlara inat, hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun teröre tavır alan bütün vatandaşlarımızı asgari müştereklerde biraraya getirmeye çalışıyoruz.

“BU TOPRAKLARDAN DARBE ÇIKMAZ, BEREKET ÇIKAR BEREKET”

Yanıma gelen bazı hanım çifçilerimiz diyor ki, “5 düve aldım şimdi 10 oldu” diyor. Mesele bu. Azmim elinden hiçbir şey kurtulamaz. Buna inanacağız. Bizim dünyamızda hiç kimseyi dış görünüşünden, düşüncesinden veya inancından dolayı ötekileştirmemek var. Biz şuna inanacağız. Türkiye İttifakı diyorum, neden? Çünkü yaratılanı yaradandan ötürü seviyoruz da onun için. Bizde Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Arnavut,Boşnak, Roman ayrımı olabilir mi? Hayır. Bizim dinimizde, inancımızda böyle bir şey yok. Ülkemizi bölmeye çalışıyorlar, ama biz bunu böldürtmeyeceğiz. Ben Kürdü de seviyorum, Türkü de. Lazı, Çerkezi, Gürcü, Abaza, Arnavutu, 82 milyonu aynı şekilde seviyorum. Karşımızdakilerin dünyası ise sadece gerilimden kavgadan… Geçenlerde bir milletvekili çıkmış, kazanı kaynatarak darbelere ortam hazırlamaktan bahsediyor. Bu topraklardan darbe çıkmaz, bu topraklardan bereket çıkar, bereket.

“MAZOTUN YARISI SİZDEN YARISI BİZDEN”

“Bu sene destek miktarını, eski rakamla söylüyorum 16 katrilyon liranın üzerine çıkartıyoruz. Gübre ve yemden alınan KDV’yi tamamen kaldırmanın yanında ‘mazotun yarısı sizden yarısı bizden’ diyerek çiftçilerimizin üretim maliyetlerini ciddi oranda düşürüyoruz.”

“PAMUK ÜRETİMİNİ 3 MİLYON TONA ULAŞTIRACAĞIZ”

“2023’te buğday üretimini 22 milyon tona, baklagilleri 1,5 milyon tona, pamuk üretimini ise 3 milyon tona ulaştıracağız, kararlıyız.”

“İNSANIMIZA ETİ UYGUN FİYATTAN YEDİRMEYE KARARLIYIZ” Büyükbaş hayvanda 2023 yılında 19 milyon başa çıkarmayı hedefliyoruz. 2002 yılında 32 milyon baş olan küçükbaş hayvan sayısını 2023 yılında sürü büyütme projemiz ile 100 milyon başa yükseltmeyi planlıyoruz. Süt üretimini ise 2023 yılında 24 tona, kırmızı et üretimini ise 1,7 milyon tona taşıyacağız. Ülkemizde kişi başı süt tüketimi 122 litreden 258 litreye yükseldi. Aynı şekilde kırmızı et tüketimi 6,1 kilodan 15 kiloya çıktı. Halen et fiyatlarının arzu ettiğimiz seviyelerde olmadığını biliyorum. İnsanımıza eti uygun fiyattan yedirmeye kararlıyız. Maliyetlerinizi düşürecek politikalara daha fazla ağırlık vereceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir